Akademisyen Ceren Damar'ı Öldüren Hasan İsmail Hikmet'in İfadesi: 'Geçmem İçin Kopya Çekmem Gerekiyordu'

 > -

Öğrenim gördüğü Çankaya Üniversitesi'ne bıçak ve tabanca sokan, hakkında kopya çekmekten tutanak düzenleyen danışman öğretmenini tasarlayarak hunharca öldüren Hasan İsmail Hikmet, dün akşam çıkarıldığı mahkeme tarafından “kasten öldürme” suçundan tutuklandı.

Olay yeri inceleme sonrası düzenlenen cinayet tutanağına göre saldırgan önce genç kadını darp etti, sonra iki kere ateş ederek göğüs kafesi ile karın boşluğundan yaraladı ve 10 yerinden bıçakladı. Ardından otomobiline binip uzaklaştı.

Ceren Damar cinayetinin katil zanlısı Hikmet'in Emniyet'teki ifadesi basına yansıdı. Okula daha evvelden kesici silah, cinayet günü ise ateşli silah soktuğunu söyleyen zanlı "Geçmem için kopya çekmem gerekiyordu" dedi ve ekledi: "Tutanağı 'işleme koyacağım’ deyince sinirlendim..."

İfadesinde 2014'de Kıbrıs'ta hukuk fakültesi kazandığını, 2015 yılında Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne yatay geçiş yaptığını belirten Hasan İsmail Hikmet,  2. sınıftan başlaması gerekirken 1. sınıftan başlatıldığını, kendisine haksızlık yapıldığını, danışman öğretmeni Ceren Damar Şenel'e bu sorunlarını anlattığını söyledi.

Derslerinin yoğun olması nedeniyle üniversiteye sınavdan sınava gittiğini ifade eden zanlı, cinayet gününü şöyle anlattı:

"O gün 3 sınavım vardı. Derslerimin yoğun olması nedeniyle sınava hazır değildim. Geçmem için kopya çekmem gerekiyordu. Bu nedenle sınavdan geçmek için kopya hazırladım. Sınav salonuna girdiğimde Ceren Damar Şenel'i gördüm. Sınav başladıktan sonra hazırladığım kopyayı çıkardım ve kopya çekmeye başladım. Bir süre sonra Ceren Damar Şenel, beni kopya çekerken yakaladı. Hakkımda tutanak tutarak kopya çektiğim için işlem yaptı. Gün içerisinde birkaç kez onunla görüştüm."

Tutanağı işleme koymaması için Ceren Damar Şenel'in odasına giden ve Şenel tarafından bu talebi reddedilen saldırgan "Sonra eve gittim babamın silahını aldım. Daha önceden de bıçak almıştım" dedi.

Hasan İsmail Hikmet, aynı hoca tarafından kopya çekmekten ikinci kez tutanak tutulduğunu söyledi.

Hikmet ifadesine şöyle devam etti:

"Daha önce ceza almıştım, 2. kez tutanak işleme konulması durumunda okuldan uzaklaştırılacaktım. Bu nedenle konuşmak için odasına gittim. ‘Hocam tutanağı iptal edin, niye böyle yapıyorsunuz?’ dedim. ‘Yapacak bir şey yok, tutanağı işleme koyacağım’ deyince sinirlendim. Yanımda getirdiğim babama ait tabanca ile ateş ettim, yardım için çığlık atmaya başladı. Korkup panikledim, susturmak için bıçaklamaya başladım. Kendisinden geçince bırakıp çıktım.”

Hikmet’in cinayetin ardından aracına binerek üniversite yerleşkesinden çıktığı, bir kilometre sonra ailesini arayarak “Hocamı öldürdüm” dediği öğrenildi.

Olay yeri inceleme sonrasında düzenlenen cinayet tutanağına göre ise Hikmet, Ceren Damar Şenel’in odasına girerek kapıyı kapattı. Önce şiddet uygulayan Hikmet, daha sonra iki el ateş etti. Mermiler akademisyenin göğüs kafesi ve karın boşluğuna isabet etti. Genç akademisyenin çığlık atması üzerine 10 yerinden bıçakladı. Elindeki silahla okul binasından kaçan Hikmet, aracına binerek uzaklaştı.

Soruşturma kapsamında, suç aleti silahın sahibi olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan Hasan İsmail Hikmet'in babası ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Hikmet’in babası emekli özel harekât polisi Ö.H. de gözaltına alındı. Babanın, oğlunun kendisinden habersiz beylik tabancasını aldığını belirterek, “Olay olduktan sonra haberimiz oldu. Evi arayıp hocasını öldürdüğünü söyledi. Biz de kaçmamasını, teslim olmasını söyledik” dediği öğrenildi. Baba Ö.H. dün akşam adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ceren Damar Şenel, dün Çankaya Üniversite'sinde düzenlenen törenin ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Törende konuşan eşi "İyi bir hukukçu, iyi bir mühendis, iyi bir doktor değil, iyi bir insan olmaya çalışın" dedi 🎥

Ceren Damar Şenel'in Dışişleri Bakanlığı'nda diplomat olarak görev yapan eşi Levent Şenel ise şunları söyledi:

"Bugün sizlerle bir eş, bir evlat, bir abla, sadık bir dost ve çok değerli bir insan adına konuşuyorum. Bu hayat bizlere hiç ummadığımız anda, tahmin edemeyeceğimiz acılar yaşatabiliyor. Bu olay bana bir şeyi gösterdi. Ceren her zaman doğru bildiğini yapan, işini dört dörtlük yapmaya çalışan bir insandı. Hiçbir zaman kimse hakkında kötü konuşmazdı. Çok değerli bir bilim insanıydı. Çok büyük bir acımız var. Bu tarz olaylar kötülüğü kötülükle yenemeyeceğimizi bana hissettiriyor. Biz her zaman iyi olmalıyız. Her zaman iyilikle hareket etmeliyiz. Benim eşim bir eğitim şehididir. Görevini harfiyen yapmaya çalışırken hayatını kaybetmiştir. Bir azılı suçlu tarafından. Tüm Türkiye daha düne kadar ismini bilmediği bir kız için birbirine kenetlenmiş bir halde. Ben herkese çok teşekkür ediyorum. Benim genç arkadaşlarımdan tek bir istirhamım var. Bunu belki söylemek benim haddime düşmez ama iyi bir hukukçu, iyi bir mühendis, iyi bir doktor değil, iyi bir insan olmaya çalışın arkadaşlar. İnsanları sevin ve hiçbir zaman kötülüğe kötülükle cevap vermeyin. Bu olayla da inşallah bu ülkede eğitim sistemindeki bazı yanlışlıklar ve pek çok konuda bir duyarlılık farkındalık oluşacak. Dualarınızı eksik etmeyin. Başımız sağ olsun"

Fevzi Kızılkoyun / HürriyetFevzi Çakır / Habertürk ve DHA

YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BilimCeren DamarKatilolay
Görüş Bildir