Pınar Gültekin'in Ardından Yeniden Gündeme Gelen İstanbul Sözleşmesi'nin Uygulanmaması İnsanları İsyan Ettirdi!

396PAYLAŞIM

Biz sadece yaşamak istiyoruz neden hala anlamak istemiyorsunuz?

2014 yılında göstermelik bir şekilde yürürlüğe giren kadınların yaşam sigortamız dediği İstanbul Sözleşmesi'nin amacını birçok insan eleştiriyor.

Amacı sadece kadınları her türlü şiddeten korumak, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak, kadına yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirme yolu da dahil olmak üzere kadınlarla erkekler arasında maddi (fiili) eşitliği sağlamak olan bu sözleşme ne yazık ki topluma yönelik bir tehdit, ahlaksızlığı meşrulaştıran bir belge olarak görülüyor.

Sizlere bu içeriğimizde tüm detayları anlatmıştık;

Bazılarının Rezil Tehdit Olarak Gördüğü Kadınların ise Şiddete Karşı Sigortamız Dediği İstanbul Sözleşmesi'nin Asıl Amacı Ne? - onedio.com
Bazılarının Rezil Tehdit Olarak Gördüğü Kadınların ise Şiddete Karşı Sigortamız Dediği İstanbul Sözleşmesi'nin Asıl Amacı Ne? - onedio.com

Her yıl yüzlerce kadının öldürüldüğü ülkemizde sadece kadınları yaşatan bu sözleşmenin aile kurumunu yıktığı, eşcinselliğe teşvik ettiği ve erkekleri mağdur ettiği yönünde söylemler üretiyorlar.

Ve üretilen bu söylemler nedeniyle de İstanbul Sözleşmesi uygulanmıyor, hatta iptal edilmesine dair tartışmalar yapılıyor. Kadınlar öldürülmeye devam ederken bu sözleşmenin tartışmaya açılması bile tam bir fiyasko!

Fakat ne yazık ki birilerine ya biz bu sözleşmenin koruyuculuğunu anlatamıyoruz ya da anlamak istemiyorlar.

Onlar anlamamakta ısrar ederken ve mevcut yasalar kadınları korumamaya devam ederken yine onlarca kadın öldürüldü. Son olarak gencecik bir kadını Pınar Gültekin'i aldılar aramızdan.

Her katledilen kadının ardından da İstanbul Sözleşmesi yeniden gündeme geliyor ve kadınlar da yaşam sigortaları tartışmaya açıldığı için öfkelerini dile getiriyor. Bizler de kadınların sesine ses olmak için bu isyanlarını derlemek istedik.

Uzun lafın kısası, bizi bu sözleşme yaşatacak ve biz yaşamımızı garantiye almak istiyoruz!

Bu içerikler de ilginizi çekebilir;

Tüm Türkiye Muğla'da Cemal Metin Avcı Tarafından Öldürülen Pınar Gültekin İçin Haykırıyor! - onedio.com
Tüm Türkiye Muğla'da Cemal Metin Avcı Tarafından Öldürülen Pınar Gültekin İçin Haykırıyor! - onedio.com
Kadınların Öldürülmesinden Çok Kocişkoların Gururuyla İlgilenen Sema Maraşlı'nın Anlamakta Güçlük Çekeceğiniz Bazı Düşünceleri - onedio.com
Kadınların Öldürülmesinden Çok Kocişkoların Gururuyla İlgilenen Sema Maraşlı'nın Anlamakta Güçlük Çekeceğiniz Bazı Düşünceleri - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ali-ozkaraseper

İnsanlar kendi kendilerine kanun yapmaya kalkarsa sonuç bu olur. Ah cahil insanlar ah kafanız hala basmıyor.. sorun sistemin ta kendisi.

belamras

Amber Heard diyorum başka bir şey demiyorum suçluluğu kanıtlanan kadar herkes masumdur..

necnec

canım çok yanıyor

aspasya

Zaten bu canileri neden koruyor devlet linç edilmekten güvenlik önlemleriyle adliyeden çıkarılıyor ama yardım isteyen kadınlarımızı korumaktan aciz bu devlet hiç değerimiz yok ölmüşüz kalmışız kimin umrunda Allah ya Kahhar ismiyle hepsini kahretsin inşallah

selmaank

"Kadının beyanı esastır " demek eşitlik değildir erkeklere haksızlıktır. Psikopat birinin kafası bozulduğu ve bir erkeği tacizle şikayet ettiğini bir düşünün bu ne kadar eşit ve adildir.

tren

Katılıyorum. Eşitlik ne erkeklerin üstünlüğü ne de kadınların üstünlüğü üzerine kuruludur. Buradaki ifâde yanlış kısacası. Kaldı ki, ülkede doğru işlemeyen adalet sistemi olduktan sonra 50 tane sözleşme imzalamak haybeye bir çabadır. Önce hukuk sistemindeki problemi düzeltmeye odaklanmaları gerekiyor.

Görüş Bildir