Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Levent Uysal Yazio: Liderliğin ve Başarının Psikolojisi: Kimler Öncü Kimler Lider Olur?

Anasayfa > Yazio

İnsanlara öncülük etmek için, yanlarında yürü çünkü en iyi liderler varlıkları hissedilmeyenlerdir. Daha az iyisi, insanların hayran olup övdükleridir. Daha az iyisi, insanların korktuklarıdır ve hiç iyi olmayan, insanların nefret ettikleridir. En iyi liderin işi tamam olduğunda, insanların diyecekleri şey şudur; ‘Bunu biz yaptık!’.

-Lao Tzu

Bizler için değişmek, değişime ayak uydurabilmek, konfor alanımızdan çıkabilmek hem bireysel hem de kurumsal anlamda her zaman en zoru olmuştur. Aynılıkta, bilinende güvende hissederiz çünkü belirsizlikler, sürprizler yoktur. Ancak değişim yoksa gelişim de söz konusu olamaz. Konfor alanımızdan çıkmazsak, ilerleyemeyiz ve daha iyiye ulaşamayız. Sanırım bunların hepimiz farkındayız. Peki, buna rağmen ve direniyoruz, bu direnci nasıl kıracağız?

İlk olarak, güvensizlik. Yeni teknolojilerle, ürünlerle, sistemlerle birlikte; yeni belirsizlikler ortaya çıkıyor.

İlk olarak, güvensizlik. Yeni teknolojilerle, ürünlerle, sistemlerle birlikte; yeni belirsizlikler ortaya çıkıyor.

Hem bireyler hem kurumlar, bu değişimin içinde eriyip gitmekten korkuyor ve hareketsiz kalmayı tercih ediyor. Geleneksel yaklaşımlar ve yapılar her zaman daha güvenli olan olarak görülüyor çünkü sürprizsiz. Bireyler ve kurumlar, bu geleneksel yaklaşımlar içerisinde neler yapabileceklerini, ne gibi olaylar yaşanabileceğini, karşılarına neler çıkabileceğini biliyor. Oysa unutulmaması gereken bir şey var, değişim en sonunda bu geleneksel yapıları da ya değiştirecek ya da yok edecek. Süreç içerisinde bu bildiğimiz, güvendiğimiz geleneksel yapılar elenecek. Nitekim, bilinenden uzaklaşmazsak eğer asla zorluklarla karşılaşmayız ve bu da gelişimimizi durdurur. Gelişmeyen ise unutulmaya, başarısızlığa mahkûmdur.

Patronum Mehmet Emin Beyleyiz. Bir gün Afganistan’a gittik. Mehmet beyin eski model bir uçağı var. Paraya kıyamıyor tamir ettirmek için. Bilmem ne kanadında bilmem ne arızası var. İlkel olamayan bir şehre inmek istiyor pilot. Mehmet Bey de indi bindi hesaplıyor. Gider mi gider, Kabil’e indik. 

Afganistancell yapacağız aklımız sıra. Dışarda ateş ediliyor, bizi Amerikan askerleri götürdü Kabil’de gideceğimiz yere. Adamlar geliyor toplantı yapıyoruz ama yani dışarısı savaş yeri. Pilot dedi ki, bilmem ne parçasını bulamadık, ama bir haftaya gelecek parça. Yalnız bir hafta kalsak burada öldürürler bizi.” Ne kadar gider bu şekilde? 200 km. Neyse bindik uçağa pilot soruyor efendim şuraya inelim mi, yok yok geçelim, buraya inelim mi yok yok geçelim. Ankara'ya inelim mi? Yok yok geçelim, derken İstanbul’a geldik. 

“Neden inmedik?” diye sordum. “45 dakika idare ederiz Leventciğim, şimdi Ankara’ya in başka araba bul, 2 saat kayıp,” dedi. İlginç bir adam Patronum.  Neler neler öğrendim ondan? Yatırımcı olarak çok gözü karadır. Bir karar aldı mı hemen yapar. Kimseyle negatif bir iletişime girmez. Heyecanlı bir proje varsa karşısında hemen ona yatırım yapar, hiç kar zar muhabbeti yoktur. Çok pintidir, parayı harcamayı sevmez, kılık kıyafet hiç almaz. Lakin yatırım dendi mi gözleri hiçbir şeyi görmez. Bir adama güvendi mi, hep o adamla çalışır. Hiç başka bir alternatif düşünmez. Kazık yese bile, “Aman boş ver yenisi gelse daha büyük kazık atar, idare edelim,” der. Politik bir adam değildir. Hiçbir şeye boyun eğmemiştir şimdiye dek. Kızına çok düşkündür. Torunu var onunla ilgilenir.  Çok zevki yoktur. Çok çalışır, günde 20 saat. Ama kesinlikle öncüdür.

Bence Taoizmin kurucusu olarak kabul edilen önemli Çin filozoflarından Lao-Tzu’nun bu sözleri, sanırım liderlik kavramını en iyi anlatanlardır;

Bence Taoizmin kurucusu olarak kabul edilen önemli Çin filozoflarından Lao-Tzu’nun bu sözleri, sanırım liderlik kavramını en iyi anlatanlardır;

Lider, her zaman oradadır ama hiçbir zaman asıl odak noktası değildir. İnsanları bir araya getirir, doğru amaçlar etrafında birleştirir ve harekete geçirir. Başarıyı, verimliliği ve yaratıcılığı hedefleyen, vizyonu ve misyonu belirleyen, yol gösteren kişidir ancak işi yöneten kişi değildir; işi yapanları doğru yönlendiren kişidir. Lider ve onu izleyen toplum arasındaki ilişkide bir zorlama yoktur. Bu bağlamda başarı ortak bir başarıdır, herkese aittir.

