Demliğe Bir Tutam Ekleyin: Tavşan Kanı Çayınız Mis Gibi Kokacak
Tavşan kanı rengiyle, berrak ve mis kokulu bir çay demlemek çoğu zaman iyi bir paket çay almakla bitmiyor. Kullanılan su, demleme süresi ve demliğin ocakta ne kadar kaldığı bardaktaki rengi ve tadı doğrudan etkiliyor. Sade siyah çaya farklı bir koku katmak isteyenler için püf nokta ise demliğe atılan küçük bir tutam. Marketlerdeki kokulu çaylara aromasını veren meyvenin kabuğu, sıradan bir demliğe hafif bir narenciye kokusu katabiliyor.
Kaynak: Phys.org
Kokulu çaylara aromasını veren bergamot kabuğu demlikte de işe yarıyor
Marketlerde 'bergamotlu' diye satılan kokulu siyah çayların o kendine has aroması, bergamot adı verilen bir narenciyeden geliyor. Portakal büyüklüğündeki, kabuğu sarımsı yeşil bu meyve çiğ yenmeyecek kadar ekşi ve buruk. Asıl değeri ise kabuğundaki aromatik yağda. Dünyadaki bergamot yağının büyük kısmı İtalya'nın güneyindeki Calabria bölgesinden çıkıyor. Bu yağ siyah çayla buluştuğunda limon, turunç ve mandalinayı andıran, hafif çiçeksi bir koku bırakıyor.
Evde aynı etkiyi yakalamanın yolu, hazır aromalı çay almak yerine kurutulmuş bergamot kabuğunu doğrudan demliğe eklemek. 4-5 bardaklık bir demlik için siyah çayın yanına küçük bir tutam kurutulmuş kabuk atmak yetiyor. Üzerine kaynamış su dökülüyor ve çay her zamanki gibi 10-15 dakika demlenmeye bırakılıyor.
Burada ölçüyü kaçırmamak önemli. Bergamot kabuğu fazla kullanıldığında siyah çayın kendi tadını bastırıyor ve ağızda keskin bir aroma bırakıyor. Bir tutam ise çayın karakterini korurken arka planda hafif bir narenciye kokusu bırakmaya yetiyor.
Çayın yüzeyindeki ince tabakanın sebebi kireçli su
Demlenip bir süre bekleyen çayın yüzeyinde bazen ince, yağlı görünen bir tabaka oluşuyor. Bardağı hafifçe salladığınızda bu tabaka buz gibi çatlıyor. İsviçre'deki ETH Zürih'ten araştırmacıların Physics of Fluids dergisinde yayımlanan çalışması, bu tabakanın asıl sorumlusunun sudaki kalsiyum karbonat olduğunu ortaya koydu. Su ne kadar kireçliyse çaydaki doğal bileşiklerle tepkimeye girerek oluşan tabaka da o kadar sağlam oluyor.
Araştırmanın yazarlarından Caroline Giacomin, kuru çay karışımına narenciye gibi asidik bir bileşen eklemenin bu tabakanın görünürlüğünü azalttığını ve çaya ayrıca lezzet kattığını belirtiyor. Yani demliğe atılan narenciye kabuğu, kokunun yanında bardaktaki görüntüye de katkı sağlayabiliyor.
Suyun etkisi bununla sınırlı değil. Cornell Üniversitesi'nin Nutrients dergisinde yayımlanan araştırmasında, mineral oranı yüksek musluk suyuyla demlenen siyah çayın şişe suyuyla demlenene göre daha koyu ve bulanık olduğu görüldü. Tavşan kanı, berrak bir çay için demlikte içme suyu kullanmak bu yüzden fark yaratıyor.
Demliği yüksek ateşte kaynatmak çayın tadını sertleştiriyor
İyi çayın en sık atlanan kuralı, demliğin altındaki ateşle ilgili. Demlik yüksek ateşte bırakıldığında ya da çay yaprakları suyla birlikte kaynadığında yapraklardaki tanenler gereğinden fazla suya geçiyor. Sonuç, ağızda buruk ve acı bir tat bırakan sert bir çay oluyor.
Bu yüzden su kaynadıktan sonra demlik kısık ateşe alınmalı ve çayın ağır ağır demlenmesi beklenmeli. Royal Society of Chemistry'nin çay önerilerinde yer alan bir başka ayrıntı da suyun taze olması. Daha önce kaynatılmış su içindeki çözünmüş oksijenin bir kısmını kaybettiği için çayın aromasını tam olarak açığa çıkaramıyor. Çaydanlığın dibinde kalan eski suyu her seferinde yenisiyle değiştirmek bu yüzden önemli.
Bergamot kabuğu bulamayanlar ya da kokusunu fazla baskın bulanlar aynı yöntemi kurutulmuş portakal kabuğuyla deneyebilir. Kabuğun iç kısmındaki beyaz zar acılık verdiği için kurutmadan önce mümkün olduğunca temizlenmesi gerekiyor. Demliğe atılan küçük bir parça, günlük siyah çaya hafif bir narenciye kokusu katıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın