Görüş Bildir

Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'na Açtığı Tazminat Davasına 'Sertçe Eleştirilmesi Doğaldır' Gerekçesiyle Ret

Anasayfa
 > Gündem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na açtığı 500 bin TL'lik tazminat davası mahkeme tarafından reddedildi. Mahkeme kararına gerekçe olarak Erdoğan'ın yüksek bir makamda olmasını gösterdi ve en sert eleştirilerin dahi doğal olduğunu vurguladı. 

DW Gündem'den Alican Uludağ'ın haberine göre, Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı 'Orduya kumpas kurmak,' 'Tefecilerin önünde diz çökmek' ve 'Katarlılardan emir almakla' suçlayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin ifade özgürlüğü olduğuna karar verdi. Erdoğan'ın açtığı 500 bin TL'lik tazminat davasını reddeden mahkeme, gerekçeli kararında 'Cumhurbaşkanının kendisine yönelik şiddetli siyasi eleştiri içeren ifadelere karşı aynı durumda olmayan kimselerden daha yüksek seviyede tahammül göstermesi gerektiğini' kaydetti.

Yargıdan Erdoğan'a yönelik çıkan 'ifade özgürlüğü' uyarısına ilişkin kararın ayrıntıları şöyle: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Aralık 2020 tarihinde TBMM CHP Grup Toplantısında yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sert sözlerle eleştirdi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ı 'Katarlılardan emir almak' ve 'Londra'daki tefecilerin önünde diz çökmek' ile suçlamıştı.

Ayrıca Erdoğan'ı 'Kozmik odayı FETÖ'ye açmak'la da eleştiren Kılıçdaroğlu, 'Sen FETÖ'yle iş birliği yapıp orduya kumpas kuran başbakan mısın, değil misin? Bana ordudan bahsediyor. Sen kim, ordu kim ya? Sen orduya kumpas kuran bir başbakansın, kendi ordusuna kumpas kuran bir başbakansın sen' demişti.

Erdoğan'ın avukatları, kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Kılıçdaroğlu aleyhinde 500 bin TL'lik tazminat davası açmıştı.

Yargıdan ifade özgürlüğü kararı!

Yargıdan ifade özgürlüğü kararı!

Davaya bakan Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi, 16 Mart 2022'de yapılan duruşmada Erdoğan'ın açtığı davanın reddine karar vermişti. Mahkeme, gerekçeli kararını tamamladı.

Hakim ret kararında, 'Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması'nın Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağını düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesi ile 'Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirinin kötüye kullanılamayacağını' içeren 14. maddesine açıkça vurgu yaptı.

Dava konusu konuşmada Kılıçdaroğlu'nun kullandığı sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının değerlendirildiği vurgulanan kararda, 'Zira, öncelikle davalının sarf ettiği sözlerin davacının şeref ve itibarını doğrudan hedef almadığı, kaba hakaret mahiyetinde olmadığı, ayrıca ve açıkça davacının kişiliğinin hedef alınması yoluyla, sırf davacıyı incitmek, itibarını zedelemek, şerefine saldırıda bulunmak, kamuoyu önünde küçük düşürmek maksadı gütmediği anlaşılmaktadır' denildi.

'Şiddetli ve sert siyasi eleştiri...'

'Şiddetli ve sert siyasi eleştiri...'

Kılıçdaroğlu'nun asli maksadının Erdoğan'ı siyaseten eleştirmek olduğu belirtilen gerekçede, konuşmanın 'şiddetli ve sert siyasi eleştiri niteliği'nde olduğu vurgulandı. Mahkemenin kararında şu değerlendirme yer aldı:

'Konuşmanın yapıldığı yer ve zaman, ve konuşan ile muhatap alınan kişilerin işgal ettikleri mevki ve makam dikkate alındığında, işbu konuşmayla kamuoyunun siyasi bir tartışmaya ve çatışmaya dikkatinin çekilmesinin, siyasi bir konunun kamuoyu önünde derinlemesine ve ayrıntılı biçimde tartışılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.'

'İfade özgürlüğü sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız ve hatta toplumun geneliyle ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici, endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir' ifadesi kullanılan kararda, şöyle devam edildi:

'Yani, bu hürriyet sadece herkes tarafından kabul görecek, tehlikesiz, genel eleştiri ifadelerini değil, ve fakat incitici, şoke edici, sarsıcı, ve dolayısıyla da daha çok dikkat toplayacak ifadeler için de geçerlidir. Dolayısıyla somut olayda kullanılan ifadelerin bu yönüyle de ifade hürriyeti kapsamında kaldığı düşünülmektedir.'

'Kendisine muhalefet edilmesi ve sertçe eleştirilmesi doğaldır.'

'Kendisine muhalefet edilmesi ve sertçe eleştirilmesi doğaldır.'
www.memurlar.net

Somut olayda, davacı Cumhurbaşkanının toplum tarafından azami düzeyde bilinen, tanınan, konuşma ve davranışları tüm toplumca ayrıntılarıyla takip edilen, icraati herkesi etkileyen veya etkileme potansiyeline sahip bir kimse olduğuna işaret edildi. Kararda, 'Ve en yüksek yürütme ve devlet makamında bulunması itibarıyla, kendisine muhalefet edilmesi, ve işbu muhalefetin de kendisini sertçe eleştirmesi gayet tabidir; bu durumda davacı Sayın Cumhurbaşkanının kendisine yönelik şiddetli siyasi eleştiri içeren ifadelere karşı aynı  durumda olmayan kimselerden daha yüksek seviyede tahammül göstermek mevkiinde olduğu değerlendirilmektedir' sonucuna varıldı.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
113
66
18
2
2
1
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Metin Akalp

Bu hakimde bu cesaret varsa düşün 2023'te iktidarı kaybedince neler edecek akepelilere. Sıkın dişinizi az kaldı.

vOLCano

merak içerisinde beklemedeyiz.

KalEl

Seni tanimak istiyorum yigidim karari vermeden yurek yemis, beton yetmez betooooon heyt beee.

Furkan Aras

vay be helal olsun 😮