Mardin'de 5 Bin Yıllık Müthiş Keşif
Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde köylülerin bulduğu boş testi alanında müze ekipleri tarafından yapılan kazıda M.Ö. 3 bin yılına ait bir mezar bulundu.
Tarihe Damga Vurmuş 17 Dahinin Sahip Oldukları Hastalıklar
Ünlü ressam ve mucit Da Vinci'de Frijit vardı.Frijit cinsel manada karşı cinse karşı oluşan soğukluktur.Leonardo'nun hayatı boyunca sevgilisi olmadı, bir erkek olan Mon Salai dışında.Cinselliği duyguların olmadığı zaman, iğrenç bir şey olarak tanımladı.Farklı alanlara olan ilgisinden ve sosyal olmamasından dolayı Asperger Sendromu da olduğu söylenebilir.
Osmanlı Kaimesi 139 Yıl Sonra Tesadüfen Bulundu
Para koleksiyoncularının yüzyılı aşkın süredir var olup olmadığını tartıştığı 1876 tarihli resimli filigran kullanılan Osmanlı Kaimesi, tesadüf eseri bulundu.Para koleksiyoncularının yüzyılı aşkın süredir var olup olmadığını tartıştığı 1876 tarihli, resimli filigran kullanılan 50 kuruşluk Osmanlı Kaimesi, Almanya'da yaşayan bir koleksiyoncunun değer tespiti için gönderdiği paraların arasından çıktı.Merkezi Londra'da bulunan uluslararası müzayede şirketi Spink'in danışmanlığını yapan kağıt para koleksiyoncusu Mehmet S. Tezçakın, adının saklı tutulmasını isteyen koleksiyoncunun, satmayı düşündüğü bazı Osmanlı kağıt paralarını değer tespiti yapması için kendisine gönderdiğini anlattı.1976 TARİHLİ 50 KURUŞLUK KAİMETezçakın, 1876 tarihli 50 kuruşluk bir kaimeyi ışığa tutarak incelerken, filigran olarak resim kullanıldığını gördüğünü belirterek, şunları söyledi: 'O an duyduğum heyecanı anlatamam. Osmanlı döneminde resimli filigran kullanılan bir paranın basıldığı yüzyılı aşkın süredir söylenir ama bugüne kadar bu para hiç ortaya çıkmamıştı. Dünyadaki tüm koleksiyoncular, bu paranın peşindedir. Dini inançlardan dolayı Osmanlı döneminde basılan kağıt paraların hiçbirinde resim bulunmaz. Az sayıda filigranlı para vardır, bunlar da düz çizgi şeklindedir. Bu parayı ışığa tuttuğunuzda ise filigran olarak hilal şeklindeki ay içinde burnu ve kaşları II. Abdülhamid'e benzeyen bir resmin kullanıldığı görülüyor.'PARANIN SIRRIOsmanlı Bankası'nda basılan kaimede, dönemin Maliye Nazırı Abdullah Galip Bey'in mührü ile 3 aylık padişahken tahttan indirilen V. Murad'ın tuğrasının bulunduğunu kaydeden Tezçakın, 'Filigrandaki resmin tuğranın sahibi V. Murad'a değil de kendisinden sonra tahta çıkan II. Abdülhamid'e benzemesi efsane paranın bir diğer sırrı. Bu para istenilerek mi basıldı ya da V. Murad veya II. Abdülhamid'e karşı düzenlenmesi planlanan bir komplonun parçası mıydı bilemiyoruz. Bunları nümismatlar ve tarihçiler araştırmalı' diye konuştu.Almanya'daki koleksiyoncudan aldığı izinle, bu tarihi olayı kamuoyuyla paylaştığının altını çizen Tezçakın, 'Paha biçilmez bu ünik parça maalesef yakında yurtdışında satışa çıkarılacak. Bu paraya özellikle Amerikalı, Arap ve İsrailli koleksiyoncuların ilgi göstereceğinden eminim. Türk finans tarihinin en değerli parçası olan bu kaime, mutlaka Türkiye'ye getirilmeli ve para müzesinde sergilenmeli' dedi.Sputnik News
13 Gerçeğiyle Terzi Fikri Önderliğinde Türkiye'deki İlk Komün: Fatsa
Gezi direnişinin yıldönümünde anımsadıklarımızdan biri de 'Taksim Komünü' veya 'Gezi Komünü' olarak adlandırılan o dönemki Gezi Park'ı yaşamı ve düzeni. Yardımlaşma, paylaşım ve ortaklık üzerinden şekillenen düzenin Türkiye'deki ilk örneği Gezi'den önce bir yer daha var orası da 1970'lerin Fatsa'sı...
İnsanın İnsana Şiddetinin 430 Bin Yıllık İzi Bulundu
İspanya'nın kuzeyindeki bir mağarada bulunan iskeletlerde, insanın insana uyguladığı şiddetin 430 bin yıllık izleri saptandı. Mağaradaki iskeletlerin Neandertal insanlara ait olabileceği belirtildi.En az 28 insanın iskeletinin bulunduğu Sima de los Huesos (Kemik Çukuru) adlı alandan çıkarılan kafataslarından birini inceleyen araştırmacılar, kafatasında saptadıkları iki kırığın 'öldürme amacıyla vurulmuş çok sayıda darbenin sonucu' olduğunu açıkladı.PLOS One dergisinde bulgularına anlatan bilim insanları, bu sonucun hem söz konusu mağarada toplu halde ceset bulunmasını açıkladığını, hem de şiddetin, en eski insan kültürünün özünde yer aldığını kaydediyor.Kafatası 17'yi modern görüntüleme teknikleriyle inceleyen bilim insanları, kafatasının ön kısmında açıkça görülen ve hemen hemen birbirinin aynısı olan iki kırığa 'aynı nesne ile vurulan darbelerin yol açtığı' sonucuna vardı.Kemik Çukuru 30 yıldan fazla süredir bilim insanlarının araştırma alanı. 2013 yılında korunmuş haldeki bir kemiğin DNA'sı çıkarıldı ve kimi araştırmacılar mağaradaki iskeletlerin Neandertal insanlara ait olduğunu belirtti.Bölgedeki çalışmayı yürüten bilim insanları, bunun, özellikle bu insan grubunun bir geleneği olabileceği, hatta insanın en eski gömme uygulaması sayılabileceği görüşünde.Nevada Üniversitesi'nde antropoloji uzmanı olan ve çok eski insan kültürlerini ve şiddet uygulamasına ilişkin kanıtları inceleyen Prof. Debra Martin, bilim insanlarının vardığı sonucu, 'tamamıyla inandırıcı bulunduğunu' belirtiyor.Prof. Martin, BBC'ye yaptığı açıklamada 'Tarihin gerilerine gittikçe ve çok eski iskeletleri inceledikçe, şiddetin kültürle gelişen bir davranış olduğunu ve kültür varolalı beri, insanla birlikte bulunduğunu göreceğiz' dedi.Sputnik News
Karanlıkları Aydınlatan Lider Martin Luther King'in Konuşmalarından 15 Alıntı
Yakın zaman içinde yaşamının bir kaç ayını konu alan Selma filmi ile yine gündeme gelen Martin Luther King'in neler yaptığını ve neleri değiştirdiğini az da olsa yakından görme şansına eriştik. Şiddete tam anlamıyla karşı olan ve pasif direnişin aslında ne kadar büyük etkiler yaratabileceğini göstermiş bu liderin konuşmalarından alıntılanmış sözlerini sizlere sunuyoruz.
Tarihi Lebon Pastanesi Otel Oluyor...
Beyoğlu’nun bir zamanlar ünlü olan dükkânları birer birer kepenk indirir veya eski yerlerini terk ederken, Beyoğlu’nun tarihi pastahanelerinin son kalesi Lebon da kapatılmak isteniyor. Yahya Kemal’den Aysel Gürel’e pek çok ünlü simanın kişiliğin uğrak noktası olan mekân, Beyoğlu’nun otel furyasından nasibini alacağa benziyor.Lebon Pastanesi’nin müdürü, aynı zamanda sahibi Abdurrahman Bey’in oğlu olan Murat Cengiz, nisan ayı sonunda, mülk sahibi Karagözyan Yetimhanesi Ermeni Vakfı’nın Lebon’u tahliye etmek için açtığı davayı kaybettiklerini söyledi. Cumhuriyet gazetesinden Ceren Çıplak'ın haberine göre Lebon’un bulunduğu binanın otele kiraya verileceğini duyduğunu belirten Cengiz, verilmiş kararı temyize taşıyacaklarını belirtti. Cengiz, bir kiracının bir yerde 10 yıldan fazla kaldıktan sonra mülk sahibi tarafından gerekçe gösterilmeden çıkartılmasıyla ilgili yasadan yola çıkarak dava açıldığını söyledi.
Etiyopya'da 'Yeni' Bir İnsan Türü Bulundu
Etiyopya'nın Afar bölgesinde varlığı daha önce bilinmeyen bir insan türüne ait kalıntılar bulundu.3.3 ila 3.5 milyon yıl öncesine ait çene kemiği ve dişler, bilinen ilk insan türlerinden farklı bir türün de yaşadığını ve insanın soyağacının sanılandan daha karmaşık olabileceğini gösterdi.Araştırmacılar, buldukları 'yeni' insan türüne Afar bölgesinde kullanılan yerel dilde 'yakın akraba' anlamına gelen deyiremeda sözcüğünü de kullanarak Australopithecus deyiremeda adını verdi.Nature adlı dergide yayımlanan araştırmanın sonuçlarına göre, bulunan kemik ve dişler hem insansı hem insan öncesi türlerin özelliklerini taşıyan dört canlıya ait.
