Reklam filmlerinin ve moda çekimlerinin ekrana yansımayan tarafında, saatler süren titiz bir hazırlık ve çoğu zaman sıkı bir güvenlik düzeni yer alıyor. Değeri çok yüksek tutarlara ulaşabilen mücevherler söz konusu olduğunda ise bu düzen, çekimin ışık ve kamera kadar önemli bir parçasına dönüşüyor. Peki ışıltılı takılarla poz veren oyuncuların üzerindeki parçalar gerçekten o kadar değerli mi, bir kayıp yaşanırsa bedelini kim ödüyor?
Set çalışanı Yener Yalçın, bir takipçisinin 'Peki pahalı mücevherler falan gerçek mi, kaybolursa parasını oyuncu mu veriyor?' sorusunu çekim arasında yanıtladı. Yalçın, mücevher reklamı çektikleri sette ürünlerin özel taşıma çantalarıyla ve başlarında bekleyen bir görevliyle birlikte getirildiğini gösterdi.
Peki mücevher çekimlerinde güvenlik nasıl sağlanıyor?
Çekim alanına girmeden önce başlayan bu süreçte ilk adım, her parçanın tek tek kayıt altına alınması. Seri numarası, ayrıntılı tanım ve fotoğraf gibi bilgilerin yer aldığı envanter, olası bir kayıpta hem sigorta şirketine hem de kolluk kuvvetlerine iletilen en temel belge oluyor. Değerli ürünlerin sigortalanması da bu düzenin vazgeçilmez bir parçası. Mücevher sektöründe koruma görevlisi, kilitli taşıma ve kayıtlı envanter gibi önlemler arttıkça sigorta maliyetleri de düşüyor.
Yalçın'ın gösterdiği örnekte ise güvenlik, çekimin planlanma aşamasında başlıyor. Sette kullanılacak parçalar önceden belirleniyor ve yalnızca bu ürünler görevli eşliğinde, özel taşıma çantalarıyla çekim alanına getiriliyor. Çekmeceli çantalar, onlarca parçanın tek tek ve düzenli biçimde saklandığını gözler önüne serdi. Çekim sona erdiğinde ise ürünler aynı yoldan geri götürülüyor.
Kısacası ekranda gördüğümüz parıltılı kareler, perde arkasında oldukça sıkı bir korumanın gölgesinde hazırlanıyor ve kaybolma ihtimali baştan engellenmeye çalışılıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın