Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Atatürk’ün Kurduğu İddia Edilen Gizli Bir Birim Hakkında Ortaya Atılan Sıra Dışı İddialar

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

‘İstikbal göklerdedir!’

Atatürk’ün havacılığa verdiği önemi gösteren bu ünlü söylemi duymayan yoktur sanırım, değil mi?

Atatürk hakkında pek çok şeyi bildiğimizi düşünsek de bilmediğimiz bazı şeyler de var.

Bunlardan birisi de genç yaşlardan itibaren özel istihbarat subayı olarak yetiştirilmesi ve birçok ülkede istihbarat görevlerinde bulunmasıdır.

Pek çok ülkede istihbarat toplamak için bulunması çok şaşırtmasa da bilmediğimiz bir şey daha vardır.

Atatürk o ülkelerde en çok havacılıkla alakalı istihbarati bilgi toplamak için bulunmuştur.

Atatürk ve Sultan Vahdettin’in birlikte Almanya’ya bir yolculuk yaptıklarını duymayan kalmamıştır galiba değil mi?

Fakat hemen bu ziyaretin sonrasında hasta olduğunu söyleyerek Viyana’ya geçen Atatürk’ün, bu ziyaret için hastalığı bahane ettiğini ve asıl amacının havacılıkla ilgili, askeri bilim insanlarının karargahlarında, birçok belge ve bilgiyi incelemek olduğunu pek çoğumuz bilmez.

Atatürk’ün bu edindiği bilgi ve belgelerin ışığında cumhuriyetten sonra çok gizli bir birim kurduğu iddia edilir.

‘İstikbal göklerdedir!’ söylemi de bu çalışmaların bir nevi parolasıdır, mottosudur.

Gazi Paşa, Cumhuriyeti ilân ettikten sonra, havacılık sektörüne özel bir ilgi göstermeye başladı.

Edindiği bilgi ve tecrübeleri, bu alanda kullanmaya gayret gösteriyordu. Türk havacılığının gelişmesini, güçlendirilmesini sağlamak amacıyla zaman geçirilmeden gerekli girişimleri başlattı. Bu amaçla, Ankara’nın Hacıbayram semtindeki bir evde, Türk Tayyare Cemiyeti kurularak (16 Şubat 1925) kurumsal anlamda adımlar atılmaya başlandı.

Konu ile alakalı şu notu da burada paylaşmakta fayda var:

insanveevren.wordpress.com

“Devlet Hava Yolları’nın 1953-1954 yıllarında Genel Müdürü olan, Afyon Milletvekili Rıza Çerçel, ‘Atatürk ve Hava Yollarımız’ adlı yazısında bir anısından söz eder: Atatürk, bir yaz gününde Devlet Hava Yolları, Ankara Tayyare Meydanı’nı ziyarete gelmişti.

Ona, alan binası önünde hasır bir koltuk getirmiş; etrafını çevrelemiş; yakın bir gelecekte yapılacak işleri, alınacak uçakları, kurulacak tesisleri uzun uzun anlatmıştık. Atatürk sadece dinliyordu. Bu dinleyişte tunçtan bir heykel sabrı vardı. Nihayet bu mutlu ziyaretin değerli anısını sonsuzlaştırmak için kendisinden bir imzasını rica etmiştik. Uzatılan defteri ve kalemi aldı. Düşünüyordu. Gözleri karşıki ıssız tepelerle, bunların çevrelediği alan boşluğunda bir şeyler arıyor gibiydi, isteksiz bir edâ ile başını önüne eğdi. Elindeki kalemin, kâğıt üzerine mıhlanmış gibi bir hali vardı. Nihayet kalem işler gibi oldu ve kâğıt üzerinde Kemal’in baş harfi olan tek bir K harfi belirdi. Fakat hepsi bu kadardı. Büyük insan atacağı Kemal Atatürk imzasının baş harfi olan K harfini yazdıktan sonra defteri ve kalemi geri verirken: “Şimdilik bir K harfi yeterlidir. Bana vaad ettiğiniz işler yapılıp bitirildikten sonra imzamın geri kalan kısmını tamamlarım” demişlerdi.”

Atatürk’ün söylediği şu ‘’Bana vaad ettiğiniz işler yapılıp bitirildikten sonra imzamın geri kalan kısmını tamamlarım’’ cümlesi, bu teşkilatın varlığının kanıtı olarak kabul edilir.

Özel ve seçkin subaylardan oluşan bu birim, havacılıkla alakalı her türlü bilgi ve gelişmeyi takip ediyor ve çalışmalarını sürdürüyordu.

Bu çalışmalar neticesinde, Osmanlıca olarak, askere özel, az sayıda basılmış havacılık ve gelişmelerle alâkalı – daha sonra birçok nüshası ortadan kaldırılmış- kripto bir yazılı belgede şunlar yazılıydı:

insanveevren.wordpress.com

“İstikbâlde (ilerde) tayyareler öyle ileri gidecek ki, devletlerin ve milletlerin her hareketlerini gözetleyecek, dev gece görüşü teknikleriyle, şehirler ve milletler gece dahi gözetlenecekti.”

Geldiğimiz teknolojide bu tanımlanan aracın adı Heron olsa da, o dönem bu ad kullanılmadığından Anka adı verilmişti.

Bu fotoğraf da, 1922 yılında bir dergide yayınlanan Anka Kuşu, yani Heron.

Anka Kuşu’nun üzerindeki harflere ve sayılara biraz daha yakından bakılacak olursa şu detaylı göreceksiniz:

Bir yerinde : 10

Bir yerinde : T

Bir yerinde : 001

Bir yerinde : AN

Bir yerinde : KA

Bir yerinde yalnız : K

Bunlar birleştirildiği zaman: ANKA 10 T001 K

metni ortaya çıkıyor.

Kısacası Atatürk’ün o dönemlerde söylediği “Şimdilik bir K harfi yeterlidir. Bana vaad ettiğiniz işler yapılıp bitirildikten sonra imzamın geri kalan kısmını tamamlarım”

sözünde verilen vaad yerine getirilmiş ve imza da tamamlanmıştır.

Yukarıdaki harf ve sayıların yan yana yazılmasıyla elde edilen ANKA 10 T001 Kemal Atatürk,

Türkiye’nin kendi ürettiği ANKA’nın seri numarası ile aynıdır.

10 T001 Kemal Atatürk.

Ve Atatürk’e verilen söz tutulmuş, proje hayata geçirilmiştir.

1922 yılındaki ANKA’NIN sağ alt köşesindeki imzaya daha yakından bakarsak eğer:

Atatürk’ün kullandığı 1922 yılındaki imza ile aynı olduğunu görebilirsiniz.

Peki, Atatürk'ün kurduğu bu uçak fabrikalarına ne oldu diye soruyorsanız eğer:

Devrim Arabaları filminden bir bölüm;

Necip: Bir şey sorabilir miyim Latif Bey? 

Latif: sor bakalım 

Necip: Sizce bu otomobili yaparsak ne olur? 

Latif: Hiçbir şey olmaz! 

Necip: Nasıl olmaz? Boşuna mı çalışıyoruz? 

Latif: Sen Ankara'daki kapatılan tayyare fabrikasını duydun mu? 

Necip: Ankara mı? Evet… 

Latif: O fabrika neden kapatıldı biliyor musun? 

Necip: Hayır… 

Latif: Fabrika ATATÜRK'ün emriyle kuruldu. 2. Dünya Savaşı'na kadar 112 tane değişik uçak imal edildi orada… Sonra fabrika kendini geliştirmeye başladı tabi, savaş sırasında da kimse bize uçak, eğitim uçağı vermediği için 185 tane eğitim uçağı yapıldı orada. 

Necip: 185 tane? 

Latif: Evet. Bunları yaptık biz… 1955 yılında, Hollandalılar bize 30 tane uçak siparişi verdi; ama dönemin işletmeler bakanı o siparişleri kabul ettirmedi. Hollandalılar da uçakları İngilizlere yaptırdı. Birkaç yıl sonra da fabrikayı tamamen kapatıp traktör fabrikasına dönüştürdüler. Gündüz ile orada yetiştik biz; çok acı çektik. Çok… 

Necip: Ben, anlayamadım; neden kapattılar? 

Latif: Biz kim, uçak yapmak kimmiş? 

Necip: Eh yapmışsınız işte; başarmışsınız? 

Latif: Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz evlat!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
nedione

Ne çektiysek bu sahte Atatürkçülerin sirf reyting uğruna yaptigi asilsiz haberlerin Atatürk'e zarar vermesinden çektik.

midnight_blue

O uçak fabrikalarını rahmetsiz şerefsiz menderes bir tarafına sokup kaybetmiştir

mehmed-yanik

Ulan aptal herif Sahte Atatürkçü sayfalarında dolaşıp yalan bilgilerle gelmeyin.

mehmed-yanik

Ozamanın Cumhur Başkanı İsmet İnönüdür. Göreve başlangıc tarihi:11 Kasım 1938 ve Görevi bitiş Tarihi:22 Mayıs 1950

mehmed-yanik

Etimesgut Uçak fabrikası 1950 yılında kapanmıştır. Hatta Büyük Teyyareci ve o uçak fabrikasının kurucusu Nuri Demirdağlı İsmet İnönüyle yaptığı okadar görüşme sonrası bile Sonuç alamamıştır.

mehmed-yanik

Sahte Atatürkçü sayfalarındaki kişiler İnönü pisliğinin yaptığı Tüm pislikleri Menderese atmaya çalışmaktaki sizin gibi cahillerde buna hemen kanıyor.

midnight_blue

Kürt menderes senin ananın yakını sanırım?

mehmed-yanik

Gerçekleri Söylemek neden Bu kadar dokunuyor?

serkan-ozcelik

Kardeş istemeden göz misafiri oldum da. En az 200 yıllık geçmişi olan Aydın'lı toprak ağası Menderes ailesini iki dakikada Kürt yaptığını gördüm de Allah rızası için Tarihten uzak dur ya. Film repliklerinden, fotoğraflardan oluşan "son derece akademik" bu yazıya bir de senin teorilerin eklenince ülkeden, insanlıktan, hatta yanlış anlamazsan seninle aynı evreni paylaşmaktan utandım. Ne olur biraz gerçek tarih okuyun be en azından söylediklerinizin uyuşmazlığını fark edebilin diye diyorum bunu...

okabe-rintarou

Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz evlat! Türk sinema tarihinin en vurucu en doğru repliğidir

serkan-ozcelik

Ülke sinema replikleri, diziler, bunun gibi yalan yanlış - gerçeklik payı olmayan öyküler ile tarih siyaset öğreniyor zaten.

ipucu

Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz evlat..

hsndzcn08

paşam yapsın ismet inönü tencere tava fabrikasına dönüştürsün acı gerçek...

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

AfyonAlmanyaAnkaraBilimSavaş
Görüş Bildir