HRW: Türkiye Suriyelileri Sınırdan Geri Yolluyor

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

İnsan Hakları İzleme Örgütü – Human Rights Watch (HRW) bugün yayımladığı raporda, Türkiye’nin Suriye’yle olan tüm sınır kapılarını kapattığını ve Türkiye’ye geçmek isteyen Suriyelileri engellediğini yazıyor.

Raporda, sınırdan içeri yasadışı yollarla girmek isteyen mültecilerin güvenlik güçleri tarafından durdurulduğu, bazı durumlarda mültecilerin gözaltına alındığı ve kötü muameleye maruz kaldıkları ileri sürülüyor.

Ekim ayında Türkiye’ye yeni girmeyi başarmış 51 Suriyeliyle görüşülerek hazırlandığı belirtilen raporda, yüzlerce mültecinin uluslararası anlaşmalar gözardı edilerek Suriye’ye geri yollandığı ifade ediliyor.

Raporun yazarı Gerry Simpson, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Türkiye’nin mülteciler tarafından kullanılan son iki sınır kapısını da Mart ayından bu yana yasal geçişlere kapattığını söylüyor.

Simpson, “Bazı yetkililer, sınır ötesinden yapılacak olası saldırılara karşı ülkeyi korumak amacıyla bu tedbirin gerekli olduğunu açıkladılar. Ayrıca insan kaçakçılarına karşı da tedbirler arttırıldı.” diyor.

Raporda, şu anda sadece iki grubun Türkiye’ye yasal yollarla girişine izin verildiği ifade ediliyor: Suriye’de yaralanan ve tedavi görmesi gereken kişiler ile Türkiye’de ikamet eden ancak Suriye’ye yardım götürmek için geçici olarak özel izinle Suriye’ye gidenler.

Gerry Simpson, bu durumun Suriyeli mültecileri kaçakçılara mahkum ettiğini savunuyor:

“Konuştuğumuz Suriyeliler bize nasıl dağları, tepeleri aştıklarını, silah sesleri altında nasıl ilerlediklerini anlattılar. İçlerinde hamile kadınlar, çocuklar, sakatlar, yaşlılar, yaralılar da vardı.

“Bazı durumlarda öyle zorlanmışlar ki kimileri yolun yarısında vazgeçip geri dönmek mecburiyetinde kalmışlar.

“Türkiye’nin yüzlerce insanı nasıl durdurup, gözaltına alıp, ertesi gün Suriye’ye sınırdışı ettiğini de belgeledik. Bu uluslararası hukukun bir ihlali demektir.”

'Sünniler ve Araplar için de geçerli olmalı'

Hatay Valisi Ercan Topaca dün yaptığı açıklamada sınır kapılarının açık olduğunu, Suriye’den Türkiye’ye gelmek isteyen kişilerin önünde bir engel bulunmadığını ifade etmişti.

Vali Topaca ayrıca 1500 Bayırbucak Türkmeni’nin Rus hava saldırıları ve Esad güçleriyle yaşanan çatışmalardan kaçarak Türkiye’ye sığındığını da söylemişti.

Topaca, Yayladağı Güveççi bölgesinde çadırkent hazırlıklarının başladığını ve birkaç gün içerisinde tamamlanacağını belirtmiş, ayrıca Suriye'nin Yamadı Köyü’ndeki çadırkentte bulunan Türkmenlere yardım gönderildiğini de açıklamıştı.

Gerry Simpson, bu konuda da BBC Türkçe’ye şu değerlendirmelerde bulunuyor:

“Türkiye, bu kişilere kapılarını açtıysa bu bizi sevindiren bir gelişmedir. Ancak benzeri uygulamaların sadece Türkmenler değil Sünni Araplar için de geçerli olmasını dileriz.

“Buna karşın, eğer Türkmenler Suriye içinde yardım alıyorlarsa, bu hukuka aykırı bir uygulamadır. Türkiye savaştan kaçan insanlara koruma sağlamak, onları sınırdan içeri kabul etmek durumundadır.”

HRW’nin Türkiye uzmanı Emma Sinclair-Webb de BBC Türkçe’ye şu açıklamalarda bulunuyor:

“İnsanlar ani bir çatışmadan ya da hava saldırısından kaçtıklarında, kitlesel bir göç durumu yaşandığında Türkiye’nin bu insanların geçişine yardımcı olduğunu daha önce de gördük.

“Türkiye’nin yalnızca Türkmenlere yardım ettiğini söylemek istemem, bu haksızlık olur. Ancak Rus hava saldırılarından aynı şekilde kaçan ama Türkiye’den yardım görmeyen Suriyeliler de var.”

'Türkiye, mültecileri kaçakçılara itiyor'

Türkiye’de halen 2,2 milyonun üzerinde kayıtlı Suriyeli mülteci yaşıyor. Bunların 250 bin kadarı ülke genelinde bulunan 25 mülteci kampına yerleştirilmiş durumda. Diğerleri ise kentli mülteci konumundalar.

Türkiye’nin Suriyeli mülteciler için son dört yılda yaptığı harcamaların toplamı ise 7,6 milyar doların üzerinde...

HRW, raporunda, Türkiye’nin mültecilere ev sahipliği yapmak adına gösterdiği çabanın takdir edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Buna karşın sınır kapılarının açık tutulması gerekli, diye de ekliyor.

Emma Sinclair-Webb, Türkiye’nin yapması gereken şeyin açık kapı politikasını sürdürmek ancak sınır geçişlerini kontrol altına almak olduğunu söylüyor.

Sinclair-Webb, “Türkiye, ülkeye giriş yapan insanları titizlikle bir taramadan geçirmelidir. Bu kişilerin kim olduklarını araştırmak meşru bir güvenlik tedbiridir. Ancak Türkiye’nin bunu yapmadığını görüyoruz. Aksine bu insanları kaçakçıların eline düşmeye zorluyor. Bu durumda da yasadışı yollarla sınırı geçiyor ve herhangi bir kontrolden, taramadan geçmemiş oluyorlar." diyor.

HRW’nin raporunda yasadışı geçişlerin özellikle Antakya’nın güneyindeki bir noktadan yapıldığı belirtiliyor, ancak gerek güvenlik nedenleri gerekse olası bir mülteci akınını engellemek niyetiyle bu geçişin tam yeri açıkça yazılmıyor.

Rapor için görüşülen 51 kişiden altısının Suriye’ye zorla geri gönderildiği, üçünün güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığı ve yüzlerce diğer kişiyle birlikte Suriye’ye iade edildiği, üçünün sınırı geçmelerine güvenlik güçleri tarafından izin verilmediği, dördünün ise fiziksel şiddete maruz kaldığı belirtiliyor.

Gerry Simpson, bu kişilerden birinin kaçakçı sanıldığı için dövüldüğünü düşündüğünü söylüyor:

“Kafasına, bedenine çok ağır darbeler almıştı. Kaburgası kırılmıştı. Ağır bir kafa travması vardı. Sınırdan içeri girdikten 10 saat kadar sonra kendisiyle görüştük. Hala olayın etkisi altındaydı.

“Tabii güvenlik güçlerinin insanları sadece engellediği, ama şiddet uygulamadığı da görülüyor. Kadın ve çocuklara da şiddet uygulamıyorlar. Türkiye’ye güvenlik güçlerinin gereksiz şiddete başvurmasını önlemesi çağrısında bulunuyoruz.”

Raporda Avrupa Birliği’ne de şu çağrı yapılıyor:

AB’nin 3 milyar Euroluk bir yardım paketi ve vize kolaylıkları da içermesi muhtemel olan Türkiye’yle müzakereleri gösteriyor ki, Brüksel hala mülteci akınını durduracak teşvikler sağlamaya çalışıyor olabilir.

“AB’nin nihai planı Türkiye’deki yetkililerin Suriyelilerin Türkiye’ye sığınmalarına izin verecekleri taahhüdünü içermelidir.

“AB ayrıca Türkiye’ye çatışmadan kaçan Suriyelilere yardım etmesi için cömert maddi destek sağlamalıdır. Ancak bu destek Suriyelilerin (AB ülkelerinde) sığınma başvurusunda bulunmalarını engelleyecek ön şartlar içermemelidir.”

  • Haber: Selin Girit / BBC Türkçe | Kapak Fotoğrafı: Sedat Suna / EPA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Avrupa BirliğiBeşer EsadHataySuriyehamilekadınlar
Görüş Bildir