Çanakkale Zaferi denince unutulmaz karelerden biridir üzerinde ‘Gönüllü Bombacı’ yazan fotoğraf. Başındaki enveriyesi oldukça büyük, üzerindeki askerî kıyafet kendisine bol gelen 13-15 yaşlarındaki çocuğun fotoğrafını çoğunuz hatırlar. Genelkurmay Başkanlığı’nın 2007 yılında yayımladığı albümde yer alan ve en çok konuşulan karelerden biri olan fotoğraf (Genelkurmay o tarihte 28 fotoğraf yayımlamış, o fotoğraflardan biri de ‘Gönüllü Bombacı’ya ait meşhur kareydi). Ama kimdi bu çocuk? Gerçekten Osmanlı askerleriyle birlikte Çanakkale’de bulunmuş, düşmana karşı savaşmış mıydı? Acaba fotoğraf bir evin bahçesinde çekilmiş olabilir miydi? Ya da çocuk abisinin asker kıyafetlerini mi giymişti?Bugüne kadar bu fotoğrafın hikâyesini hiç kimse öğrenemedi. Çanakkale Savaşı tarihi ile ilgilenen birçok araştırmacı, üzerinde el yazısıyla “Gönüllü Bombacı” yazan bu fotoğrafı, Anadolu insanının vatanı için her yaşta canını feda edebileceğinin delili olarak anlattı durdu. Hatta şu an bile internette dolaşan bu fotoğrafın altında Çanakkale’de lise ve ortaokul sıralarındaki çocukların savaştığını anlatan nice asılsız bilgi mevcut. Oysa fotoğrafın kaynağı hakkında kesin bir bilgi bulunmadığı gibi, gerçekliği konusu da hayli tartışmalıydı. Fotoğraftaki küçük çocuk, o dönemler, hatta günümüzde bile çok yaygın bir âdet olan, ‘asker büyüklerinin giysisiyle’ resim çektirmiş bir çocuk olabilirdi. Ya da resmin üzerindeki ‘Gönüllü Bombacı’ yazısını, sonradan ona bu sıfatı yakıştırmış biri yazmış olabilirdi. Ancak ilk kez, resimdeki küçük çocuğun gerçekten de Çanakkale cephesinde bulunduğunu dergimizdeki belgelerde görecek ve kendisine takılan ‘Gönüllü Bombacı’ lakabının da haksız olmadığını okuyacaksınız.
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk Almanya'nın haftalık Die Zeit gazetesine verdiği röportajında Türkiye'nin AB üyeliği meselesinin artık geçmişte kaldığını ve kendinin de büyük hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Orhan Pamuk, Türkiye'nin sorununun 'zenginleşme ile beraber demokrasi talebinin gelişmemesi' olduğunu ifade etti.Orhan Pamuk Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin artık geçmişte kaldığını ve hem Avrupa Birliği'nin, hem de Türkiye'nin kendi sorunları ile boğuştuğunu belirterek, 'Büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. 2002 ile 2009 yılları arasında iyimserdim. Türkiye Avrupa Birliği'ne girmeyi başardığında 'harikalar diyarındaki Alice' gibi her konuda konuşabileceğimize inanmıştım.' dedi.'ONLARI DİNDEN FAZLA PARA İLGİLENDİRİYOR'Türkiye'nin İslam dünyası için rol model olmasına da inanmadığını söyleyen Orhan Pamuk, Türkiye'nin sorununun, zenginleştiği ölçüde demokratlığının gelişmemesi ve ikisinin paralel ilerlememesi olduğunu ifade etti.Orhan Pamuk, yolsuzlukların ise siyasal İslam'ın gizemini kaldırdığını söyledi. 1990'li yıllarda siyasal İslamcılığın gizemli bir tarafının olduğunu, hatta Marksist ve Komünistlerin dahi bunu ilginç bulduğunu belirten Orhan Pamuk, bugün ise siyasal İslam'ın yolsuzluk nedeniyle gizemini tamamen kaybettiğini dile getirdi.Orhan Pamuk şöyle konuştu: 'Yolsuzluk nedeniyle siyasal İslam gizemini tamamen kaybetti. Türkiye'nin İslamcıları bir zamanlar toplumun alt kesimlerinden taşralı, kızgın, kendilerine yapılanları unutmaz kişilerdi. 12-13 sene sonra şimdi kendileri yönetim kadrosunu oluşturuyorlar. Şimdi her müesseseye el atıyor, iktidarı merkezileştiriyorlar. Onları dinden fazla para ilgilendiriyor. İslam sadece söylemlerini süsleyen bir unsur haline gelmiş durumda.' şeklinde konuştu.'HER GÜN YOLSUZLUK HABERİ OKUYORLAR...'Halkın bunu neden görmediği yönündeki soruya ise Orhan Pamuk şöyle cevap verdi: 'Çoğu insan bunu görüyor, ama ekonomi iyi gittiği için bir şeylerin değişmesini istemiyorlar. Gelişmekte olan çoğu ülkede - ki Türkiye de bunlardan biridir - insanları asıl ilgilendiren demokrasi değildir. İnsanları ekonomik büyüme daha fazla ilgilendirir. İnsanlar her gün yolsuzluk haberlerini okuyorlar ama kişisel olarak ön sene öncesine göre daha iyi durumda oldukları sürece hükümete destek veriyorlar.'Orhan Pamuk 2005 yılında da Alman Yayıncılar Birliği'nin barış Ödülünü kazanmış, 2007 yılında ise Berlin Hür Üniversitesi (FU), Brüksel Katolik Üniversitesi ve İstanbul Boğaziçi Üniversiteleri tarafından fahri doktora unvanına layık görülmüştü.Zaman
Hands Off My Dinosaur adlı sitenin sahibi sanatçı Teo Zirinis, genel olarak filmlerde ve efsanelerde yer alan canavarları konu ettiği illüstrasyonları ile eğlenceli bir çalışmaya imza atmış. İster tişörtlerinize baskı şeklinde ister farklı alanlarda kullanabileceğiniz illüstrasyon çalışmalarının tamamı için sanatçının Web Sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Akustikhane müzisyenlerin canlı canlı performanslarını sergiledikleri, hoş sohbetin hakim olduğu bir performans evi. Bugüne kadar 525 şarkı kaydedildi. Bu sezon sadece internet yayınına başlayan Akustikhane'de gerçekleşmiş güzide performansları listeledik.
20 Ocak tarihinde 'Vulnicura' adlı 9. stüdyo albümünü piyasaya süren ve albümden ilk video klip çalışmasını 'Lionsong' adlı şarkısına gerçekleştiren Björk, albümün 2. video klibini ise 'Family' adlı şarkısına gerçekleştirdi. Sanatçı, klipte albümün içerisinde kullandığı görseli adeta canlandırdı.
13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Film Festivali başladı. İstanbul'un ardından Denizli, Bodrum, Diyarbakır, Adana ve İzmir'e gidecek olan festivalde 25 ülkeden, 61 film gösteriliyor.'Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması' temasıyla düzenlenen 13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Film Festivali, 13 Mart Cuma günü başladı.Festivalde 25 ülkeden, 61 film gösteriliyor ve filmler 'Kadınların Sineması', 'Margarethe von Trotta Toplu Gösterimi', 'Nahid Persson Sarvestani Toplu Gösterimi', 'Kendine Ait Bir Cüzdan', 'Cins, Cinsiyet, Cinsiyetler' ve 'Bedenimiz Bizimdir' adında altı ayrı bölümde seyirciyle buluşuyor.Festivalin İstanbul gösterimleri 22 Mart’a kadar sürecek.Filmmor 28-29 Mart'ta Denizli'de, 4-5 Nisan'da Muğla-Bodrum'da, 11-12 Nisan'da Diyarbakır'da, 18-19 Nisan'da Adana'da, 25-26 Nisan'da İzmir'de seyirciyle buluşacak.Festival programı ise şöyle:
I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. Çanakkale'nin her karışında bu savaşı hissedersiniz.
Washington DC’nin prestijli kuruluşu Smithsonian Enstitüsü’nün resmi dergisi her yıl fotoğraf yarışması düzenliyor. Bu yıl 12.'si düzenlenen yarışmada, değerlendirmeler yine 6 farklı kategori üzerinden yapılacak. Yarışmanın 'Doğal Yaşam, Seyahat, İnsan, Amerikan Kültürü, Değiştirilmiş Görüntüler ve Mobil' kategorilerine, bu yıl 93 farklı ülkeden yaklaşık 26.500 fotoğraf sahibi başvurdu. Okuyucularının da oy verebildiği yarışmanın kazananları 31 Mart günü duyurulacak. Galerimizde 6 kategoride, finale kalan 60 fotoğraftan sizler için seçtiklerimizi paylaşacağız. Finale kalan diğer fotoğrafları bu adresten görebilirsiniz.
Alex Konahin, Letonya kökenli bir grafik sanatçısı ve illüstratör. Sanatçı çizimlerini sıklıkla hint mürekkebi kullanarak gerçekleştiriyor. Çizimleriyle ilgili bir diğer ayrıntı ise, kullandığı desenlerin alt yapılarında helezonik kıvrımlarla bezeli girift çiçeksi ayrıntılar olması. Kohanin'in 2013 yılında yayınladığı 'Küçük Kanatlar' adlı koleksiyonu dünya çapında yankı uyandırmıştı. Kelebek, arı ve yusufçuk gibi küçük kanatlı böceklerin detaylı çizimleriyle oluşan bu koleksiyon sayesinde Kohanin, bugün sanat çevrelerinde dikkatle izlenen bir isim. Ve o da üretmeye devam ediyor. Galerimizde sanatçının geçtiğimiz 2 yıl zarfında yayınladığı etkileyici çalışmalardan, sizler için seçtiklerimizi görebilirsiniz.Sanatçını diğer çalışmalara bu adresten ulaşabilirsiniz...
İsveç'te yapılan bir kazıda 9. yüzyıldan kalma bir kadın mezarında üzerinde Arapça 'Allah'a' yazan yüzük bulundu.İsveç'te yapılan bir kazıda 9. yüzyıldan kalma bir kadın mezarında bulunan yüzük, Viking Dönemi İskadinavyası ile İslam dünyası arasındaki yakın temasa dair kanıtlar sunuyor.Radikal'den Tolunay Bayram'ın haberine göre, 1800'lerin sonlarında Birka olarak bilinen bir Viking ticaret merkezinde yapılan kazılarda gümüş bir yüzük bulunmuştu. Yüzüğün üzerindeki mor renkli ametist taşı üzerinde araştırmalar yapan bilim insanları, taşın aslında cam rengi olduğunu tespit etti. Üzerinde Arapça karakterlerle 'Allah için' veya 'Allah'a' yazan yüzüğün ticari bir ürün olarak satıldığı ve bölgeye bu şekilde geldiği düşünülüyor.
Edebiyat ve tiyatronun ölümsüz ustası Haldun Taner’in 100. doğum günü kutlanıyor. Beşiktaş ve Kadıköy belediyeleri Taner’i anmak için bir dizi etkinlik düzenledi.'Bir güçlü yazar, bir güzel insan: Haldun Taner 100 Yaşında' başlıklı sergi, 17 Mart'ta Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi (CKM) Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşacak.17 Mart-16 Nisan tarihleri arasında CKM Sanat Galerisi'nde ziyaret edilebilecek olan sergi Taner’in fotoğrafları, özel eşyaları ve kitaplarının yanı sıra hayatının belirli dönemleri, ilgi alanları ve edebi yolculuğu da gözler önüne serilecek.Yapı Kredi Yayınları, Haldun Taner'in, öykü, oyun ve düzyazı başlıklarında toplanan kitaplarını, önceki baskıları da incelenerek Mehmet Ulusel'in tasarladığı özel kapaklarla yayına hazırlıyor.Yazarın 'Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu', 'Keşanlı Ali Destanı' ve 'Koyma Akıl, Oyma Akıl' eserleri mart ayında piyasaya çıkacak. Mayısta ise 'Yalıda Sabah', 'Sersem Kocanın Kurnaz Karısı' ve 'Çok Güzelsin Gitme Dur' eserleri raflarda yerini alacak. Yapı Kredi Yayınları'nda Haldun Taner rafı, 2016'de tamamlanacak.Beşiktaş’ta saygı gecesiHaldun Taner’in 100. Yaşı, yarın Akatlar Kültür Merkezi’nde de kutlanacak. 19.00’da başlayacak kokteylin ardından konuşmacıların kürsüye çıkacağı bir panel gerçekleştirilecek.Büyük usta Haldun Taner’in hayatı, eserleri ve tiyatrosunun her yönüyle ele alınacağı panele; Türk tiyatrosunun önemli isimleri Gülriz Sururi, Ahmet Gülhan, tiyatro eleştirmeni ve akademisyenler, Prof. Dr. Özdemir Nutku, Prof. Dr. Hülya Nutku ve Prof. Dr. Ayşegül Yüksel katılacak.Ardından ise Haldun Taner’in yazdığı ve ilk kabaresi olan “Vatan Kurtaran Şaban” isimli oyun Kabare Dev Aynası Tiyatrosu tarafından sahnelenecek.Radikal Kitap
Bazen öyle anların fotoğraflarını çekmeyi kaçırırız ki, pişmanlıkları uzun sürer. Fakat Çek fotoğraf sanatçısı Jojakim Cortis ve arkadaşı Adrian Sonderegger, neredeyse istedikleri her anı tekrar canlandırıp o anı sahte de olsa fotoğraflamayı başarabilen bir yeteneğe sahipler. Tasarım, görsellik ve ışığı çok etkili kullanarak ve bunlarla fotoğrafçılık sanatını birleştirerek, isterlerse 1980'lere isterlerse 1850'lere geri dönüp o anları ölümsüzleştirebiliyorlar.
