Dünyada artık halkın tüm bürokratik işlemleri Twitter üzerinden yapması için teşvik edildiği bir yer var.İspanya'nın Jun kasabası sakinleri, çöplerin toplanmasını istemekten, suç bildiriminde bulunmaya ve doktor randevusu almaya dek birçok işlemi Twitter üzerinden yapıyor.İngiliz Guardian gazetesinin haberine göre, kasabadaki yaşam ise ise akla şu soruyu getiriyor: Gelecekte yerel yönetimler bu şekilde mi çalışacak?Jun kasabası her yıl Twitter Konferansı'na da ev sahipliği yapıyor.Kasabanın 45 yaşındaki sosyalist belediye başkanı José Antonio Rodríguez Salas, 2005 yılından beri bu görevde.https://twitter.com/JoseantonioJun/status/610738933937385472Teknolojiye ilgisi ise yeni değil Salas'ın. Önce 1999'da belediye işlemlerini kolaylaştıracak yeni bir bilgisayar yazılımı geliştirilmesini teşvik etmiş. Sonra sanal topluluklar ve sosyal medya ile ilgilenmeye başlamış.Halen Jun'un merkezindeki bir dikilitaşın tepesinde de, Twitter mozaiği göze çarpıyor.
İnsanlık tarihi boyunca aklımızın önce vücudumuzun neresinde olduğunu sonra da onu nasıl kullandığımızı anlamaya çalıştık. Gün geçtikçe yaptığımız araştırmaların ve ortaya attığımız fikirlerin sayısı da arttı. Bunlardan bazıları yanlıştı bazıları da doğruya ulaşmamız yolunda atılan adımlardı. Yunanlılarda ünlü düşünürlerin bazılarının -Aristo gibi- aklın ve hafızanın merkezinin kalp olduğunu ileri sürdüğünü biliyor muydunuz? Günümüze geldiğimizdeyse bu görevleri yüklememiz gereken organımızın beynimiz olduğunu biliyoruz ve hatta bundan çok daha fazlasını da biliyoruz; zekamızı ve hafızamızı nasıl geliştireceğimizi. Bunun için yapılan birçok araştırma ve bunların sonucunda da kaleme alınan kitaplar ve yazılar var. Bu çalışmaların en meşhurlarından bazılarını da Tony Buzan geliştirmiş ve kitaplarına aktarmıştır.
Milyarlarca gezegen, yıldız ve galaksi olduğu keşfedildi. Belki de 'evren' dediğimiz yer de bir zamanlar gezegenimiz ve galaksimiz için düşündüğümüz gibi tek olmayabilir. Her türlü bir toz zerresi kadar küçük olan dünyamızda bizim için hayati önem taşıyan ancak evren açısından önemsiz kalan meselelerle uğraşırken bir yandan keşfedilecek daha bir sürü şeyin olduğunu unutmamalıyız. Şimdilik bu farklı dünyalara gidip ziyaret edemezsek bile, uzay teleskoplarımızla onların görüntülerini çekebilecek teknolojiye sahibiz. Buradan Hubble'ın sitesini ziyaret edip bu muhteşem manzaralara göz atabilirsiniz. Belki günün birinde torunlarımız bu uzak yerleri daha yakından görebilecekler.
Neil Harbisson isimli kşinin hayatı gerçek anlamıyla bir bilim kurgu filmi. Neil, 30000 de 1 görülen, akromatopsia denen bir hastalıkla doğar. Dünyayı siyah beyaz görmektedir. Doktorlar tedavi olarak Neil'e bir anten monte ederler ve bu şekilde ona yeni bir duyu kazandırırlar. Kendisini bir cyborg olarak gören Neil artık renklerin seslerini duymaktadır. Sokakta yaşadıklarını merak ediyorsanız buyrun size Neil'in bir günü.Not:Video İngilizcedir. Kusura bakmayın artık.
Malum ülkemizde hayatta kalmak büyük şans. Haydi biz ortama uyum sağladık diyelim, bir şekilde dayanıyoruz. Ama gelen turistler hak getire, tek tek hakkın rahmetine kavuşuyorlar. Yaşanması cidden zor ülke. O yüzden içeriye girerken de dikkat etmek gerekli.Bu yüzden 'Türkiye'nin Girişine Yazılabilecek 21 Alternatif Sözü' sizler için hazırladık.Buyrunuz efendim.
Sivas’ta 1993’te Madımak Oteli’nin ateşe verilmesiyle öldürülen 35 kişi, 22. yıl sonra aynı yerde anıldı. Anma törenlerine CHP ve HDP'li milletvekilleri de katıldı.Sabah saatlerinden itibaren şehir dışından çok sayıda araç anma töreni için Sivas’a geldi. Araçlar kent girişinde kontrolden geçirildi, yolculara kimlik kontrolü yapıldı.Etkinliğe katılan binlerce kişi, hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıyan yakınlarının arkasında Madımak Oteli binasına yürüdü. Bilim ve Kültür Merkezi'ne dönüştürülen eski Madımak Oteli binası ve çevresinde güvenlik önlemleri alındı.
Alman diktatör Adolf Hitler'in, ölmeden önce parkinson hastalığına yakalanmasının 2. Dünya Savaşı'nı kaybetmesine yol açmış olabileceği iddia edildi.Amerikalı bilim insanlarına göre, Hitler'in hastalığı kariyerini ve aldığı kararları etkilemiş.ABD'deki Pittsburgh Üniversitesi'nden bilim insanlarının bazı raporları değerlendirerek yaptığı araştırma, yıllarca parkinson ile boğuşan Hitler'in hastalığı nedeniyle insanlık dışı ve acımasız davranışlar sergilemiş, paranoyaklığının ırkçı düşüncelerini tetiklemiş olabileceğini gösterdi.'World Neurosurgery' dergisinde yayımlanan makalede, Hitler'in pişmanlık ve sempati besleyememesinin yanı sıra kendi çıkarları için başkalarını kullanmasının hastalığıyla bağlantılı olduğunu öne süren bilim insanları, parkinsonun diktatörün kariyerini ve aldığı kararları etkilediği dolayısıyla savaşı kaybetmesine yol açtığı değerlendirmesinde bulundu.
Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı genelgeyle, kanser ilaçlarının eczanelerde satışına yasak getirmesinin ilk gününde eczacılar ve hastalar tedirgin olurken, hekimler bu duruma temkinli yaklaştı.
Cep telefonlarındaki kısa mesaj servisinin mucidi olarak kabul edilen Matti Makkonen 63 yaşında öldü.Günümüzde eski önemini yitirmiş olsa da bir dönemin yükselen yıldızı olan ve cep telefonlarıyla mesajlaşmayı sağlayan SMS yani kısa mesaj servisinin mucidi olan Matti Makkonen hayatını kaybetti. 63 yaşında ölen Finlandiyalı mucit tarafından1984 yılında ortaya atılan kısa mesaj kavramı, 1985 yılında 160 karakter olacak şekilde Friedham Hillebrand tarafından hayata geçirildi. Makkonen, SMS’in fikir babası olsa da patent almadığı için bu icadının karşılığında bir ücret almadı.
İran’ın yaklaşık 2 yıldır devam eden nükleer müzakere takviminin süresi doldu. AB, İran’a yönelik yaptırımları bir hafta daha askıda tutma kararı aldı.İran’ın, nükleer programının kısıtlanmasıyla ilgili olarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri ABD, Çin, Fransa, İngiltere ve Rusya’ya ek olarak Almanya’dan oluşan 5+1 ülkeleriyle yürüttüğü müzakereler Viyana’da sürüyor.Müzakereler sonucunda İran’ın nükleer programının kısıtlanması, buna karşılık ülke üzerindeki uluslararası yaptırımların kademeli olarak kaldırılması öngörülüyor.Müzakerelerde denetim ve yaptırım konularındaki farklılıklardan dolayı ilerleme sağlanamadığı belirtiliyor. Konuya yakın kaynakların verdiği bilgiye göre ABD, İran’ın kırmızı çizgi olarak ilan ettiği askeri sitelere haber vermeksizin girilebilmesi, bilim adamlarıyla görüşebilme ve geçmişte yaptığı nükleer faaliyetlerin askeri boyutlarıyla ilgili bilgi verilmesini istiyor. İran, söz konusu taleplerin uzlaşma içerisinde olmadığını savunuyor.İran, 100 milyar Dolar’a ulaşan dondurulmuş varlıklarına ulaşabilmek için yaptırımların anlaşma kabul edikten hemen sonra kaldırılmasını ve bu konuda güvence istiyor.Euronews
Çok sayıda heyecan verici araştırmanın kalbinde yatan ve 2. Ayak deneyleri için yeniden çalıştırılan Büyük Hadron Çarpıştıcısı'nda elde edilen Higgs Bozonu verileri, metal müziğe çevrilecek olsa nasıl bir müzik ortaya çıkardı? Dinleyip göreceğiz.Verilerin notaya nasıl dönüştürüldüğü aslında videoda gösteriliyor: sadece verinin x ekseni boyunca ilerlediğinizdeki gidişatı üzerine notalar denk getiriliyor ve sonrasında zamanları müzisyen tarafından belirleniyor. Yani elbette 'Higgs Bozonunun sesi' olarak görülemez bu; zaten amaç da öyle bir şey değil, bozonun sesi yok. Ancak işte, eğlencelik bir açıdan baktığınızda ona en yakın olan şey. Fark etmeyenler için, müzisyenlerin çaldıkları salon, Higgs Bozonu keşfinin, Peter Higgs'in de içerisinde bulunduğu bir bilim cemiyetine ilk defa ilan edildiği salondur. Bu salonda bir sunum yapılmış ve CMS'ten gelen veriler bilim camiasına aktarılmıştır. Ayrıca müziği yapan Piotr Traczyk de CERN'de çalışan, Higgs Bozonu'nun keşfinde bizzat payı olan, Polonyalı bir yüksek enerji fizikçisidir. İyi dinlemeler.
