Cenk Tosun Haberleri

Cenk Tosun ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Cenk Tosun ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Forvet Hattında Yerli Krizi
HABERLER Spor Herhangi bir ligdeki yabancı oyuncu sayısının o ülkenin futbolunu nasıl etkilediği konusunda farklı fikirler ortaya atılır. Kimisi kaliteli yabancı oyuncuların o ligdeki oyun kalitesini de yukarı taşıdığından dem vurur, kimisi lejyonerlerin sayısı arttıkça yerli oyuncuların fiyatlarının dengelendiğini savunur. İşe kulüpler açısından bakanlar, 'Ne kadar çok yabancı oyuncu, Avrupa kupalarında o kadar çok başarı' fikrine sahiptir. Bu fikirlerin hepsi tartışılabilir... Doğrulukları ya da yanlışlıkları üzerine farklı örnekler verilebilir. Evet, bazı yabancı oyuncuların gerçekten de sudan ucuzdur ama bu ülkede bir sezon boyu mahzun gözlerle yedek kulübesinden maç izleyen adı büyük golcülere milyonlarca euro sayıldığı da çok görülmüştür. Avrupa kupalarındaki başarı ise sadece yabancı oyuncuların çokluğu ya da kalitesiyle doğru orantılı olamaz. O zaman Galatasaray'ın dört yabancı oyuncuyla kazandığı UEFA Kupası zaferi nasıl izah edilebilir? Üstelik kupaya uzanan süreçte atılan 15 golün 11'ini yerliler, 4'ünü yabancılar atmışken. Futbol Federasyonu Basın Departmanı tarafından hazırlanan TamSaha Dergisi'nden Mazluç Uluç'un hazırladığı Türk futbolundaki yerli forvet krizi dosyasının detayları şöyle: Tüm bu tartışmaların arasındaki tartışılmaz tek gerçek, kulüplerde oynayan yabancı oyuncu sayısındaki artışın, forma giyebilen yerli oyuncu sayısını aşağıya çektiği ve Millî Takım'a seçilebilecek oyuncu alternatifini azalttığıdır. Zaten bu sorunu yakından hisseden Türkiye de son yıllarda Avrupa'da yetişen Türk asıllı oyuncuları Genç Millî Takımlardan itibaren kazanmaya çalışarak problemi çözmeye çalışıyor. Geçmiş sezonlarda ligimizde giderek artan sayılarda yabancı oyuncu gördük. Yakın dönemde sahada 6, yedek kulübesinde 2 yabancı yer alırken, kulüpler ayrıca istedikleri kadar lejyonerle sözleşme imzalıyordu. Bu sayı daha sonra sahada 6, yedek kulübesinde 2, toplamda 10 olarak sınırlandırıldı. Yeni sezonda ise kulüpler yine 10 yabancı oyuncuyla sözleşme imzalayabilse de 18 kişilik kadrolarında sadece 6 oyuncu bulundurabiliyor. Bu sınırlamanın yerli oyunculara daha fazla forma bulma şansı verdiği de gözle görülür bir gerçek. Nitekim Süper Lig'deki 18 takımın ideal on birlerine baktığımızda, forvet dışındaki tüm mevkilerde yeri oyuncu seçeneklerinin büyük ölçüde arttığını görebiliyoruz. Kalecilerde 10-8'lik yerli üstünlüğü var. Yerlilerin sağ bekte 13-5, sol bekte 14-4, orta sahada 21-15, kanatlarda da 22-14 üstünlüğü bulunuyor. Yabancılar stoperde 19-17 ile ele geçirdikleri üstünlüğü forvet ikilisinde 30'a 6 gibi ezici bir çoğunluğa yükseltiyor. Mevkilere göre dağılım: Kaleci: 10 yerli, 8 yabancı Sağ Bek: 13 yerli, 5 yabancı Stoper: 17 yerli, 19 yabancı Sol Bek: 14 yerli, 4 yabancı Orta saha: 21 yerli, 15 yabancı Kanatlar: 22 yerli, 14 yabancı Forvet: 6 yerli, 30 yabancı YABANCI KRALLAR Bu girizgâhtan sonra sanırız konunun ağırlığı belli oldu; Türkiye'deki yabancı forvet sayısının çokluğu! O zaman şöyle bir geçmişe uzanalım ve yabancı golcülerin ligimizdeki durumuna bir göz atalım. 56'ncı sezonu oynanan ligimizde geçmişte yabancı oyuncuların parmakla gösterildiğini ve bir ara da yabancı oyuncu transferinin yasaklandığını göz önünde tutarsak, 1983-84 sezonuna kadar Süper Lig'de bir yabancı gol kralının çıkmamasını normal karşılayabiliriz. 1970'lerin ikinci yarısından itibaren iki yabancı oyuncu transferine izin verilmesinin ardından ise ilk yabancı gol kralıyla 1983-84 sezonunda karşılaşıyoruz. Yugoslavya'dan gelerek 1981'de Galatasaray formasını giyen Boşnak Tarık Hodzic,bir sezon sonra aynı takımda top koşturmaya başladığı Mirsad Sejdic'in de asist desteğiyle 1983-84 sezonunda 16 gol atarak ligimizin ilk yabancı gol kralı oldu. Ancak yabancı oyuncu sayısının 3'ü geçmediği o yıllarda lejyonerler tam 11 yıl gol krallığı göremedi. Ta ki 1995-96'da Trabzonspor formasıyla 25 gol atarak bu tacı giyen Gürcü Shota Arveladze'ye kadar. Yabancı oyuncuların üçüncü gol krallığı için beklemesi de 10 yıl daha sürdü. Bu defa 2006-07 sezonunda Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldızı Alex De Souza 19 golle ligin gol krallığını elde etti. Ancak bu yıllarda yabancı oyuncu sayılarında önemli artışlar olmuş, takımlar özellikle gol bölgelerini büyük ölçüde lejyonerlere teslim etmeye başlamıştı. Nitekim Alex'in ardından ertesi sezon takım arkadaşı Semih Şentürk tacı taksa da sonraki üç sezonda sırasıyla Galatasaray'ın Çek santrforu Milan Baros, Kayserispor'un Portekizli santrforu Aziza Makakula ve bir kez daha Fenerbahçeli Alex De Souza gol kralı oldu. Son iki sezonda bu yabancı hegemonyası Burak Yılmaz sayesinde bozulmuş görünüyor. Burak son iki sezonda önce Trabzonspor formasıyla 33, sonra da Galatasaray formasıyla 24 gol atarak ligin kral tahtına oturdu. Ancak meseleye sadece bu açıdan bakarsak önemli bir gerçeği ıskalamış oluruz. O gerçek ne mi? Bakalım... Burak'ın 33 golle açık ara gol kralı olduğu sezonda 10 gol ve üzerinde gol kaydeden 18 oyuncu daha var ligimizde. Bu oyuncuların Burak'tan sonraki 6 sırasında yabancılar var. Kamara, Tum, Eneramo, Webo, Alex ve Doka'dan oluşan bu altılının ardından gelen 12 oyuncunun arasında ise sadece Necati Ateş, Selçuk İnan ve Muhammet Demir yer alabiliyor. Geçtiğimiz sezon Burak Yılmaz'ın 24 gollü krallığının arkasından ise Kalu Uche, Bobo, Pierre Webo, Moussa Sow, Pablo Batalla, Lamine Diarra, Mert Nobre listesi uzanıyor. Sonrasındaki 13 isim arasında ise yerli oyunculardan Necati Ateş, Umut Bulut, İlhan Parlak, Olcay Şahan ve Cenk Tosun yer alabiliyor. BU SEZON TABLO DAHA VAHİM Biz şimdi bu sezon ligin krallık yarışına bir göz atalım ve zirvede kimler var bir görelim. Sezonun ilk yarısı sona erdi ve zirvede Sivasspor'un 10 gollü Fransız oyuncusu Aatif Chahechouhe, Beşiktaş'ın Portekizli santrforu Hugo Almeida ile aynı sayıda gol atan son iki sezonun gol kralı Galatasaraylı Burak Yılmaz yer alıyor. Bu üçlünün arkasında Kasımpaşa'nın Arjantinli forveti Oscar Scarione ile Fenerbahçe'nin Senegalli golcüsü Moussa Sow 9'ar golle sıralanıyor. 8 gollü oyuncular ise Akhisar Belediye Gençlik ve Sporlu Oumar Nissa ile Fenerbahçeli Emmanuel Emenike. Yani zirvede ve hemen altındaki 7 oyuncu arasında sadece tek yerli isim bulunuyor. 7 gollü oyuncularda ise Fenerbahçeli Dirk Kuyt, Pierre Webo, Medical Park Antalyasporlu Lamine Diarra, Gençlerbirliği'nden Bogdan Stancu, Galatasara'dan Didier Drogba'nın arasına sadece Gaziantepspor'dan Cenk Tosun girebiliyor. 6 gollü oyuncularda da Akhisar Belediye Gençlik ve Spor 'dan Bruno Rosa, Sivasspor'dan Manuel Da Costa ve Trabzonspor'dan Paulo Henrique ile birlikte Sivassporlu Burhan Eşer, Beşiktaş'tan Olcay Şahan ve Kardemir Karabüksporlu İlhan Parlak listede kendilerine yer bulabiliyor. Kısaca özetlemek gerekirse ilk 20 sıradaki golcülerin arasında sadece 5 yerli oyuncu bulunuyor. GOL TİMLERİ LEJYONER Şimdi bu tablonun sebeplerine yakından bakalım. Neden gol krallığı listelerinde Türk oyuncuların isimleri yabancıların arasında kayboluyor. Bu soruya ilk etapta, 'Yabancı golcüler bizimkilerden daha becerikli ve daha yetenekli' cevabını verebilirsiniz. Ama haklı olmanız için yerli ve yabancı golcülerin eşit şartlarda bir yarışa girmesi ve yabancıların böyle bir yarışta üstünlük sağlaması gerekiyor. Çünkü Süper Lig'deki 18 takımın gole en yakın noktadaki ayaklarının büyük bölümünü yabancı oyuncular oluşturuyor. 'Gole en yakın nokta'dan kastımız santrforlar ve arkasında yer alan hücuma dönük orta saha oyuncuları. Takımların ideal on birlerinde bu bölgedeki 36 oyuncudan 30'u yabancı, sadece 6'sı Türk. 18 takım arasında bu bölgede direkt santrfor oynayan yerli oyuncular sadece Elazığspor'da Deniz Yılmaz, Gaziantepspor'da Muhammet Demir veya zaman zaman Cenk Tosun. Yani 18 takımdan sadece ikisinin santrforu Türk. Bu bölgeye orta sahadan destek veren oyunculara baktığımızda ise Elazığspor'da Köksal Yedek veya Mehmet Nas, Eskişehirspor'da Erman Kılıç, Galatasaray'da Burak Yılmaz, Torku Konyaspor'da Recep Aydın isimlerini görüyoruz. 36 oyuncuda 6 Türk'ün yüzdesi genel toplam içinde 16.6'ya tekabül ediyor ki, bu rakam da golcüler listesinde yerlilerin isimlerine neden bu kadar seyrek rastlandığını açıklamaya yetiyor. Takımlara tek tek yakından baktığımızda, zaman zaman da olsa yüzde yüz yerli hücum timine sahip tek ekip Elazığspor. Sağda Serdar Gürler, solda Serdar Özkan, forvet arkasında Köksal Yedek veya Mehmet Nas, santrforda Deniz Yılmaz dörtlüsüyle sık sık izlediğimiz Elazığspor, ligin son sırasında yer alıyor. Gaziantepspor, üç yerli oyuncunun yanında forvet arkasında oynattığı Traore ile hücum hattını ağırlıklı olarak Türk oyunculardan oluşturuyor. Torku Konyaspor da zaman zaman sağ kanatta Djalma'nın yerine Ömer Ali Şahiner'e yer verip forvette 3-1'lik yerli üstünlüğünü sağlıyor. Hücum hattını dört yabancıyla oluşturan takımlar da var ligimizde. Bu takımların başında lider Fenerbahçe geliyor. Sarı-lacivertli ekip Cristian'lı on birle oynadığı maçlarda hücum hattını Kuyt, Sow, Webo veya Emenike ile oluşturarak tamamen lejyoner bir forvetle gol arıyor. Aynı tablo Medical Park Antalyaspor için de söz konusu. Akdeniz ekibi sağda Isaac, solda 'vatandaş' Tita, forvet arkasında Insa ve santrforda Diarra ya da zaman zaman Baros'la tam bir yabancı hücum takımı görünümünde. Kasımpaşa da Adem Büyük'ün yerine Viudez'i kullandığı maçlarda Babel, Scarione ve Malki ile hücum hattını yabancı oyunculardan oluşturuyor. Kayserispor, Trabzonspor ve Kayseri Erciyesspor ise hücum timlerinde sadece birer yerli oyuncuya yer veriyor. KALEDE SIKINTI YOK Geçmişte çok sayıda yabancı kalecinin yer aldığı ligimizde bu sezon gerçek bir denge hâkim. Millî Takımımız için ligimizde sürekli görev yapan 10 kaleci seçeneği bulunuyor. Şampiyonluk yaşamış beş takımdan üçünün kalesini yerliler koruyor. Fenerbahçe'de Volkan Demirel, Beşiktaş'ta Tolga Zengin, Trabzonspor'da da Onur Kıvrak Millî Takım teknik ekibinin elini rahatlatan isimler. Sivasspor'da Korcan Çelikay, Medical Park Antalyaspor'da Hakan Arıkan, Kayserispor'da Gökhan Değirmenci ve Ertuğrul Taşkıran, Gençlerbirliği'nde Ramazan Köse, Çaykur Rizespor'da Serkan Kırıntılı ligde banko oynayan yerli kalecilerin sayısını 9'a yükseltiyor. Bu isimlere Elazığspor'da Vanja Ivesa'yı çoğu zaman yedek bırakan Zülfük Özer'i de eklemek ve sayıyı 10'a çıkarmak da mümkün. SAĞ VE SOL BEK PATLAMASI Geçmişte Millî Takım'ın oyuncu bulmakta sıkıntı çektiği sağ ve sol bekte Süper Lig takımları bu sezon yerli oyuncuları tercih etti. 18 takımdan 13'ü sağ bekte, 14'ü ise sol bekte tercihlerini yerli oyunculardan yana kullandı. Fenerbahçe'de Gökhan Gönül, Medical Park Antalyaspor'da Koray Arslan ve Serkan Balcı, Kayserispor'da Salih Dursun, Akhisar Belediyespor'da Emrah Eren, Gençlerbirliği'nde Serkan Kurtuluş ve Serkan Yanık, Beşiktaş'ta Serdar Kurtuluş, Kayseri Erciyesspor'da Cem Can, Eskişehirspor'da Veysel Sarı, Kardemir Karabükspor'da Uğur Uçar ve Erdem Özgenç, Kasımpaşa'da Elyasa Süme ve Orhan Şam, Çaykur Rizespor'da Koray Altınay, Torku Konyaspor'da Ali Turan, Elazığspor'da Adem Alkaşi ile Deniz Aslan forma giyiyor. Sağ bekte yabancıya yer veren takımlar ise Bursaspor (Basser), Sivasspor (Cicinho), Gaziantepspor (Binya), Trabzonspor (Bosingwa) ve Galatasaray (Eboue). Uzun yıllardır Gökhan Gönül ile Sabri Sarıoğlu dışında alternatif bulmakta zorlanan Millî Takım için bu sezon Salih Dursun, Serkan Kurtuluş, Koray Altınay gibi isimler de seçenek oldu. Yine bir dönem sıkıntı yaşanan ve sağ ayaklı Ümit Özat'la çözüm bulunmaya çalışılan sol bekte de 14 takım yerli oyuncuya yer veriyor. Fenerbahçe'de Caner Erkin, Hasan Ali Kaldırım, Galatasaray'da Hakan Balta, Trabzonspor'da Kadir Keleş, Elazığspor'da Özgür Özkaya, Sivasspor'da Ziya Erdal, Kayserispor'da Ömer Bayram ve Alper Uludağ, Akhisar Belediyespor'da Çağdaş Atan, Gençlerbirliği'nde Uğur Çiftçi, Gaziantepspor'da Şenol Can, Kayseri Erciyesspor'da Emre Öztürk ve Ekrem Ekşioğlu, Eskişehirspor'da Tarık Çamdal, Kardemir Karabükspor'da İshak Doğan, Kasımpaşa'da Sancak Kaplan ve İlhan Eker, Torku Konyaspor'da Mehmet Uslu ve Ergün Teber sezonun ilk yarısında forma giyen sol bekler. Sol beklerini yabancılara emanet eden takımlar ise Bursaspor (Taiwo), Medical Park Antalyaspor (Vederson - TC vatandaşı), Beşiktaş (Motta) ve Çaykur Rizespor (Ali Adnan). Yerli sol beklerden Tarık Çamdal, Uğur Çiftçi ve İshak Doğan son Millî Takım kadrosunda yer alarak ay-yıldızın alternatiflerini çoğalttı. STOPERDE YABANCILAR ÖNDE 18 takımın stoper tercihinde ise forvetler kadar olmasa da yabancıların üstünlüğü bulunuyor. Takımlarının ilk on birlerinde ağırlıklı olarak oynayan 36 stoperin 19'u yabancı, 17'si yerli. Stoperde yüzde yüz yerliyi tercih eden takımlar Emre Güngör-Musa Nizam ikilisiyle Medical Park Antalyaspor, zaman zaman Bamba'ya şans tanısa ada Mustafa Yumlu-Aykut Demir ikilisiyle Trabzonspor, İbrahim Kaş-Görkem Görk ikilisiyle Elazığspor. Torku Konyaspor'da da Kokaloviç'in sakatlığında Selim Ay-Erdinç Yavuz ikilisinin kullanıldığını vurgulamak gerekiyor. Yüzde yüz yabancı stoperlere ise Fonseca Sereno- Khizanishvili ikilisiyle Kayserispor, Kecojeviç-Stankevicius ikilisiyle Gaziantepspor, Akaminko-Diego ikilisiyle Eskişehirspor, Mabiala-Puygrenier ikilisiyle Kardemir Karabükspor, Oboabona-Viera ikilisiyle de Çaykur Rizespor sahip. ORTA SAHADA YERLİLER FAZLA Orta sahanın ortasında yer alan 36 oyuncuda da yerlilerin 21'e 15 üstünlüğü bulunuyor. Bu bölgede yüzde yüz yerli ikililer kullanan takımlar Batalla'nın ayrılmasının ardından Belluschi'nin forvet arkasına kaymasıyla Bursaspor (Şamil Çinaz - Murat Yıldırım veya Musa Çağıran), Sivasspor (Kadir Bekmezci - Adem Koçak), MP Antalyaspor (Serkan Balcı - Uğur İnceman), Akhisar Belediyespor (Merter Yüce - Bilal Kısa), Torku Konyaspor (Ali Çamdalı - Mehmet Güven), zaman zaman da Fenerbahçe (Alper Potuk - Mehmet Topal) ve Beşiktaş (Veli Kavlak - Oğuzhan Özyakup). Bu bölgede yüzde yüz yabancıyı tercih eden takımlar ise Elazığspor (Sane - Vitolo/Sow), Kayserispor (Mijailoviç - Cleyton) ve Trabzonspor (Zokora - Colman). KANATLAR YERLİYLE UÇUYOR Hücum hattının her iki kanadındaki 36 oyuncu tercihinin de 24'ü yerli, 12'si yabancı. Bu bölgede Elazığspor (Serdar Gürler - Serdar Özkan), Bursaspor (Kazım Kazım - Ferhat Kiraz), Sivasspor (Burhan Eşer - Aydın Karabulut), Akhisar Belediyespor (Ahmet Cebe / Kenan Özer - Güray Vural / Sertan Vardar), Gaziantepspor (İbrahim Akın / Taşkın Çalış - Cenk Tosun / Turgut Doğan Şahin), Beşiktaş (Gökhan Töre - Olcay Şahan), Kardemir Karabükspor (İlhan Parlak - Ahmet İlhan Özek / Erkan Kaş), Çaykur Rizespor (Tevfik Köse - Sercan Kaya) yüzde yüz yerli oyuncu tercihleri kullanırken, kanatlarını tamamen yabancı oyunculara emanet eden takımlar ise Medical Park Antalyaspor (Promise Isaac - Tita / TC vatandaşı), Fenerbahçe (Dirk Kuyt - Moussa Sow) ve zaman zaman da Kasımpaşa (Viudez - Babel). Not: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen lejyoner oyuncular, bu araştırmada 'yabancı' kategorisinde değerlendirilmiştir. Süper Lig'in Gol Kralları 1983-1984 Tarık Hodzic 16 1984-1985 Aykut Yiğit 20 1985-1986 Tanju Çolak 33 1986-1987 Tanju Çolak 25 1987-1988 Tanju Çolak 39 1988-1989 Aykut Kocaman 29 1989-1990 Feyyaz Uçar 28 1990-1991 Tanju Çolak 31 1991-1992 Aykut Kocaman 25 1992-1993 Tanju Çolak 27 1993-1994 Bülent Uygun 22 1994-1995 Aykut Kocaman 27 1995-1996 Shota Arveladze 25 1996-1997 Hakan Şükür 38 1997-1998 Hakan Şükür 33 1998-1999 Hakan Şükür 18 1999-2000 Serkan Aykut 30 2000-2001 Okan Yılmaz 23 2001-2002 Arif Erdem 21, İlhan Mansız 21 2002-2003 Okan Yılmaz 24 2003-2004 Zafer Biryol 25 2004-2005 Fatih Tekke 31 2005-2006 Gökhan Ünal 25 2006-2007 Alex De Souza 19 2007-2008 Semih Şentürk 17 2008-2009 Milan Baros 20 2009-2010 Aziza Makakula 21 2010-2011 Alex De Souza 28 2011-2012 Burak Yılmaz 33 2012-2013 Burak Yılmaz 24 CİHAN
"Türk Futbolu İçin Çok Umutlu Değilim"
Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı.Bu akşam Atletico Madrid formasıyla Chelsea karşısında yarı final rövanş maçına çıkacak Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı. İspanya Ligi’nde şampiyonluğu hayal dahi edemeyeceğini belirten milli oyuncumuz şampiyonlar ligi’ndeyse sezon başında final oynama hedefinin olduğunu söyledi. Arda ayrıca gece yastığa başını koyduğunda eğer çok geç olmadan bir gün Türkiye’ye dönmesi durumunda Avrupa’da kupa kazandıracak bir kadronun içinde yer alabileceğini ve o takıma liderlik edebileceğinin hayalini kurduğunu belirtti. “Bu halimi seviyorum” diyor Arda. Kısa saç ve uzun sakal... “Böyle havalı bir şey oldu. Kendime geldim.” Arda’nın çeşitli ve her biri olay yaratan saç stillerinden sonra denediği bu imajı, 300 Spartalı filmiyle birlikte anılmıştı. Taraftarlar, Arda’yı Atletico Madrid’in Real Madrid’i 14 yıl aradan sonra mağlup ettiği maçın ardından filmdeki “Kral Leonidas” karakterine benzettiler. Gerard Butler’ın hayat verdiği bu karakter, gerçek bir öykünün kahramanıydı ve klasik antik çağda var olmuş Sparta Uygarlığı’na komuta ediyordu. Küçük devletini düşman işgaline karşı savunan ve sayıca çok üstün Pers Krallığı’na boyun eğdiren Spartalılar, bunu Kral Leonidas’ın o damarı sayesinde başarmışlardı: İnatçı, risk almayı seven ve korkusuz... Kralın 300 kişilik orduyla Persleri alt etmesi için sihire ihtiyacı vardı. Tıpkı Arda Turan gibi... 'Gözümün korktuğu şeyden korkmam' Kral Leonidas’ın tüm bu vasıfları, Arda Turan’ı ona benzetenlerin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Gözümün gördüğü bir şeyden korkmam” diyor Arda. Barcelona’ysa çıkar oynarız. Real Madrid’se çıkar oynarız. Evet, dünyanın en iyi takımları, en büyük takımları... Ama öyle kimseden korkacak bir durumumuz yok!” Kral Leonidas, Atletico Madrid forması giyse, muhtemelen o da Real ve Barça için aynı şeyleri söylerdi. Atletico Madrid’le 2017 yılına kadar sözleşmesini uzatan Arda, Madri’de oldukça mutlu... Bu sezon İspanya’ya ve Avrupa’ya damga vuran takımdan ayrılmak gibi bir düşüncesi yok. Elbette kimse sezon başında ligde Atletico Madrid adına böyle bir senaryoyu hayal etmiyordu. Arda da öyle... Açıkçası iyi bir peformans sergileyip ligi ilk dört sırada bitireceğimizi tahmin ediyordum” diyor. Ama asla son haftalara girilirken Real Madrid ve Barcelona’nın önünde puan farkıyla lider olacağımızı düşünmemiştim.” Ligdeki insanüstü” performansa şaşırmış olsa da Şampiyonlar Ligi için büyük” düşünüyordu. Hayallerimi çok fazla söylemiyorum çünkü bazen kendim gibi gülüyorum. O kadar büyük hayallerim var ki...” diyor ama artık Avrupa’nın bir numaralı organizasyonu için sezon başında düşündüklerini rahat rahat söyleyebilir. Sezon başında Şampiyonlar Ligi’nde finale gitmek gibi bir hayalim vardı.” Arda, Atletico Madrid’in sahası Vicente Calderon Stadı’nın çimlerinde FourFourTwo’nun sorularını içtenlikle yanıtladı. Takım olarak bu sezon çok yoğun bir fikstürde mücadele ettiniz. Fiziksel olarak ne durumdasın? Yıprandık... Vücut olarak hepimizin yıprandığı aşikâr. Bizim oynadığımız sistemde biz topa sahip olan değil, topun arkasında duran bir takımız. Savunma üzerine kurulu bir sistemimiz var. O yüzden özellikle benim gibi ikinci bölgenin kenarlarında oynayan oyuncular için çok sıkıntılı bir sistem bu. Çok fazla efor sarfedilen bir sistem. Ama sezon sonuna kadar elimizden ne geliyorsa yapacağız. Simeone senin için “İspanyolca bilmiyor ama onunla bakışarak, vücut diliyle anlaşıyoruz” demişti. Aranızda nasıl bir iletişim var? Biz onunla sahanın içinde bazen bir bakışla bile anlaşıyoruz. Bakışıp gülüşüyoruz... Mesela Şampiyonlar Ligi müziği çaldığında dönüp bana bakar ya da büyük maçlarda seramoniye çıkarken gelip kulağıma bir şey fısıldar... Beni çok fazla geliştirdiğini, çok yönlü bir oyuncu yaptığını düşünüyorum. Beni benden daha iyi tanıyor ve çok iyi kullanıyor. Enerjimi, gücümü ve zekâmı maksimum seviyede kullanabilecek ender hocalardan biri. Onun yönetiminde daha fazla efor sarfedip daha az gole gidip atağı organize ediyorum. Tamamıyla hocanın istedikleri doğrultusunda hareket ediyorum. Zaten doğrusu da bu... Real Madrid ve Barcelona’yla baş edip, onları alt etmek nasıl bir duygu? Barcelona ve Real Madrid’in çok özel oyuncuları var. Messi ve Ronaldo’nun durumu, Neymar’ın ve Bale’in durumu... Çok özel oyunculara sahipler. Ama onlarla savaşmak hoşumuza gidiyor. Finansal güçleri, taraftar sayıları, global değerleri ortada. Ama bizim kendi halinde, taraftarıyla bütünleşmiş, birbiri için savaşan, daha özel bir halimiz var. İnsanların gözünde daha sempatiğiz. Bu güçle, her şeyi kazanabiliriz. Peki sence Atletico Madrid’in başarısı sürdürülebilir olacak mı? Bence Atletico Madrid transfer politikasını çok iyi sürdürebilen bir kulüp. Zaten bu seviyeyi korursak yayın gelirlerinde payımız artacaktır. Tabii ki kulüp olarak Real Madrid ve Barcelona’nın seviyesine ulaşmak çok zor. Zaman alacaktır. Ama Atletico Madrid İspanya’da bu konuda potansiyeli olan en büyük kulüp. Diğer taraftan yeni stat geliyor, yeni tesisler geliyor... Her sene Şampiyonlar Ligi’nde kalıp ligde şampiyonluğu kovalayabilecek bir durumumuz var. O yüzden her şey olabilir. Bir röportajında “Fiziksel olarak Messi ve Ronaldo kadar iyi olmam mümkün değil” demiştin. Senin için zirve noktası neresi? Açıkçası 27 ile 31 yaş arasında sahip olduğum potansiyeli daha fazla açığa çıkarabileceğimi düşünüyorum. Eğer Atletico Madrid gibi dünya devleriyle yarışan, uluslararası arenada boy gösteren bir takımın oyuncusuysam içimde çok büyük bir potansiyel var demektir. Sadece bunu daha sürekli bir hale getirmeliyim. Ama bunu tabii lafta bırakmamak, çok çalışmak lazım. Özellikle Atletico Madrid kariyerine bakınca “çalışmak” kelimesinin senin için anahtar kelime olduğunu söyleyebilir miyiz? Kesinlikle… Mesela bizim takımda Raul Garcia muhteşem bir örnek. Bir gün kitap yazarsam kitabımda muhteşem bir yeri olacak. Yüzde 30 yetenek, yüzde 70 çalışmadır. Çalışırsan oynarsın. Gerçekten kitap yazacak mısın? Evet yazacağım. Çok laylaylom bir kitap olmayacak. Herkesi eleştiren, gerçekleri söyleyen bir kitap olacak. Basının önünde her şeyi söyleyemiyorsun, politik davranıyorsun. Atletico Madrid’e gittiğin ilk aylarda TFF’nin Tam Saha dergisine verdiğin röportajda “Burada insan olarak bir birey olduğumu hatırladım” demiştin. Hala böyle mi düşünüyorsun? Çok büyük laf etmişim be! Doğru laf etmişim ama... Hâlâ arkasındayım! Mesela biraz önce antrenman bitti, bundan sonra hayat bana ait. Kimsenin hatrı gönlü yok. Türkiye’de sürekli birilerini ziyaret etmeniz gerekiyor. Kırılanlar var, bozulanlar var, dedikodular var. Dedikodulara cevap vermek zorundasın... Galatasaray taraftarıyla arandaki buzlar eridi mi? Galatasaray camiasının her zaman altın çocuğu oldum. El bebek gül bebek yetiştik. Tabii ki sorunlar oldu, ağladık sızladık falan. Ben de Galatasaray’a karşı elimden gelenin en iyisini vermeye çalıştım. Sadakatli davranmaya çalıştım. 24 yaşına kadar hep Avrupa takımları isterken Galatasaray’da kaldım. Bu da gözardı edilmemeli. ‘Bırakıp kaçtı’ diyenler var. Ben bırakıp kaçmadım. Takım sekizinciyken iğneyle çıkıp oynadım. Doktorlar orada... Takım yeni sezonda muhteşem bir kadro kurmuştu, şampiyon olacağı belliydi, ben o zaman gittim. Bırakıp kaçmak o zamanlar ben sakatım deyip oynamamaktı. Herkes Manisa’da nasıl oynadığımı biliyor. Öyle üç kuruşa beş köfte yok. Peki bu süreçte suçlu Galatasaray taraftarı mıydı? Taraftar suçlu olur mu? Arda Turan diye stadı inletirken iyiydi. Şimdi kötü mü olacak? Ve sen de kafana koydun ve Atletico Madrid’in yolunu tuttun… Çünkü yaşam alanı bırakmadılar bana... Eğer yaşam alanı verilseydi Selçuk, Burak, Sabri, o zaman Caner de bizdeydi; bu kadroyla Şampiyonlar Ligi olmasa da en azından Avrupa Ligi’nde şampiyon olabilirdik. Hâlâ bazen yatarken eğer çok geç olmadan bir gün dönersem Avrupa’da bir kupa kazandıracak kadronun içinde yer alabilirim diye düşünüyorum. Madrid’de mutlu musun? Burada kendime ait vaktim oldu. Kendimi bıraktım. Düşünme fırsatı buldum. Kafam temizlendi. Geçen gün okuyorum, Selçuk’la Burak’ın stattan arabalarıyla ayırlmaları bile problem. Kardeşim nolur ya! Maç bitmiş, ne istiyorsa yapsın futbolcu. İstiyorsa yürüyerek gitsin. Burada biz maça iki saat