Yeşilçam filmlerinin unutulmaz oyuncusu, 1993’te kaybettiğimiz Nubar Terziyan, bugün 106 yaşına bastı. 500’ü aşkın filmde mahallenin manavı, kasabı, sütçüsü; ‘jönün’ babası, amcası, en yakın dostu, ama oyuncuların hep en tontonu olan Nubar Terziyan’ı, oğlu Berç Alyanakziya anlatıyor...12 yaşından itibaren arkadaşlarıyla kurduğu yarı amatör temaşa heyetinin oyunlarında sahneye çıkan, 1948’de ‘Efsuncu Baba’ filmindeki rolüyle sinemaya adım atan Nubar Terziyan, yıllarca hayatını sinemadan kazandı. Oğlu, hafızalara kazınan ‘tonton’ yüzünün genetik miras olduğunu söylüyor: “Bizim soyadımız Alyanakziya’dır, çünkü hepimiz al yanaklıyız. Ziya da ışık demek.”Berç Bey, babasının oyunculuğa başladığı dönemde, İhsan Alyanak gibi isimler tanındığı için, kendisine Terziyan soyadını seçtiğini belirtiyor. “Neden Terziyan?” sorusunun cevabı yok, fakat belli ki Nubar Bey, birçok diğer Ermeni oyuncunun aksine, Yeşilçam’a girerken kimliğini saklama gereği duymamış, takma da olsa köklerini hatırlatan bir soyadını tercih etmiş.Aslen Kumkapılı olan Nubar Terziyan, hayatının büyük kısmını Büyükdere’de geçirdi. Yaz kış sahilinden denize girdiği mahallenin bir sokağı artık onun adını taşıyor. Büyükdere Surp Hripsimyants Kilisesi Yönetim Kurulu’nda bulunan Berç Alyanakziya, tabelası takılmış olan ‘Nubar Terziyan Sanatkârlar Sokağı’nın, birkaç ay içinde şenlikli bir açılışla merhaba diyeceğini müjdeliyor.Kaynak: Gözde Kazaz | Agos
Daredevil, hikayenin merkezinde yer alan ve gündüzleri avukatlık yapıp, geceleri ise suçluların peşinden giden Matt Murdock'ın yaşadığı maceraları konu alıyor. 2003 yılında Mark Steven Johnson'ın yazıp yönettiği çizgi romanın sinema uyarlamasında Matt Murdock, Ben Affleck tarafından canlandırılmıştı. İlk etapta 13 bölüm olarak planlanan dizinin 2015 yılında yayınlanması bekleniyor.Zamanında izlemesi zevkli bir filmdi. Alıştığımız süper kahramanlar haricinde bir başka kahraman :)
İngiltere'de Londra'ya yakın Sussex vilayetinde bulunan okul, büyü eğitimi vermese de Hogwarts'ı epey andırıyor. Aranızda 'bizden geçti ama çocuğum burada okusun isterim' diyen fanatik Harry Potter'cılar varsa bilgi alabileceğiniz okulun adresi şu şekil: http://www.christs-hospital.org.uk/