Bu tanımlamalar artık hepimizin bildiği, üzerine düşündüğünde bulabildiği şeyler. Artık hepimiz patron, yönetici ve lider arasındaki ayrımı yapabiliyor; hangisi olmak istediğimizi, hangisini takip etmek istediğimizi biliyoruz. O halde, burada asıl soru şu olacak: Kimler lider olabilir, kimler nasıl kitleleri doğru şekilde bir araya getirip, başarı odağında buluşturabilir?

Benim tanımlamama göre; her şeyden önce, lider doğal olmalı. Kendini belli zorlamalara, prosedürlere, yasalara, kurallara uyma durumunda hisseden; gücünü bunlardan alan kişi lider olamaz. Lider gücünü, kendini izleyen toplumdan alır. Hem onları birleştirir, aynı amaç etrafında toplayabilir; hem de onları izler, dinler, bilir. Onlardan aldığı gücü; en doğru, en efektif şekilde kullanabilir. Yenilikçidir ve önceden belirlenmiş uygulamalara ve yasaklara bağlı kalmaz. Tüm bunları da belli mecburiyetler çerçevesinde yapmaz. Ne mecbur olduğu için lider konumuna gelmiştir ne de onu takip edenleri mecbur bırakmıştır.

Lider, deneyimlerinden en doğru ve en verimli şekilde öğrenendir. Hatalarına bile değer verir çünkü onlar hayattaki en büyük öğreticilerdir. Lider, hep doğruyu yapacak olan değildir, elbette hatalar da yapacaktır ancak iyi bir lider bu hataları nasıl kullanacağını, onlardan nasıl öğreneceğini, onları nasıl atlatacağını bilen ve bu bildiklerini uygulayan kişidir. Amacı hatalardan kaçınmak değildir; hatalarına rağmen, hatalarıyla beraber ilerleyebilmektir.

Lider yaşadıklarını, deneyimlerini doğru aktarmayı bilendir aynı zamanda. Bilgisini kendine saklayan, kendi bireysel başarısı doğrultusunda hareket edenler, lider olamazlar. Bu aktarım için sahada olmaları gerekir. Makamlarında oturup, kendisini izleyenlerden yaşananları dinlemek yetersizdir. Bu durumda asla başarıya ulaşılamaz çünkü aldığı deneyim her zaman ikincil kalır. Oysa liderin kendisinin de yolda yürümesi gerekir. Takipçileriyle birlikte, onların yanında durmalıdır. 

Gerektiğinde en ön hatta sorunlara göğüs gerecektir, gerekirse de bir adım geriye çekilip takipçilerinin sorunlarla karşılaşmasına izin verecektir. Liderin sahada olması, onun sakinleştirici özelliğiyle de ekibine destek olmasını sağlar. Liderler, panik veya aceleci değildir. Sürecin tamamen farkındadır. O fark ettirmese de, süreç tamamen onun kontrolündedir. Tüm bu liderlik süreci, başarıya ulaşma süreci birliktelikten geçer. Nitekim bir lideri, yöneticiden ayıran en büyük özellik de işte budur.

Lider, hayat boyu öğrenen olduğunun bilincinde olmalıdır. O her şeyi bilen değildir; her an, herkesten öğrenmeye açık olandır. Bilgileri alıp, özümseyip, çarpıştırıp, doğru şekilde yorumlayarak kendine katan ve sonrasında da bunu aktarabilendir. Bir lider, 70 yaşında birinden de, 5 yaşında birinden de öğrenebilecek şeyleri olduğunu kabul eden kişidir. Liderlik sürecinde de, onu izleyenlerle birlikte öğreneceğini bilir ve her bir adımdan en doğru ve en fazla bilgiyi alma amacındadır. Her şeyi biliyorum demek yerine, her şeyi öğrenebilirim demelidir. Kendi kişisel gelişiminin sürekli takipçisi olmalı, sürekli ilerlemeli ve kendini değişen koşullara göre yenilemeli. Değişime ve gelişime açık olmalı.

Tüm bu özelliklere sahip kişi, doğru ve başarılı bir lider olabilir. Bunlar olmadan kişi hem kendi mecburiyetlerine hem de ekibindeki kişilerin onu takip etme mecburiyetlerine takılı kalan biri olarak kalır. Bu da herkesi kapsayacak bir başarıya ulaşmayı imkânsız kılar. Başarı yolunda kaynakların ve bilginin kullanımı doğru şekilde planlanamaz, hatalar öngörülemez ve bazen üstesinden gelinemez, gelinse de öğreti olarak sürece dâhil olamaz.

Tüm bunların yanında, bana göre en önemli özelliği olarak; en doğru lider miras bırakandır, geleceği gören ve gösterebilendir. Kendi söylemleriyle, duruşuyla, giyim ve kuşamıyla bile ileriye ve başarıya dönüktür. Koyduğu vizyon ve misyonlarla, topluma fayda sağlayan kişidir ve bu faydayı kendinden sonra bile devam ettirebilecek olandır. Bilgiye, topluma ve insana değer verendir, bu değeri hissettirendir. İnsanlara dokunan ve kendi hayatına dokunulmasına izin verendir.

Instagram

Twitter

Web

Samsung Data Code
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
11
1
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?