Her Binişte ''Ya İyi de Bu Uçak Nasıl Uçuyor?'' Diyenlere Özel Dünyanın En Uzun Yolcu Uçağı Boeing 747-8 Nasıl Yapılıyor?

-
7 dakikada okuyabilirsiniz

Boeing 747-8 dünyanın en uzun uçağı ve kendi sınıfında en çevreci uçak. Boeing'in medarı iftiharı olan bu devasa uçağın nasıl üretildiğine ve yapım aşamalarına gelin birlikte bakalım. 

Eminim çok ama çok şaşıracaksınız. 😮

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=gnEVajEP...

Washington Seattle'ın kuzeyindeki Everett'da bulunan Boeing Mega Fabrikası, dünyanın en büyük binası.

Mega Fabrika'nın kapıları dünyanın en büyük duvar resimlerine sahip ve Guinness Rekorunu elinde bulunduruyor. Bu fabrika o kadar büyük ki, tüm Disneyland'ı içine sığdırdığınızda yine de otopark alanı açıkta kalıyor. Burası bir fabrikadan da öte, adeta küçük bir şehir olarak tasarlanmış. Kendine özel bir itfaiye departmanı ve Amerika'nın en yoğun kahve dükkanlarından 7'sini bünyesinde barındırıyor. Fabrikadaki işçiler ulaşımlarını sanayi gücüne sahip iki ve üç tekerlekli bisikletlerle sağlıyor. Çoğu çalışanın fabrikanın yerleşim planını öğrenmesi ise aylar alıyor. Öyle ki çalışanlardan biri, 23,5 yıldır burada olmasına rağmen bazen hâlâ karıştırdığını söylüyor.

Dev bir mağaraya benzeyen bu bina o kadar büyük ki, 11 kat yüksekliğindeki çatının etrafında bulutların oluştuğu biliniyor.

Şirketin burada yaptığı her jet için ayrılmış ayrı bir alan var. Şirketin gözdesi olan 747'ye ayrılmış alan ise oldukça büyük. Bu fabrikada yapılan ilk uçak bir 747 Orijinal Jumbo Jet'ti. Kısa bir süre içerisinde tartışmasız göklerin kraliçesine dönüşen 747'nin hakimiyeti, 40 yıl boyunca rakipsiz olarak devam etti. Ta ki 2007'de Airbus A380 onu hem boyut hem de kapasite açısından geçene kadar. Airbus A380, 550 yolcu koltuğuna sahip çift katlı bir uçak olarak tasarlanmıştı.

Boeing, buna karşılık sıfırdan bir uçak tasarlamak yerine, eski Boeing 747'yi baştan aşağı değiştirme kararı aldı.

Boeing eğer eski gözdesini elinin tersiyle itip, yeni bir uçak tasarlamak isteseydi; bu on yıla ve milyarlarca dolara mâl olacaktı. Boeing daha iyi ve çevreci bir jumbo yapmaya karar verdi ve işe koyuldu. 747-8 daha hızlı uçacak, yakıt ikmali yapmadan dünyanın 3'te birini dönebilecek ve kendinden önceki tüm 747'lerden daha çevreci bir yakıt tüketecekti. 747-8'in koltuk başına Airbus A380'den daha az yakıt tüketmesi planlanıyordu.

747'nin asıl hikâyesi 1960'ların ortasında başlıyor.

Jet uçağının icadı ile kıtalar arası uçak yolculuğuna olan talep artmıştı. Başı çeken bir hava yolu şirketi vardı: O da Pan Am'dı. Pan Am, 1965'de daha büyük ve daha uzun mesafe katedebilecek jetlere ihtiyaç duyuyordu. Pan Am, Boeing'in Başkanı William M. Allen'dan 5 bin kilometre katedebilen ve 350 kişi taşıyabilen bir uçak yapılmasını istemişti. Bu da o zamana kadar herhangi bir uçağın taşıdığı yolcu sayısının tam iki katıydı.

Pan Am, eğer bunu yapmayı başarırlarsa, günümüz parasıyla 3.7 milyar dolar değerinde 25 Jumbo Jet sipariş edeceğini söylemişti.

Asıl sorun ise, bu büyüklükte uçağı yapabilecekleri bir fabrikaya sahip olmamalarıydı. Bunun üzerine 1966'da Boeing, dünyanın gördüğü en büyük yapıyı inşa etmeye başladı: Boeing Mega Fabrikasını. Ve dünya üzerindeki ilk 747'yi, 28 ay içinde sıfırdan üretmeyi başardılar.

1968'den bu yana Boeing, 1.400'den fazla Jumbo Jet üretti ve bu jetler toplamda aya 1001 defa gidip gelecek kadar mesafe katetti.

Bu jetlerin hepsi, şu anda olduğu gibi Boeing Mega Fabrikası'nda elle üretildi. Bu fabrikada tek bir robot bile bulunmuyor. Aslında hiçbir parça bu fabrikada üretilmiyor. Burası sadece devasa bir montaj merkezi. Dünyanın dört bir köşesinden gelen parçalar burada toplanıyor. Uçak koltukları Almanya'dan, kanat parçaları Çin'den, flaplar ise Avustralya'dan geliyor. Yeni 747-8, 6 milyondan fazla parçaya ihtiyaç duyuyor. Boeing 747-8'in, 7 tonluk motoru tam tamına 20 milyon dolar.

Bir 747-8'in yapımı, en önemli kısım olan kanat ile başlıyor. Kanat montaj bölümü, fabrikada Jumbo'ya ayrılan bölümün dörtte birini kaplıyor.

Bu kanatlar Boeing'in şimdiye kadar imal ettiği en büyük kanatlar. Her bir kanat, üzerine dört adet, üç odalı evin yerleştirilebileceği kadar geniş. Kanatlar, uçağın uçuş sırasında bütün ağırlığını taşıyor; türbülansa direniyor ve her kanat 58 tona kadar yakıt taşıyabiliyor. Kanadın alüminyumdan derisi iskelete binlerce bağlama cıvatasıyla tutturuluyor. Her bir cıvata hayati önem taşıyor. Burada yapılacak ufacık bir hata bile onlarca cana mâl olacağı için, her bir cıvata iki kere kontrol ediliyor. 440 bin kiloluk Jumbo'yu havalandıracak tek şey ise bu kanadın şekli. Kanatlar havada ilerlerken üzerinde düşük basınç, altında ise yüksek basınç yaratıyor. Bu da uçağa havalanma kuvveti sağlıyor.

Sıra uçağın gövde kısmına geliyor. Gövde birkaç kısım halinde monte ediliyor.

Uçağın gövde kısımları: Kıç, orta ve kambura sahip ön kısımdan oluşuyor. Her kısım panel panel birleştiriliyor. Tüm gövde panelleri yapım aşamasında herhangi bir zarar görmesin diye koruyucu bir yeşil tabakayla kaplanıyor. Birleştirildiğinde o kadar dev ve hantal oluyor ki ancak 34 tonluk bir vinç onu kaldırabiliyor. Dev parçaları fabrika içinde 50 kilometre uzunluğundaki taban rayları üzerinde bulunan toplam 26 vinç taşıyor. Saat gece iki olmasına rağmen Boeing'de kimse uyumuyor. Bu dünyanın en büyük yapısının içinde dev manevralar devam ediyor.

Gövde ve kanatların ardından, Jumbo Jet'in bütünüyle birleştirilme zamanı geliyor.

Uçağın üç ayrı parça halindeki gövdesini bir araya getirmek, Boeing'in yapımında en zahmetli işlerden birisi. Kanatlar uçak gövdesine eklendiğinde neredeyse fabrikanın bütün zeminini kaplıyor. Fabrika duvarıyla kanatlar arasındaki boşluk o kadar az ki, tam tamına 5 cm. Kanatların ayrılıp, fabrika duvarına çarpmasını engellemek için, iki çekme arabasının da aynı anda kanatları çekmesi gerekiyor. 76 metre uzunluğunda ve 68 metre genişliğinde bu Jumbo Jet, kendi görüntüsüne kavuşmaya başlıyor.

Ve sıra devrim niteliğinde dört motorun uçağa takılmasına geliyor.

