Şenol Güneş, Milli Takımın Başına Türk Teknik Direktör Gelmesi Gerektiğini Söyledi
Şenol Güneş, 19 Ekim'de Trabzon'da düzenlenen 3. TÜRKSOY Gençlik Forumu'nda öğrencilerin sorularını yanıtladı. A Milli Takım'ın eski teknik direktörü, konuşmasında futbol kamuoyunun haftalardır tartıştığı konuya değindi: Milli Takım'ın başına kimin geçeceği. Federasyonun 9 Ekim'de Vincenzo Montella ile yola devam etmeme kararı alması, Uluslar Ligi'nde oynadığı dört maçı da kaybeden takımın başına yabancı bir isim mi yoksa yerli bir hoca mı geleceği sorusunu yeniden açmıştı. Güneş, forumda yöneltilen bu soruya net bir yanıt verdi. Teknik direktörün Türk olması gerektiğini söyleyen tecrübeli hoca, gerekçesini kendi Dünya Kupası üçüncülüğü üzerinden anlattı.
Güneş: Türkiye'de bu görevi yapabilecek birçok genç teknik direktör var
Güneş, Milli Takım'ın başında Türk bir teknik direktör olması gerektiğini söyledi. Türkiye'de bu görevi üstlenebilecek birçok genç teknik direktör bulunduğunu belirten Güneş, 'Bizim insanımız başarılıdır, yapar' dedi. Antrenörü kendi imkânlarımızla yetiştirmemiz ve bulmamız gerektiğini vurgulayan tecrübeli hoca, 'Antrenörümüzü kendimiz üretebilmeli ve bulmalıyız' ifadelerini kullandı.
Yabancı oyuncuların sayısı arttıkça ülkedeki yabancı teknik direktörlerin de arttığını hatırlatan Güneş, yabancıların neden geldiğini tartışmayacağını ve kimseyi ötekileştirmediğini de sözlerine ekledi. Forumda Montella'nın ayrılmasının ardından Milli Takım'ın başına yabancı bir teknik direktör gelip gelmeyeceği de sorulmuştu.
2002 üçüncülüğü Türkiye'yi henüz dünya futbol ülkesi yapmadı
Güneş, Türk bir hocanın başarılı olabileceğini kendi örneğiyle anlattı: 'Ben aralarındaki en kötüsüydüm, Dünya Kupası'nda üçüncü oldum.' 2002 üçüncülüğünün yalnızca sportif bir başarı olmadığını, Türkiye'nin tanıtımı ve itibarı açısından da önemli olduğunu belirtti. Öte yandan kurumsal altyapının eksikliğine dikkat çekerek Türkiye'nin dünya futbol ülkesi olarak henüz üçüncü olmadığını söyledi.
Forumda futbol dışına da çıkan Güneş, çocukluğunda çok çalıştığını, 15 yaşında ailesine bakmak zorunda kaldığını ve bunun liderlik vasfını geliştirdiğini anlattı. Turnuvadan dönüşte uçakta, madalya alamayan takım malzemecisine kendi madalyasını verdiğini de aktardı. Kardeşi Bahaddin Güneş'in Bitlis 1916'daki görevinden ayrılışına da değinen tecrübeli hoca, Türkiye'de teknik direktörlerin sık sık görevden alınmasına 'İşini iyi yaparsan kovarlar' sözüyle dikkat çekti.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın