Erdoğan: 'Destek Vermezlerse Suriye'de Mülteci Şehirlerini Biz Kuracağız'

 > -

Cumhurbaşkanı ErdoğanBirleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile görüşeceğini ve Suriye'de Türkiye'nin kontrolündeki bölgede inşa faaliyetleri için uluslararası çağrı yapması talebini ileteceğini söyledi. Erdoğan "Yaptınız yaptınız, yapmadığınız takdirde bu çağrıyı ben yapacağım. Oldu oldu, olmadı Tel Abyad'la Rasulayn arasında mülteciler şehrini veya şehirlerini biz kuracağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rönesans Polat İstanbul Otel'de düzenlenen 6. Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde ecdatlarının "Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi" ifadesine uygun bir şekilde sağlığı öncelikleri arasında ilk sıralara çıkardıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Ülkede kişi başı yapılan sağlık harcaması 19 liradan 140 liraya yükseldi"

"Zira, bir sağlıklı nefes, bir devleti feda etmek için yeter akçedir. Hemen kolları sıvayıp tüm dünyada örnek alınan bir sağlık reformunu kısa sürede hayata geçirdik. Hastanelerin birleşmesinden sağlık sigortası sisteminin geliştirilmesine, altyapı, araç gereç ve personel eksiğinin giderilmesine kadar her alanda çok büyük yatırımlar yaptık. Hastane ve tedavi kurumlarımızın sayısını 2 bin 825'ten 5 bin 488'e yükselttik. Hastanelerimizin toplam yatak sayısını 239 bine, nitelikli yatak sayısın 145 bine çıkardık. Sağlık çalışanlarının sayısını 378 binden 1 milyon 24 bine ulaştırdık. Hastanelerimizde teşhis ve tedavi cihazlarından ambulanslara kadar her alanda sayıyı ve kaliteyi fevkalade yükselttik. Sağlıkta gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümde tek gayemiz vardı. O da milletimize en kaliteli sağlık hizmetini en makul maliyetle sunabilmekti. Ülkede kişi başı yapılan sağlık harcaması 19 lira düzeyinden 140 liraya yükselirken bireylerin ceplerinden yaptıkları harcama oranı yüzde 20 düzeyinden yüzde 17'ye geriledi." 

Erdoğan yaptıkları reformlarla Türkiye'nin sağlık alanında dünya çapında bir çekim merkezi haline geldiğini söyledi.

"Yerli ilaç, aşı ve cihaz üretimi konusunda kararlıyız"

Başta doktorlar olmak üzere tüm sağlık personelinin niteliğinin yükseltilmesinden yerli ilaç, aşı ve tıbbi cihaz üretilmesine kadar her alanda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yerli ilaç, aşı ve cihaz üretimini öyle sadece, adı yerli kendisi yine dışa bağımlı şekilde değil, formülünün geliştirilmesinden nihai ürüne kadar tüm aşamalarıyla kendimize ait hale getirmekte kararlıyız. Vatandaşlarımızdan bazılarının yabancı menşeli ilaçlara ve aşılara mesafeli yaklaştığını görüyoruz. İlaçları ve aşıları halkımızın hassasiyetlerine uygun şekilde üretip hizmete sunduğumuzda bu sorunu aşmış olacağız. Kamuda ve özel sektörde ilaç, aşı ve cihaz üretimlerinin gerçek anlamda millileştirilmesi hususunda gizli bir direniş olduğunu da biliyorum.Ülkemiz açıdan stratejik öncelik olarak gördüğümüz bu hususta atılan tüm adımları ve yapılan tüm engellemeleri çok daha yakından takip altına alacağımızın bilinmesini istiyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde milletimizin ve tüm insanlığın şifa vesilesi kurumlarımızla tıkır tıkır işleyen sistemimizle sağlık alanında ülkemizin yerini çok daha yüksek bir noktaya çıkartacağız."

"Uluslararası toplumdan aldığımız destek sadece nasihat" 📽

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı'yla Suriyelilere huzur-u kalple geri dönecekleri yeni alanlar kazandırdıklarını ifade ederek, şunları anlattı:

"Planlarımızı yaptık, projelerimizi hazırladık. Bunları BM Genel Kurulunda liderlerle yaptığım görüşmelerde kendilerine takdim ettim. Bakıyorlar kitapçığa 'Gayet güzel diyorlar.' Peki para? Paraya gelince ses yok. Bunlar parasız olmaz. Bunu beraber yapacağız. Yarın BM Genel Sekreteri misafirim olacak. Sabah beraber bir kahvaltımız var. Kendisine aynen bu programı, bu planı takdim edeceğim. Projeleri takdim edeceğim. Diyeceğim ki, 'Uluslararası donörler toplantısı çağrısını siz yapın.' Yaptınız yaptınız, yapmadığınız takdirde bu çağrıyı ben yapacağım. Oldu oldu, olmadı Tel Abyad'la Rasulayn arasında mülteciler şehrini veya şehirlerini biz kuracağız. Ben o zaman Adnan Polat'ın kapısını çalarım. 'Sayın Polat sen de burada bir şeyler üstlen.' deriz. O da hayrına... Bakın 'Tamam' dedi. Bizim insanımız böyledir, bu tür adımları atar. Bu işleri böyle yürüttük, böyle yürütüyoruz. Yıllardır milyonlarca sığınmacıyı topraklarımızda barındırmak için bu ev sahipliğini yaptık. Uluslararası toplumdan aldığımız destek maalesef sadece nasihat. Bir damla petrolü bir damla kandan daha değerli kabul eden zihniyetin gözü Suriye'de ve dünyanın her yerinde kendi çıkarından başka bir şey görmüyor. Biz etrafımıza baktığımızda sadece insan, can, hayat görüyoruz. Diğerleriyle en büyük farkımız budur."

"Mazlumların ve mağdurların ümit kapısı olmayı sürdüreceğiz"

Erdoğan, son 8 yıldır Suriyeli sığınmacılar için sınırlarına dikenli tel örgü çekmekten başka hiçbir iş yapmayanların sığınmacıların vatan hasretini dindirecek çabalara mani olduklarını vurgulayarak, "Türkiye'nin gayretlerine yönelik sergilenen çifte standardın takdirini ben sizlere bırakıyorum. Sizler, 4 milyonu aşkın insana sadece sağlık hizmeti vermenin nasıl bir mali yüke karşılık geldiğini en iyi bilen kişilersiniz. Türkiye olarak bunun yanında sınırlarımız dışındaki 3 milyon kişiye de hayatlarını sürdürmeleri için destek sağlıyoruz. Biz tüm bu hizmetleri herhangi bir beklentiyle değil, insani ve ahlaki sorumluluklarımızın gereği olarak yaptık. Kimin ne dediğine ve yaptığına bakmadan sınırlarımız içinde ve dışında bu hizmetleri vermeyi, mazlumların ve mağdurların ümit kapısı olmayı sürdüreceğiz. Böylece sadece kendi sorumluluklarımızı yerine getirmekle kalmayıp, aynı zamanda tüm insanlığın onurunu da kurtarmış olacağımıza inanıyorum." diye konuştu.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir