Anadolu’da Çoban Krizi: 80 Bin Lira Maaş ve Sigorta Çare Olmuyor!
Türkiye’nin hayvancılık merkezlerinde son yıllarda benzeri görülmemiş bir istihdam krizi yaşanıyor. Besiciler, sundukları yüksek maaşlara ve sosyal imkanlara rağmen sürülerine bakacak çoban bulmakta büyük güçlük çekiyor. Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesinde 15 yıldır küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan üç çocuk babası Sefa Akbulut, sektörün içinde bulunduğu bu çıkmazı çarpıcı rakamlarla gözler önüne seriyor.
Detaylar 👇
Asgari ücretin çok üzerinde imkanlar bile işçi bulmaya yetmiyor.

Akbulut’un aktardığına göre, bugün bir çobana sunulan şartlar beyaz yakalı pek çok çalışanı kıskandıracak düzeyde. Aylık yaklaşık 80 bin liraya ulaşan maaşın yanı sıra, yeme, içme ve sigorta gibi temel giderlerin tamamı işveren tarafından karşılanıyor. Ancak bu cazip maddi imkanlar dahi gençlerin bu mesleğe yönelmesini sağlamaya yetmiyor. Akbulut, 'Asgari ücretin katbekat üzerinde ödeme yapmamıza rağmen çalışacak kimseyi bulamıyoruz. Mesleği sevdiremedik, herkes daha az zahmetle kazanmanın peşinde,' diyerek toplumsal bir dönüşüme dikkat çekiyor.
Çoban bulunamaması üretim zincirini tehlikeye sokuyor.

Çoban bulunamaması sadece bir istihdam sorunu değil, aynı zamanda gıda güvenliği için de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Besiciler, çoban açığını kapatabilmek için tarladaki işlerini bırakıp sürünün başına geçmek zorunda kalıyor. Bu durum, yonca, saman ve arpa gibi yem bitkilerinin üretiminin aksamasına neden oluyor. İş yükü altında ezilen yetiştiriciler, bakamadıkları hayvanları satmak zorunda kalarak hayvan varlığını azaltıyor. Akbulut, bu kısır döngünün et, süt ve yoğurt fiyatlarını doğrudan yükselttiğini vurguluyor.
Milli kalkınma için üretim şart.

Üretimin durma noktasına gelmesinin ithalatı zorunlu kılacağını belirten Akbulut, dışa bağımlılığın Türkiye’nin artan nüfusunu beslemeye yetmeyeceği konusunda uyarıyor. Hayvancılığın sadece bir meslek değil, bir memleket meselesi olduğunu ifade eden besici, gençlere şu çağrıda bulunuyor:
'Refaha kavuşmamız ve ülke olarak kalkınabilmemiz için üretmekten başka çaremiz yok. Gençlerimiz boş durmak yerine bu işe omuz vermeli. Üretmezsek ne sofradaki fiyatları dindirebiliriz ne de ekonomik özgürlüğümüzü koruyabiliriz.'
Bugün Anadolu meralarında yankılanan bu ses, aslında sofralarımıza gelen gıdanın geleceği için bir imdat çağrısı niteliği taşıyor. Sektör temsilcileri, hayvancılığın yeniden cazip hale getirilmesi için sadece yüksek maaşın yeterli olmadığını, mesleki itibarın ve kırsal yaşam standartlarının da iyileştirilmesi gerektiğini savunuyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın