Söyleyecek Çok Şeyi Olduğu Halde Susan Bir Kadının Sessizliğinde Saklı 15 Şey

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Kadınların suskunlukları hakkında çok konuşulmuş hatta üzerine hiç de hoş olmayan bayağı espriler yapılmış, saçma sapan bir çok cümle kurulmuştur. Oysa susan bir kadın; ne trip atıyor, ne sizle edeceği kavgayı planlıyordur. Sadece artık konuşarak anlatamadığı her şey sessizliğinde yankılanıyordur.

1. Fırtına öncesi sessizliktir.

Ancak bu size bağırıp çağıracağı, etrafı kırıp dökeceği değil içinde kendi kendine savaş verdiği, tüm duygularının karman çorman olduğu ve yine en çok onun yıpranacağı bir fırtınadır. İçindeki bu mücadeleye hazırlandığı ve eskisinden daha sağlam adımlar atarak buradan çıkmak istediği için susuyordur.

2. Yaşadığı her şeyden fazlasıyla yorulmuştur.

Yaşanmışlıkların hepsi artık ağır geliyordur o kadına. Bir umuda tutunmak, görmezden gelmek, bir şeylere hep iyi tarafından bakmaya çalışmak, ufacık bir sevgi kırıntısına tutunmak, tüm bunları yaparken akıp giden zamanın farkına varamamak, beyninde soru işaretleri ile biten her cümleyi susturmak... Kısacası ‘belki’ diye ümit ettiği her şeyden o kadar yorulmuştur ki bir kelime daha edecek gücü yoktur.

3. Umudunu kaybetmiştir.

Yorgundur çünkü ona tüm bunları yaptıran içindeki umudun son zerresini bile kaybetmiştir. Artık toz pembe bulutları değil gerçeğin ta kendisini görmeye başlamış ve uğruna savaş verdiği her şey için kabullendiği yenilgisinin üzüntüsünü taşıyordur suskunluğunda.

4. Hayal kırıklığına uğramıştır.

Birçok kez yıkılan ve defalarca her bir parçasının alıp yeniden ve daha büyük bir şekilde kurduğu hayallerinin hiçbir zaman gerçek olmayacağını anlamıştır artık. O parçaları toplarken canı o kadar yanmıştır ki bu sessizliğinin arkasında onların acısını haykırıyordur aslında.

5. Anlaşılmamıştır.

Kendisi tüm benliği ile mücadele ederken, karşısındakini her hali ile kabullenip, önce onu anlamaya çalışırken; ne kendisinin nasıl hissettiği, ne sevgisi, ne de derdini anlatmak için sığındığı cümleleri anlaşılmıştır. Bu durum onu öylesine incitmiştir ki kalbi, herhangi bir cümle ile tarif edemeyeceği bir yangın yeridir artık.

6. Güvenini ve inancını kaybetmiştir.

Artık sizden gelecek herhangi bir söze ya da harekete bile inancı kalmayacak kadar güveni kaybolduğu için tek bir cümle dahi etmek istemiyordur. Daha da kötüsü sadece size değil, duyduğu aşka da güveni kalmamıştır.

7. Son bir kez çıkar yol arıyor, yaşananları düşünüyordur.

Bu sessizliğin içinde aslında o; yaşadığı her şeyi bir daha yaşıyor, tüm umutsuzluğuna ve yüzleştiği gerçeklere rağmen tutunacak son bir şey arıyordur ancak bulamıyordur.

8. Yaralarını sarmaya çalışıyordur.

Hissettiği bütün bu her şey onun zayıf ve güçsüz olduğunu, tam anlamı ile dibe vurduğunu hissettirse de aslında kendi adına en dayanıklı olduğu zamandadır o kadın. Olanları tüm çıplaklığı ile gördüğü ve kabullendiği için artık bir karar vermek üzeredir; aldığı yaraları tek tek sararak eskisinden daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacaktır.

9. Canını yaktığınız halde hala size kıyamıyordur.

Yaşatılan kalp kırıklığına, elinden alınan hayallere, harcadığı emeklerin boşa gitmesine kızgındır tabii ki ancak onu böylesine incitmenize rağmen yine de iyiliğinizi düşündüğünden; o anki öfkesi ile yanlış bir şey söylemekten kaçındığı için konuşmak istemiyordur. Sakinleşince belki konuşur diye bekleseniz de  upuzun hatta sonsuz bir sessizliktir sizi bekleyen.