Atlantik'in Şövalyesi 'Bismarck Zırhlısı'nın Dokuz Günlük Öyküsü
Versay Anlaşması, 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Almanya'yı askeri açıdan zor bir duruma sokmuştu. Avrupa gün be gün ısınmaya başlarken, 1939 yılında Almanlar Kriegsmarine olarak da bilinen, Alman Donanması'nda çok güçlü bir savaş gemisi kazandırmaya karar verirler.Versay'la birlikte Almanya'nın 35 bin tondan daha büyük savaş gemisine sahip olması yasaklanmıştı. Bu özel savaş gemisi, Bismarck 45 bin tondu. Kurallar ihlal edilmeye çoktan başlanmıştı.
Deniz Gezmiş Vakfı Kuruldu
68 kuşağının devrimci önderi Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının anısını yaşatmak üzere, devrimci mücadeleye kattıkları değerleri gelecek kuşaklara aktaracak olan “Deniz Gezmiş Bağımsızlık ve Özgürlük Vakfı” kuruldu.Vakıf Sözcüsü Hamdi Gezmiş, “Vakıf düşüncesi esas olarak, Deniz abimlerle ilgili yapılacak araştırma, etkinlik ve üretilecek yapıtlar nedeniyle gelen talepleri kurumsal bir kimlik altında karşılama ihtiyacı ve bireysel çabaların kurumsal yapı içinde daha faydalı sonuçlar verebileceği düşüncesinden kaynaklandı.‘Abim Deniz’Özellikle “Abim Deniz” eserinin hazırlık aşamasında da, aile üyeleri olarak Deniz ve arkadaşlarının anıları ve manevi mirasının daha iyi yaşatılabileceği düşüncesiyle Deniz Gezmiş adına bir vakıf kurma hazırlığına girdik. “Abim Deniz” kitabı ve bu konudaki diğer eserlerin telif haklarından elde edilecek gelirlerin de bu vakfa bağışlanmasını kararlaştırdık. Böylece geçtiğimiz yaz aylarında vakıf senedini oluşturma çalışmalarına başladık.”68. yıl müjdesiGezmiş ailesinin, Deniz Gezmiş’in 68. doğum gününde müjdelediği vakfın kuruluşu, tescil davasının kesinleşmesiyle 12 Mayıs’ta resmen gerçekleşti. Vakfın kurucu Mütevelli Heyeti, aile üyeleri olan Bora Gezmiş, Hamdi Gezmiş, Nural Gezmiş ve Aynur Gezmiş’ten oluşuyor.Halen kuruluş adresinde bulunan Vakfın kalıcı yeri Kadıköy’de olacak ve bir açılış töreni ile tanıtılacak. Deniz Gezmiş’in ağabeyi Bora Gezmiş, “Vakfın adı Deniz Gezmiş olsa da, Deniz’i, Yusuf’tan, Hüseyin’den asla ayrı tutmuyoruz. O kuşağı, onun arkadaşlarını, yeni nesillere tanıtmak, onların düşünce ve ideallerini bugünlere taşımak aile olarak bizim görevimizdi” diyor.Kaynaklarıyla...Kendi kaynaklarıyla var olacak, Deniz ve arkadaşlarını sevenlerin yardımlarıyla yaşayacak olan vakıf, topluma kazandırılmış oldu.Vakıf yönetim kurulu, ilk iş kalıcı yer temini ve Danışma Kurulu oluşturmak için çalışmalarına başladı. Vakfa uygun bir mekan arayışında, kılı kırk yaran bir titizlikle haraket ediyorlar. Bora Gezmiş’in, en çok önemsediği konuların başında, vakfın öğrencilere burs verme projesi var.Son sözünde bilim demiştiDeniz Gezmiş’in kardeşi, Vakıf Sözcüsü Hamdi Gezmiş: “Deniz ağabeyimin ölüme giderken en çok vurgu yaptığı şey bilim ve bilgiydi. Vakfın çıkış noktası bu. Yeni kuşağa bilim arzusunu aşılamak istiyoruz. Araştırmalara, tezlere, incelemelere destek vermek istiyoruz. Adaletsizlikten canı yanmış bir aileyiz. Adalete, insan haklarına vurgu yapan alanlarda çalışmalar yapacağız. Bizimle dayanışacak insanları bu projelere katacağız. Başarılı olmak için yola çıktık.”