Zihninizin Fısıltısına Kulak Verin! Sizi Büyülü Dünyasına Davet Eden Telepati Gücünüzle Tanışın!

-

Pek çoğumuz normal hayatımız içerisinde anlamlandıramadığımız durumlara tanıklık ederiz. Hatta en yakın arkadaşlarımızla aynı şeyleri aynı anda düşünüp yalnızca bakışarak anlaştığımız anlar bile olur. 

Peki ama insanlar nasıl konuşmadan anlaşır? Konuşmaya ihtiyacımız kalmadan yalnızca bakarak derdimizi anlatmayı hepimiz isteriz. Bazen de ihtiyacımız olur. Tüm bunlar nasıl oluyor? 

Arkanıza yaslanın, gevşeyin ve düşüncelerinizi boşaltın. Başlıyoruz.

Hayatımızın her evresinde olmasına rağmen çoğumuzun anlamlandıramadığı durum: Telepati!

Telepati, konuşmadan yalnızca düşünce aktarımı ile yapılan bir iletişimdir diyebiliriz. Zihnimizde oluşan düşünceler ve iletilmek istenilen mesajlar, konuşma dediğimiz seslere dönüşür, şekillenir ve aktarılır. 

Bunu konuşmadan da yapmanın yoludur telepati. EEG Sinyalleri gibi etrafa yayılır. 

Düşüncelerimiz elektriksel sinyaller oluştururlar. Radyo sinyalleri gibi dalgalar halinde de yayılırlar. Bu dalgalar da mesajları iletirler. Böylelikle telepatik bir iletişim kurulmuş olur.

Peki ama konuşmadan anlaşmayı kimler yapabilir?

Herkes telepati kurar. Daha önce hiç gitmediğiniz bir mekana gittiniz ve kimseyi tanımıyorsunuz diye düşünün. Mekanla ve insanlarla ilgili ilk izlenimleriniz telepatik izlenimlerdir. 

Gün içinde binlerce örnekle karşılarız. Bir arkadaşımızdan bahsederken bir anda bizi araması, günün sıradan bir anında bir anda yıllardır görmediğimiz birinin aklımıza gelmesi, telefonun çalacağını hissetmemiz ve o an çalması… 

Bunların hepsi telepatidir ve herkesin başına gelir.

Telepatik iletişimler bütün iletişimlerden daha büyük!

Telepati istediğinizde ortaya çıkacak, istediğinizde kaybolacak bir duruma sahip değildir. Yani açıp kapanan televizyonlara benzemez. Arka planda bitmek tükenmek bilmeden sürekli çalışmaya devam eder.

Telepatik iletişimi iyi kullanan bireyler genellikle karşısındaki kişinin ona yalan söyleyip söylemediğini daha iyi anlarlar. Ağzından çıkan cümleler eğer düşünceleriyle örtüşmüyorsa bu durumu hemen fark ederler.

Üzülmeyin, karşınızdaki insanın sözlerine inansanız bile içinizi huzursuz eden o belirsiz his işte bu! Yani telepatik yeteneğinizi iyi kullansanız da kullanmasanız da o her zaman kendini belli eder ve varlığını hissettirir.

Asla şüphe duymayın! Şüphe, telepatinin en büyük düşmanıdır.

Düşünce nakli de denilen telepati için, korku, tereddüt, ve karamsarlık gibi bütün bu duyguları kenara bırakın. Zihninizi boşaltın ve konsantre olun. Duygularınızın dağılmasına izin vermeyin. 

Telepati için en büyük düşman olarak görülen şüphe dürtüsü, sizi yanıltacak en büyük etkendir. İlk olarak hissedilen sezgiler %80 ihtimalle doğru çıkanlardır. Çünkü düşünce naklinde, mantıksal yaklaşım yapılmaz, yalnızca sezgisel yaklaşım yapılır. 

İkinci düşünceniz sezgilerinizle ortaya çıkmaz. Bu düşünce mantığınızın size fısıldadığı düşüncedir.

Bahşedilmiş bu hediyeyi nasıl kullanabiliriz?

İyi bir algılayıcı olmak için ilk adım her zaman şuurlu bir şekilde zihnimizi sakinleştirmeyi öğrenmektir. Telepati çalışmaları yaparken, iç dünyanızı tamamen boşaltmanız gerekmektedir. Bu çalışmalar aslında oyun gibi gelebilir, öyledir de. 

Telepatik mesajı gönderenin ve algılayanın arasında şuuraltı bir iletişim vardır. Bu şuuraltı iletişim sırasında gönderecek olan kişi, göndermek istediği mesaja yoğunlaşmalıdır. Bu sayede alıcının zihninde canlı izlenimler yaratılır ve mesaj doğru iletilir.

Kayıpsız kazanca gitmek istiyorsanız nasıl uygulamanız gerektiğine gelelim. :)

  • Rahat edebileceğiniz bir yere sırt üstü uzanın. Kollarınızı yana açın ve ayaklarınızı birleştirmeyin. (Başınızın altında yastık olmaması daha iyidir.)

  • 5 kere nefes alıp verin. (Eğer burnunuz tıkalı değilse burundan alıp, ağzınızdan verme şeklinde yapabilirsiniz.)

  • Biraz bekleyin ve vücudunuzu dinleyin.

  • 5 kez nefes alıp verin ve en son nefes verdiğinizde kaslarınızı 5-6 saniye kadar sıkın. Daha sonra gevşeyin.

  • Nötr kalmaya çalışın. Hiçbir şeye müdahale etmeden olup biteni izleyin.

  • Üçüncü gözünüze yoğunlaşın. (İki kaş arası)

  • İletişim kurmak istediğiniz kişiyi düşünün. (İlk etapta ruhsal bağınızın iyi olduğu birini düşünün. Anne, baba ya da kardeş gibi. Zihninizde o kişiyi canlandırın ve iki kaşının arasına odaklanın. 

  • Alnınızın ortasından güçlü bir ışık çıktığını ve onun alnına doğru girdiğini düşünün. (Işık sizin hayal gücünüze bağlı olabilir.)

  • Şimdi ona ne istiyorsanız yaptığınızı hayal edin. :)

Hangi saatler arasında yaparsanız daha başarılı olursunuz öğrenmek ister misiniz?

Aslında bu durum kişiden kişiye farklılık gösterse de, sabaha karşı 02:30 ya da 03:30  saatleri telepati için en ideal saatlerdir.

Bir diğer yandan uyku ile uyanıklık arasında olan, havanın henüz aydınlanmadığı saat dilimleri telepati için idealdir.

En önemlisi de insanın kendine inanmasıdır! Başaracağınıza inanın. 😊

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mmurat

Telepati beyinle olmaz, ruh bağlantısı demektir. Beyinde bilinç yoktur, zihin denilen şeyde ruhun zihnidir, beynin değil. Beyin et, yağ, su, tuzdan oluşuyor, burada akıl aramak mantıksız. Allah'ın varlığının en büyük kanıtlarından birisi aklın olması ama varlığının soyut olmasıdır. Et düşünemez, daha derine inersek atomlar düşünemezler.

ekinezya

Ona ne istediğimi yaptığımı hayal edersem ne olacak?

soyledim-gitti

Sayin editor, diğer üyeler yorumlarını telepati ile göndermeyi seçtiler. O yüzden tek yorum bu. :P

fedai.cifr

ahahahhahahahahahha

Başlıklar

Kaşanneoyun
Görüş Bildir