10. Artık eskisi gibi değildir çünkü eskisi gibi sevmiyordur.

Evet eskisi gibi sevmiyordur çünkü onun gözündeki yeriniz yerle bir olmuştur. Hayatının merkezine aldığı, dünyanın bütün güzelliklerini ona sunabilecek güçte olduğuna inandığı adam yoktur artık karşısında. İstese bile sizi öyle göremiyordur çünkü o da eskisi gibi değildir. Kısaca çocuksu bir saflık ve umutla seven o kadın da artık yoktur.

11. Plan yapıyordur.

Ancak bu plan, sandığınız gibi ilişkisini kurtarmak ya da sizden intikam almak için yapılan bir şey değildir. Hayatında bundan böyle önce kendini düşüneceği ve asla merkezinde sizin olmayacağınız yeni bir sayfanın planıdır bu.

12. Çaresizliğin son aşamasındadır.

Bir yanı oldukça kararlıyken bir yanı bunca zaman tutunduğu tüm o duygularından kopmak istemediği ve artık istese bile eskisi gibi olamayacağı için fazlasıyla çaresiz hissediyordur.

13. Konuşarak anlatamadıklarını sessiz bir çığlıkla size haykırıyordur.

Bir kadın sustuğu zaman aslında en çok konuştuğu zamandır. Hissettiği bütün her şeyi gözlerinden okunan bir haykırış ile anlattığı için bu suskunluk size sağır edici geliyordur.

14. Kalbinin sesini susturmuştur.

Cümleleri gibi kalbinin sesini de susturmuştur. Artık ona gerçekleri kabullenmesini ve kendi yoluna gitmesini öğütleyen aklının sesini dinlemeye başlamıştır.

15. En önemlisi de sevgisi ne kadar büyükse o kadar derin bir yerden sizden vazgeçmiştir.

İşte bu yüzden artık size söylemek istediği tek bir kelime bile yoktur...

Bu durumu belki de en güzel şu dizeler özetliyordur;

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
fethiyespor

Duyguların cinsiyeti yoktur fakat karakteri vardır. Yukarıdaki maddeler bana göre Unisex ve herkes kendine mal edebilir. Örneğin; 4. maddenin bana yaşattığını en güzel Sabahattin Ali kelimelere dökebilmiştir; "Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. Çünkü o, benim için bütün insanlığın timsaliydi."

pensilsarpnir

bu içerikleri facebook u yeni açmış 12 yaşında çocuklar mı ekliyor. hadi onlar ekliyor kim onaylıyor.

ezgi-yilmaz2

güzel bir içerik olmuş gerçekten.. Erkeklere burdan ufak bir tavsiye eğer bi kadın sürekli bir yerden kavga çıkardığını düşünüyorsanız ve size sürekli aynı şeyleri tekrar edip duruyorsa; orada bi durun düşünün çünkü bu sevdiğiniz kadının son çığlıkları son çırpınışı olabilir, susmadan...

ezgi-yilmaz2

yorumları okuduktan sonra bir çoğumuz aynı şeyden bahsetmişiz vay be ne çok ortak yaşanmışlık varmış.

refia-topdas

artık eskisi gibi değildir, çünkü eskisi gibi sevmiyordur.

mrycgr

En uzun cümlesini kuran kadındır; o susması/susmaları ile... Edep ‘tendir -bazen- içinde bir yerde taşıdığı "annelik kodundadır" -bazen alışkanlıklardandır -bazen- Ama her zaman; o susmaları ile de konuşuyordur aslında ama sesleri duyan yoktur etrafında... Bir kadının söyleyecek çok şeyi varsa ve "konuşuyorsa" hala senden umudu var demektir. Konuşmuyorsa; çaresizdir. Bir şeyler söylese de anlaşılmayacağından ve hiçbir şeyin değişmeyeceğinden emindir. Bu halde ne kendini yorar, ne de anlaşılamamanın verdiği hüznü yaşar. Susar. Bu da acıtır ama anlaşılamamak kadar değil. Umutsuzdur. Bir şeylerin değişmeyeceğini, konuşsa bile değiştiremeyeceğini anlamıştır. Suskunluğu asaletinden midir bilmem ama gitmeye hazırlıktır onu bilirim ben.

Başlıklar

FırtınaSavaş
Görüş Bildir