Çölün Ortasına 1.300 Kilometrelik Çizgiler Çizdiler: 2 Bin Yıldır Sırrı Çözülemedi
Yaklaşık 2 bin yıl önce Peru kıyılarındaki kurak tepelere ve vadilere çizilen Nazca Çizgileri, dünyanın en ünlü yer resimleri olarak biliniyor. Toplam uzunluğu 1.300 kilometreyi aşan ve sayıları binlerle ifade edilen çizimlerin neden yapıldığı ise bilim insanları arasında hala tartışılıyor.
Detaylar 👇
Bilim insanları, Nazca Çizgilerinin tek bir amaca hizmet etmediğini ve işlevlerinin zamanla değişmiş olabileceğini belirtiyor.
Nazca Çizgileri, Peru kıyılarındaki kurak tepelerde ve vadilerde MÖ 200 ile MS 500 yılları arasında Nazca halkı tarafından inşa edildi. Bölgede yazının kullanılmadığı bir dönemde yapılan çizimlerde insanlar, hayvanlar, geometrik şekiller, bitkiler ve çiçekler yer alıyor. Kaç tane çizgi bulunduğu tam olarak bilinmiyor ancak yeni geoglifler yapay zekanın yardımıyla keşfedilmeye devam ediyor.
Northeastern Illinois Üniversitesi sanat tarihi profesörü Ana Nieves, çizimlerin farklı stillerde, boyutlarda ve konumlarda olduğunu belirterek tek bir açıklamanın hepsine uyması olasılığının düşük olduğunu söyledi. Augsburg Üniversitesi'nden Karsten Lambers ise yazılı ya da sözlü bir tanıklık bulunmadığı için sorunun yanıtlanmasının zor olduğunu, kullanım amaçlarının zaman içinde değişmiş olabileceğini ifade etti. Önerilerden biri, çizgilerin başlangıçta gezginlere ve kervanlara rotaları göstermek için kullanıldığı, daha sonra toplanma ve şölen alanlarına dönüştüğü yönünde. 2026 yılında yapılan bir çalışmada, erken dönem geoglifleri arasında yamaçlara inşa edilenlerin patikalar üzerinde yer aldığı ve uzak mesafelerden görülebildiği belirtildi.
Çizgilerin astronomik bir takvim olarak kullanıldığı fikri, yeni araştırmalarla kısmen sorgulanıyor.
Tarihçi Paul Kosok, Aralık 1941'de çizgileri inceleyerek astronomik hizalamalar bulunduğunu belirledi. Matematikçi Maria Reiche ise 40 yıldan fazla süren çalışmasında birçok geoglifin gök cisimleriyle ilişkili olduğunu düşündü. 2021'de yayımlanan bir makalede yer alan modern analiz, geoglifler arasında yalnızca küçük bir bölümünün bir yıldızla ya da gündönümü gibi bir güneş olayıyla olası bir hizalamaya sahip olduğunu ortaya koydu.
Araştırma ekibi, geoglifların bir bütün olarak takvim sistemi şeklinde yorumlanamayacağını yazdı. Ancak makalenin ilk yazarı Christiane Richter, bunun çizgilerin astronomik bir öneminin olmadığı anlamına gelmediğini söyledi. Richter ve ekibinin sonraki araştırmaları, geoglifların yaklaşık yüzde 8'inde bir tür ay hizalaması bulunduğunu gösterdi. Richter, gök cisimlerinin çizimlerin oluşturulmasında rol oynamış olmasının oldukça olası olduğunu belirtti.
Adaklar ve tek çizgili çizimler, geoglifların ritüel geçitleri ve topluluk etkinlikleri için kullanılmış olabileceğini düşündürüyor.
Lambers'in makalesine göre bazı geoglifların, özellikle yamuk şeklindekilerin yakınındaki alçak kaya platformlarına seramikler, yengeçler, mısır ve Spondylus kabuklarından yapılmış küpeler gibi adaklar bırakıldı. Normalde Ekvador'da bulunan Spondylus kabukları, El Nino olayları sırasında Peru'ya kadar ulaşabiliyor. Bu kabuklar, yengeçler ve mısırla birlikte su ve bereketle ilişkilendiriliyor.
Bir başka fikre göre geoglifler ritüel geçitler için kullanıldı. Nieves, bazı geoglifların tek ve kesintisiz bir çizgiyle yapıldığını, insanların bunların üzerinde tek sıra halinde yürüyebileceğini söyledi. Dartmouth Üniversitesi'nden Darryl Wilkinson ise çizgilerde yürümenin grup etkinliği olduğunu ve topluluk duygusu yarattığını belirtti. Lambers, çizgileri inşa eden Nazca halkının dünyanın en kurak çöllerinden birini yüzyıllar boyunca bölge halkının kültürel fikirlerinin ifadesine ve sosyal etkinliklerinin mekanına dönüştürdüğünü yazdı.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın