Fark Yaratanlarda Bugün; İşitme Engellilere Müziği Tattıran İnsanlar
Sabancı Vakfı’nın oplumsal gelişmeye katkıda bulunan “sıra dışı kişilerin olağanüstü öykülerini” anlattığı “Fark Yaratanlar” programının dokuzuncu sezonunun dördüncü Fark Yaratan’ı, işitme engellilere müzik aracılığıyla yeni bir iletişim yöntemi oluşturan Eller Konuşur oldu.Bugün hem dünyada hem de Türkiye’de işitme engelliler, haklarına erişim konusunda birçok sorunla mücadele ediyorlar. Bu sorunları görünür kılmak ve toplumsal dönüşümü yaratmak için, prodüktör Erdem Dilbaz ve rap sanatçısı Fuat Ergin, uzmanı oldukları alandan yola çıktılar ve yepyeni bir projeye imza attılar. Projenin adı “Eller Konuşur”.Projede ilk olarak üç işitme engelli gençten oluşan DEF RAP grubu kuruldu. Grup üyeleri Oğuzhan Mete, Leon Tufan ve Erdem Karayel ile birlikte şarkılar yazıldı, koreografi çalışıldı. DEF RAP grubu artık sahneye çıkıyor, Fuat Ergin’in seslendirdiği şarkıyı işaret dili ve danslarla söylüyor.Eller Konuşur, işitme engelli bireyler ile işiten bireyler arasındaki iletişim kopukluğuna müzik ve dansla çözüm olmayı hedefliyor. Oluşturdukları bu yeni müzik türüyle, işitme engellilerin müzik ve dansla ilgilenmelerinin imkansız olduğu yönündeki ön yargıları da yıkmaya yardımcı oluyorlar.Eller Konuşur, işitme engellilerin yaşadıkları sorunları rap müzikle insanlara duyurdu. Kendilerini ifade etmeleri için yeni bir iletişim yöntemi ortaya çıkardı. İşitme engellilerin kendilerine güvenlerinin artmasına yardımcı oldu. Hem müzik dünyasında hem de işitme engellilerin hayatlarında kocaman bir fark yarattı.
Fairy ve TÜDAV İşbirliği ile Gerçekleşen Anlamlı Proje: "Balıklar Boğulmasın Sergisi"
2017 itibariyle ürünlerinden fosfatı çıkaran Fairy, Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) ile birlikte yaptığı Balıklar Boğulmasın projesine imza attı. TÜDAV’ın 20. yılı ve Fairy işbirliği ile gerçekleşen “Balıklar Boğulmasın” projesine Gonca Vuslateri, Sedef Avcı, Kıvanç Kasabalı, Şahika Ercümen, Beyza Şekerci, Leyla Tanlar gibi ünlü isimler ve deniz tutkunları destek verdi. Ünlüler, fosfat nedeniyle balıklar için gerekli olan deniz suyundaki oksijenin tükenmesine dikkat çekmek amacıyla suyun altında nefessiz kalmaya çalışarak “Balıklar Boğulmasın” dediler.
Nostaljiye Yamuk Bakıyoruz: 90'lı Yılların Hiçbirimizin Aklından Çıkmayacak Vahim Olayları
90lı yıllar çoğumuz için güzel tatlara sahiptir. Oyuncakları, yemekleri, kıyafetleri, müzikleri, dizileri hep güzel anları bırakmıştır bizde. Çoğumuz çocuktuk çünkü. Ancak 90'lar bir yanıyla da çok acı, çok trajiktir. Çocuk olduğumuz için hatırlayamıyoruz tabii. Bu yüzden hem 90'ları yaşamayan genç arkadaşlarımıza hem de yaşadığımız olayları çocuk olduğumuz için net hatırlamadığımızdan bize toplumsal hafıza olması açısından bir derleme yaptım.
Reklam
Engelliliği Oluşturan Sosyal Bariyerleri ve Önyargıları Yıkmak İçin Yapabileceğiniz 12 Şey
3 Aralık tarihi, tüm dünyada engelli bireylerin yaşadıkları zorluklara dikkat çekmek için 'Dünya Engelliler Farkındalık Günü' olarak anılıyor. Toplumlarda yavaş yavaş bir bilinç oluşmaya başlasa da yine de yaptıklarımız yeterli olmuyor. Engelli bireyler çoğu zaman unutuluyor, görmezden geliniyor. Aslında engelleri hep birlikte ortadan kaldırabiliriz. İşte; engelleri aşmaya yardımcı olmak için yapabileceğiniz 12 şey:
Reklam
Reklam
Anksiyete Sorunları Yaşayan Kadının Yüreklice İçini Döktüğü Sosyal Medya Paylaşımı!
etiket
Günümüzde anksiyete bozukluğu ile ilgili birçok şey duyuyor, birçok şey konuşuyoruz. Özellikle internet artık yepyeni ruhsal bozuklukların bas bas bağırılmasıyla doldu. Fakat bu gerçekte bu sorunu yaşayan kişilere karşı herhangi bir duyarlılık getirememişe benziyor. Bu sebepledir ki makyaj sanatçısı Brittany Nichole Morefield'in bu içten ve yürekli paylaşımı hem sosyal medyanın hem de medyanın ilgisini çekti.
Reklam
Quora'nın Ermeni ve Türk Kullanıcıları Birbirleri Hakkında Ne Düşünüyor?
etiket
Siyaset, politika, tarih kitapları ve birçok kaynaktan aldığımı çeşit çeşit bilgi Türk-Ermeni dostluğu tarihini bazen övüyor bazen de bulandırıyor.İnternet üzerinde birtakım soruların sorulduğu ve kullanıcıların cevaplarıyla katıldığı internet sitesi Quora; 'Ermeniler, Türklerle ilgili ne düşünüyor?' sorusunu sorduktan sonra sizler için derlediğimiz bu cevapları aldı. 👇
Reklam
İhap Hulusi Görey’in 119. Doğum Yılı Anısına Düzenlenen "Tutkulu Eller Açıkhavada" Sergisi Sanatseverlerle Buluşuyor!
İhap Hulusi, Türkiye'nin ilk grafik tasarımcısı olarak nitelendiriliyor. Almanya'da eğitim gördükten sonra 1925'te Türkiye'ye döndü ve hafızalarımızda yer eden o afişleri, posterleri, tasarımları yarattı.Çalışmaları arasında; Atatürk'ün isteğiyle yaptığı 'ALFABE' kitabının kapak tasarımı, çeşitli bankaların tanıtım posterleri, bildiğimiz o meşhur Kulüp Rakısı etiketi ve pek çok reklam afişi var...
Ev Hanımı Anneden Üç Çocukla Yaşamın Nasıl Olduğunu Gösteren 26 Çılgın Fotoğraf
etiket
Amerika'da yaşayan üç çocuk annesi Janet Gorman'a, evde hayatın nasıl olduğuna dair çok fazla soru soruluyordu. O da bu sorulara cevap niteliğinde fotoğraflardan bir derleme hazırladı. Boredpanda'dan derlediğimiz bu fotoğraflarla siz de bu çılgın hayatın nasıl olduğunu göreceksiniz.Annenin kreşe giden beş yaşında bir kızı ve iki yaşında biri kız biri erkek ikizleri var. Bütün çocukların sakin ve sorunsuz olduğu zamanlardaki mutluluğu ve bunun tam tersine evde kaos yaşanan anları yakalamak istedi ve ortaya bu fotoğraflar çıktı. 'Çocuklarımın bu fotoğraflarını yayınladım çünkü anne ve babaların bu konuda yalnız olmadıklarını göstermek istedim. Bütün çocuklar ağlar, mızmızlanır ve ortalığı dağıtır. Çocuklarla geçen günlerin ne kadar çetin olabileceğini göstermeyi seçtim. Her zaman eğlence ve oyun olmuyor. Elbette stres dolu zamanlar da olabiliyor. Fakat bunları asla değiştirmek istemezdim. Çocuklarımı hayattaki her şeyden daha çok seviyorum. Hepsi zeki, eğlenceli ve güzel. Bu fotoğraflar ebeveynliği hiçbir başlığa ihtiyaç duymadan açıklıyor. Birileri sürekli ağlıyor ve ortalığı dağıtıyor. Fakat nadiren de olsa herkesin çok mutlu olduğu anlar oluyor.'
Eğitim Sisteminin Lisanslı Köleleri: Her Stajyer Öğretmenin Yaşadığı Sıkıntılar!
Zaten ülkemizde stajyerlerin durumu malum! 'Para alma, CV'ne yazarsın?', 'Para vermek yerine sana daha kıymetli bir şey yapıyoruz, iş öğretiyoruz!' gibi boş laflarla stajyerlerin yılları çalındı. Ama herhalde ülkemizde stajyerlerin arasında en vahim durumda olanları kuşkusuz stajyer öğretmenlerdir. Ben de eski bir stajyer öğretmen (şimdilerin öğretmeni) olarak, başıma ve çevremdekilerin başına gelenleri sizlerle paylaşmak istedim. Kelebek gibi havaya ufak bir kanat çırpalım, belki 200 yıl sonra fırtına olur :(
Reklam