Cerrahlar, 2 haftalık bir bebeğe yapılması gereken kalp ameliyatı için 3 boyutlu yazıcı teknolojisinden faydalandı.New York’ta bulunan Morgan Stanley Çocuk Hastanesi‘nde bir ilk yaşandı. Oldukça zor ve tehlikeli bir kalp ameliyatını gerçekleştirmek için cerrahlar, minik bebeğin, normalden oldukça farklı gelişmiş olan kalbinin MRI ile taranmış görüntüsünü kullanarak kalbin 3 boyutlu yazıcı ile basılmış bir kopyasını üretti. Bu karmaşık ve zor ameliyat için üretilen kopyalanmış kalpten yararlanan doktorlar, 3 boyutlu yazıcı ile üretilmiş kalp üzerinde çalışarak ameliyat stratejilerini belirledi.Ameliyatı yapan doktorlardan Dr. Emile Bacha yerel medyaya yaptığı bir ropörtajında, “Bebeğin kalbinde görmeye alışık olmadığımız şekilde delikler bulunuyordu. Ayrıca kalbin çeperi de oldukça farklı bir formasyonda görünüyordu” dedi ve ekledi, “Önceden yapılan bu tip ameliyatlarda, kalbi durdurup içine bakar ve ne yapmamız gerektiğine karar verirdik. Bu yeni teknikle, sanki önümüzde tüm ihtimalleri gösteren bir yol haritası var. Bebeğin kalbinde bulunan tüm anormallikleri tek bir operasyon gerçekleştirerek düzelttik.”Bu başarılı ameliyatın gerçekleşmesini sağlayan proje, Connecticut’lı bir yardım kuruluşu olan Matthew’s Hearts of Hope tarafından desteklendi. İlerleyen zamanlarda buna benzer daha fazla operasyonu destekleyeceklerini söyleyen kuruluşun kurucusu Marie Hatcher, “Teknolojinin bu şekilde kullanılmış olması, karmaşık veya bozuk kalp anatomisine sahip bebekler için eski kuralları değiştirecek bir gelişme” diyor ve ekliyor,. “Normalde ameliyatı yapacak doktorun kalbi ilk gördüğü an göğsün kafesinin açılmasından sonra oluyordu. Ancak şimdi durum değişti. Artık ameliyata başlamadan önce kalbin üç boyutlu yazıcı ile üretilmiş kopyası üzerinde planlarını ve stratejilerini belirleyebiliyorlar.”Klasik yöntemlerle yapılan bu tip ameliyatlarda bebeğin veya çocuğun kalbi üzerinde yapılan her türlü işlemin kalbe zarar verme ve geri dönülemez sonuçlara yol açma riski varken, 3 boyutlu yazıcı teknolojisinin sağlık alanında kullanılmasıyla bu risk minimuma indirilmiş oldu. Amerika’da 3 boyutlu yazıcılar ile ilgili bir çok alanda olduğu gibi sağlık alanında da çok ciddi projeler üretiliyor ve çalışmalar yapılıyor. Üniversitelerin araştırmaları bir insan kalbinin “neredeyse” aynısını bu teknoloji ile üretebilmeye başladı. Amerika Savunma Bakanlığı sağlık alanında yapılan bu başarılı projelere ilgi duyduğunu ve bu projeleri yakından takip ettiğini açıklayarak aslında 3 boyutlu yazıcı teknolojisinin insanlığın geleceği için ne kadar önemli olduğunu da doğrulamış oldu.
Meme kanseri, kadınlar arasında en yaygın ikinci ölüm nedeni. Bu kanseri yenmenin tek yolu ise, erken teşhis. Bu nedenle, insanların bu ölümcül kanser hakkında bilgilendirilmesi gerekiyor. Düzenli olarak doktor kontrolüne gitmek, erken teşhisin kilit noktası. Amerika Birleşik Devletleri'nde, ekim ayı 'Meme kanseri hakkında farkındalık yaratma ayı' olarak belirlenmiş. Bu fırsattan yararlanarak, biz de, ülkemiz insanlarını bu konu hakkında bilgilendirmek ve bir farkındalık yaratmak istedik. Konu hakkında birbirinden yaratıcı ve ilginç 15 çalışmanın derlendiği bu galeri, umuyoruz ki Meme kanseri hakkında az da olsa bir farkındalık yaratır.
Hilton'lardan olmanın güzel bir şey olduğu yıllar içerisindeyiz. Geçen sene şirket, 2006 yılında satıldığı Blackstone adlı yatırım şirketi tarafından halka arz edildi ve 2.35 milyar dolarlık gelirle tarihin en değerli oteli oldu.Bu ay içerisinde şirket New York'taki Waldorf Astoria Oteli'ni Çinli bir sigorta şirketine göz kamaştırıcı bir bedelle 1.95 milyar dolara sattı.Ek olarak da Paris Hilton artık bir DJ olarak anılmaya başlanıyor. Bu çok büyük bir başarı öyküsü fakat tabi ki birden ortaya çıkmış bir durum değil. Hilton ailesinin bir marka olması yıllar içerisindeki hanedanlığın bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Gelin bu masalsı başarı öyküsüne beraber bakalım.
Yüksek tansiyon, tükettiğimiz gıdalarla yakından ilgilidir ve dengeli beslenme ile kan basıncı düşürülebilir. Tansiyonu düşürmek için sebze ve meyvelerden yardım alabilirsiniz ancak buna ek olarak tuz tüketimini sınırlandırmalı ve eğer tansiyonunuz tehlikeli boyutlarda yüksekse alkol ve sigara tüketimini kesinlikle bırakmalısınız. Ayrıca, hareketsizliğin fazla kiloya ve fazla kilolarında yüksek tansiyona neden olduğu bilinen bir gerçektir. Bu nedenle kendinize düzenli egzersiz programı belirleyerek kalp ve damar sağlığınızı korumak adına önemli bir adım atabilirsiniz.Tansiyonu Düşüren SebzelerÇiğ sebze bakımından zengin olan diyet listelerinin yüksek tansiyon değerlerini normale çektiği biliniyor. Günde 2-3 kase sebze yemek (sossuz, az yağlı ve az tuzlu) özellikle hipertansiyon hastalarına verilen ilk beslenme önerisi. Ayrıca yeşil yapraklı sebzeleri buharda pişirerek veya haşlayarak sıcak yemek olarak da tüketebilirsiniz. Fazla pişirmenin ya da kızartmanın sebzenin besin değerini düşürdüğünü unutmayın.Yapraklı Sebzeler: Ispanak, marul, lahana, pazı ve diğer yapraklı yeşillikler yüksek oranda lif ve mineral içerir. Bu tip sebzelerin düzenli olarak tüketilmesi damar tıkanıklığı riskini azaltır ve tansiyonun düşmesine yardımcı olur.Kudret Narı: Sitrulin olarak adlandırılan amino asit için iyi bir kaynak olan kudret narı tansiyonu düşürmek için oldukça etkili bir sebzedir.Kereviz: Kerevizdeki “phthalides” adlı fitokimyasal, arter çeperindeki kas dokusunu rahatlatarak kan basıncının düşmesine yardımcı olur.Havuç: Beta-karoten ve potasyum bakımından zengin olan havuç kalp hastalıkları riskini azaltmak ve tansiyonu düşürmek için önerilen sebzeler arasında yer almaktadır. Havucu çiğ olarak veya maydanozla veya nane birlikte suyunu sıkarak düzenli olarak tüketebilirsiniz.Domates: Tansiyonu düşürmeye yardımcı olduğu bilinen A, C ve E vitaminlerini içeren domates aynı zamanda iyi bir kalsiyum ve potasyum kaynağıdır. Domateste bulunan “likopen” kötü kolesterolün damar çeperinde birikmesini engelleyerek damar tıkanıklığa karşı koruma sağlar.Tansiyonu Düşüren MeyvelerBirçok temel besin değerini içeren, vitamin ve mineraller bakımından zengin olan meyveler, yüksek tansiyonun kontrol altında tutulmasında önemli birer yardımcıdır.Kuru Erik: Potasyum bakımından zengin olan kuru erik çok az miktarda sodyum içerir ve yüksek tansiyonu olanlar için ideal bir atıştırmalıktır. Potasyum, kan damarlarındaki pıhtılaşmayı önleyerek kan akışının düzenlenmesine yardımcı olur.Kavun: Potasyum ve kan basıncını düşürmeye yardımcı magnezyum içeren kavun tansiyonu düşürmek için önerilen meyveler arasındadır. Kavun ve karpuz damar sertleşmesi riskini azaltmak için yenebilir.Yabanmersini: Yabanmersini, çilek ve ahududu C vitamini, potasyum, besin lifi ve antioksidanlar bakımından çok zengindir. Bu özellikleri ile damarlarda plak oluşumunu riskini azaltırlar.Muz: Potasyum bakımından oldukça zengin olan ve çok az miktarda sodyum içeren muz kan basıncı düzeyini normal değerlerde tutabilmek için önerilmektedir. Günde 2 adet muz yemek yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olabilir.SAĞLIK VE GIDALAR HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN : Sağlık ve gıdalar hakkında bilgiler
Sıkıntı dolu yaşamımızda zaman zaman insanın üzerinde bir çökkünlük hissi olabilir. Bu sıkıntılar gelip geçici olduğu sürece önemli değildir. Sorun hayata ilişkin sorunların olması değil bu sorunların insan ruhaniyeti üzerinde etkisinin kısa süreli ya da uzun süreli olmasıdır. Eğer uzun süreli olarak kendinizi umutsuz, mutsuz ve hüzünlü hissediyorsanız depresyona girdiğinizi söyleyebilirim.Depresyon özellikle büyük hayal kırıklıklarından sonra ortaya çıkmaktadır. Kişi çoğu zaman depresyona girmeyi normal bir durum olarak kabul etmektedir. Bu hastalığın vücuda yerleşmesinin en önemli sebebi bu durumun gelip geçici olduğunun düşünülmesidir. Hastalık çoğu insanın gözünde tehlikesiz masum sıradan bir hastalık olarak görülmektedir. Hal böyle olunca bu hastalıkla mücadele konusunda insan pasif kalmaktadır.Depresyon hastalığı 100 insanın 15 inde görülen bir hastalıktır. Birçok insan depresyon hastalığı ile birlikte yaşamaktadır. Bu hastalığın en önemli etkisi insan psikolojisini olumsuz etkilemesidir. Bu hastalık öldürmeyip süründürmektedir. Öldürmeyen hastalıklar her zaman insanlara şirin görünen hastalıklar olmuştur.Depresyon belirtileri şunlardır.1-Kişi kendini sürekli mutsuz ve boşlukta hisseder.2-Cinsel ilişkilerde haz alamama3-Huzursuzluk, çabuk irkilme, aşırı ağlama4-Çok az ya da aşırı uyuma5-Aşırı kilo alma ya da aşırı kilo kaybı6-Dikkat toplamada zorlanma7-Sık sık intihar etme düşünceleri8-Enerji azalması sonucu kişide oluşan yorgunlukDepresyon tedavi yöntemleri1-Psikoterapi tedavisi: Bu yöntem ilaç tedavisi ile birlikte kişiye psikolojik telkin yapılır.2-İlaç tedavisi: Antidepresan ilaçları kullanılır3- Elektrokonvülsif tedavisi: Ağır düzeydeki depresyon hastalarına uygulanan yöntemdir.
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Hepimiz hayatımızın nasıl olacağını hayal ederek büyüdük. Evlenecek miyiz? Çocuklarımız olacak mı? 30 yaşında nerede olacağım? gibi sorular her zaman aklımızı kurcaladı. En çok yapmak istediklerimizi erteleyip, onları hiç gerçekleştirememekten ve pişman olmaktan korkuyoruz. Hepimizin amacı hayalimizdeki erkeğe kavuşup mutlu bir hayat yaşamak. Bazen ilişkimize kendimizi kaptırıp, çevremizi ailemizi ve en önemlisi kendimizi ihmal edebiliyoruz. Daha sağlıklı kararlar vermek ve mutlu bir hayata emin adımlarla yürümek için, işte evlenmeden önce yapmanız gerekenler…Yaz aşkı yaşayın! Yaz aşkı hatıraların en güzelidir. Sorumluluktan ve hayatın gerçeklerinden uzak tatil günlerinde kısa, eğlenceli bir aşk yaşayın. Pişman olmayacaksınız!Sevgilinizle tatile çıkın. Hiç ayrılmamak üzere hayatlarınızı birleştiriyorsunuz ama hiç bütün bir haftasonunu birlikte geçirdiniz mi? Birlikte yaşaması zor biriyle mi evleneceksiniz? Bunları öğrenmek ve birbirinizi daha iyi tanımak için tatile çıkın.Bütçe planlaması yapın. Bekarlık borçlarınızı müstakbel kocanızın üzerine yıkmayın. Zaten düğün masraflarınızı ödemekle meşgul olacaksınız. Bu nedenle kendi borçlarınızı kendiniz kapatın.Yemek yapmayı öğrenin! Sadece evlendikten sonra birinin özel aşçısı olacağınız için değil, eve gelen misafirlerinize kendi yaptığınız kurabiyeleri ikram edebilin diye, kolay birkaç tarif öğrenin. İleride kocaman bir aileyi aç bırakmak istemezsiniz değil mi?Kendiniz için para harcayın! Henüz sadece kendi sorumluluğunuzu taşıyorken ve maddi olarak kimsenin sorumluluğu üstünüzde değilken pahallı bir çift ayakkabı almanızın kime zararı olur ki?Ailenizle tatile çıkın. Anneniz, kuzeniniz, kız kardeşiniz. Kim olduğunun bir önemi yok. Kendinize yakın hissettiğiniz birileriyle düğün öncesi ufak bir tatile çıkmanız sizi etrafınıza ördüğünüz kozadan çıkaracak ve herşeye daha sağlıklı yaklaşmanızı sağlayacaktır.Sevgilinizle büyük bir kavga edin ve barışın. Sorunların üstesinden gelebimeniz ilişkinizin gücünü gösterir. Hayatınız boyunca birçok tartışma ve sorunla karşılaşacaksınız. Bir çift olarak bunların üstesinden nasıl geleceğinizi bilmek önemli.Birini terk edin! Bu hoş bir tecrübe olmayabilir ama hayatınızda iyi gitmeyen birşeyler olduğunda olaylara müdahale etmeyi bilmelisiniz. Evliliğinizle ve eşinizle ilgili sizi rahatsız eden bir konuya “dur” demeyi de bilmelisiniz.En büyük korkularınızdan biriyle yüzleşin. Hayatınız boyunca hiç yalnız kalmamak için evleniyor olsanız da tek başınıza kalacağınız durumlar da olacaktır. Bu durumların üstesinden gelmek için yapmaktan çekindiğiniz birşeyi tek başınıza yapın!Etiketler:aşkevlenmeden önce bunları yapınevlenmeden önce yapılması gerekenlerevlilikilişkilerkadınkadın erkek ilişkisikadın sitelerikadınlarkızkızlarkızlara dair herşeymutlu ilişkioyun oyna
Herkesin hayali, gerçek aşkını bulup, bir ömür boyu birlikte mutlu, mesut şekilde yaşamaktır. Ancak bazen karşımızdaki insandan ya da kendimizden tam olarak emin olamıyoruz, ”Acaba gerçek aşk mı” diye sorgularken bulabiliyoruz kendimizi… BU gibi durumlarda kafanızdaki soru işaretlerinden kurtulmanızı sağlayacak ip uçları hayat kurtarıcı niteliğinde olabiliyor. İşte gerçek aşkın 20 göstergesiBirbirinize bıkmadan, usanmadan Seni Seviyorum demenizBirbirinizi her haliyle beğenmenizEski sevgililerin artık hayatınızda bir önem teşkil etmemesiBirbirinizden haber alamadığınızda sinirlenmek yerine endişelenmenizBirlikte yemek yapmak, bulaşık yıkamak gibi işlerde bile eğlenmeyi başarmanızBirbirinizin her türlü sorunu ile kendi sorununuz gibi ilgilenmenizİlginizi çekmeyen konularda dahi birbirinizi dikkatle dinlemenizPartnerinizin, tüm hayallerinizde yer almasıDinlediğiniz şarkılarda ya da izlediğiniz filmlerde hep aklınıza partnerinizin gelmesiÇevrenizdeki kişilerin birbirinize iyi geldiğinizi ve olumlu yönde biribirinizi değiştirdiğinizi söylemesiSaç şekli gibi birbirinizdeki en ufak değişiklikleri bile hemen farketmenizSosyal medya sitelerindeki şifrelerinizi bildiğiniz halde, kontrol amaçlı hesabına girmemenizKayıtsız, şartsız birbirinize güvenmenizEvlilik hayalleri kurmaya başlamanızOnsuz yaptığınız aktivitelerden eskisi kadar zevk almamanızDurup dururken birbirinize küçük hediyeler almanızSaklamaya çalışsalarda çiftlerden birinin canı sıkkın olduğunda, diğer tarafın hemen farketmesiOnun yüzünden eğtim ya da kariyerinizi engellemenizi istememesiÖzel günlerinizi unutmuyorsanızBeraber vakit geçirirken kendinizi huzurlu hissetmenizEtiketler:aşkaşk ilişkileraşkın hallerierkekerkeklergerçek aşkın belirtilerigerçek aşkın göstergesigerçekten aşıkmıyımilişkilerkadınkadın erkek ilişkisikadın sitelerikadınlarkızkızlarkızlara dair herşeymutlu ilişkitepe
Bazıları, onlara tutku dolu gözlerle baktığını söyledi. Bazıları ise seslerinin kendilerini baştan çıkardığını söyledi. İşte o baştan çıkaran güzel ve seksi kadınlar !İÇİNİZDEKİ MARILYN MONROE’YU ORTAYA ÇIKARIN!Marilyn Monroe, ilk gençlik yıllarından itibaren, erkeklerin üzerindeki gücünü keşfetmeye başlamıştı. “Onların beni öpmek, bana sarılmak istemesinin suçu bendeymiş. Bazıları, onlara tutku dolu gözlerle baktığımı söyledi. Bazıları ise sesimin kendilerini baştan çıkardığını söyledi. Bir kısmı ise onları yere yatıran titreşimler yaydığımı iddia etti” sözleri günlüğüne yazdığı erkeklerle ilgili itiraflardan sadece biriydi.Hem arzulu bir kadın hem de masum bir kız çocuğu olunMarilyn Monroe, sanki benliğinin bir bölümü cinsellik çığlıkları atarken, geri kalanı bunun farkında değilmiş gibi saf ve utangaçtı. Bu çelişki erkeklerin başını döndürüyordu. Bir kadının hem korunmaya muhtaç hem de cinsel açıdan heyecan verici görünmesi erkeklerin en büyük fantezisidir.Marilyn Monroe, ses tonunu, küçük bir kız ile vamp bir kadın seslerinin karışımına kadar alçaltıyordu.ONLARI KLEOPATRA GİBİ DİZE GETİRİN!Romalı yazar Dio Cassius, “Kleopatra, kişiliği ve konuşmasıyla en soğuk ve en kararlı düşmanını bile baştan çıkarabilirdi. Sezar da onu gördüğü ve sesini duyduğu anda büyülenmişti” diyor.Ondan üstün olduğunuzu düşündürünKleopatra, Sezar’la sohbetlerinde soyundan geldiğini iddia ettiği Büyük İskender’den söz ederdi. Bu da Sezar’ın kendini daha aşağıda hissetmesine ve erkekliğini kanıtlama konusunda hırslanmasına neden olurdu. Siz de onun kendini eksik hissetmesine yol açacak konuları açın.Yaşamının sıkıcı olduğunu ona gösterinKleopatra, Marcus Antonius’u tavlamak için de, onu Mısır’da ziyafetlerle karşıladı; türlü eğlenceler sundu ve Mısır yaşamının Roma yaşamından en azından eğlence konusunda daha üstün olduğunu ona sergiledi. Siz de ona yaşamının sıkıcı ve ilginç olmadığını düşündürün.TANRIÇA AFRODİT OLABİLİRSİNİZ!Afrodit, cinsel yönü çok gelişmiş, inanılmaz derecede özgüvenli, bitmek bilmeyen zevkler ve biraz da tehlike sunan kadınların en ünlüsüdür. Bu yüzden, bu efsanevi kadın, diğer tüm kadınlar için iyi bir örnek olacaktır.Afrodit gibi gözlerinizle konuşunİşin anahtarı, bakışların kısa ve delici olması ve ardından başka yöne çevrilmesidir. Gözleriniz arzunuzu anlatırken, yüz ifadeniz sakin olmalı. Gülümsemeyi, gülümsemek yarattığınız etkiyi yok eder. Kadınlar da, hayatın her alanında erkek gibi yaşıyorlar.Tehlikeyi çağrıştırınGünümüz dünyası, erkekler için daha az macera içeriyor. O yüzden erkeklere genlerinde ihtiyaç duydukları tehlikeyi sunun. Dengesiz olun, açık olmayın. Bu hem onları heyecanlandıracak hem de içinizi okuyup zayıf yönlerinizi görmelerini engelleyecektir.Güvendiğiniz fiziksel özelliklerinizi kullanınHer kadın fiziksel özelliklerini ön plana çıkaracak kadar kadınsı ve özgüvenli değildir. Giysileriniz cinsellik çığlıkları atmasın, ama vücudunuzun güvendiğiniz ve karşınızdakinin hayal gücünü harekete geçirecek bir bölümünü sergileyin.JOSEPHINE GİBİ BİR NAPOLEON FETHEDEBİLİRSİNİZ!Napoleon, karısı Josephine’i o kadar çok seviyordu ki, İtalya’da savaştayken, ona pek de sık mektup yazmayan Josephine’in yanına dönebilmek için savaşı erken bitirmeyi bile göze almıştı. Napoleon adeta Josephine için yaşıyordu.Kolay teslim olmayınJosephine, önce bakışları ve davranışlarıyla Napoleon’u kendine çekti; istediği etkiyi yaratınca da, kendini geri çekerek Napoleon’un peşinden gelmesini sağladı. Siz de kontrolü ona vermeyin, ilgisini yitireceğinden korkarak ipleri ona kaptırmayın.Kıskançlık yaratınJosephine’in bir aşığı olduğu dedikoduları Napoleon’u Josephine konusunda daha da hırslandırıyordu. Siz de üçüncü kişilere ilgi gösterin, kurbanınıza belki de onunla sandığı kadar ilgilenmediğiniz sinyalini gönderin.Aklınızdan neler geçtiğini belli etmeyinJosephine, Napoleon’a gözünü çok önceden dikmişti. Ama neyin peşinde olduğunu hiç hissettirmedi. Siz de dolaylı yaklaşın, tehdit edici görünmeyin, bırakın siz ağlarınızı ustalıkla örerken, o sizi tavladığını sansın.Mahmure
Kadınların bir erkekte aradığı özellikler muhakkak ki kadından kadına değişkenlik gösterebiliyor. Ancak bazı özellikler var ki, tüm kadınların dikkatini çekiyor. Bu özelliklerin ne olduğu hakkında daha fazla şey öğrenmek ister misiniz?SES TONU Tok sesli, erkeksi bir sese sahip olan erkekler, kadın zihninde güvenle özdeşleştiriliyor. Dahası, karizmatik de bulunuyor. Öyle, dublaj sanatçısı gibi bir sese sahip olmanız gerekmiyor ama sesinizi doğru kullanmaya çalışmanın belki bir yararı olabilir. Sonuçta, Barry White gibi bir sese sahip olmayı kim istemez ki…KUSURLAR Kadınlar, bebek suratlı, temiz yüzlü erkekler yerine; yüzünde belirgin bir yara izi taşıyan erkekleri tercih ediyor. Zira bu izi; o erkeğin, cesur, mücadeleci, atak olduğuna yorumluyorlar. Kimse kusursuzu aramıyor. Yani artık, saçınızla kapatmaya çalıştığınız, kaşınızdaki dikiş iziyle gurur duyabilirsiniz.GÖRÜNÜM Bunu bilmek sizi ne kadar memnun eder bilmiyoruz ama, yapılan araştırmalara göre, kadınlar artık maço görünümlü erkeklere bayılmıyor. Asthon Kutcher gibi dolgun dudaklı, elmacık kemikleri çıkık, feminen erkekleri beğenenlerde artış görülüyor. Yani artık, daha erkeksi görünmek için sakal bırakmanıza gerek yok.ESPRİ ANLAYIŞI Trafikte homurdanan, kolayca öfkelenen erkeklerdenseniz, kadınlar nazarında ilgi görmeniz zor… Çünkü kadınlar, neşeli, esprili, hayata pozitif tarafından bakan, uzlaşmacı erkeklerden hoşlanıyor. Bu tarz bir erkeğin, hoşlandığı kadını prenses gibi el üstünde tutacağına, incitmeyeceğine inanıyorlar ve o erkeklere şans veriyorlar.RENKLER Kadınlar artık rengarenk olmaktan utanmayan erkeklerden hoşlanıyor. Özellikle kırmızı renk, kadınlar tarafından çekici bulunuyor. Yani, kırmızı polo tişörtlerle ortalıkta boy göstermenin tam vakti!Etiketler:aşkaşk ilişkiçekici erkekçekici erkek özellikleriilişkikadın erkekkadın erkek ilişkilerikadın erkek ilşkisikadın sitelerikadınları çeken erkek özelliklerikızlara dair herşeytepe
ANTALYA Eğitim Araştırma Hastanesi'ne ebolalı olduğu şüphesiyle bir hastanın getirileceği bilgisi üzerine acil serviste hareketli saatler yaşandı.Cinsiyeti, kimliği ve milliyeti açıklanmayan yüksek ateşli hastanın ebola olabileceği şüphesi üzerine hastaneye hazırlıklı olmaları yönünde bilgi verildi. Bunun üzerine acil servisteki hastalar başka servislere alındı. Acil servisteki hastane personeli ise yüzlerine maske takarak, önlem aldı. Hastanın ambulansla havalimanından hastaneye sevk edileceği belirtildi.Yusuf ÜNAL / ANTALYA (DHA)
Dünya Sağlık Örgütü, Nijerya’da 42 gündür yeni Ebola vakasının görülmediğini ve ülkede salgının sona erdiğini açıkladı.Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Nijerya temsilcisi Ruiz Vaz, başkent Abuja’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Vaz, ülkede 42 gündür hiç yeni Ebola vakasının tespit edilmediğini duyurdu. Nijeryalı temsilci, 'Nijerya, Ebola'dan temizlendi, bu bir başarı hikâyesidir” dedi.Ebola’nın durdurulabileceğinin kanıtlandığını söyleyen Vaz, “Yalnızca bir savaşı kazandık. Savaş ise tüm Batı Afrika Ebola’dan temizlenince sona erecek” diye konuştu.Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu Nijerya temsilcisi Samuel Matoka da ülkenin Ebola virüsüne hazırlıklı olmamasına rağmen hükümet birimlerinin ve uluslararası komitelerin çabasının muazzam olduğunu söyledi.Matoka, Nijerya’daki başarının sebebini tüm şüpheli vakaların en kısa sürede bulunarak, en çabuk şekilde gözlem altına alınması olarak açıkladı. Matoka, böylelikle ebola şüphesi taşıyanların daha fazla kişiyle temas edilmesinin de önüne geçildiğini belirtti.Yedi kişi öldüNijerya’da Temmuz ayında kaydedilen ilk Ebola vakasından bu yana yedi kişi hayatını kaybetti. Toplamda Ebola virüsüne yakalananların sayısı ise 19. Ülkede yüzlerce kişi, virüs bulaşanlarla temas ettikleri gerekçesiyle gözlem altına alınmıştı.Nijerya'da 20 Temmuz'da kaydedilen ilk Ebola vakası, Liberya’nın başkenti Monrovia'dan ülkeye gelen Liberyalı diplomat Patrick Sawyer olmuştu. Sawyer, 24 Temmuz'da Lagos'da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmişti. Nijeryalı yetkililer, virüsün yayılmasını engellemek için ulusal acil durum ilan etmişti.Vücut sıvılarıyla çok hızlı şekilde bulaşan Ebola, üç Batı Afrika ülkesi Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 4 bin 546 kişinin ölümüne yol açtı.Henüz kesin bir tedavisi olmayan hastalığın belirtileri halsizlik, ateş, kas ağrıları, kusma, ishal ve kanama. 21 gün kuluçka süresi olan virüs, kan ve vücut sıvıları dâhil yakın temas yoluyla bulaşıyor.Kaynak: Reuters, AA, WHO
Fotoğrafçı Ed James, zararsız gibi görünen ancak, aslında cinayet vakalarında silah olarak kullanılan sıradan, cansız nesnelerin fotoğraflarını çekmiş.
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, Kütahya’da 24 saat açık olan barların şehri kirlettiğini söyledi ve ‘Anadolu’yu üniversiteler bozuyor’ dedi.Daha önce öğrenci değişim programı Erasmus’un “cinsellik peşinde koşturan ‘ahmaklar sürüsü’ yetiştirme projesi” olduğunu söyleyen Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan ODTÜ, Boğaziçi ve Bilkent üniversitelerinin yıkılması önerisinde de bulunmuştu.
Üçüncü bir göz kapağımız olduğunu, çok eski zamanlarda cinselliğe ilişkin iletişimi sağladığımız 'Jacobsen Organı' adlı körelmiş bir yapıyı bedenimizin bir yerlerinde taşıdığımızı biliyor muydunuz? Elbette bedenimizde hala duran ama artık bir işlevi olmayan organlarımız bunlarla sınırlı değil. İşte insanda bulunan 10 körelmiş organ;