Mete Han'ın Önderliğinde Yapılan 'Türk Tarihinin İlk İhtilali' ve Hunların Yükselişi

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Hunlar, biz Türklerin tarih sahnesindeki ilk topluluklarından birisidir. Uzun yıllar boyunca Çin'i tehdit etmiş, çok geniş bir coğrafyaya hükmetmiş ve bütün Türk boylarını tek bayrak altında toplamışlardır. Biz burada, Hunların en fazla tanınan lideri Mete Han çerçevesinden, Hunların ana hatlarına değinmeye çalışacağız.

Not: Bu yazımızda Prof.Dr. Ahmet Taşağıl'ın Kök Tengri'nin Çocukları isimli eserinden yararlandık.

Mete Han'dan Evvel Hunlar

Büyük Hunların tarihi esasında Çin kaynaklarında M.Ö. 2255 tarihine kadar uzanmaktadır. Bunların İskitlerle ilişkisiz olduğunu söylememiz de olanaksızdır. Zira İskitler ve Hunların birçok özelliği neredeyse aynı denebilecek seviyede benzerlikler göstermektedir. Buna karşılık kaynaklarda adı geçen ilk Hun hükümdarı, ancak M.Ö. 221 yılına rastlar. Bu kişi Mete Han'ın babası T'ou-man yani daha yaygın bilinen adıyla, Teoman'dır.

Şanyü Teoman'ın Planları

İsmi kaynaklarda Mo-tu olarak geçse de Eski Çince bir okunuş kuralı sebebiyle esas adı Bahadır olarak telaffuz edilmektedir. Fakat Mo-to adının ilk çevirilerde yanlış okunması sebebiyle Mete Han ismi yerleştiği için bu şekilde kullanılmaktadır. Mete, babası Teoman'ın en büyük oğluydu. Bu sebeple ondan sonra hükümdarlığı devralacak adaylar arasında en güçlüsüydü. Fakat Mete'nin annesi, başka çocuklarının tahta geçmesini istiyordu. Bu sebeple Teoman'ı kışkırtmakta idi.

Mete'nin Yüe-Chich Kabilesine Verilmesi

Teoman, oğlu Mete'yi bertaraf etmek için, karısının da tazyikiyle bir plan hazırladı. Önce Mete'yi Yüe-Chich kabilesine, antlaşmaya garanti olarak esir verdi. Fakat hemen ardından Yüe-Chich'lara savaş açtı. Bu göz göre göre Mete'yi ateşe atmak demekti. Kaynaklarda anlatılanlara göre Mete, kabilenin en iyi atlarından birisini çalarak kaçmayı başardı. Ülkesine geri döndüğünde ise, Teoman oğlunun bu ateş çemberinden kurtulmasına çok şaşırmıştı.

İhtilalin Ayak Sesleri

Teoman, oğlunun hayatta kalmasına ödül olarak, Mete'ye 10 bin kişilik bir okçu sınıfının idaresini verdi. Mete emrindeki bu askerleri çok iyi bir şekilde yetiştirmekteydi. Kendi icadı olan ıslıklı okunu nereye atarsa, askerler tereddütsüz biçimde oraya yay çekmek zorundaydılar. Mete sadakati test etmek için önce en sevdiği atına, sonra kendi hanımına ok attı. Emre itaatte tereddüt edip, yayını çekmeyen askerlerin hepsi öldürüldü. Böylece Mete, kendisine sonsuz sadık bir ordu yetiştirmekteydi.

Kanlı Bir İhtilal

Artık Mete'nin ordusu her şey için hazırdı. M.Ö. 209 tarihine gelindiğinde ise beklenilen an gelmişti. Mete emrindeki askerler vasıtasıyla önce Teoman'ı, ardından da babasının takipçisi olan devlet adamlarını birbir öldürttü. Bu kanlı mücadele sonucunda Mete, Han olarak yönetimin başına geçti. Bir baba ve oğlun kanlı mücadelesine tanık olunmuştu. Fakat bu, devletin geleceği için gerekliydi ve Hunlar bu tarihten sonra en parlak dönemini yaşayacaklardı.

Sınırlar Genişliyor

Mete Han kendi tahtını sağlamlaştırdıktan sonra dış güçlere karşı mücadele etmeye başladı. En büyük düşman Çin'di, fakat ondan daha evvel görülmesi gereken hesaplar da vardı. O dönem doğudaki komşu Tunguzlar gayet güçlü idiler. Mete Han'ın yükselişinden rahatsız oldular ve ona gözdağı vermek istediler. Mete Han'dan önce en sevdiği atını, ardından eşini yollamasını istediler. Devlet büyüklerinin karşı çıkmalarına rağmen Mete, halkın zarar görmemesi için bu istekleri kabul etti. Tunguzlar, bu tavizlerle yetinmedi. Hunlara ait olan çorak bir toprak parçasını da istediler. Fakat Mete Han buna izin vermedi. Atı ve karısı, Mete'nin idi, fakat toprak milletin malıydı ve asla verilemezdi. İşte bu düşünceyle Tunguzlara karşı savaş açıldı ve zafer kazanıldı.

Bir Hükümdar Daha Dünyadan Göçüyor

Sonraki yıllarda bütün Türk boyları tek bayrak altında birleştirilmeye başlandı. Çin ile bazen savaşıldı, bazen de diplomasi yoluna başvurularak barış antlaşmaları yapıldı. Hunlar daimi ve istikrarlı bir yükseliş içerisindeydiler, artık Orta Asya coğrafyasının en büyük imparatorluğu konumuna gelmişlerdi. Çin öyle bir hakimiyet altına alınmıştı ki, Çin kraliçesi, Mete Han'ın M.Ö. 192 yılındaki evlenmek arzusunu reddettiğinde, ''ülkemiz hiçbir yanlış yapmadı'' diyerek, Mete'nin kızarak Çin'e savaş açmamasını rica ediyordu. 

Netice itibarıyla Hun İmparatorluğuna en parlak dönemi yaşatan Mete Han, M.Ö. 174 yılında hayata veda etti. Yerine oğlu Lao-shang yönetimi devraldı. Geride ise Mete Han'ın miras bıraktığı güçlü bir imparatorluk ve gerçekleştirdiği faaliyetlerin, dilden dile dolaşan efsanevi anlatıları kalmıştı.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
yanik-yasin

Güzel bir yazı olmuş ancak önemli bir kaç noktaya değinilmemiş. Tanrıkut Mete'nin Moğolları da devlet çatısı altına alması, ilk askeri ondalık sistemini ve ceza sistemini kullanması gibi büyük öncülükleri vardır. Öyle ki; askeri alandaki öncülükleri sebebiyle 1968'de H. Nihal Atsızın talebiyle Kara Kuvvetleri Komutanlığı kuruluş tarihi bütün Türk ordularının başkomutanı Mete Han'nın tahta geçtiği tarih M.Ö 209 olarak düzeltilmiştir. bkz:http://www.kkk.tsk.tr/Resimler/amblem.png Bu tür önemli bilgileri de ekleseydiniz daha güzel olabilirdi, emeğinize sağlık.

belphegor

Hunların Türk olmadığını iddia edenlerin mümkünse hava teneffüs etmesini istemiyorum.Boşa oksijen gidiyor.Ama Mete Han'ın,Attila'nın torunları olmak da ağır bi sorumluluk,sizi anlıyorum.

Gizli Kullanıcı

"Ama Mete Han'ın,Attila'nın torunları olmak da ağır bi sorumluluk" burada gülümsedim. Tip olarak Orta Doğuluları ve Akdenizlileri andıran isimleri bile çoğunlukla Farsça-Arapça olan, kültürü Akdeniz, Orta doğu, Balkan ve biraz da orta asya etkisi taşıyan bir milletiz. Kendimizi kandırmayalım. Burada kastettiğim şey "Türkiye'de aslında Türk yok" saçmalığı da değil bu arada. Kastettiğim şey bir Orta Asya devletinden çok multikültürel bir Anadolu devletiyiz.

belphegor

Kral Abdullah Bin Faysal'ı mı ata edineyim kendime allasen?Ben kökenlerden bahsediyorum.Yoksa yaşadığımız coğrafya iyice araplaştı bunu herkes biliyor.Ailemin kökenleri Bulgar'da,inkar etmiyorum.Fakat ben bir Türk'üm ve eğer atalarımdan bahsedecek olursam bunlar Mete Han,Attila,Asparuh,Atatürk ve daha niceleri olmalı.Padişahlar,çarlar ya da krallar değil.

menemen

adam kendi karısına ok cekmelerini istemiş ya la vay be

sir_crocodile

Bir gün okunu babasına doğrulttuğunda kimse tereddüt etmesin diye yapmış ama şok edici tabi.

menemen

keslinlikle acaip derecede sevdim ama bir insanın o derece bir sey yapabilmesi için neler yasamıs olması gerekir acaba

sir_crocodile

Babasının ihaneti travma etkisi yapmış olabilir ama intikam için bu kadar ileri gideceğini sanmıyorum muhtemelen iktidar hırsıyla yaptı, ne yazık ki o dönemlerde bizimkiler tarih yazdıkları için tarihi yazmayı unutmuşlar bu yüzden Çinlilerin eline bakıyoruz onlarda Mete Han'ın 20.000 kişilik ordusunu 300.000 kişi diye geçirmekten utanmamışlar, her neyse arada çok önemli olaylar olmuş olabilir ama biz bu kadarını biliyoruz keşke bir zaman makinesi olsada o döneme bir göz atabilsek.

menemen

bu gercekten uzucu bir bakıma

yanik-yasin

İktidar hırsı ile babasını öldürmedi, mutlak disiplin ve kut töresine bağlılık var. Babası kardeşini tahta getirmek isteyerek töreyi bozmuş ve bu nedenle Mete'nin babasını öldürtmesi yadırganmamıştı. Asla şahsi hırs ve çıkarlar için devlet teşkilat ve ordusunu kullanacak bir anlayışı olmadı Mete'nin, aksine bütün imkanlar devlet ve töre uğruna feda edildi.

uykucu_piramit

harika bir yazı teşekkürler

sir_crocodile

Çin kraliçesine evlilik teklif edildikten sonra kendinin çok yaşlı olduğunu öne sürerek teklifi reddediyor, aslında bu gayet stratejik bir evlilik olabilecekken bizimkiler Çin kraliçesinin bahanesini uygun görüp vazgeçiyor, insanımız her dönem ayrı acayip.

Başlıklar

ÇinSavaş
Görüş Bildir