Jasper ve Köpeği Zoey'in Aşırı Sevimli Portreleri
Grace Chon hayvanlar alanında uzmanlaşmış bir doğa fotoğrafçısı ve bu fotoğraf serisindeki modelleri ise oğlu Jasper ve köpekleri Zoey. Fotoğraf çekimleri için bebeğini ve 7 yaşındaki köpeğini kılıktan kılığa sokan Chon sonuç olarak aşırı sevimli bir çalışmaya imza atmış. İyi eğlenceler dileriz...
Charlie Chaplin 125 Yaşında
'Slapstick' yani vücut dilinin ön planda olduğu, oyuncuların yaptığı hareketlerle izleyiciyi güldüren bir komedi türü olan hareket komedisinin başarılı oyuncularından  Chaplin, sinema dünyasına farklı bir bakış açısı getirmiştir. Filmlerinde politik mesajlarını komedi ile birleştirerek içinde bulunduğu döneme gönderme yapmış ve bu yüzden Amerika'dan sınırdışı edilmişti. Ancak buna rağmen iki kere Oscar Onur Ödülü kazanmış ve 1975 yılında 'Sir' ünvanı almıştır. Onedio
İstanbul'un Çarpık Mimarisini Anlatan Ödüllü Kısa Film
Çocukluğumuzda oynadığımız alanların yerini gökdelenlerin alması sonucu ortaya çıkan ve değişen yaşam biçimini konu edinen, İstanbul 48 Saat Film Projesinde, en iyi film, en iyi erkek oyuncu, en iyi sinematografi ödüllerini alan Delik/The Hole filmi. (Küfür İçerir)
Katil, Maktul ve Dedektif Aynı Sahnede
Onur Ünlü'nün son filmi 'İtirazım Var', bağlama çalan, boksörlük yapmış bir imamın hikâyesini anlatıyor. Selman Bulut adındaki karakter daha ilk sahneden itibaren sizi alıp, peşine takıyor. Senarist ve yönetmen Onur Ünlü’nün yeni filmi ‘İtirazım Var’ 15 Nisan'da İstanbul Film Festivali'nde Ulusal Yarışma kategorisinde gösterilmesinin ardından 18 Nisan Cuma günü vizyona giriyor. Selman Bulut adında boksör, bağlama çalan bir imamın polisiye bir maceranın ortasında kaldığı ‘İtirazım Var’ gerek hikâyesi, gerek ana karakteri, gerekse anlatım dili itibariyle büyük bir film. İmam olarak görev yaptığı camide namaz kılıp, kıldırırken cemaatinden birinin gizemli bir şekilde vurulması ile başlayan hikâyede Selman Bulut, katilin peşine düşüyor. Klasik polisiyelere selam veren sahnelerinin yanında zekice oluşturulmuş polisiye kısmı sürükleyici, sıcak ama yüz göz olmayan, komik ama izleyiciyi hafife almayan bir film. ‘İtirazım Var’ başka bir isimle yıllar önce yazılmış bir senaryosuydu Onur’un. Ben de iki yıl kadar önce okumuş, meraklanmıştım. Selman Bulut, kâğıt üzerinde okurken, büyük laflar eden, sahip olduğu vasıflarla fazla övünen, bir deyişle insanın canını sıkan bir adamdı. Merak ettiğim ise insanın hassasiyetlerini çok iyi bilen Onur Ünlü gibi bir yönetmenin bu ‘ukala’ adamdan yani Selman Bulut’tan nasıl bir kahraman yaratacağıydı. Bu arada Onur bu iki yılda iki film daha yaptı. Biri ‘Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi’, diğeri ise ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi.’ İkisi de birbirinden çok farklı filmlerdi. İkisi de çok sevildi. Leyla İle Mecnun ve Ben De Özledim dizilerini çekti televizyon için. ‘Bir Selman Bulut polisiyesi’ Meşguldü yani Onur. Hastalığı ve tedavi süreci bir yandan, yapmak istedikleri ve yapmak zorunda kaldıkları diğer yandan uğraşıp durdu. Sonunda vakit buldu ve bir ay içerisinde çekimlerini tamamladığı ‘İtirazım Var’ı nihayet hazır etti. Geçen hafta izlediğim filmde, daha ilk sahneden itibaren nereye gittiğinizi sorgulamadan Selman Bulut’un peşine takılıyorsunuz. Onunla birlikte katilin de izini sürüyorsunuz haliyle. Belli ki aradan geçen tüm bu zamanda Selman Bulut, Onur’un aklının bir köşesinde dönüp durmuş. Döne döne de bir dervişe, gerçek bir kahramana benzemiş. Serkan Keskin’le birlikte filmin 98 sahnesinin 96’sında olup da insanın yine de daha fazla görmek istediği bir karakter kurmuşlar. Hayatta vicdanlı ve iyi insan olmayı kendine düstur edinmiş, Allah sevgisini didaktik olmadan, aracı unsurları, kurumları, ahlak, çevre, mahalle baskısı gibi etkenleri devre dışı bırakarak yaşayan Selman Bulut, bu sevgi haricindeki her şeyi sorgulanabilir kılmış. Selman Bulut’un bir başka özelliği de katili ararken de kendine ait, sıra dışı yöntemler kullanması. Bu arayışta çoğu zaman komik durumlar ortaya çıksa da, bunlar zorla yapılan şakalar ya da yaratılan komiklikler değil. Ayrıca Onur Ünlü’nün diğer filmlerinden farklı olarak mekân duygusunu çok daha fazla aktaran bir film olmuş bu. ‘İtirazım Var’ 30 farklı mekânda çekilmiş bir İstanbul filmi olarak da düşünülebilir aynı zamanda. Selman Bulut, katili İstanbul’un 30 ayrı yerinde ararken kimi zaman şu an evcil balık alıp satan emekli asker rolündeki Sırrı Süreyya Önder’den, kimi zaman da devasa bir Gustav Klimt heykelinden yardım alabiliyor. Dünyalar arasında Kısacası, bir Onur Ünlü filmiyle daha karşı karşıyayız. Ama bu defa dünya izleyicisine de daha çok hitap edecek, 2010’ların İstanbul’unda geçen, toplumun sosyal yapısından, günün hassasiyetlerine kadar pek çok ayrıntıyı bulabileceğimiz zamansız bir film izleyeceksiniz. Tabii Onur Ünlü sinemasının bazı değişmez unsurlarını da bulacaksınız. Mesela duygularınızla asla oynanmayacak zira bu film izleyicinin daha çok aklı, vicdanı ve kalbiyle meşgul oluyor. Onur Ünlü, İtirazım Var’daki yönetmenlik performansının ötesinde, kendi filmlerini insanları daha fazla ağlatma ya da acıtma deneyleri yaptığı bir laboratuvar gibi kullanmadığı için ayrıca önemli bir yönetmen. Bu yüzden bu büyük filmin yolculuğuna tanıklık etmek gerekiyor. Selman Bulut’un devamı gelecek maceralarının ilkinin bir parçası olmak için ‘İtirazım Var’ şahane bir başlangıç filmi. Zira bu maceralar, bizim bilmediğimiz bir dünya ile bizim bilmediğimiz bir başka dünya arasında yaşanmaya devam edecek. Bedia Ceylan Güzelce|Al Jazeera
12 Adımda Fotoğraflarda Güzel Çıkma Sanatı
etiket
Akıllı telefonlar, sosyal medya sağolsun artık her an nereden flashların patlayacağı, hangi mecrada fotoğraflarımızın paylaşılacağı belli değil. Dikkat olmak lazım eğer özel bir güne davetliyseniz, fotoğraf sever bir arkadaşınızla buluşacaksanız, anında sosyal medyada yer almanız kaçınılmaz. Hiç fotojenik değilim, olduğumdan daha az güzel çıkıyorum, diyenlerdenseniz işte size pratik birkaç öneri:
Reklam
Reklam
Eski Saat Parçaları ve Hurda Metallerden Yapılmış Mekanik Böcekler
Sanatçı Justin Gershenson-Gates eski saat parçalarını ve hurda metalleri harika bir şekilde birleştirip onları minik metal heykeller haline getiriyor. Aynı zamanda bu hurdalarla takı da yapan sanatçı bu ürünlerin bazılarını kendi sitesinde satışa çıkartmış. Daha detaylı incelemek isteyenler  http://www.amechanicalmind.com sayfasını ziyaret edebilirler.İyi eğlenceler dileriz...
Efsane Dizi Bizimkiler'in Oyuncuları Şimdi Ne Yapıyor
Bizimkiler, Türk televizyon tarihinin 1989-2002 yılları arasında 13 yıl boyunca kesintisiz yayınlanan tek yerli dizisidir. Biz 80'lerin sonu 90'ların başında çocuk olanlar bu diziyi çok iyi biliriz. Özellikle pazar akşamlarını çekilir hale getiren en nadir programdı Bizimkiler, hemen arkasından Parliament Cinema Club'unun mükemmel filmleri gelirdi annelerin ütü yapma zamanıydı tam o sırada aile saadeti güzel bir çay partisi yanına kurabiye, poğaça gibi el işleri ile taçlandırılırdı. Dizide herkes kendinden bir şey bulurdu. Tüm karakterler rolüne cuk otururdu ve bu samimiyet bizi 13 yıl ekrana bağlayacak kadar güçlüydü. İşte o efsane dizinin çoğunun aramızdan ayrıldığı efsane oyuncuları.
Reklam
Serinin Yeni Filminde Penelope Cruz Bond Kızı Olabilir
Bond serisinin 24’üncü filminde Bond kızı olarak Penelope Cruz’un rol alacağı konuşuluyor. Serinin yapımcısı Sony’den sızdırılan bir belgede, Cruz’un filmde rol almasının “neredeyse kesin” olduğunun altı çiziliyor.  İngiliz The Sun gazetesine konuşan kaynaklar, “Bond patronları, Daniel 2006’da 007 olduğundan bu yana Penelope’nin peşinde koşuyor zaten. Ne ki, daha önce imzalanmış kontratlar ve Penelope’nin hamile kalması yüzünden bir türlü uygun zaman bulunamadı. Ama şu aşamada Sony’den kimse bu söylentiyi doğrulamaz” dedi. Daniel Craig’in dördüncü kez James Bond’u canlandıracağı filmi Sam Mendes yönetecek. 23’üncü James Bond filmi Skyfall’da kötü karakteri Penelope Cruz’un eşi Javier Bardem canlandırmıştı.  HP
Emma Stone ve Andrew Garfield'den ‘Örümcek Adam 2′
Amazing Spiderman – İnanılmaz Örümcek Adam’ın ikinci bölümü 25 Nisan’da vizyona giriyor. Tobby Maguire’dan boşalan Örümcek Adam kostümünü üzerine geçiren genç aktör Andrew Garfield, serinin ikinci bölümünde kendini bulmuşa benziyor. Rol ve hayat arkadaşı Emma Stone’u yanına alan Andrew Garfield’ın karşısında, kötü adam rolünde Jamie Foxx olacak. Stone ve Garfield, Studio CinéLive’ın sorularını yanıtladı.Andrew Garfield Kendime daha çok güvenip güvenmediğimi bilmiyorum ama daha rahat hissettiğim kesin. Örümcek Adam’ı daha çok sahipleniyorum. Ama dikkatli olmak lazım, özgüven fazlası tehlikeli olabilir. Size söylenenlere kulak tıkayabilir, kibirli ve yetersiz olabilirsiniz. Onun için kendime fazla güvenmek istemiyorum! (gülüyor) Emma Stone Kendimizi daha rahat hissettik. Sağlam bir senaryomuz vardı ve film setinde iyi bir hava yakalamıştık. İşler her zaman böyle gelişmeyebiliyor. Ortak bir sese sahip olup onu korumayı başarmak çok önemli. A.G Bunun böyle olacağını tahmin etmiyordum. Kafayı bir şeye yoruyorsunuz ama sonra olaylar beklendiği gibi gelişmiyor. A.G Gerçek bir kabus bekliyordum! Sonuç olarak öyle olmadı. Bütün bu tepkinin Örümcek Adam karakteriyle ilgili olduğunu, benden kaynaklanan, kişisel bir şey omadığını anladım. Hiçbir zaman şöhret benim önceliğim olmadı. Birinci Örümcek Adam’dan sonra da hayatım değişmedi. A.G Ben sadece onun vücuduyum. Her ne kadar kendimi sonuna kadar versem de, ben bir aktörüm. E.S Sağda solda yazılanları okumayı bırakıp, işinize odaklanmanız gereken bir zaman geliyor. A.G Bilmiyorum, bu zor bir soru. Ayrıca buna cevap vermek bana düşmüyor… Peter Parker’ın tatlı ekşi, umursamaz ve melankolik oluşu hoşuma gidiyor. Kendisiyle ve başına gelenlerle hesaplaşmaya çalışan biri. Böyle bir hayat yaşamak istemiyordu. Örümcek Adam olmak umurunda değil, hatta bu ona acı veriyor. Çok kontrastlı bir kişilik. Ben ona sadece insanlık katıyorum. A.G Peter Parker’ın her zaman sakar ve biraz patavatsız bir yanı oldu, bu onu tiye alabilmemizi sağladı. Ayrıca kendisiyle de dalga geçebilen biri. Örümcek Adam’ın ikinci bölümünde Peter Parker’ın mizah anlayışını biraz geliştirmek istedik. E.S Kesinlikle katılıyorum. Sorunuz bana küçük bir anıyı hatırlattı. New York sokaklarında çekim yapıyorduk ve verdiğimiz küçük bir mola sırasında Andrew, üzerinde Örümcek Adam kıyafetiyle, iki blok arasındaki basket sahasına mahalleli çocuklarla basket oynamaya gitti. Karşılarında bir anda Örümcek Adam’ı gören çocukları düşünün… A.G Canım sadece basketbol oynamak istiyordu… E.S Çocuklardan daha heyecanlıydın! A.G Onlara “Sizinle oynayabilir miyim?” diye sordum, onlar da “Nasıl istersen” dediler. Sanırım bir tek New York’ta insanlar bunu normal karşılıyorlar. E.S Sahneyi dışarıdan izlemek gerçekten çok komikti. E.S Hikayelerin ve karakterlerin çizgi roman kültüründen geldiğini unutmamak lazım. Bunu olabildiğince uygulamaya çalışıyoruz. Sonra, siz de yeni şeyler katıyorsunuz. Böyle bir karakteri geliştirmek için her zaman belli bir özgürlük vardır. Ayrıca kariyerimin başlarında çok doğaçlama yaptım. Bu tecrübem böyle rollerde işime yarıyor. A.G Benim için en önemli olan şey öğrenmekti! Çok iyi ‘hoca’larım oldu! Hepsini teker teker ele alırsanız, branşlarında birer dahi olduklarını görürsünüz. Hepsi birbirinden farklı ve kendi dünyalarına sahipler. Sanırım onları, farkında olmadan arıyordum. Bir film ya da tiyatro olsun, biriyle anlaşın ya da anlaşmayın, bunun pek önemi yoktur. Önemli olan o kişiyle çalışmayı kabul etmenizdeki nedendir. Her tecrübeden yeni şeyler öğrenirsiniz. E.S: Yer aldığım projeler beni gerçekten motive eden projeler, bundan fazlası değil. Kariyerimi önceden belirlediğim stratejiler çerçevesinde ilerletmiyorum. Sadece son yıllarda, daha temkinli olmayı öğrendim diyebilirim. Artık kiramı ödeyebilmek için önüme gelen işi kabul etmek zorunda değilim. Çekimler sırasında herşeyin yoluna gireceği umuduyla kabul ettiğiniz, potansiyele sahip senaryoları kabul etmiyorum. Bu çok nadiren olan bir şey. Ayrıca motivasyona ihtiyacım var. Mesela ‘Friends With Benefits’ filminin senaryosunda beni etkileyen dobra, dürüst, bazen şok edebilecek diyaloglar oldu. Böyle bir senaryoyu hergün okumuyoruz. ZETE
Reklam
Küçük Prens 71 Yaşında
Antoine de Saint-Exupery tarafından 1943'te yazılan, dünya üzerinde 240'tan fazla dile çevrilen ve 140 milyon adetten fazla satan 'Küçük Prens' kitabının 71. yıl kutlama etkinlikleri, 10-31 Mayıs arasında Zorlu Center AVM'de yapılacak. Zorlu Center AVM'den yapılan yazılı açıklamaya göre, 'Küçük Prens' kitabının koleksiyonerler tarafından biriktirilen versiyonları, kutlamalar çerçevesinde sergilenecek. Kitabın tutkunu Yıldıray Lise'nin sahip olduğu, kitaba dair 350 parçadan oluşan koleksiyonun özel 70 parçası, ziyaretçilerle buluşacak. Sergilenecek parçalar arasında, dünyanın en küçük boyutlu Küçük Prens kitapları, aynadan okunabilen tersten yazılmış versiyonlar, Küçük Prens'in çeşitli dil ve lehçelerde örnekleri, cep telefonlarındaki kodlarla yazılmış özel basımlar ve 1948'den bu yana basılmış Türkçe özel nüshalar da yer alacak. Çocukların yanı sıra yetişkinlerin de ilgi gösterdiği kitabı yansıtan özel olarak hazırlanan alanda, girişten itibaren hikaye anlatılmaya başlanacak ve AVM'de ayrı bir bölüme fotoğraf çektirmek için 3D özel tasarım objeler yerleştirilecek. Çekilen fotoğraflar, #kucukprenszorluda hashtagi ile Instagram'da paylaşılacak. Etkinliğe ilk gün katılan herkese, isme özel 'ilk gün zarfı' ve etkinlik boyunca boyama sayfaları hediye edilecek. Etkinlik kapsamında, her gün 11.00 ile 19.00 arasında, atölye ve sergi çalışmaları da gerçekleştirilecek.CNN Türk
Reklam
Büyük Aşk Juliet'in evi
Verona aşıklar kenti olarak biliniyor. Bundaki en büyük etken de elbette Shakespeare tarafından yazılan ve birbirine düşman Capuleti ve Montecchi Ailelerinin çocuklarının aşk öyküsünü anlatan Romeo ve Juliet adlı oyun. Dante’nin İlahi Komedya’sını okuyanlar bu iki ailenin isimlerinin burada da geçtiklerini göreceklerdir.
Dünyaca Ünlü Keman Virtüözü İstanbul'a Geliyor!
Dünyanın en önemli müzik otoritelerince 20. ve 21. yüzyılın en üstün keman virtüözü kabul edilen Itzhak Perlman, bu sene 70. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğunda Map İletişim ve Piu Music organizasyonuyla 29 Nisan 2014 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi’nde vereceği konser için tekrar Türkiye’ye geliyor. Her gittiği ülkede müzikseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaşarak konser biletleri aylar öncesinden tükenen, “Schindler'in Listesi” filminden de tanınan ve geçtiğimiz aylarda İstanbul’da müthiş bir konsere imza atan Itzhak Perlman’ın konser biletleri, Biletix.com üzerinden satılıyor. 20 milyon dolarlık Soil Stradivarius geri geliyor! Geçtiğimiz aylarda da Yapı Kredi sponsorluğunda İstanbul’da konser veren Perlman, bu yıl yine geçmişte Yehudi Menuhin’e ait Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yapımı antik Soil Stradivarius ile katılacak. Perlman konsere, geçmişte Yehudi Menuhin’e ait Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yılı yapım tarihli, 300 yıllık Soil Stradivarius ile katılacak. Perlman’ın kullandığı enstrümanın değerinin 20 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. 5 ayrı dalda Grammy sahibi... En İyi Oda Müziği ve En İyi Enstrümantal Solist Performansı gibi toplamda 5 ayrı dalda Grammy Ödülü’ne sahip olan Perlman’ın, Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva ve Hebrew Üniversitelerindefahri ve onursal doktoraları bulunuyor. Schindler’in Listesi filminden de tanınan Perlman, 1945 yılında Birleşik Krallık Filistin Mandası altında bulunan Tel Aviv’de doğdu. Çocukluk yıllarında radyodan dinlediği klasik müziklerle kemana olan ilgisi başladı. İlk eğitimini Shulamit Konservatuarı’ndaveTel-Aviv MüzikAkademisi’ndeRivka Goldgart’tan aldı. Sonrasında Juilliard Okulu’nda büyük keman eğitmeni Ivan Galamian ve onun asistanı Deraothy DeLay ile çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Perlman dört yaşında çocuk felci geçirmiştir.Zaman içinde iyileşerek koltuk değnekleri ileyürümeyi öğrenen Pearlman, hızlı hareket edebilmek ve otururken keman çalmak için elektrikli amigo scooter kullanıyor. 20- ve 21. yüzyılın en üstün kemancılarından biri olarak görülen Perlman, halen eşiyle birlikte New York’ta yaşıyor. 2009 yılındaki Barack Obama’nın göreve başlama merasiminde, John Williams’ın Air and Simple Gifts adlı eserinde Yo-Yo Ma (çello), Gabriela Montero (piyano) ve Anthony McGill (klarnet) ile birlikte sahne aldı. Son yıllarda, orkestra yönetmeye başlayan Perlman, Detroit Senfoni Orkestrası’nın başmisafir orkestra şefliği görevini de yürütüyor. 2002-2004 yılları arasında Saint Louis Senfoni Orkestrası’nda müzik danışmanı olarak hizmet verdikten sonra, Kasım 2007’de Westchester Senfoni Orkestrası Perlman’ın sanat yönetmenliğine ve baş orkestra şefliğine atandığını duyurdu. Bu çerçevede 11 Ekim 2008 tarihinde, Beethoven’ın 5.Piyano Konçertosu’nun çalındığı, Leon Fleisher’ın da yer aldığı Beethoven programında ilk konserini verdi. Leventritt Yarışması – Galibiyet En İyi Oda Müziği Performansı En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra ile) En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra olmadan) En İyi Klasik AlbümEn İyi Tasarlanmış Albüm, Klasik Newsweek Magazine, Perlman’ı baş makalede yayınladı A.B.D Başkanı Ronald Reagan tarafından “özgürlük madalyası” (Medal of Liberty) ile ödüllendirildi. A.B.D Başkanı Bill Clinton tarafından “sanatlar ulusal madalyası” (National Medal of Arts) ile ödüllendirildi Kennedy Merkezi Ödülleri (2003) Fahri / Onursal derecelerde Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva and Hebrew üniversiteleri tarafından ödüllendirildi. milliyet
MTV Film Ödülleri Sahiplerini Buldu
'Hunger Games' (Açlık Oyunları) serisinin son filmi 'Catching Fire' (Ateşi Yakalamak), müzik kanalı MTV tarafından düzenlenen film ödüllerinde 'Yılın Filmi' seçildi.MTV Film Ödülleri, Los Angeles'ta düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Kazananlara patlamış mısır şeklindeki ödülleri verildi. 'Açlık Oyunları' filmindeki performansları, Jennifer Lawrence'a 'En İyi Kadın Oyuncu' ve Josh Hutcherson'a da 'En İyi Erkek Oyuncu' ödüllerini kazandırdı. 'En İyi Dövüş' ödülünü 'The Hobbit' serisinin 'The Desolation of Smaug (Smaug'un Çorak Toprakları)' adlı ikinci filminde Orklara karşı büyük mücadele veren Orlando Bloom ve Evangeline Lilly kazandı. Türkiye'de 'Bu Nasıl Aile' adıyla gösterime giren 'We're the Millers' filminin yıldızları Emma Roberts, Jennifer Aniston ve Will Poulter'ın 'En İyi Öpücük' ödülünü paylaştığı gecede, filmin genç oyuncusu Will Poulter'a ayrıca 'En Başarılı Performans Ödülü' verildi. 'The Wolf of Wall Street' (Para Avcısı) filminde oynayan Jonah Hill, geceden 'En İyi Komedi Performansı' ödülü ile ayrılırken filmin başrolündeki Leonardo DiCaprio, MTV tarafından 'En İyi Sahne' ödülüne layık görüldü. 'That Awkward Moment' filminin yıldızı Zac Efron, 'En İyi Üstsüz Performans' ödülünü aldı. 'Divergent' filminde Shailene Woodley'in can verdiği Tris, 'En Sevilen Karakter' ödülüne layık görülürken 'Man of Steel' (Çelik Adam) filminde Shailene Woodley'in oynadığı Clark Kent de 'En İyi Kahraman' ödülünü kazandı. 'En İyi Kötü Karakter' ödülü, 'Oz the Great and Powerful' (Oz Büyücüsü) filminde cadı kardeşlerden birini oynayan Mila Kunis'e, 'Ekranda En İyi Değişim' ödülü de 'Dallars Buyers Club' (Sınırsızlar Kulübü) filmi ile bu yıl En İyi Yardımcı Oyuncu Oscar'ını kazanan Jared Leto'ya verildi. 'World War Z.' (Dünya Savaşı Z.) filminde zombilere karşı yaşam mücadelesi veren Brad Pitt, 'En Korkutucu Performans' ödülüne layık görüldü. 'En İyi İkili' ödülünü ise 'Fast & Furious 6' (Hızlı ve Öfkeli 6) filminin trafik kazasında yaşamını yitiren yıldızı Paul Walker ile Vin Diesel kazandı. MTV ödülleri, izleyicilerin oyları ile belirleniyor.AA
Reklam