Okyanusun Ortasında 40 Yıldır Tek Başına Duruyor: Günde İki Kez Tehlike Saçıyor
Marshall Adaları'na bağlı Enewetak Atolü'nde Soğuk Savaş yıllarında inşa edilen Runit Kubbesi, nükleer test atıklarını barındırıyor. Tabanına yalıtım uygulanmadığı için altındaki yeraltı suyu gelgit döngüsüne bağlı olarak yükselip alçalıyor ve deniz suyu atıklarla temas ediyor. ABD Enerji Bakanlığı raporları da konuyu inceledi.
Detaylar 👇
ABD'nin 1958'de yaptığı nükleer test sonrası oluşan krater, 1980'de beton panellerle kapatılarak kubbeye dönüştürüldü.
ABD, 5 Mayıs 1958'de Enewetak Atolü'nde 'Cactus' kod adlı nükleer testi gerçekleştirdi ve mercan kayalıklarında dev bir krater oluştu. Patlamanın ardından yirmi yılı aşkın süre açık bırakılan krater, 1970'li yıllarda bölgeden tahliye edilen yerel halkın kısmen geri dönmesini sağlamak amacıyla kapatılma sürecine alındı.
Atol genelindeki kontamine olmuş malzeme ve sülfatlı kalıntılar bu kraterde toplandı. 1980'de tamamlanan çalışmalarda kraterin üzeri, 115 metre çapında ve 46 santimetre kalınlığında 358 beton panelle kapatılarak Runit Kubbesi inşa edildi.
Kubbenin tabanına yalıtım katmanı dökülmedi ve gelgitler sırasında deniz suyu atıklarla temas ediyor.
Yüzeydeki atıkların rüzgar ve hava şartlarıyla yayılmasını önlemek amacıyla tasarlanan yapının tabanına sızdırmazlık işlemi uygulanmadı. ABD Enerji Bakanlığı (DOE) raporlarında, kubbenin zeminine herhangi bir yalıtım katmanı dökülmediği ve altındaki yeraltı sularının gelgit döngüsüne bağlı olarak yükselip alçaldığı doğrulandı.
Günde iki kez meydana gelen gelgitler sırasında deniz suyu kubbenin altındaki sülfatlı ve radyasyonlu tortularla temas ediyor. Süzülen su, radyoaktif parçacıkları Enewetak Lagünü'ne taşımaya devam ediyor.
Yükselen deniz seviyesi ve fırtınalar yapıyı zorlarken, DOE raporları acil bir çökme tehlikesi bulunmadığını belirtiyor.
Yükselen deniz seviyeleri, şiddetlenen fırtınalar ve tropikal iklim koşullarının beton yapıda zamanla çatlaklar oluşturduğu, dalga baskısının artmasının ise sızıntı mekanizmasını hızlandırdığı belirtiliyor. DOE'nin 2013 tarihli raporunda betonun yıprandığı ve hafif çatlaklar oluştuğu kaydedildi. Aynı raporda, açığa çıkan radyonüklidlerin hızla seyreleceği ve deniz ortamı için mevcut koşullara kıyasla yüksek bir risk oluşturmamasının beklendiği ifade edildi.
Haziran 2020 tarihli DOE raporunda ise kubbenin acil bir çökme ya da delinme tehlikesi altında olmadığı bildirildi. Kubbe içindeki atık miktarı yaklaşık 73 bin metreküp olarak belirtilirken, çevredeki toprak ve lagün suyunun kubbedeki atıktan daha radyoaktif olduğu kaydediliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın