KONDA Genel Müdürü Ağırdır: 'AKP Tabanında Yüzde 10'luk Çözülme Var'

 > 
179PAYLAŞIM

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, “Son araştırmalarda ortaya çıkan temel bulgu, iktidar bloğunun kutuplaştırıcı söylemi AK Parti tabanında bile yüzde 10’luk bir çözülmeye neden oluyor” dedi. Ağırdır, şubat ayında yaptıkları araştırmaya göre, AKP'nin yüzde 30'un altına düştüğünü kaydetti. 

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, KARAR TV canlı yayınında Ahmet Taşgetiren, Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’un sorularını yanıtladı. 

Ağırdır, üç ismin vekilliğinin düşürülmesinin siyasi olduğunu belirterek “İktidar sadece HDP’yi değil, CHP ve diğer partileri de kriminalize etmeye çalışıyor. Eski devlet kodlarına geri dönülüyor” tespitinde bulundu.

"AKP yüzde 30'un altına düştü"

Şubat ayında yaptıkları araştırmada AKP'yi yüzde 30'un altında bulduklarını kaydeden Ağırdır, "AK Parti oy kaybediyor, kaybetmiyor meselesi değil. Çözülüyor, gidecek yer bulamıyor. Yüzde 45’den 30'lara düştü. Bu bir alamettir, ama gidecek yer bulamadı. Su kaynıyor, çayın altı açık, buhara döndüğü gün fark edeceğiz" dedi. 

Ağırdır, “Son araştırmalarda ortaya çıkan temel bulgu, iktidar bloğunun kutuplaştırıcı söylemi AK Parti tabanında bile yüzde 10’luk bir çözülmeye neden oluyor”  değerlendirmesinde bulundu.

"Babacan ve Davutoğlu mindere davet ediyor"

Ağırdır, Davutoğlu ve Babacan'ın kurduğu partiler hakkında şu yorumu yaptı:

 "Davutoğlu ve Babacan’ın partilerinin ölü doğduklarını sanmıyorum. İkisi de Tayyip bey için zorlu rakip olacak. Mücadeleden kaçmıyorlar, ‘Tırsmışlar, vazgeçiyorlar' gibi halleri de yok. Tayyip Bey'in beklediğinden de öte mindere davet etmeye çalışan dil karşısında AK Parti bocalıyor. İki oydan birini AK Parti seçmeninden alacaklar. Her bir puan AK Parti'nin iktidar gücünü etkiler. Futbol jargonu ile müthiş maç oldu ama golsüz bitti diyeceğimiz bir tablo oluşacak. Kimse de ringlerden kaçmıyor."

"Sistemin mimari tasarımı yok"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişin 3. yıldönümünü dün yaşanan sokağa çıkma yasağı tartışmaları ile değerlendiren Ağırdır, Kasım ayında yaptıkları ankette sisteme desteğin yüzde 40 olduğunu, pandemi sürecinde ise şikayetlerin arttığını belirtti. Ağırdır şöyle konuştu: 

“Anlaşılıyor ki sistemin bir mimari tasarımı yokmuş. Yapılan ve geri alınan değişikliklere ve devlet dediğimiz bürokrasinin çalışmasına bakılırsa, iş deneme yanılma ile yürüyor. Siyaset başkanlık meselesini bir kişiye atfederek tartışmışız. Kurumsal yapıların nasıl olması gerektiğini tartışmadık. Çok yüzeydeki gerilimlerle tartışmışız. Özellikle sistemi yürütmek zorunda olan Erdoğan ve ekibi, devasa bir mesele ile karşı karşıya kaldılar. Anladığım kadarıyla kurumsal yapı oturmadığı gibi hala da sistemik tasarım da yok ortada. İnat uğruna yetkilerin bir merkezde toplandığı, bir gecede çıkarılan kararnamelerle işlerin yürütüldüğü bir yönetimin içine düştük. Kurumsal bir yapı tasarlanmış olsaydı geçiş süreci daha kolay atlatılabilirdi.”Yasakları bugün koyup, yarın kaldırmak gibi tartışmaların sistemsizlik ve keyfiyete bağlı yaklaşımın sonucu olduğunu söyleyen Ağrıdır, “Bireyler de bunu görüyor ve anlıyor. Yerel yönetimlerin yardım kampanyalarının yasaklanması gibi gerilimler, sınav tarihinin değiştirilmesi gibi kararlar yüzde 75 oranında insanları rahatsız ediyor” dedi.

"Toplumun üçte biri çalışmadığı zaman akşam ne yiyeceğini düşünüyor"

Son yaptıkları araştırmada toplumun yüzde 29’unun geçim sıkıntısı nedeniyle korona sürecinde evde kalamadığını söyleyen Ağırdır “Ocak ayı itibariyle her yüz kişiden 47’si çalışma hayatında. Bunlardan 9’u de işsiz. Çalışan her 38 kişiden 30’u ise işini kaybederse geçinemeyecek düzeyde. İnsanların elinde bir aylık erzak ya da geçimini temin edecek paraları yok. Yani özellikle korona sürecinde toplumun yüzde 35’lik bir kısmı dışarı çıkmadığı zaman akşam ne yiyeceği sorusunun cevabını düşünmek zorunda” diye konuştu.

"Açıklamalara güven sorunu var"

Korona süreciyle ilgili araştırmamızda insanların tedbirleri bildiğini ama uygulamadığını tespit ettiklerini anlatan Ağırdır şöyle konuştu:

“İnsanların verilen bilgiye, açıklamalara güven sorunu var. Şeffaf davranmak ve insanları kararlara katılmaya teşvik etmek gerekiyor. Yasaklar, önlemler için oylama yapılamayacağına göre sivil toplum kuruluşlarını karar alam süreçlerine dahil etmek gerekir. Bu sadece ülkeyi yönetenler için değil şirketler için de geçerli. İnsanlar dahil olmayınca uygulamaya da yanaşmıyor. Cumhurbaşkanı’nın partili kimliğini öne çıkarması ve kutuplaştırma dili de bunda etkili.”

Yayının tamamını buradan izleyebilirsiniz 🎥

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir