Japonya'dan Kanada'ya! Neden Uluslararası Kadınlar Günü'nü Kutlamaya Devam Etmeliyiz?

-

Ruanda'da kadınların dünyanın en eşit toplumlarından birinin keyfini sürdüklerini biliyor muydunuz? Ülkede 1994 yılında yaşanan kanlı soykırımda binlerce erkek öldükten sonra kadın halk duygusal ve fiziksel yaralarını sardı. Kanlı bir soykırımın küllerinden doğan ülkenin ilginç öyküsü gerçekten örnek teşkil edecek cinsten. 

Peki Uluslararası Kadınlar Günü neyi ifade ediyor, aranan haklar ve talepler dünya genelinde neyi istiyor? Unilad'den sizler için oldukça çarpıcı bir haber derledik.

Kaynak: http://www.unilad.co.uk/opinion/this-is-...

Dünya Ekonomik Fonu'nun Global Cinsiyet Ayrımı raporunda beşinci sırada yer alan Ruanda, İzlanda, Finlandiya, Norveç ve İsveç'ten sonra kadınların yaşam kalitesi olarak beşinci en iyi ülkesi.

Ruanda'da hükümetin %64'ünü kadınlar oluşturuyor.

Aynı raporda İngiltere 20'inci, Kanada 35'inci, ABD ise 45'inci sırada yer aldı.

Batılılar, cinsiyet eşitliği konusunda iyi bir itibara sahiptir, şöyle bir etrafına bakarlar, neşeli bir şekilde başka herkesi küçümseyerek, seçtikleri yolda başarılı bir şekilde ilerleyen kadınları gördüklerini sanırlar.

Kağıt üzerine bakıldığı zaman, çok yakın zamanda ikinci sınıf vatandağlığı tartışılan kadınlar güçlü duruşları sayesinde eşit haklar kazanmış gibi görünüyor.

Öte yandan, genele bakıldığına, kadın ve erkeğin ekonomik ve siyasi katılımı, İngiltere ve Birleşik Devletler'deki sağlık ve eğitim arasındaki uçurum hala ortaçağda sıkışmış olunduğunu kanıtlıyor.

Phillipines, Burundi, Slovenya, Namibya, Güney Afrika ve Nikaragua'dan daha az eşit bir toplumda yaşıyoruz ancak bir kaçını belirtmek gerekir.

Aslında modern sanılan toplumlar Filipinler, Burundi, Slovenya, Namibiya, Güney Afrika ve Nikaragua gibi geri kalmış görülen toplumlardan çok daha düşük bir eşitlik seviyesine sahip.

Dünya Sağlık Örgütü'nün açıklamasına göre her gün 830 kadın önlenebilir doğum komplikasyonları yüzünden hayatını kaybediyor yani diğer bir deyişle her yıl 303.000 bebek sağlık hizmetlerinin eksikliği yüzünden annesiz doğuyor.

Cinsel Tacize Karşı New York Şehri Birliği'ne göre ABD'de her dakikada 1 kadın tecavüze uğruyor.

İngiltere'de çalışan kadınlar bir erkeğe göre ortalama %9.6 daha düşük maaş alıyor. Yani bir kadın 9 Kasım gününden yılın sonuna kadar bedavaya çalışmış oluyor.

Pakistan'da kız çocukları halen okula gönderilmiyor, Gana'da ise genç kızlar okullarda kadın pedi atabilecekleri bir yer olmadığı için okulu terk edebiliyor.

Ayrıca Mısır'da 15 yaşın altında 27.2 milyon kız çocuğunun genital bölgesine bir kesme müdahelesi uygulanmış durumda.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre bir insan hakkı ihlali olarak görülen bu ritüel, günümüze dek 200 milyon kız çocuğuna yapılmış.

Japonya'da binlerce genç kız insan tacirlerinin elinde iş adamlarına pazarlanıyor. Okul üniformalı genç kızlarla seks yapmak bir moda haline gelmiş durumda!

The Economist köşe yazarları Sheryl WuDunn ve Nicholas D. Kristof'un konuyu ele aldıkları kitap "Gökyüzünün Yarısı"nda şu ifadeler yer alıyor;

"Bu yüzyılda karşılaştığımız esas konuları bir düşünün. Güvensizlik ve terörizm, nüfus baskısı, çevresel sorunlar ve iklim değişikliği, açlık ve gelir farklılıkları. 

Bu çok çeşitli problemler için, kadınların güçlendirilmesi cevabın büyük bir kısmını oluşturuyor. En öne çıkan konu ise, genç kızların eğitim alıp küresel boyutta fakirliğin çözülmesinde aktif yer almalarıdır.

Hemen hemen herkes dünyanın her yerindeki kadınların yeterli oranda kullanılmayan en büyük kaynaklardan biri olduğu konusunda hemfikir."

Goldman Sachs'ın bir raporuna göre ise kadının iş gücüne dahil edilmesi iş gücü piyasasının başarısının en büyük etkeni olacaktır.

Dünya Ekonomik Forumu'na göre ise malesef 169 yıl daha, yani 2186 yılında halen seksizm karşıtı protestolara katılıyor olacağız.

Yani küresel ekonomik krizi çözmeye yetecek bir cinsiyet eşitliğini sağlanması oldukça uzun bir zaman alacak. Bu da demek oluyor ki, bu yalnızca kadınları değil bütün dünyayı ilgilendiren bir mesele.

Peki madem eşitlikten bahsediyoruz, 'neden bir Erkekler Günü böyle kutlanmıyor?' diyebilirsiniz.

Cevabı basit! Tarih kitaplarına bakınca erkek cinsinin günlerce, haftalarca, aylarca ve yıllarca hiyerarşinin üst kısmında yer aldığını görebiliyoruz.

Yani Uluslararası Kadınlar Günü aslında bu dengeyi kurma çabasında atılmış adımlardan biri.

Kadınlar yüzyıllardır eşitliğin peşinde koşmak için varını yoğunu ortaya koymuş olsa da, tarihteki 579 Nobel ödülünün sadece 49'unu alabilmiş, Fortune 500'e ise sadece 24 isim sokabilmiştir. 

Yani dünya kadın olmanın gerçekten zor olduğu bir yer!

Kadın Yürüyüşü grubu 8 Mart'ta 'Kadınsız Birgün' sloganıyla genel grev çağrısı yaptı!

Aslında gerçek şu ki, kadınların eşitsizliğe maruz kalması gezegenin tarihinde böyle değildi!

 "Bu s**min bokunu hala protesto etmem gerektiğine inanamıyorum!"

Sosyal ahlak konusu profesörü Cynthia Eller, şöyle açıklıyor;

"Anaerkillik, tarih öncesine, insanlığın başlangıcına uzanan dünya genelinde var olan bir fenomendi. Bu genellikle başka isimlerle anılan anaerkillikler, patriarşik gücün tam zıttı değil, barışın, doğa ile uyumun ve cinsel eşitliğin bir örneğiydi."

Bir kişinin cinsel organlarına dayalı bir kategoriye girmekten ziyade, kişisel hakları açısından değerlendirildiği eski günlere geri dönüyoruz. Ancak hala çok yolumuz var.

"Uluslararası Kadın Günü'nün önemini anlamak için bir kadın ya da bir feminist olmak zorunda değilsiniz - aslında olmamanız için bir sebep de yok. Elbette küresel bir insani kriz oluşturduklarından dolayı bunu yapmanız gerekmesine rağmen, isterseniz yapamayabilirsiniz de.

Eğitimden dışlanmasını istemediğiniz, zor işler için haksız yere az maaş alan, cinsel şiddetten kaçınan, bedensel şiddete uğrayan ya da erkek meslektaşlarınızdan daha az saygı gören genç kadınlara bakmanız yeterlidir. Bizler kadınların dominant olduğu bir toplum istemiyoruz. Sadece eşit bir toplum istiyoruz.

Başka hiçbir şey için olmasa bile, Uluslararası Kadın Günü, dünyanın dört bir yanındaki insanların birbirlerini desteklemek, daha iyi bir küresel ekonomi, daha huzurlu bir dünya ve her yerde daha adil toplumlar için bir araya gelmesi için bir fırsattır." diyor Francesca Donovan.

Kadınlar aslında ne ister!!!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
marvel_1william

Yalnız her bir dakikada bir... İsviçre zaren bir numara ama Amerika'nın Hindistan'ı geçeceğini düşünmezdim. Yazık ya inanamıyorum her altmış saniyede bir bir kadın tecavüze uğruyor resmen

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriCinsellikFilipinlerİngiltereİsveçJaponyaKitapMısırNobelNorveçSlovenyakadınlar
Görüş Bildir