Boeing, General Electric Şirketine yeni 747'yi adapte etme görevini veriyor. Motorun pervane bıçaklarında ve motor yuvasında kullanılan alaşım maddeler her motoru 180 kilo daha hafif kılıyor. Bunu dörtle çarpınca neredeyse uçağa on yolcu daha alabiliyorsunuz. Daha az pervane bıçağı ve daha az dönüş hızıyla bu, General Electric Şirketinin şimdiye kadar yaptığı en sessiz motor tasarımı. Bu motorlar, daha az çalışarak içlerinden daha az hava püskürtebiliyorlar ve böylece daha az yakıt yakıyorlar.

Bu motorlar 747-8'i saatte bin kilometreyi aşan bir sürate çıkarabiliyorlar. Bu motorlardan sadece biri bile bir B52'nin 8 motorunun toplamı kadar itiş kuvvetine sahip.

7 tonluk tek bir motoru uçağın kanadına takmak dört tane yetişkin fili taşımak gibi bir şey. Motor kanada takılırken milim yerinden oynasa, başları fazlasıyla derde gireceği için oldukça dikkatli olmak zorundalar. Bu devasa motorları kanatlara takmak için sadece sekiz cıvata gerekiyor.

Sıra her devrenin tek tek kontrol edilmesine geliyor. Bu uçak elliden fazla eve yetecek kadar elektriği tek başına kullanıyor.

Uçağın içinde toplam 214 kilometrelik kablo uzanıyor ve hepsi elektronik sistemler bölümünde birleşiyor. Burası uçağın sinir sistemi. Uçak bu sistem sayesinde kontrol ediliyor. Bir şeylerin ters gitme ihtimaline karşılık birden fazla yedek sistem bulunuyor. Ve elektrik bağlanarak Boeing 747-8 çalıştırılıyor. Boeing göklerle buluşmadan önce son bir aşama kalıyor: İç dizayn.

Mega Fabrikanın dev boya atölyesinde yeşil kaplama yıkanarak çıkarılıyor.

Ardından bir astar kat, elle püskürtülüyor. Bunu müşterinin logo renklerine göre birkaç kat boya takip ediyor. Boya yaparken bile oldukça dikkatli olmak zorundalar, çok fazla boya metal yorulmasını gizleyebiliyor. Ayrıca daha fazla boyanın ağırlığı yakıt tüketimini de artırıyor. Tipik bir boyama işleminde kullanılan ise 500 kilo boya. Ve nihayet Boeing'i test etme zamanı geliyor.

Boeing test edilmeden önce, bir dizi zorlu test sürüşünü atlatmak zorunda.

Test sürüşünde pilotlar, uçuşun sınırlarını yolcuların asla göremeyecekleri kadar zorluyorlar. Ardından uçuş yükü tetkiki yapılıyor. Pilotlar aşırı manevralarla, uçağı zorluyorlar. Ardından Boeing, minimum hız koparması adlı zorlu testle yüzleşiyor. Önce yavaş bir şekilde kalkış yapmaya çalışıyorlar, bu da kuyruğun piste sürtünmesine sebep oluyor. Testi geçebilmesi için uçağın bu süratle güvenli bir şekilde kalkış yapabilmesi gerekiyor. Ardından Jet, kanat sarsıntısı testine sokuluyor. Bu test kontrollü uçuş sınırını zorluyor. Ardından havada frenlere basma zamanı geliyor. Ve Boeing 747-8, test pilotlarının onu soktuğu her türlü zorlu sınavı alnının akıyla geçmeyi başarıyor.

Ve nihayet Boeing'in yeni gözdesi 747-8, göklerin hakimi olmaya hazır...

Sizin de 333 milyon dolarınız varsa, kendinize yepyeni bir Boeing 747-8 satın alabilirsiniz. 😅

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
shadow123

Ulen o kadar param olsa bu sitede işim ne amk.

emreyilmas

zenginler hangi siteye giriyor ki canım, benden zenginlerinden bahsediyorsun sanırım merak ettim sadece

kerem-kasigur

şu anki en muazzam teknoloji kesinlikle uçak teknolojisi.

user.

$ 333.000.000,00 = 1.289.109.600,00 TL İyi Para... :S

masterplan

Ayrica kullandigi elektrik 400 Hz

Başlıklar

AlmanyaÇinGuinness Rekorlar KitabıRobotdizi
Görüş Bildir