kala otomobillerimizle geliyoruz, herkes de otomobiliyle ayrılıyor. Kız arkadaşıyla maça gel, ne var bunda? Profesyonel futbolcu milyon dolarlar kazanıyor. İşyerine ihanet edecek kadar aptal mı? İhanet eden zaten üç gün sonra kendini sahada belli eder. Şikayetçi olduğun hiç mi bir şey yok? Bütün gün uyuyorlar (gülüyor). Geç yemek yiyorlar. Benim de bu yüzden kilo problemim oluyor, moralim bozuluyor. Saat 21:30’da yemek daha yeni başlıyor! Karnını nasıl doyuruyorsun? Her kültürün yemeğini yiyebiliyorum. Dünya mutfağını da seviyorum. Çin yemeği seviyorum ama çok kızartma işi var. Çünkü biz küçükken Bayrampaşa’da arka tarafta Çin restoranı vardı, hep oraya gider yerdik (gülüyor). Paella seviyorum. Deniz mahsullerinden böcekleri çok seviyorum. Şimdi ‘Ne havaya girmiş’ diyecekler ama çok seviyorum, ne yapayım. Sonradan görme olduğum için bunların hepsini çok seviyorum (gülüyor). Galatasaray’daki süreci de takip ediyor musun? Futbolcular da baskı altında... Çok fazla takip etmiyorum çünkü canım sıkılıyor, üzülüyorum. Arkadaşlarımın hepsi özel oyuncular, korunmaya ihtiyaçları yok. Sonuçta son iki senenin şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi çeyrek finali var. Birazcık saygı diyorum. Mancini’yi başarılı buluyor musun? Mancini zaten durumu açıkladı. ‘Ben buraya yeni takım kurma hedefiyle geldim’ dedi. O tabii Avrupa’da görmediği tarzda şeyler gördüğü için yadırgaması, sinirlenmesi çok normal. Ama Türkiye şartları böyle, alışması lazım. Hedefinin bu sene olmadığını söyledi. Beklemek lazım... Manchester City’de, Inter’de yıldız oyuncuları idare etmek ve başarılı olmak... Bunlar büyük işler. Mancini büyük bir hoca. Sana göre Türkiye’den Avrupa’ya gidebilecek oyuncular kimler? Gökhan Gönül ve Caner Erkin oynayabilir. Selçuk İnan, Burak Yılmaz ve Semih Kaya da öyle... Arda, Olcan Adın’ın da büyük potansiyeli olduğunu düşünüyor. Trabzon’da bütün yük ona kalıyor. Salih Uçan’ın, Emre Çolak’ın, Muhammed Demirci’nin ve Muhammed Demir’in kendini geliştirmesi lazım. Cenk Tosun’da iyi bir potansiyel var. Oyuncularımızın potansiyeli var ama bu potansiyel yetmeyebilir. Çalışmak, üzerine koymak lazım çünkü buralar başka bir seviye. “Arda Turan’ın başarısı, Türk futbolunun başarısı değildir.” Bu görüşe katılıyor musun? Yüzde 100 katılıyorum. Şansım çok yanımda oldu. Ben Mleda Boleslav maçında böyle olmasam... Millet bana şımarık falan diyor ya, öyle olmasam bugünlere gelemezdim ki! Ben nasıl oynayacağımı çözdüm, biraz Şam şeytanlığı yaptım. Böyle oynarsam formayı alırım diye kendi yolumu buldum. Sana bir süpergüç verip, “Türk futbolunda bir şeyi değiştirebilirsin” deseler neyi değiştirirsin? Bir hakkım olsa bütün kulüplerin altyapı tesislerini değiştiririm. Yataklı, eğitmenli, psikolojik danışmanlı, özel hocalı, İngilizce eğitmenli... Muhteşem çim sahalar... İşin temeli burada. Altyapı hocasına 2-3 bin lira maaş verirsen bu iş olmaz. Kulüp, altyapılarına kaynak ayıracak ki orası maddi olarak tatmin olunan bir yer olsun. Böylece eski futbolcu yorumculuğa kaçmayıp o işe odaklansın. Maalesesf altyapı hocalığını önemsizleştirdiler, itibarsızlaştırdılar. Kulüplerin altyapı hocaları kendi statlarında maç bile izleyemiyorlar! Türk futbolunun geleceği için umutlu musun? Çok umutlu değilim, çok da endişeli değilim. İpin üzerinde gidiyoruz. Fatih hoca bunun planlarını yapıyor. Sadece onun değil, altında çalışan herkesin aç olması lazım. Mesela bu ülke Abdullah Avcı’yı kaybetmemeli. Abdullah hoca bir gün tekrar bu milli takımın başına gelebilmeli. Bir kere olmadı diye vazgeçmemeliyiz.
''Diego'yu Çok İstedik Fener Aldı''
Hugo Almeida, Fanatik gazetesine özel açıklamalarda bulundu.'Fernandes’in eksikliğini ciddi anlamda hissettim. Olcay, Gökhan ve Oğuzhan’la hücumda iyi bir iletişim kurmaya çalıştık ama olmadı. 1-2 şutla tamamladığım maçlar bile oldu. Yalnız kaldım.' 'Onun olmaması, hem ben hem de takım adına büyük kayıptı. Beni iyi tanıyordu, sahada nereye koşacağımı ve nasıl oynayacağımı iyi biliyordu. Eksikliğini ciddi anlamda yaşadım. Olcay, Gökhan ve Oğuzhan'la hücumda iyi bir iletişim kurmaya çalıştık ama bazen bu işe yaramadı. 1-2 şut atarak tamamladığım maçlar bile oldu. Bunların çoğunda ileride yalnız kaldım' 'Beşiktaş’ta kalmak ve yeni statta sahaya çıkmayı çok isterim. Taraftarımızın gücünü kullanmalıyız. Yönetim elinden geleni yapıyor ama ben Ağustos’ta bu stadın biteceğini pek sanmıyorum.' 'Gökhan Töre’nin vurulduğu gece ben de Fernandes’le oradaydım. Ancak Gökhan’dan haberimiz yoktu. Silah sesini duyduk, mekanı terk ettik. Sabah kalktığımda onun vurulduğunu öğrendim.' Fernandes gitti yalnız kaldım! Siyah-Beyazlılar'ın henüz sözleşme yenilemediği Hugo Almeida'nın, FANATİK'e yaptığı çarpıcı açıklamaların ikinci bölümü de çok konuşulacak. Almeida'ya bu kez Manuel Fernandes'in yokluğunun, onu sahada nasıl etkilediğini sorduk. Yıldız futbolcu ise şunları söyledi: 'Fernandes'in gitmesi, benim için oldukça karmaşık bir durumdu. Hem benim hem de kulüp adına büyük bir kayıptı. Bunu sadece arkadaş anlamında söylemiyorum, sahada da onun eksikliğini hissettim. Fernandes beni iyi tanıyor ve nereye koşu yapacağımı ya da ne tarafa doğru hareketleneceğimi iyi biliyor. Gününde olduğu zaman neler yapabileceğini hep gösterdi. O gerçekten sakattı ve o yüzden takıma dahil olamadı. Ancak geleceğiyle ilgili nasıl bir karar vereceğini bilmiyorum.' 'Eleştirmek çok kolay' 'Diğer oyuncular benimle henüz yeni yeni oynamaya başladılar. Sayılmayan iki golüm de dahil, 15 golle ligi tamamladım. Uzun süre gol atamadığım zaman herkes beni eleştirdi. Bu açıdan bakınca tabii ki olumsuz şeyler söylemek kolay. Ama maçlara baktığımızda her zaman istediğim fırsatları bulamıyordum. Bazı maçları kaleye 1 ya da 2 şut atarak tamamladığım bile oldu. İstediğiniz topları alamayınca, gol atmak da o kadar zorlaşıyor. Ancak bunu asla çok sorun etmedim. Çünkü önemli olan benim gol atmam değil, takımın kazanmasıydı.' 'Genç ve kaliteli isimler' 'Sahaya çıktığımda her ne olursa olsun, en iyisini yapmak için iyi niyetle çabaladım. Bu açıdan baktığımda performansımı iyi buluyorum. Hücumda Olcay, Gökhan Töre ve Oğuzhan'la oynadım. Hepsi genç ve kaliteli futbolcular. Özellikle Gökhan ve Oğuzhan, Türkiye için çok daha büyük oyuncular olabilirler. Fernandes'in yokluğunda onlarla saha içinde iyi bir iletişim kurmaya çalıştık. Ancak bazen bu işe yaramadı. Maçların çoğunda kendimi hücumda yalnız hissettim. Bir hücum oyuncusunun bu durumda kalması, iyi bir şey değildi. ‘Stadın biteceğine inanmıyorum’ 'Burada kalmak ve yeni statta sahaya çıkmak çok isterim. Taraftarımızın gücünü kullanmalıyız. Yönetim elinden geleni yapıyor ama, ben ağustosta stadın biteceğini pek sanmıyorum' 'Dünya Kupası'ndaki performansıma göre beni isteyenlerin artacağına dair bir düşüncem olmadı. Beni gol atamadığım dönemlerde çok eleştirdiler. Ayağımdan yaşadığım sakatlıktan sonra yaklaşık 1 ay futbol oynayamadım. Ardından takımıma yardım etmek için neler yaptığımı çoğunluk göremedi. Özellikle belimdeki ağrılara rağmen, hep oynamaya çalıştım. Bu da benim istenen ritmi bulmamı zaman zaman engelledi. Ancak futbolun içinde olan şeyler bunlar.' 'Gerçekçi olmak lazım' 'Daha önce de söylediğim gibi Beşiktaş'ta kalmak ve yeni statta sahaya çıkmayı çok isterim. Ne yazık ki bu sezon en büyük silahımız olan seyircimizden yeterli derecede faydalanamadık. Stadın bitmesi çok önemli. Yönetim, Ağustos ayında bitmesi için elinden geleni yapıyor ama gerçekçi olmak lazım. Umarım hazır olur ama stadın tahmin edilen zamanda hazır hale geleceğini pek sanmıyorum.' ‘Sabah uyandım vurulmuş’ Portekizli futbolcu, Gökhan Töre'nin vurulmasıyla ilgili olarak, 'Fernandes'le birlikte oradaydım ama, Gökhan'dan haberimiz yoktu. Silah sesini duyduk, mekanı terk ettik. Sabah kalktığımda onun vurulduğunu öğrendim' dedi. Fenerbahçe ile oynanan derbi karşılaşmasının ardından şok bir olay yaşanmış, mücadele sonrası soluğu bir eğlence mekanında alan Gökhan Töre, burada silahlı saldırıya uğramıştı. Mekanda başka Siyah-Beyazlı oyuncuların da bulunduğu, bunlardan birinin de Hugo Almeida olduğu öğrenilmişti. Portekizli forvet, Gökhan'ın yaşadığı olayla ilgili ilk kez konuştu. Almeida, 'Gökhan'ın vurulma olayında benim de adım geçti. Evet ben de oradaydım ancak Gökhan'ın mekanda bulunduğundan haberim yoktu. Ben, Fernandes'le birlikteydim. Bir anda silah sesini duyduk ve hemen ardından orayı terk ettik. Ertesi sabah uyandığımda, bu olayın yaşandığını öğrendim. Her ne olursa olsun, ona bir şey olmamasına hepimiz çok sevindik' yorumunu yaptı. ‘Fenerbahçe’nin maddi gücü var’ 'Benim pozisyonum için Eto'o ve Gomis yazılıyor. Ayrıca kulüp, Atletico'dan Diego ile de ciddi biçimde ilgilendi. İşte o anda devreye Fenerbahçe girdi ve maddi gücüyle işi bitirdi' 'Futbolda başarılı olmak için çok çalışmamız ve sahada yüzde 100'ünüzü vermeniz gerekiyor. Ancak bir diğer önemli olan şey de, kaliteli oyunculara sahip olmanız. Bu sayı ne kadar çoksa, şampiyonluk şansınız da o derece yüksek. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin bu sezon bize göre en önemli avantajı, bütçelerinin daha yüksek olmasıydı. Onlara karşı iyi savaştık ama, sezonun genelinde kadro derinliği anlamında sıkıntılar yaşadık. Benim yerime forvet pozisyonu için gazetelerde birçok isim yazıldı. Samuel Eto'o ve Gomis konuşuluyor. Ayrıca Diego için ciddi girişimlerde bulunulduğunu herkes biliyordu.' 'Cenk iyi işler yapacak' 'Sonrasında bir anda Fenerbahçe, Diego ile ilgilendiğini resmen açıkladı. İşte burada devreye maddi konular girdi. Kendisi kaliteli bir oyuncu. Anlaşma sağlanırsa, başarılı olacaktır. Şimdiden anlaşılan Cenk Tosun var. Antep'te çok iyi bir performans gösterdi. Onun Beşiktaş'ta iyi işler yapacağına inanıyorum. ‘Atletico mucizeye imzasını attı’ 'Atletico Madrid'in bu sezon hem İspanya'da hem de Avrupa'da başardıklarını, mucize olarak nitelendirebiliriz. Ancak çok çalışarak bu noktaya geldiler. Barcelona ve Real Madrid'in egemenliğine bu sezonluk bile olsa son vermeleri, futbol adına çok önemliydi. Teknik direktör Diego Simeone, çok önemli işler başardı. Yaptıkları hiç de kolay şeyler değildi. Kaliteli ve hiç durmadan koşan bir takım yarattı. Arda Turan da bu takımın önemli bir parçası ve Türkiye'nin de en önemli oyuncularının başında geliyor.' ‘Dünya Kupası'nda favorim yok’ 'Ülkem Portekiz'le, Dünya Kupası'nda başarılı olmak istiyoruz. Genç ve tecrübeli oyunculardan oluşan bir ekibiz. İlk önce önemli olan grup aşamasını geçmek. Almanya, ABD ve Gana ile oynayacağız. Almanya en güçlü rakip. Ancak Gana, Afrika'nın en iyi takımlarından, ABD'de de Klinsmann önderliğinde başarılı olmaya çalışacak. Turnuva için bir favorim yok. İspanya son şampiyon, Brezilya, Almanya, İtalya her zaman yarı finalleri görebilecek ve şampiyon olma şansları olan ekipler. Bizim de onlar kadar şansımız olduğunu düşünüyorum.' ‘Sadece Ronaldo’dan ibaret değiliz!’ 'Cristiano Ronaldo, harika bir futbolcu. Ancak Portekiz'in elde ettiği başarıları tamamen onun üzerinde konuşmak, diğer oyunculara haksızlık olur. Biz sadece Ronaldo'nun olduğu bir takım değiliz. Bana göre dünyanın en iyi futbolcusu ama sahada oynayan diğer 10 kişiyi de unutmamak gerek. Ronaldo'nun bize karşı rakip olmamasından dolayı mutluyum. Saha içinde ve dışında çok iyi bir profesyonel. Lionel Messi'yi ise bu sezon sakatlık çok etkiledi. Üst düzey bir futbolcu ve her zaman bu seviyede olmak kolay değil.' FANATİK
Beşiktaş, Mainz İle Berabere Kaldı
İngiltere kampının son hazırlık maçında Almanya Bundesliga ekibi Mainz ile karşılaşan Beşiktaş, sahadan 1-1'lik eşitlikle ayrıldı. Yeni transfer Demba Ba'nın ikinci yarıda forma giydiği karşılaşmada goller, biri kendi kalesine olmak üzere iki kez ağları havalandıran Atiba Hutchinson'dan geldi.Beşiktaş, yeni sezon hazırlıklarının ikinci etap kamp çalışmaları için bulunduğu İngiltere'deki dördüncü hazırlık maçında, Almanya Bundeliga takımlarından Mainz ile 1-1 berabere kaldı. Beşiktaş'ın kamp yaptığı Leeds kenti yakınlarındaki antrenman sahasında oynanan maça siyah beyazlılar, Cenk Gönen, Pedro Franco, Ersan Gülüm, Serdar Kurtuluş, Ramon Motta, Veli Kavlak, Olcay Şahan, Atiba Hutchinson, Oğuzhan Özyakup, Kerim Frei, Cenk Tosun ilk 11'iyle başladı. İlk yarısı 0-0 beraberlikle tamamlanan karşılaşmanın 51. dakikasında konuk ekip Mainz, Daniel Brosinski'nin ortasına ters bir kafa vuruşu yapan Atiba Hutchinson'un kendi kalesine golüyle 1-0 öne geçti. Beşiktaş'ın yeni transferi Demba Ba, ikinci 45 dakikada ilk kez siyah-beyazlı formayla sahaya çıktı. Cenk Tosun'un yerine sahaya giren Senegalli oyuncu forvet bölgesinde Olcay Şahan ve Kerim Frei'dan beklediği topları alamayınca beklenen performansını sahaya yansıtamadı. Siyah-beyazlılar, 79. daakikada Muhammed Demirci'nin kullandığı serbest vuruşta, altıpas üzerinde kafa vuruşu yapan Atiba Hutchinson'un golüyle maçta eşitliği yakaladı.Mainz'ın bir topunun direkten döndüğü son 10 dakikada başka gol olmayınca karşılaşma 1-1 beraberlikle sona erdi.Fotomaç
Belhanda'dan 'Beşiktaş' Açıklaması
Kara Kartal’ın 10 numara transferindeki ilk hedefi Younes Belhanda, geleceğiyle ilgili olarak Fransız internet sitesi Lions de Atlas sitesine açıklamalarda bulundu.Ukrayna’daki siyasi krizin ülke futboluna da yansıması nedeniyle zor günler geçiren Dinamo Kiev takımında, yönetimin aksine oyuncular arasında hâlâ iyi bir ortam olduğunu belirten Faslı futbolcu, “Takımımda çok iyi bir arkadaşlık var. Fransa’dan tanıdığım Chamakh ve Benatia’yla beraber forma giyiyorum. Teknik direktörümüz ve kulüp yönetimimiz benden çok memnun. Ancak ben profesyonel bir futbolcuyum. Roma ve Beşiktaş’ın benimle ilgilendiğini biliyorum” ifadelerini kullandı. İtalyan ekibinin temsilcileriyle kısa bir görüşme yaptığını ancak olumlu bir sonuç alamadıklarını kaydeden 24 yaşındaki futbolcu, “Beşiktaş’ın da Kiev Yönetimi’yle transferim hakkında konuştuğunu biliyorum. Yeni sezonda Dinamo Kiev Şampiyonlar Ligi’nde olmayacak. Eğer şartlar oluşursa yeni sezonda Devler Ligi’nde forma giymek istiyorum. Bunu hiçbir zaman gizlemedim. Şimdi Dinamo Kiev’in bir oyuncusuyum. Kulübümle anlaşılması halinde bende geleceğimle ilgili karar verebilirim” dedi. Arsenal’e yetişecek! Teknik direktör Slaven Bilic’in isteği doğrultusunda orta alana yapılacak transferi, Arsenal’le oynanacak Şampiyonlar Ligi Play-Off mücadelesine yetiştirmeyi planlayan Siyah-Beyazlı Yönetimin, Belhanda konusunda yoğun bir çalışma sürdürdüğü öğrenildi. Geçen sezon Fransa Lig 1 ekibi Montpellier’den 8.5 milyon Euro’ya (yaklaşık 25 milyon TL) transfer ettiği futbolcuyu bu bedel civarında bir ücrete satmaya sıcak bakan Kiev’in, Beşiktaş Yönetimi’yle pazarlıklarını sürdürdüğü, iki takımın düşündüğü ücret konusunda az bir fark kaldığı ifade edildi. Kadrosunu; Cenk Tosun, Ramon Motta, Demba Ba ve Gökhan Töre’yle güçlendirerek şov yapan Siyah-Beyazlılar’ın, her an Belhanda transferini de duyurabileceği öğrenildi. Geçen sezon 6 gol attı Faslı futbolcu, geçen sezon Dinamo Kiev formasıyla 31 mücadeleye çıkmıştı. Başarılı orta alan, bu karşılaşmalarda, takımına 6 gollük katkı sağlamıştı. fanatik
Demba Ba Parayı Bastı ve Satın Aldı!
Vodafone Arena’yı bir an önce bitirerek, maçlarını kendi evinde oynamak isteyen Beşiktaş Yönetimi, 147 locadan 100 tanesini satarken, locaları alanlardan üç kişinin ismi, siyah-beyazlı idarecileri şaşırttı. Demba Ba, Olcay Şahan ve Cenk Tosun’un, kimseye haber vermeden loca aldıkları öğrenildi.Siyah-beyazlı futbolcuların, tanesi 138 bin dolardan olan locaları üç seneliğine alarak hem inşaata maddi kaynak, hem de yakın çevresine Vodafone Arena’da maç seyrettirmek istedikleri bildirildi. İlk olarak Olcay, ardından Cenk ve son olarak Demba Ba’nın, yönetimden habersiz olarak, sıradan vatandaş gibi loca satın aldıkları belirtilirken, yönetim bu davranışı “Bir tuğla da sen koy” olarak değerlendirdi.Aldıkları localarla inşaata toplamda 414 bin dolar katkı sağlamış olan üç oyuncuya başkanın teşekkür ettiği belirtildi. Bu üç ismin dışında, başka futbolcuların da loca almayı planladıkları ortaya çıkarken, Beşiktaş Yönetimi, takımdan talep gelirse kalan localar için önceliği futbolcularına verecek.
Kartal'ı Tek Gol Yıktı
Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi play-off turunda 0-0'ın rövaşında Arsenal'e İngiltere'de 1-0 yenilerek Devler Ligi'ne veda etti. İngilizlerin golünü 45+1'de Sanchez kaydetti. 75. dakikada ise Debuchy kırmızı kart gördü. Kara Kartal, özellikle son 10 dakikada Arsenal'i sahasına hapsederek gol bulmaya çalıştı ancak kaleci Szczesny izin vermedi. Siyah-beyazlı temsilcimiz, yoluna UEFA Avrupa Ligi'nde devam edecek. Beşiktaş, cuma günü TSİ 14:00'te gerçekleştirilecek olan grup kura çekimine 2. torbadan katılacak. MAÇTAN NOTLAR UEFA Avrupa Şampiyonlar Ligi play-off turu rövanş maçında Arsenal karşısında tur arayan Beşiktaş'ta, ilk maçtaki kadronun tamamına yakınını koruyan teknik direktör Slaven Bilic, sakatlığı geçen Hutchinson'ı ilk onbirde sahaya sürerken, Necip Uysal'ı yedek soyundurdu. 'Devler Ligi'ne altıncı kez katılmak için mücadele eden Beşiktaş, 60 bin kişilik Emirates Stadı'ndaki karşılaşmaya teknik direktörü Bilic'ten yoksun çıktı. İstanbul'da oynanan ilk maçın uzatma dakikalarında hakem Milorad Mazic tarafından oyundan atılan ve 1 maç ceza alan Hırvat teknik adam, takımının Arsenal karşısındaki tur mücadelesini tribünden takip etti. Feyenoord maçlarında orta sahada ortaya koyduğu futbolla takımın tur atlamasında pay sahibi olan ancak sakatlığı nedeniyle Arsenal karşısında ilk maçta forma giyemeyen Kanadalı Atiba Hutchinson, Londra ekibine karşı rövanş mücadelesinde sahadaki yerini aldı. İlk maçta olduğu gibi bu karşılaşmada da İsmail Köybaşı'na sağ bekte görev veren Bilic, sağ ayak bileği yan bağında ikinci derece yırtık tespit edilen ancak maça yetiştirilen Necip Uysal'ı ise yedek kulübesinde oturttu. Savunmayı İsmail Köybaşı, Franco, Ersan Gülüm ve Motta'dan oluşturan Bilic, orta alanda Hutchinson, Oğuzhan, Veli, Olcay ve Mustafa Pektemek'i oynattı. İleri uçta ise Demba Ba görev aldı. Karşılaşmaya yedek başlayan Cenk Gönen, Serdar, Sivok, Gökhan Töre, Necip, Kerim ve Cenk Tosun teknik direktör Bilic'ten görev bekledi. MESUT ÖZİL İLK 11'DE Arsenal Menajeri Arsene Wenger, 2014 Dünya Kupası'nda Almanya ile şampiyonluk yaşayan ve takıma geç katıldığı için ilk maçta 18 kişilik kadroya almadığı futbolculardan Mesut Özil ve Per Mertesacker'i rövanş maçında Beşiktaş'a karşı sahaya sürerken, takımdan ayrılacağı yönünde haberler çıkan Lucas Podolski yedek kulübesinde görev bekledi. Fransız teknik adam, Barcelona'dan transfer edilen ancak performansı eleştiri konusu olan Alexis Sanchez'e ilk maçta olduğu gibi yine ilk onbirde şans verdi. Wenger, sakat ve kart cezalısı futbolcularının yokluğunda Flamini ve Oxlade-Chamberlain'i ilk onbire aldı. Londra ekibinde, Beşiktaş maçında sakatlanan İspanyol futbolcu Arteta, ligdeki Everton maçında sakatlanan Fransız golcü Giroud'nun yanı sıra yine sakatlıkları devam eden Gibbs ve Walcott 18 kişilik kadroda yer almadı. Beşiktaş karşısında ilk maçta 80. dakikada kırmızı kart görerek oyun dışında kalan Aaron Ramsey de siyah-beyazlı ekibe karşı forma giyemedi. Ramsey, geçen yıl takımının Fenerbahçe ile oynadığı UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu maçlarında, ikisi Emirates Stadı'nda olmak üzere 3 kez fileleri havalandırmayı başarmıştı. DEMBA BA, 303 GÜN SONRA EMİRATES STADI'NDA Beşiktaş'ın İngiltere Premier Lig ekibi Chelsea'den renklerine bağladığı Senagalli futbolcu Demba Ba, 303 gün sonra yeniden Emirates Stadı'nda bir maça çıktı. Chelsea forması giyen Ba, 29 Ekim 2013 tarihinde Arsenal ile deplasmanda oynanan İngiltere Lig Kupası 4. tur maçında Samuel Eto'o'nun yerine 80. dakikada oyuna dahil olmuştu. Chelsea, karşılaşmayı Azpilicueta ve Mata'nın golleriyle 2-0 kazanmıştı. Demba Ba, Newcastle United takımında forma giydiği dönemde Arsenal'e karşı Emirates Stadı'nda 2 gol atmayı başardı. 29 Aralık 2012'de oynanan ve Arsenal'ın 7-3 kazandığı maçta Senegalli futbolcu, skoru 1-1 ve 3-3'e getiren golleri atmış ancak takımının farklı kaybetmesine engel olamamıştı. SİYAH-BEYAZLI TARAFTARLAR YALNIZ BIRAKMADI Arsenal ile Beşiktaş arasında oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu rövanş maçında siyah-beyazlı taraftarlar takımlarını yalnız bırakmadı. Karşılaşmanın oynandığı Emirates Stadı'nda kendilerine ayrılan 3 bin kişilik bölümü dolduran Beşiktaşlı futbolseverler, maç öncesinde yaptıkları tezahüratlarla stadı renklendirdi. EFSANE BAŞKAN UNUTULMADI Arsenal maçında, geçen günlerde vefat eden Beşiktaş'ın onursal başkanı Süleyman Seba da unutulmadı. Siyah-beyazlı taraftarlar, Seba için üzerinde resmi yer alan ve 'Süleyman Seba kalbimizdesin' yazılı pankart açtı. HT Spor
Kartal 'Tosun' Gibi
Şampiyonlar Ligi'ne 'dramatik' bir şekilde veda eden Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig'e galibiyetle başladı. Demba Ba'dan yoksun Mersin İdman Yurdu deplasmanına çıkan 'Kara Kartal', yeni golcüsü Cenk Tosun'la galibiyete uzandı: 1-0Spor Toto Süper Lig'in açılış haftasında Beşiktaş, ligin yeni ekibi Mersin İdman Yurdu ile karşılaştı. 2013 Akdeniz Olimpiyatları için yapımı tamamlanan ve ilk kez bir Süper Lig mücadelesine ev sahipliği yapan 'Mersin Arena'daki karşılaşmayı Cenk Tosun'un tek golüyle kazanan siyah-beyazlılar, sezona 3 puanla başlamış oldu. CENK TOSUN SİFTAH YAPTI Geçen sezon Gaziantepspor formasıyla 13 gol atan Cenk Tosun, Beşiktaş'taki ilk lig maçında gol sevinci yaşadı. Maçın 43. dakikasında Sol kanattan ceza sahası içerisine Mersin İdman Yurdu savunmasının uzaklaştıramadığı topu araya girerek kapan Gökhan Töre, hiç bekletmeden ortasını yaptı. Töre'nin iyi ortasına altıpas çizgisi üzerinde iyi yükselen Cenk Tosun'un kafa vuruşu ağlarla buluştu: 1-0. Karşılaşma Mersin'de 33 derece sıcaklık, %70 nem ve oldukça kötü zemin şartlarında oynanandı. Beşiktaş, deplasmanda oynadığı Mersin İdmanyurdu maçına sakatlığı bulunan Demba Ba ve cezalı Oğuzhan'dan yoksun çıktı. UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Arsenal'e elenen Beşiktaş, Mersin İdmanyurdu karşısında Avrupa mesaisinden farklı bir 11'le yer aldı. Siyah-beyazlılarda, geçtiğimiz sezonun son haftasında oynanan Gençlerbirliği maçında gördüğü kırmızı kart nedeniyle iki maç cezalı olan Oğuzhan Özyakup ve sol dizinde sakatlık bulunan Demba Ba kadroda yer almadı. Siyah-beyazlıların yıldızı Demba Ba ile Oğuzhan maçı tribünlerden izledi. 2013 Akdeniz Oyunları için inşa edilen ve oyunlardan sonra Mersin İdmanyurdu'nun kullanımına verilen Mersin Stadı'nda ilk kez bir Süper Lig karşılaşması oynandı. Mersin İdmanyurdu da bir sezon aradan sonra döndüğü en üst ligde ilk maçına çıktı. Kırmızı-lacivertli ekipte Adem Güven, Eren Tozlu ve Güven Varol sakatlıkları nedeniyle kadroya alınmadı. Mersin ekibi, sahaya geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Beşiktaş Onursal Başkanı Süleyman Seba'yı andıkları pankartla çıkarken, Beşiktaş ise pankartla 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutladı.Fotomaç
Kartal'ın Mersin Kahramanı Zaferi Anlattı
Cenk Tosun, 1-0 kazandıkları Mersin İdmanyurdu karşılaşması sonrasında açıklamalarda bulundu.  Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Beşiktaş'ın yeni transferlerinden Cenk Tosun, 1-0 kazandıkları Mersin İdmanyurdu karşılaşması sonrasında açıklamalarda bulundu. İŞTE CENK'İN AÇIKLAMALARI 'Bence performansım Süleyman Seba Sezonu başlangıcı için iyiydi. Bir iki gol daha atabilirdim. Ama burada önemli olan 3 puandı. Tüm arkadaşlarımı kutluyorum. Bu havadai kötü şartlarda galip gelmek kolay olmadı. İyi iş çıkardık. 'Maçtan önce Gökhan'la konuşmuştuk. Gökhan, top bendeyken göster dedi. Ona top gelince ben de bağırdım. O da çok güzel bir orta attı. Ben de defansın önüne geçerek kafayı vurdum. Kaçan pozisyonlarda şanssızdım. Sıcaktan kaynaklanan yorgunluk da vardı. İlerleyen aftalarda daha iyi olacağım.' 'Mustafa takım için çok önemli bir oyuncu. Çok koşuyor, mücadele ediyor. Her takıma lazım bir oyuncu. Koşuları ve mücadelesi bizi rahatlatıyor. Çok başarılı bir isim.'Sporx
2014-2015 Spor Toto Süper Lig Transferleri
Gelen FutbolcularKadir KeleşDidierZokoraCantuğ TemelSaidi NtibazonkizaDouglaoTaşkınÇalışTheofanis GekasArnaud SutchuinÇağlarBirinciGiden FutbolcularEmin AladağMustafa AşanOumarNiasseÖzgürcan ÖzcanÇağdaş AtanEmrah ErenSerkanYalçınSertan Vardar