onedio
4000 Sanat Tarihçisi ve Arkeolog Mezunundan Yalnızca 20'si İş Buluyor
Hatay Arkeoloji Müzesi’ndeki mozaiklerde yapılan vahim restorasyon kültürel mirasın nasıl korunduğunu gündeme getirdi.Kültür Sanat Emekçileri Sendikası Genel Başkanı Hızır İnan’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye genelinde; 12. 280 arkeolojik sit alanı, 266 kentsel sit alanı, 32 kentsel arkeolojik sit alanı, 159 adet tarihi sit alanı, 438’i diğer sit alanları olmak üzere toplam 13. 175 sit alanı ve 97. 142 korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde 194, özel sektör tarafından açılan 197 müze var.Bu sayıya karşın, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde; arkeolog, müze araştırmacısı, sanat tarihçisi, hititolog, antropolog dahil 1003 personel bu işleri yürütüyor.Sendika Başkanı İnan, arkeolog ve sanat tarihçilerinin kendi alanlarında çalışma ortamı bulamadıklarını söylüyor. Türkiye’deki 100’e yakın ‘Arkeoloji ve Sanat Tarihi’ bölümüne yılda yaklaşık 5000 öğrenci alınıyor, yaklaşık 4000 mezun veriliyor. İş bulan mezunların sayısı ise, yılda 10-20 kişi arasında değişiyor.Bu alanda işsizliği azaltacak olan Kültür ve Turizm Bakanlığı, son 10 yılda 227 arkeolog, 100 müze araştırmacısı ve 57 sanat tarihçisi istihdam etti.
10 Kelimede Kahve Tarihi
Her ne kadar kahve Etiyopya'da yemek için kullanılan bir ürün olsa da, 15'inci yüzyıla kadar dünyada hak ettiği şöhreti alamadı. Kahvenin dünyada hak ettiği yeri almasını sufi dervişlere borçluyuz. Ritüellerinde kullandıkları şarap yerine, kahveyi kavurup kullanan dervişler buldukları yöntemle kahvenin yaygınlaşmasına öncülük ettiler. Bugünkü Yemen'de bulunan Mokka şehrinden taşınan kahveler İslam dünyasına yayıldı. Her ne kadar Mekke Emiri 1511 yılında kahveyi yasaklasa da, bu yasak kahveyi çok seven Mısır Sultanı tarafından iptal edilince bir anda bölgede kahve kullanımı patladı. Şimdi dünyanın her tarafında, milyonlarca bordro mahkumu güne ancak 'kahve içerek' başlayabiliyorsa, bu kahve sevdasına öncülük eden dervişleri anmalarında fayda var.
2015 Nisan Ayının En İlginç 10 Arkeolojik Haberi
2015 yılının başından beri Arkeofili.com ekibi olarak her ay derlediğimiz en ilginç arkeoloji haberlerinde sıra Nisan ayında. Bu ay da her zaman olduğu gibi Türkiye’den ve dünyadan, birbirinden ilginç 10 arkeoloji haberini derledik. Haberlerin detaylarını altlarındaki linklerde bulabilirsiniz.Ocak, Şubat, Mart aylarının arkeoloji haberlerine de göz atabilirsiniz.
Hayatıyla, Şifreleriyle Leonardo Da Vinci ve Hakkında Kısa Bilgiler
Ömer Çelakıl'dan bahseder gibi başlasak da Leonardo Da Vinci bir dünya şifre, eğlenmeye çalıştığı pek çok şey ile bu dünyadan geçip gitmiştir.15 Nisan doğumlu olan Leonardo Da Vinci pek çok sırrıyla, bilime olan katkılarıyla halen araştırılmakta olan ve hala ilgi çeken bir insan olarak var olmaktadır. Anatomi ve tabii ki resim, bilim ve sanat adına pek çok çalışma yapmış ve bunlarla ilgili kanıtlar ortaya koymuştur.2 Mayıs tarihinde hayatını kaybeden Leonardo Da Vinci hem bilimsel hem de sanatsal açıdan çok değerlidir.Şimdi onun hayatı ile ilgili sizlere küçük bilgiler vereceğiz.
Antik Çağlardan 10 İlerici Örnek
Her ne kadar modern zamanların modası gibi düşünülse de vejeteryanlık hiç de 'yeni' bir şey değil. Aksine antik çağda da inançları nedeniyle vejeteryan olan birçok insan vardı ve toplumdan büyük saygı görüyorlardı. Örneğin matematik dehası Pisagor'a göre bütün canlıların ruhu bulunmaktaydı ve bir hayvanı yemek yemek için kesmek cinayetten başka bir şey değildi. 'Pisagor dieti'ne göre balık ve her türlü et yemek yasaktı. Üstelik Pisagor bakla yemeyi de yasaklamıştı. Rakının bulunmadığı bu karanlık çağlarda tek başına fava yemenin büyük bir günah olduğunu düşünmesi kadar normal bir şey yok.Onun bakla konusundaki bu asil tutumu sürdürülemese de, et yememesi ve vejeteryan tutumu birçok filozof ve devlet adamına öncülük etti. Ovid ve Plutark, Pisagor dietine övgüler düzdüler, Platon 'Devlet' isimli eserinde mükemmel bir şehirde et yiyen kimsenin kalmaması gerektiğini bile söyledi.
Tarih Boyunca İnsanoğlunun Kullandığı En Akıl Almaz 18 İşkence Yöntemi
etiket
DİKKAT! Rahatsız Edici İçerik!İşkence insanoğlunun belki de keşfettiği en kötü şeylerden biri. Bir insanın diğerine bu kadar fena şeyler yapabiliyor olmasını düşünmek bile iç karartıcı. Ancak eski zamanlardan beri maalesef işkence çok sık başvurulan bir acı çektirme yöntemi olmuş. İşkencenin dünya üzerinden tamamen silinmesini dileyerek sizinle tarih boyunca insanoğlunun kullandığı en acı verici işkence yöntemlerini paylaşmak istiyoruz.
Reklam
8 Milyon Yıllık Fosiller Bilim Dünyasını Heyecanlandırdı
Ahi Evran Üniversitesi (AEÜ) Yüzey Araştırmaları Grubu Başkanı Doç. Dr. Ahmet Cem Erkman başkanlığındaki ekibin çalışmaları sonucunda Anadolu'da 8 milyon yıl önce yaşadığı tahmin edilen maymun, domuz, at, antilop gibi omurgalılara ait fosiller bulundu.
Dünyaca Ünlü 21 Kişinin Muhtemelen Daha Önce Görmediğiniz Fotoğrafları
Herkesin hayatında takip ettiği ünlüler mutlaka vardır. Ya da onlara ait bilgilerin depolandığı internet siteleri. Benim de Twitter'da ilgiyle takip ettiğim 2.5 milyon takipçisi olan History In Pictures adlı hesaptan 20 kişinin fotoğrafını bir araya getirdim. Bonus olarak meşhur Eyfel Kulesi'nin 1888 yılında çekilmiş fotoğrafı da bu galerinin içinde.
Reklam
Para Hakkında Az Bilinen 8 Şey
Avrupa'da ilk kağıt para İsveçliler tarafından 1661 tarihinde tedavüle sokuldu. Ancak bu tarihten tam 700 yıl önce Çinliler kağıt para kullanmaktaydı. Esasında Çinliler resmi olarak kağıt paralar basılmadan önce de kağıt para kullanma alışkanlığına sahipti. O tarihlerde bölgede en çok kullanılan paralar, bakırdan yapılıyordu. Binlerce madeni bakır parayı bir noktadan diğerine taşımak da hem çok riskli bir işti hem de taşıma maliyetlerini arttırmaktaydı. Bu yüzden Çinli tacirler, bu bakır paraları alıyor, üstünde bakır paranın değeri yazan bir senet düzenliyor ve ticarette bu senetleri kullanıyordu. 200 yıl boyunca bu senetler adeta birer kağıt para olarak kullanıldı ancak yaygınlaşması Song Hanedanı'na nasip oldu. O tarihlerde Çin'de bakır kıtlığı başgösterince, tacirler ve devlet kağıt para kullanmanın çok daha mantıklı bir iş olduğuna kanaat getirdiler ve bu uygulamayı başlattılar. Böylece yüzlerce yıl sürecek kağıt para hakimiyetinin de ilk uygulayıcısı oldular.
