Tam 15 Sene Geçti: Asla Silinmeyecek Anılarıyla Futbolumuzun Zirvesi 2002 Dünya Kupası

-

Yıllardan 2002'ydi, 90'lardan yeni çıkılmış her şeyin tadı tuzu yerindeydi. Futbolumuz ise dünya standartlarında, hatta zirvesine oynayacak kadar başarılıydı. A Milli Futbol Takımı'nın 2002 Dünya Kupası'ndaki performası, ülkedeki herkesi birbirine kenetlemişti ve rüya gibi bir yaz yaşamıştık. Üzerinden tam 15 yıl geçmişken, gelin o yazı hatırlayalım.

Serüven klasik Milli Takım geleneği olan play-off maçları ile başladı.

2002 Dünya Kupası'na vize alabilmek için Avusturya'yı yenmemiz gerekiyordu. İlk maçta Viyana'da inanılmaz baskılı futbolumuzun ardından 1-0 yenmiştik. İkinci maçta İstanbul Ali Sami Yen Stadı'nda milli takım öyle bir futbol oynuyordu ki, adeta bir sonraki yaz neler yapacağımızın mesajını Kasım ayından veriyordu. Maç 5-0 sona erdi ve Japonya-Kore bileti alınmış oldu.

Kuralar çekildi ve Brezilya'nın olduğu gruba düştük.

Hatta açılış maçını Brezilya ile oynayacaktık. Düşünebiliyor musunuz? Hem dünya kupasına gidiyoruz, hem de Brezilya ile oynayacağız.

Tarihler 3 Haziran 2002'yi gösterdiğinde 1 ay sürecek rüyamız da başlamış oldu.

İlk maçımızda Brezilya'ya 2-1 yenilsek de, oynadığımız oyunla bu kupaya damgamızı vuracağımızın mesajını verdik. Hasan Şaş'ın mükemmel golü hala hafızalarda.

Diğer grup maçlarını tam bir turnuva takımı gibi oynadık.

Kosta Rika ile berabere kaldıktan sonra Çin'i 3-0 yendik ve Brezilya'nın ardından 2. tura çıkma hakkını yakaladık.

İkinci turda rakibimiz ev sahibi Japonya oldu.

Ev sahibi olma avantajı ile Japonya gayet iyi bir futbol oynuyordu; ancak Ümit Davala'nın unutulmaz golü ile Milli Takım 1-0 skorla çeyrek finale yükseldi.

Ümit Davala demişken, o saç stilini hatırlamamak mümkün mü?

Ümit Davala'nın imajı turnuvanın başında konuşulmaya başlanmıştı; ama sonradan attığı bu gol ile hem ülkemizde, hem de dünyanın dört bir yanında birçok çocuğun saçlarını böyle kestirmesine sebep oldu.

Bu golü izleyip de gözleri yaşarmayan bizden değildir.

Uzatma dakikalarında Davala'nın sağ kanattan attığı mükemmel pası gole çeviren İlhan Mansız futbol tarihimize adını kazıdı. Bu turnuvanın yeni kuralı altın gol uygulamasının bir örneği olan bu gol, Türkiye'yi yarı finale taşıdı.

Saçları İlhan Mansız gibi kestirmek ve taramak da ülkenin resmi stili olmuştu.

çocuklar Ümit Davala stilini benimserken, gençler ise İlhan Mansız'ı örnek alıyordu. Sokağa çıktığınızda neredeyse her köşede İlhan Mansız'lar görmek mümkündü. Bu da nasıl bir zafere imza atıldığının adeta kanıtıydı.

2002 Haziran ayının soundtrack'i "Bir Oluruz Yolunda" her yerde çalmaya başlamıştı.

Şarkı bilinçaltımıza öyle bir işledi ki, dinlediğimiz anda 2002 yazına dönebiliyoruz.

Futbol tarihimizin en önemli maçı öncesinde "acaba dünyanın en büyüğü olabilir miyiz?" sorusu tüm Türkiye'de soruluyordu.

Milli Takım gerçekten çok iyi oynadığı oyundan sonra maalesef sahadan 1-0 yenik ayrılıyordu. Hayallerimiz kupayı almaktı; ancak karşımızda dünyanın bir numaralı takımı Brezilya vardı. Kalemize ender gelebildikleri bir maçta Ronaldo'nun unutulmaz golü ile bizi zar zor yenebilmişlerdi.

Kupanın bir ucundan tuttuğumuz turnuvada artık amacımız üçüncülüğü alabilmekti.

Belki turnuva başlamadan önce ikinci tura çıkabilmek bizim için çok iyi bir sonuçtu; ama yarı final sonrasında Hasan Şaş'ın bu üzüntüsü tüm ülkenin ruh halini yansıtıyordu. Ama bu üzüntü çok uzun sürmeyecek, büyük bir gurura dönüşecekti.

Dünya üçüncüsüyüz!

Dünyadaki tüm futbolseverlerin zihnine kazınmış bu maç ile futbol tarihimizin en önemli başarısına imza atmış olduk. Maçın haricinde Kore ve Türkiye arasındaki dostluk görüntüleri tüm dünyaya örnek olarak yansımıştı. Kore seyircisinin açtığı dev Türk Bayrağı her şeyin özetiydi. Türkiye 3-2 kazandığı maç ile 2002 Dünya Kupası'nda üçüncülük madalyasını almış oldu.

Milli Takım Taksim Meydanı'nda milyonlar tarafından karşılandı.

Atatürk Havalimanı'na inen millilerimize alandan, Taksim Meydanı'na kadar milyonlar eşlik etti. O gece meydanda olanlar kalabalığı hatırlayacaktır.

Unutulmayacaksınız...

2002 yılını toplumsal hafızamıza mükemmel bir anı olarak kazıyan Türkiye A Milli Futbol Takımı, hiçbir zaman unutulmayacak.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
engelsizozurlu

hepsini geçtim; o günleri görüp, şunu dinleyip tüyleri dikelmeyen türk var mı? https://www.youtube.com/watch?v=MI2wdFuutcM o yıllar gerçekten hepimiz bir milletmişiz şimdiki gibi değil :( üzüldüm :(

needek

abi ben 96lıyım 6 yaşındaydım hayal mayal hatırlıyorum şu duyguyu bide bize yaşatsalar çokmu şey istiyoz.

needek

musikişinas vitonun yorumda moralimi bozdu haklıdır belki dünya kupası alsak gene hep beraber sevinilcek bi ortam yok

pazz

Türk milli takımına bir de şimdi bakiyorumda alayi artiz para için oynayan zavallilar. Birde başlarindaki o herifle daha çok şampiyona kaçirir bu ülke

musikisinas-don-vito

Terör yokmuş o yıllarda her şeyden önce. 90'lar boyunca yaşanan siyasi kargaşalar, suikastler, sivilleri diri diri yakan terör saldırıları (O terörün adı tabi ki de Pkk), ekonomik krizler... 90'lar boyunca binbir bedel ödenerek amansızca sürdürülen terörle mücadele politikaları sonuç vermiş ve Pkk kayıtsız şartsız silah bırakmıs, üstüne Apo'da kodese tıkılınca oh ballı kaymak. Toplumsal kutuplaşma da en aza inmiş... Sadece futbol değil bir milletin ruhuydu bu turnuva. Korelilerin göz yaşartan dostluk gösterilerinin arasında dünya üçüncülüğü gelince bütün ülke tek yürek sevinebilmiş. O yıllarda yaşayıp da geleceğe ümitle bakmayan yoktur sanırım. Şimdi değil dünya üçüncülüğü, dünya kupası gelse yine o hava yakalanmaz sanırım. Ben o başarıdan ziyade o ruhu özlüyorum galiba.

pascal__21

teşekkürler. adam gibi adam Şenol GÜNEŞ 👍👍👍

Başlıklar

AltınAvusturyaBrezilyaÇinCristiano RonaldoİstanbulJaponyaKoreMilli Takımfutbol
Görüş Bildir