Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Sadece Lise Hayatını Haytalıkla Geçirenlerin Anlayabileceği 13 Durum

-

Lise yıllarımız birçoğumuza göre hayatımızda unutulmaz izler bırakan bir dönemdir. Tabi ki herkesin farklı farklı kişilikleri, tercihlerinin olduğu bu dönem herkes için farklı duygular ifade etmektedir. Bana sorarsanız, karşılaştığım her terslikte, çıkmazda o yıllara geri dönmek isterim. O yılları diğerlerinden bir tık daha eğlenerek geçiren "hayta" öğrencilerin içinde bulunduğu durumlara bakalım birlikte.

1. Montlardan yastık yapıp, ilk derslerde uyumak.

Bir öğrencinin en savunmasız olduğu an ile başlayalım. Tabii ki de sabahın köründeki ilk ders saati. Sınıfın kalorifere yakın bir lokasyonu seçilip, sıranın üzerine montlar ve çevredeki bilimum objelerle yumuşak bir alan oluşturulur. Ön sıradaki arkadaşlar nazik bir dille uyarılır ve evdekinden derin bir uyku başlar.

2. Tek tip okul üniformasında fark yaratmak.

Gelelim dış görünüşe, adeta altın orana göre hizalanmış bir gömlek, çok ince hesaplamalarla payı belirlenmiş gevşek bir kravat, ütüsünden asla taviz verilmeyen hafif dar bir pantolon ve tüm yasaklara rağmen protest ruhların kendini ifade biçimi olan bembeyaz spor ayakkabılar.

3. “Saçlar albayım, bizi bu saçlar bitirdi.” derdi eğer görseydi o saçları Oğuz Atay.

Her teli özenle şekillendirilmiş, parçalar birleştiğinde ortaya çıkan görüntü uzun saatlerden sonra tatmin etmiş olmalı ki aynanın karşısındaki mesai sona erip, okula gelinebilmiş.

4. "Cuma günü okula gitmesem, pazartesi rapor alsam..."

Devamsızlık! Ben bu kelimeyi duyduğumda hala geriliyorum. Kontrolü ve stratejik hareket etmesi en zor konulardan biridir. İlk iki derse girip yarım günü kurtarmalar, derin hesaplamalar ve planlar ile güneşli günlere ayrılan günler ve “Çok midem bulanıyor doktor bey”ler ile alınan raporlar…

5. Michael Scofield edasıyla okuldan kaçmak.

Okulu kırmak için her zaman geçerli bir bahaneniz vardır ve okulu kırma fikri aklınıza düştüğü andan itibaren okulda geçen her dakika ızdıraba dönüşür. Aşılan yüksek duvarlar, geçilen dikenli teller ve atlatılan tüm güvenlik tedbirleri adrenalin ihtiyacınızı dolu dolu karşılar.

6. Kopya çekmek kesinlikle bir sanattır, bilim dalıdır.

Kopya çekmek yetenek, cesaret ve pratiklik gerektirir. Kağıtlar itina ile küçük, eş parçalara ayrılır ve okunaklı bir biçimde işlenir. Cepler, sıra altı, kravat içi gibi bölgelere gizlenir. Öğretmen kontrol edilir ama asla ve asla göz göze gelinmez. Fısıldaşılmaz ama geliştirilen işaret diliyle rahatlıkla anlaşılır. Sıralara, gömleklere, ellere-kollara yazılan kopyaların yerini gelişen teknoloji ile artık akıllı telefonlar almakta.

7. Dünyanın son günüymüşçesine top oynamak.

Enerjinin fazlasının atılımı hususu önemlidir. Çünkü enerji hep çok fazladır. Basketbol, futbol, ayak tenisi enerjinin atılımı için popüler spor dallarındandır. Yaz aylarında bahçedeki maçın devre arasında musluğa ağzı dayayıp içilen litrelerce su ve şişme sonucu yaşanan ikinci yarı hüsranı desem…

8. Ülke meselelerine kafa yormak. "Hocam o değil de ne olacak bu ülkenin hali?"

Anlatılan ders ile ne kadar alakanız olmasa da, ayrı dünyaların insanları bile olsanız tahammül etmeye çalışırsınız. Ama her zaman umduğunuz sabrı kendinizde bulamayabilirsiniz tabii. O an dikkatinizi dersten daha fazla çeken ne varsa hemen dersi kaynatmanıza alet olur. Öğretmenlerin zaaflarına hakim olmak ve ekip çalışması ders kaynatmanın altın kurallarıdır.

9. "Yok yazdırma"

Lise dönemi haytalıkla geçen kişilerin geliştirdikleri bir özelliği de kriz yönetimidir. Saat tam 08:00’de kapanan okul kapıları, 08:05’te kapıya gelen öğrenciler ve “Kanka aşağıdayım yok yazdırma, hatta dur arayayım hocaya ver.” mesajları…

10. Lise tuvaleti öğrencinin siperidir.

Korku-Gerilim kategorisinde IMDb’den 8 üzeri puan alabilecek olayların yaşandığı, sisli ve puslu bir havaya sahip olan bir ortamdır. Nöbetçi öğretmenin girişinin yaklaşmasıyla birlikte popülasyonun hızla azaldığına şahit olabilirsiniz.

11. "Siz bir de karşı tarafın halini görün!"

Lise yıllarında ki dostluklar çıkar ilişkisinden uzak, paylaşımın hat safhada olduğu dostluklardır. E dostluklar böyleyken kavgalar da bir o kadar ateşli yaşanır. Sebeplerin hiçbir önemi olmamasının yanında sonucunda dikkat edilmesi gereken bir nokta tabii ki yakalanmamaktır. Yakalanıldıysa da dayak yiyen tarafı oynamaktır. “Hocam görmüyor musunuz halimizi, en az 15 kişiydiler.”

12. Eyvah! Arama var!

Sorumluluklarının farkında olan öğrenciler sınıfta arama olacağını daima önceden öğrenir. Soğuk kanlı tavırlarla her zaman tetikte olunan bu duruma karşı önlemler alınır. Sınıfın, okulun çeşitli yerlerine yasaklı eşyalar zulalanır. 

Not: Bana göre en akıllıcası öğretmen masasının altına bantlamak :)

13. Veli toplantısını duyunca ölü taklidi yapmak.

Velilerine karşı olan aşırı ilgileri, onları çok fazla düşünmeleri ve kıyamamaları yüzünden veli toplantılarının hiç bir zaman aileye haber verilmemesi. Tabii bu durum veli toplantısının yıldız ismi olmalarını değiştirmiyor.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

😎😎

A post shared by Onedio Goygoy (@goygoyonedio) on
Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
vemrv

kopya teknikleri harikaydı,eğer ki gruplu yazılı değilse yandaki arkadaşa işaret parmağıyla soru gösterilir cevap alınırdı.Ya da ön sıra iki kez tekmelenirdi yapılamayan soruda.Orta iki tarih sınavında sıranın altında ki dergiden kopya çekerken enseme sağlam bir tokat yemiştim.Dergiler gitti ama puan kırılmamıştı ee ne de olsa buda bir başarıydı. :)

yeldas

montlardan yastık yapmazdık,palto askılarının altına,sıraların saklayacağı şekilde yatak yapardık,sırayla serilip uyurduk:)ekip halinde kopya çekerdik,yan sınıf,üst sınıf falan.okuldan kaçarken duvardan düşmüştüm,dişlerim kırılmıştı.bildiğin itin önde gideniydim ama severdi hocalarım beni,hala görüşürüz çoğuyla.devamsızlık mektuplarını yaz derlerdi,alakasız adreslere yollardım.notları temize çek derlerdi,herkese kafama göre sözlü notu yazardım.değil sigara içmek,küllük bile dökmediğim için herkes sigarasını bana verirdi aramalarda,kimse beni aramazdı çünkü.ben de pencere tarafına geçer,ordan aşağı atardım sigaraları,çıkışta millet gider alırdı.ama bi gün müdür girdi sınıfa aramada.şu safozun haberi yok galiba benim odamın değiştiğinden,deminden beri sigaraları pencereme atıp duruyor,dedi:)nefis bir uzaklaştırma cezası ile taçlandırdım o günü:) ne olursa olsun güzel çocuklardık,hala hocalarımızın yüzüne bakıp, selam verecek yüzümüz var çok şükür.

dnz-krg

atina'da bir kolejde okudum liseyi. fizik hocası benim yaramazlığımdan o kadar bıkmıştı ki adam beni kendisine asistan yaptı. sırf kontrol edebilsin diye. bu defa da deneyleri sabote etmeye başladım. adam büyükanneme her veli toplantısında "istanbul'da göndermeyi düşünüyor musunuz?" diye soruyormuş. mümkün olsa beni ters istikamette denize dökecekti herif.

denizsizzz

büyük anne??

dnz-krg

büyükanne nedir bilmiyorsun? : ))) annem babam istanbul'da olduğu için atina'da babamın annesi ve babasının yanında kaldım lisede.

denizsizzz

o zaman babaanne doğrusu büyükanne değil

dnz-krg

büyükanne de deniliyor. bir çok insandan duydum. tamam ana dilim türkçe değil ama o kadar da bilmiyor değilim türkçe'yi. siz duymamış olabilirsiniz. büyükbabayla dede gibi bir durum bu.

kawashima

Babanın annesine büyükanne de denir.

denizsizzz

Türkçede babaanne anneanne var büyükanne yabancı ülkelerde var Türkiye de büyükanne diyenler ya bir tarafı yabancı olanlar ya da yabancı filmlerden etkilenen gençler. Ama siz Atina da okumuşsunuz normal olabilir sizin için

dnz-krg

tamam babamın annesi işte. giagia diyoruz biz.

dnz-krg

ben yarı yunan yarı fransızım zaten sizinle bir alakam yok. dilinizi biliyorum o kadar.

eyup-inci

Şu sigara içenlerin zevkine sokayım ben kardeşim,gidin dışarda için ya :D

metin-s.

Lise de tetik de beklenerek tuvalette içilen sigara keyfini yaşamadıysan bilmezsin. Orada edilen her muhabbet, her öğretmen baskını birer güzel hatıra olarak kalır hafızanda :)

solucanligubre

Ahh ahhh ne kopyalar hazırlardık ellerimiz kollarımız sıralar duvarlar yerler gökler :(((( özledim valla ne yalan söyliyim lisenin tadı üniversitede yok kıymet bilin ey gençlik......................

Başlıklar

AltınBilimÖğretmenfutbol
Görüş Bildir