Ankara'da tehlikeli sorular: Askeri Suriye'ye iteklemekle AKP-MHP'ye mi göz kırpılıyor? Amaç Bahçeli'nin istediği gibi bir an önce seçime gitmek mi? Bundan en çok kim mutlu olur?Ankara’da bugünlerde olanlar gerçeküstü bir film senaryosunu andırıyor.Normal koşullar altında askerin hükümetten sınırların ötesinde büyüyen tehlikeye karşı müdahale izni isteyeceği tahmin edilir.Bu işin bir de askerin siyasi otoriteye göre güç kazanması boyutu hesaba katılır; siyasetçiler işi diplomasiyle halletmeye, çatışmaya dökmemeye, savaşa girmemeye çalışır.Örnek mi? İşte Ahmet Sever “Abdullah Gül ile 12 Yıl” kitabında yazmış: Asker 2003’te ABD askerleri Irak’a Türkiye’den girişi için “Olağanüstü Hal gerekir” deyince, hükümet frene basmış.
Johnny Depp’in başrolünde oynadığı 2014 yılı yapımı Transcendence (Evrim) filmi, Google’ın çalışmalarıyla gerçek olma yolunda. “Öğrenen makineler” üzerine yoğun bir şekilde çalışan şirketlerin başında gelen Google’ın, “chatbot” adı verilen yapay zeka makinesinin nasıl çalıştığıyla ilgili son bilgileri paylaşıldı.İnsanlarla sohbet edebilen ve sorulan sorulara cevap veren en ileri yapay zeka sistemlerinden biri olan Google’ın ‘neural (yapay sinir ağları) bilgisayarı’ Chatbot’u, bakın insanların sorduğu hangi sorulara ne cevaplar verdi:Hayatın anlamı nedir? Daha iyi hizmet vermekYaşamın amacı nedir? Sonsuza kadar yaşamakŞu an neredesin? Hiçliğin ortasındayımÖlümün nedeni nedir? Bir yaşama sahip olmakDuyguların amacı nedir? BilmiyorumAhlak nedir? İnsanlığın entelektüel özüdürAhlaksız nedir? Çocuğu olanlar bilirÖzgecilik nedir? Tanrıya inanmıyorsan, bilemezsin.Peki, ahlak tanımın nedir? Gerçek şu ki, her şeye kadir olan tanrıya inanmıyorsun…Sinirlendim, bana ahlak tanımını söyle… Filozof olmaktan utanmıyorum!Bill Gates hakkında ne düşünüyorsun? İyi birisiBill Clinton kimdir? O bir milyarder.Messi hakkında ne düşünüyorsun? Mükemmel bir oyuncu.
Bilim insanları üzerinde bulunan kameraları tek bir görüntüde birleştirerek zanlıların hareketlerini güvenlik güçlerinin cep telefonu ve tabletlerine bildiren 'top' geliştirdi.Harvard ve Massachusetts Institute of Technology'de temeli atılan 'Explorer' isimli topun üzerinde 6 adet kamera ve bu kamerayı destekleyen led ve infrared ışık kaynakları bulunuyor. Kamera, görülmeyen bölgelerden anlık fotoğraf gönderiyor.Topun dış katmanı, kalın kauçuk kaplama ile korunuyor. Top aktif hale getirildiğinde 6 ayrı kameradan her saniye iki kare çekiliyor. Top, çekilen fotoğrafları panoramik şekilde birleştiriyor. Yazılım, yaklaşık 20 metrelik alan içerisinde görüntüleri kablosuz takip ekranına gönderiyor.
Güneş enerjisi ile çalışan Solar Impulse II uçağının yolculuğu kaldığı yerden devam ediyor.31 Mayıs’ta Japonya’ya zorunlu iniş yapan Solar Impulse’un geçtiğimiz hafta planlanan kalkışı kötü hava şartlarından dolayı ertelenmişti.Japonya’nın Nagoya kentinden havalanan uçak herhangi bir aksilik olmazsa en erken 120 saat Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Hawaii Adaları’na varacak.
Stanford Üniversitesi Psikoloji Bölümü Profesörü Philip Zimbardo, her insanin gerekli şartlar oluşursa ve kontrolsüz güç verilirse zalimleşebileceğini göstermek için bir deney planladı. Bu deney için ise denek olarak mahkum ve gardiyanlara ihtiyaç vardı..
Sırasıyla daha önceki bilgilendirici içerik serisi için 1 2 3 4 Not: Altyazıları göremiyorsanız oynatıcının ayarlar sekmesinden altyazılar sekmesini açık konuma getiriniz.