Bülent Ersoy, Bamya Yemeği ve Şebnem Ferah'la Aynı Ortamdayız: Sizinle Acil Konuşmamız Lazım!

-
Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.

Haftalık "Ben ne okudum az evvel ya?" içeriğimiz ile karşı karşıyayız. Yeni gelenler ve bilgi isteyenler için şöyle söyleyeyim: Her hafta size ordan burdan aklıma gelen şeyleri anlatmazsam çatlıyorum. O yüzden bu içerikte bir değil, birkaç konu var.

Biraz vaktiniz varsa sizinle bir şeyler konuşmam lazım...

Tuzlu saçla dolaşmak özgürlüktür!

Bizi "şöyleler ve böyleler" diye ayırmak istemiyorum, zaten yeterince ayrılmış durumdayız. Fakat dikkat ettim ki, denizden çıktıktan sonra koşa koşa duş alanlar ve duş almayanlar olarak minik bir bölünme yaşıyoruz. Açıkçası ben, denizden çıktıktan sonra tuzlu kafayla dolaşmayı, hatta zaman zaman saçlarımın tuzunu emmeyi bile severim. Bu konuda yalnız olmadığımı da biliyorum, o yüzden kimse "İyyy pis!" demesin. Düşünsenize, tatil bitmiş, yaşadığınız şehre dönüyorsunuz ama saçlarınızda bir gün önce girdiğiniz denizin tuzu var. Giderken götürülecek en güzel hediye değil de nedir bu, söyler misiniz?

Ayrıca kadın arkadaşlarım bilirler ki, deniz saçının ayrı bir güzelliği vardır. Hiçbir kuaför ve sihirili değnek o modelin muhteşemliğini beceremez. Denizden sonra koşa koşa saçlarının tuzunu akıtmayanlar olarak birleşelim. Hayat kısa, saçlar tuzlanıyor!

Bodrum'da mükemmel ev yemeği yemek isteyenler el kaldırsın!

Bodrum'a giden çoğu kişinin bildiği Sakallı Restoran - Ali Doksan'ın yerinden bahsediyorum tabii ki. 1945'den bu yana hizmet veren muhteşem bir dükkan. Ali Doksan, Sakallı diye anılan dayısının yanında, çocukken başlamış yemek işine. O zamandan bu yana da ilk günkü gibi işine sahip çıkmış, lezzetini de hep korumuş. Zaten dükkana girince bu demek istediklerimin hepsini anlıyorsunuz.

Ben Bodrum'a her gittiğimde mutlaka koşa koşa giderim buraya. Hepsi bambaşka da, bamyası dehşet güzeldir. Ancak öğlen saatlerini geçtikten sonra kolay kolay bamya da bulamazsınız, çoban kavurma da. Kahvaltıyı es geçip burada ziyafet çektiğim çok olmuştur. Yemeklerin yanına bir de söğüş domates ve taze arnavut biberi geliyor ki çıldırırsınız. Fiyatları Bodrum'a göre oldukça uygun. Gerçek esnaf lokantasında muhteşem yemekler yemek isteyene şiddetle tavsiye ediyorum. Kabak çiçeği dolması da inanılmaz!

Adres: Çarşı Mahallesi, Nazım Hikmet Sk., 48400 Bodrum/Muğla

Dinleyende "Sen herkesin ağzını kırabilirsin, sende bu güç var!" etkisi yaratan Şebnem Ferah şarkıları.

Bugüne kadar bu ülkede çok albüm yapıldı ama sadece birkaç tanesi yıllar sonra bile ne kadar başarılı olduğunu bizlere gösteriyor. Mesela Levent Yüksel'in "Med Cezir" albümünü Levent Yüksel bile istese bir daha yapamaz. Ha keza Şebnem Ferah'ın "Kadın" albümü de bir o kadar muhteşem bir iştir. Belki ilk çıktığında kadrini kıymetini o kadar da bilemedik ama şu anki yaşınızla dönün bir tekrar dinleyin isterim bu albümü. Düzenlemeler, albümde yer alan müzisyenler ve tabii ki Şebo o kadar başarılı ki, insan yeniden hayran oluyor. Bir de Şebnem Ferah'ın hayat karşısında yaşadığı şeyleri alt edebilme gücünden olsa gerek, insan aynı gücü kendinde de hissediyor. Şebo albüm değil, güç transferi yapmış. "Durma" şarkısını dinleyip kendini süper kahraman hissetmeyenin aklına şaşarım arkadaşlar!

Şebnem Ferah deyince, aklıma Ebru Gündeş'le aldatılması gerçeğinin gelmesine de engel olamıyorum bu arada. Tarzları, duruşları, hayata bakış açıları iki farklı kadından bahsediyoruz. Gerçi bunu olayın başrol oyuncularından Süha Yavuz'a sormak lazım tabii, biz bilemeyiz. Yine de insan hayret ediyor... Peki Ebru Gündeş'in konserlerinde "Sil Baştan"ı söylemesine kaç puan?

Bülent Ersoy'un sürekli istemesi ve Huysuz Virjin'in uzaktan mayolu erkek kesmesi.

Arşiv tarama manyaklığına tutulmuş bir insan olarak geçenlerde yine bir şeye denk geldim. Türk sinema tarihinin bugüne kadar yapılmış en çılgın trailer'ı demem hiç yanlış olmaz hatta dedim bile. Filmimizin adı "İstiyorum". Başrollerde Bülent Ersoy, Fikret Hakan ve Huysuz Virjin var. Olay da şu: Bülent Ersoy, gazinocular kralı Fikret Hakan'la sevgili ama Fikret Hakan manyak bir insan. Kıskanç, asabi, ruh hastası... Huysuz da Bülent Ersoy ile kankito. Sevgilisinin manyaklıklarından bunalan Bülent, ahretliği Huysuz ile bir tatil beldesine kafa dinlemeye gidiyor. Bülent, sahilde çekim yapan mankenleri görünce kankisine "Ne güzel mayolar değil mi?" diyor. Huysuz da "Mayolar güzel ama içindekiler daha güzel" diyor ve gülüşmeler... Film tek seri halde internette yok ama bulursanız gerçek bir neşe kaynağı, öyle söyleyeyim. Filmin adını unutanlar için Bülent Ersoy'dan gelsin: "İstiyorum"

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ozturk-sadri-alisik

sadece Şebnem Ferah var diye geldim, onu aldatan adamın adamlığını alıp kerhanede satayım

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

BodrumBülent ErsoyEbru GündeşMuğlaŞebnem FerahSinemakabakolaytatil
Görüş Bildir