Reklam
Reklam
TSK'dan 'Çanakkale Geçilmez' Belgeseli
Genelkurmay ATESE Daire Başkanlığınca, Çanakkale Savaşı'nın az bilinen fotoğrafları ile tarihi görüntülerin bulunduğu 'Çanakkale Geçilmez' kısa belgeseli Anadolu Ajansı ile paylaşıldı.Genelkurmay Başkanlığınca paylaşılan fotoğraflar ve hazırlanan 'Çanakkale Geçilmez' belgeseli, 'bir ulusun yeniden doğuş destanı' olan Çanakkale Zaferi'nin hangi şartlarda kazanıldığını gözler önüne seriyor.AA
Çanakkale Savaşı'nın 100'üncü Yılında Atatürk'ün Hatıraları
1914 yılı Kasım ayında Mustafa Kemal Başkomutanlık Vekaleti’ne müracaat ederek cephede aktif bir göreve getirilmek istediğini bildirmiş ancak kendisine 'Sizi Sofya Ateşemiliterliğinizi daha önemli bir görev olarak görüyoruz' cevabı almıştır.Bu sefer Aralık ayında Sofya’dan Başkomutan Vekili Enver Paşa’ya bir mektup yazarak cephede aktif görev alma isteğini tekrar eder: “Vatanın müdafaasına ait faal vazifelerden daha mühim ve yüce bir vazife olamaz. Arkadaşlarım muharebe cephelerinde, ateş hatlarında bulunurken ben Sofya’da ateşemiliterlik yapamam! Eğer birinci sınıf subay olmak liyakatinden mahrumsam, kanaatiniz bu ise, lütfen açık söyleyiniz.” Mustafa Kemal Falih Rıfkı Atay'a o günlerdeki ruh halini şöyle anlatacaktır: “O günlerde neler çektiğimi anlatamam. Gerekirse bir er gibi herhangi bir cepheye katılmaya karar vermiştim. Onun için Sofya’daki evimin eşyalarını, Fethi Beyi arkadaşımla anlaşarak elçiliğe taşıttım. Hemen hareket edebilmek üzere küçük bir bavul hazırladım. Artık evi de bırakmak üzere iken, ‘İsmail Hakkı’ imzalı bir telgraf aldım. İmzanın üstünde, ‘Harbiye Nazır Vekili’ yazılı idi. ‘On dokuzuncu Tümen Komutanlığı’na tayin buyruldunuz. Hemen İstanbul’a hareket ediniz’ Ben bu telgrafı aldığım vakit Başkumandan Vekili Enver Paşa, Sarıkamış Savaşı’nı yapıyordu…”
Reklam
Dünyanın Her Yerinden 1 Tıkla Gelibolu Ziyareti
Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarihi alanın tamamının dünyanın her yerinden tek bir “tık”la ziyaret edilebilmesi için Google ile anlaştı. “Gelibolu 360°” adını taşıyan proje için Google’ın Street View teknolojisinden yararlanıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, projeyle Gelibolu’ya ayak basmadan da zihinsel ve duygusal olarak aynı doygunluğa erişilmesinin sağlanacağını belirtti.Bakan Çelik,“Bilindiği üzere Çanakkale Savaşları’nın 100’üncü yıl dönümünde tarihine yakışır bir anma töreni için Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları ve önlendirmeleriyle bir çalışma başlattık ve gerekli yasayı çıkarıp, Başkanlığımızı oluşturduk. Bu yıl farklı kimliklerimiz ile yeniden bu topraklarda buluşacağız. Ama bu kez aynı cepheden, dünyaya barış mesajı vereceğiz. Yıl dönümü etkinlikleri için yapılan çalışmaların kapsamı geniş ve detaylı tutuldu.Öyle ki artık evrensel bir dil olan, zaman ve mekan sınırı tanımayan sanal dünyayı da devreye soktuk. Hepinizin bildiği gibi Google, ‘Street View’ teknolojilerinden yararlanarak özel koleksiyon hazırlıyor ve ülkelerin doğal-tarihi güzelliklerini, kutsal-anıtsal mekanlarını 360° panoramik bir görüntü aracılığıyla ve 3D kalitesinde ‘online dünyaya’ taşıyor. Bu kapsamda Gelibolu’ya ayak basmadan da zihinsel ve duygusal olarak aynı doygunluğa erişilmesini sağlamak için Google ile ortak bir çalışma yürütüyoruz.
Türkiye'den 10 Eser Daha UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, aralarında Akdamar Kilisesi, Yıldız Sarayı, Aspendos Antik Kenti, Dağlık Frigya, Uzun Köprü ve İsmail Fakirullah Türbesi'nin de bulunduğu 10 kültürel ve doğal varlığın, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girdiğini söyledi.Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dün müjdeli bir haber aldıklarını belirterek, Türkiye'den 10 eserin daha UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer aldığını bildirdi. O eserler şöyle:
Yeniçeriler Hakkında İlginizi Çekecek 14 Bilgi
etiket
Osmanlı Beyliği ilk zamanlarında savaşlarda, tıpkı diğer beyliklerdeki gibi geleneksel 'Gazi' savaşçılarını kullanıyordu. Ancak bu savaşçılar Bey'e değil de emrinde bulundukları Dervişe sadakat göstermekteydi. Bu da ciddi bir güvensizlik unsuruydu. Ayrıca ülkedeki istikrarı da tehdit etmekteydi.
Hasan Sabbah'ın Hayatından 8 Az Bilinen Kesit
Büyük Selçuklu Devleti zamanında yaşamış olan, tarihin eski ezoterik ve batıni örgütü Haşhaşileri kuran ve ölene kadar liderliğini yapan İranlıdır. Tarihteki en gizemli insanlardan biri olarak adı geçer.Tam adı Hasan bin Ali bin Muhammed bin Cafer bin Hüseyin bin Sabbah el-Hamari’dir(1034 – 1124).
Reklam