Okullarda Yazılı Sınav Sistemi Değişiyor: 10 Sorunun 8'ini Yapay Zeka Hazırlayacak
Milli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci döneminde Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ni devreye alıyor. Nefes'in haberine göre ortaokul ve liselerdeki yazılı sınav sorularının büyük bölümünü yapay zeka destekli sistem hazırlayacak. Sistem iki sınıf düzeyini kapsamının dışında tutuyor. Eğitimci Özgür Bozdoğan ise uygulamanın öğretmenlik mesleğinin özerkliğine zarar vereceğini savunuyor.
Öğretmen yalnızca iki soruyu belirleyecek.
MEB, Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ni 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci döneminden itibaren uygulamaya koymaya hazırlanıyor. Yeni modelde 10 soruluk bir sınavın sekiz sorusunu yapay zeka destekli sistem oluşturacak, geri kalan iki soruyu ise öğretmen kendisi seçecek. Sistem, 16 Ekim'de İstanbul Ataşehir'de Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci'nin katılımıyla tanıtıldı.
Altı sınıf düzeyi sisteme giriyor.
Ortaokullarda 5, 6 ve 7'nci sınıfların Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce dersleri sisteme dahil olacak. Liselerde ise 9, 10 ve 11'inci sınıflarda Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, İngilizce ve felsefe dersleri kapsama giriyor. LGS'ye hazırlanan 8'inci sınıflar ile YKS'ye hazırlanan 12'nci sınıflar uygulamanın dışında tutulacak.
Puanlar sisteme tek tek girilecek.
Açık uçlu soruların da yer alacağı sınavların ardından öğretmenler, öğrencilerin her sorudan aldığı puanı sisteme ayrı ayrı girecek. Böylece soru hazırlama ve sonuçların analiz edilmesi dahil ölçme ve değerlendirme süreçleri dijital ortamda yürütülecek. MEB'in tanıtımına göre soru bazlı puanlar e-Okul sistemine girilecek ve sonuçlar öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilecek. Bakanlık uygulamayla sınavlarda birlik sağlamayı hedefliyor.
Eğitimciler sisteme tepki gösterdi.
Yeni sistem, farklı sosyoekonomik koşullardaki öğrencilerin aynı sorularla değerlendirilmesine yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi. Nefes'e konuşan eğitimci Özgür Bozdoğan, ölçme ve değerlendirme sürecinin her okulun ve sınıfın ihtiyaçlarına göre öğretmenler tarafından belirlenmesi gerektiğini söyledi. Devlet okulları arasında bile önemli koşul farklılıkları bulunduğuna dikkat çeken Bozdoğan, Ankara'nın Mamak ilçesindeki dar gelirli bir mahallede eğitim gören öğrenciyle ekonomik koşulları daha iyi olan bir bölgedeki öğrencinin aynı şekilde değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirtti. Bozdoğan düzenlemeye tepki gösterirken şu ifadeleri kullandı:
'Bu sistem öğretmenlik mesleğinin özerkliğine zarar verir. Öğretmenlerden görüş dahi alınmadı'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın