İspanya Ulusal Müzesi 197 Yıl Sonra İlk Kez Bir Kadın Sanatçının Eserlerini Ağırlayacak
Madrid’de bulunan İspanya ulusal sanat müzesi Museo del Prado, açıldığı günden bu yana geçen 197 yılın sonunda, tarihinde ilk kez bir kadın sanatçıya adanan solo bir sergiyi ağırlayacak. Clara Peeters’e adanan sergi, natürmort resmin öncülerinden kabul edilen ve Hollanda Altın Çağı döneminde yaşayan sanatçının 15 eserini içerecek. 2019 yılında 200. yılını kutlayacak olan müzenin koleksiyonunda beş binin üzerinde erkek sanatçıya ait eserler bulunurken, sadece 41 kadının eserleri mevcut.
Eurovision'a Katılsa Birincilik Getirme Şansı Epey Yüksek Olan 18 Türkçe Şarkı
Eurovision bildiğimiz gibi kimilerin çok ciddiye aldığı, kimilerin ise sadece eğlence amaçlı baktığı ve aslında öyle de bakılması gereken bir şarkı yarışması. Bu güne kadar seçilen şarkılarla ilgili pek çok tartışmalar yaşandı. Bazıları ise gerçekten çok kötüydü ve hiç birincilik şansı yoku. Ekşi Sözlük'teki 'Eurovision'da 1.'lik getirebilecek Türkçe şarkılar'başlığından derlediğimiz bu içerikte yarışmaya katılsa birinci olabilme ihtimali yüksek olan şarkıları derledik. Sizin de bu konuda önerileriniz varsa yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Kitap Kurtları Buraya! Karşınızda Türkiye'nin En İyi 10 Kütüphanesi
Alanında tanınan araştırmacı, yazar, mimar ve gazetecilerden oluşan jüri 'Türkiye’nin en iyi 10 kütüphanesi'ni belirledi. 500 bine yakın eserle boğaz manzarası eşliğinde 24 saat kesintisiz hizmet veren ve kitaplara dijital ortama ulaşım imkânı sunan İstanbul Atatürk Kitaplığı listenin ilk sırasına oturdu.
Şener Şen: ‘Film Teklifi Gelmiyor’
Türk sinemasının en önemli isimlerinden, usta oyuncu Şener Şen gazetecilerin 'Setlere geri dönmeyi düşünmüyor musunuz?” sorusuna düşündürücü bir cevap verdi: 'Teklif gelmiyor'
1960'lardan Sınırları Zorlayıcı ve Aklınızının Alamayacağı Sanat Performansları
1960'larda dünyayı sarsan bir akım ortaya çıkmıştır; Fluxus. Peki bu ne anlama gelmektedir ?Fluxus'u anlamak için Dada'yı, Dada'yı anlamak içinse Avangard'ı bilmek gerekmektedir.Avangard sanatta yepyeni bir anlayıştır. 'Öncü At' anlamına gelen bu sözcüğün sanatın yapısını tamamen değiştireceği nereden bilinirdi ki?Avangard anlayışında tuvale boyaya, galeriye, manzaraya, müzeye hatta sanat eğitimine yer yoktur. Geleneksel sanat anlayışına ve sanatta var olan tüm iktidar odaklarına karşı bir duruş söz konusudur. Sanat, galeri ve müzelerde kendisine dokunulamayan milyon dolarlara satılan bir nesne olamayacak kadar önemlidir. Dönemin sanat alıcısı olan burjuva sınıfına karşı bir saldırı da söz konusudur.Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan Dada tam da bu denklemde ortaya çıkmış ve anti-estetik siyasi kaygıları içerisinde barındıran bir akımdır. Kolajın ve geleneksel sanat anlayışından kopuşun yaşandığı bu akımda sanatçılar, bunalımda olan dünyaya karşı bir çığlık niteliğindedir.Fluxus bu anlamda bir neo-dada olarak nitelendirilmiştir. Hayat sürekli devam eden bir devinim içerisinde ise sanat bundan bağımsız olamaz. Sürekli hareket halinde, değişen ve gelişen bir süreçtir. Bundan dolayı bir eser asla tamamlanmamaktadır. 1960'larda ortaya çıkan Fluxus'un ucu açık olduğundan pek çok sanatçı bu anlayışa isteyerek ya da istemeyerek dahil olmuş, bulunmuş ve de ayrılmıştır. Zaten tam da Fluxus'un karakterine uygun bir durumdur bu. Okuyucuyu daha da detaya boğmadan 60'lardan aklınızın alamayacağı sanat akımlarına bir göz atalım..Sanatçıları ve performansları inceledikten sonra, bu performansların tabanında ciddi manifestolar, bildiriler olduğunu, dolayısıyla her bir eylemin sanat tarihinde yer edindiğini, döneminde sansasyon yarattığını dolayısıyla hiç bir sanatçının ruh ya da akıl hastası olmadığını unutmamak gerekmektedir.Sanatçıların manifestoları, estetik felsefesi ve genel sanat tarihi bilgisi gerektirdiğinden, fazla detaya girmeden yalnızca en bilinen performansların yapılış şekillerini ele alan bir yazı okuyacaksınız.Not: Bu Galeri +18 görsel barındırmaktadır.
İddia Ediyoruz! "Bizde Neden Yok?" Diye İsyan Edeceğiniz, Birbirinden Güzel 29 Sokak Resmi
Etrafına bir bak! Dünya boş tuvaller ile dolu. Her yerde boş duvarlar var ve sıkıcılar. Ama neyse ki dünyamızı hak ettiği kamusal sanat galerisine çevirmek isteyen sanatçılar var. İsterseniz ne demek istediğimizi anlamak için öncesi ve sonrası şeklinde yayınladığımız bu göz alıcı fotoğraflara bir göz atın. Boredpanda'nın derlediği bu fotoğrafları sizler için düzenledik.
Man Booker Ödülü'nü İlk Kez Amerikalı Bir Yazar Kazandı
Dünyanın en prestijli edebiyat ödüllerinden Man Booker’ın 2016 yılı kazananı, “The Sellout” kitabıyla Paul Beatty oldu. Beatty’nin kitabı, ABD’nin ırk politikalarını hicvediyor. Bugüne kadar ödülü kazanan ilk Amerikalı olan Beatty, jüri tarafından Mark Twain ve Jonathan Swift gibi yazarlarla birlikte anıldı.