NASA, Doğadaki Tahribatı Uzaydan Görüntüledi
Aral Gölü'nün kuruması, Amazon ormanlarının azalması, ozon tabakasındaki büyüyen delik... NASA'nın yayınladığı görüntülerde yıllar içindeki tüm bu değişimler birkaç saniyede izlenebiliyor.NASA Dünya Gözlemevi, insan eliyle doğa üzerinde yaşanan olumsuz etkileri net bir şekilde gözler önüne seren görüntüler yayımladı. Neredeyse kuruyan Aral Gölü'nden, azalan Amazon ormanlarına kadar birçok bölgeye ait yıllar içindeki değişimi gösteren fotoğraflar, gelecek için ciddi bir uyarı anlamı taşıyor.Yörüngeden yeryüzünü gözlemleyen ve atmosfere ait ölçümler yapan uyduların elde ettiği görüntü ve veriler, küresel atmosfer sıcaklığının son yıllarda belirgin şekilde attığını gösterirken, ozon tabakasındaki deliğin de giderek büyüdüğünü ortaya koydu.Aljazeera
Başbakan Davutoğlu: 'Katliamlara Sessiz Kaldığımızı Söyleyenler Müfteridir'
Başbakan Davutoğlu, 'Türkiye ile IŞİD arasında işbirliği varmış gibi gösterilerek katliamlara Türkiye'nin sessiz kaldığını söyleyenler müfteridir' dedi.MALATYABaşbakan Ahmet Davutoğlu, 'Her bir vatandaşımıza şunu aşılamaya çalıştık, ‘Biz tarihte özneydik, gelecekte de özne olacağız’. Bizi kimse edilgen kılamaz, bizi kimse pasif konumda tutamaz, eleştirebilir, mertçe mücadele edebilir, ama dönüp de ‘Sen benim oyunumun parçası olacaksın’ deme cüretini kimse gösteremez bize' dedi.Başbakan Davutoğlu, Malatya'nın sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle akşam yemeğinde bir araya geldi.  Yemek sonrası STK temsilcilerine seslenen Davutoğlu, Malatya’da karşılaştıkları muhabbetle büyük bir huzur bulduklarını ve gördükleri destekle de geleceğe dönük güvenlerinin arttığını dile getirdi.Gittiği illerde o şehirle ilgili bir tanımlama yaptığını ve Mardin’e “Medeniyetimizin büyük Şehri”, Konya’ya “Medeniyetimizin merkez şehri”, İzmir’e “Ufuk şehir”, Bursa’ya “Ulu şehir”, Diyarbakır’a “Mürşit Şehir”, Erzurum’a “Kale Şehir”, Kırşehir’e “Tohum şehir” dediğini hatırlatan Davutoğlu, her birinin tarih içerisinde bir karşılığı olduğunu vurguladı.Davutoğlu, geçen hafta ziyaret ettiği Samsun için “Meşale şehir” ifadesini kullandığını belirterek, “Malatya’yı da gelirken düşündüm, bir çok isim aklımdan geçti ama ‘Destan Şehir’ demek aklıma geldi” dedi.Milletler nesilden nesile aktardıkları kültürel unsurlarla ayakta durduklarını ve o kültürel unsurların millete bir ortak bilinç verdiğini dile getiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:“Eski köy odalarında Anadolu’nun her yerinde Seyyit Battal Gazi Destanı okutulurdu. Belki tarihi gerçeklik olarak birçok unsuru tartışılabilir ama Battal Gazi üzerinden öylesine bir, şimdi bile dikkat ederseniz çizgi filmlerde Batılılar olmayan böyle tamamıyla sürrealist hiçbir gerçekliği olmayan tiplerle bir bilinç uyandırırlar, aslında köy odalarımız bunu yapardı. Hazreti Ali cenkleriyle, Battal Gazi destanlarıyla sıradan insanda bir bilinç uyandırırlardı. Bu anlamda Malatya bu kimlik sadece Seyyid Battal Gazi değil, destanlaşan birçok ismin mekanı burası. Ama zamanla bence o destanlaşan isimler o halka da bir etik, bir tutum bir tavır zerk ediyorlar, yansıtıyorlar. Gerçekten bu çerçevede ben Malatyalıların ki bugün bir çok vesileyle teşekkür ettim tekrar teşekkür edeceğim çok husus var o destansı kahramanlardan üretilmiş bir ortak kimliği neredeyse var ki hiçbir şeyden yılmayan bir Malatyalı kimliği var benim zihnimde.”Malatyalı’yı düşündüğünde aklına ne kadar zorluk olursa olsun aşıp geçme iradesine sahip hiçbir şeyden yılmayan korkmayan, boyun eğmeyen, inandığı yolda kararlı bir şekilde giden bir kültürün aklına geldiğini söyleyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:“Biraz bugün yine konuşmamda daha tabi soyut olarak ifade ettim ama biraz daha detaya inmek bağlamında, tarihi kimliğimiz itibarıyla ‘Seyyitlerle Horasan erenlerinin sentez edildiği yer’ dedim, bilmiyorum dikkat çekti mi? Çünkü Malatya daha Hicri 40’lı yıllarda fethedilmiş ashabın ayağının değdiği bir topraktır, tabiinin ayağının değdiği bir topraktır. Bu anlamda sadece Seyyid Battal Gazi açısından değil seyyitlerin toprağıdır bir irfan, hikmet, inanç merkezidir ve o asırlar boyu da Bizans’la İslam arasında el değişmiştir. Dolayısıyla direnmeyi, direnip tekrar kazanmayı bir bilinç olarak kültüre yerleştirmiştir.”'Biz tarihte özneydik, gelecekte de özne olacağız'Malatya’nın nihai fethinin de Malazgirt Savaşı’ndan 14 yıl önce gerçekleştiğini hatırlatan Davutoğlu, şunları söyledi:“Yine biraz el değiştirdi ama sonra öyle bir kültürel kimlik buraya nüfuz etti ki bir tarafta İslam inancının köklü birikimiyle hem tasavvufi, hem ilmi birikimi yan yana iç içe buradaki dini kültür ve medeniyet kimliğini dokudu. Sadrettin Konevi’den, Muhiddini İbn-i Arabi’den gelen bir çizgi, öbür tarafta köklü medrese geleneğinin içinde olduğu ilim geleneğinin Niyazi Mısri’den günümüze kadar gelen ve yakın dönemde de hiç şaşırtıcı bir şey değildir ki bu kimlik siyasette, bilim hayatında tamamıyla özne olma iradesine sahip olan iş hayatında Malatyalıları çıkardı. Ben şu tabire büyük önem veririm ve bizim şu anki mücadelemizi de bununla izah ederim, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak ve milletimiz itibarıyla tarihte özne olmak, yani tarihi akış gidiyor bir yere doğru ‘ben bunu seyredeyim’ dememek. Ya da tarihi akış giderken bir şekilde ‘ona sürüklenip gideyim’ dememek, önüne çıkıp ‘tarihi akış bu yönde değil de şu yönde gitmeli’ diye irade sergileyebilecek özgüvene sahip olmak. Bizim 12 yılda gerçekleştirmek istediğimiz temel şey, birçok devrim yaptık, birçok büyük dönüşümler gerçekleştirdik ama en önemli şey şu oldu, her bir vatandaşımıza şunu aşılamaya çalıştık, ‘Biz tarihte özneydik, gelecekte de özne olacağız’. Bizi kimse edilgen kılamaz, bizi kimse pasif konumda tutamaz, eleştirebilir, mertçe mücadele edebilir ama dönüp de ‘Sen benim oyunumun parçası olacaksın’ deme cüretini kimse gösteremez bize. Farklı oyunlar, farklı hedefler üzerinde tartışılabiliriz.”Kendisinin Malatyalılık da bu özü gördüğünü ve kendisini Malatya’ya özel bir şekilde yakın hissettiğini dile getiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:“O direnç ve kimlik hep olmuştur yani Turgut Özal’ın Türk siyasetinde açtığı çığır o özne olma çabasının bir şeyiydi. İlk sivil cumhurbaşkanı Malatya’dan çıktı. Aynı şekilde ilim hayatında da ‘Sait Hocalar’ diye bizim yakından takip ettiğimiz üç Sait hocanın birbirleriyle olan ilişkisi Malatya kültüründeki o şeyleri hep hala tatlı bir tebessüm hem de güzel bir hatıra olarak anılır. Hamido nesne olabilir mi? Hamido, Hamido’ydu, bizim gençliğimizde Malatya derken Hamido diye bir yiğit akla gelirdi. Yani hiçbir şekilde bir şey empoze edilemeyecek kadar yürekli, ayakta, kararlı yaptığı, aldığı kararları yürütme iradesine sahip. Ya da Ahmet Kaya bir sanatçı olarak boyun eğdirilebildi mi, ya da edilgen kılınabildi mi?”Malatyalı’nın temel özelliğinin tarihi birikiminden gelen hür iradesi olduğunu söyleyen Başbakan Davutoğlu, bugün Malatya’da bu iradeyi bir kez daha gördüğünü dile getirdi.Halkın ilgisi nedeniyle valilik önünde bir kez daha miting yaptıklarını hatırlatan Davutoğlu, “Orada gördüğümüz muhabbet aslında yine hem Malatya’nın AK Parti’ye ve bizlere duyduğu muhabbetin bir yansımasıydı ama aynı zamanda ben gizli bir sesi de orada hissettim, son üç dört gün içinde yaşananlara Malatyalı ortak bir tepki verdi” dedi.Malatya’ya olayların hiç yaklaşamadığını belirterek tebrik eden Davutoğlu, Malatya’nın sosyal dokusunun iç içe geçmiş son derece sağlam bir doku olduğunu vurguladı.Davutoğlu, şunları söyledi:“Bu provakatörlerin nüfuz etmeye bile niyet edemedikleri bir yapı ama aynı zamanda Malatyalı duruşuyla, vakarıyla bir anlamda da şunu söylemiş oldu bütün Türkiye adına, ‘Biz burada nasıl seyitlerle Horasan erenlerini buluşturmuşuz ve bu sentez buralarda oluşmuş, bir taraftan bütün Ortadoğu’dan o irfan kültüründen gelen Seyit geleneğinin içinde, bir taraftan da Horasan erenleriyle gelen Türk-Kürt her unsur burada böyle güzel bir barış harmanı oluşturmuş, bu harmanı korumak lazım’. Ben bunun bugün korunmuş olduğunu görmekten büyük bir mutluluk duydum.”“Şimdi bizim vazifemiz esas itibarıyla hem Türkiye’de hem Malatya’da bu özne olma iradesini ayakta tutmak” ifadesini kullanan Davutoğlu, şöyle devam etti:“Nasıl ‘Turgut Özal cumhurbaşkanı olamaz’ dediler, Turgut Özal cumhurbaşkanı olduğunda, Allah rahmet eylesin, neredeyse köşkü ona dar etmeye çalıştılar ve selam vermemeye çalıştılar, onu oraya hapsetmeye çalıştılar, Sayın Cumhurbaşkanımız için de bu sefer halk tarafından doğrudan seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olarak bu sene yine ‘Konuşmayacağız’ dediler hatırlarsanız ana muhalefet partisi. Bir tek ‘Savaş olursa konuşurum’ dedi, hatırlarsanız. Halbuki halkın iradesiyle tertemiz bir seçim yapılmış, bu irade tertemiz sandığa yansımış, bu iradeye saygı duyacaksınız, siz saygı duymazsanız bu millet saygı duymayı size öğretir. Bu irade Anadolu, Rumeli, Trakya tüm bu topraklarda üreyen kararlı bir irade. İşte eğer o zaman Turgut Özal pes etseydi bugün bu cumhurbaşkanlığı seçimini bu kadar kararlı bir şekilde yapmamız da zor olabilirdi. Malatyalılar pes etmedi, Türkiye pes etmedi, etmeyecek.”DHA
Okyanuslardaki Asit Derecesi Gıda Zincirini Tehdit Ediyor
Bilim insanları, denizlerdeki asit oranının sanayi çıktısının artmaya başladığı son 20 yılda yüzde 26 arttığını belirtti. Okyanuslardaki asit derecesinin normale dönmesi için binlerce yıl gerektiği ifade edildi.Birleşmiş Milletler (BM) Biyolojik Çeşitlilik Toplantısı için Güney Kore'de bir araya gelen bilim insanları, küresel ısınma nedeniyle okyanuslardaki asit derecesinin önemli ölçüde arttığını belirtti. 20 yıl öncesine oranla asit derecesinin yüzde 26 yükseldiğini belirten araştırmacılar, bu oranın okyanuslar tarafından emilen karbondioksit oranını yansıttığını ifade etti.Atmosfere salınan ve okyanus ile denizler tarafından emilen karbondioksit, asitlik derecesini artırarak mercanlar, kabuklu canlılar ve kalsiyum üreten diğer organik canlılar üzerinde olumsuz etki gösteriyor.Bilim insanları, bu canlıların okyanuslardaki gıda zinciri için hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Yapılan açıklamada, 'insan üretimi karbondioksitin 50-100 yıl içinde denizlerdeki canlılar ve ekosisteme daha fazla zarar vereceği ve denizlerden elde edilen gıda ve hizmetlerin azalacağı' ifade edildi.Geri dönüşüm binlerce yıl gerektirecekPyeongchang kentinde düzenlenen toplantıda 30 uzman tarafından sunulan 102 sayfalık rapor, geçmişteki yüzlerce araştırmanın değerlendirilmesiyle hazırlandı. Okyanus ve denizlerdeki pH seviyesinin, ABD'nin kuzeybatısındaki kabuklu deniz canlısı çiftliklerine kadar birçok bölgede etkisini gösterdiği belirtildi.Okyanuslardaki pH seviyesinin normale dönmesinin binlerce yıl alabileceğini vurgulayan araştırmacılar, 56 milyon yıl önce yaşanan ve Paleosen-Eosen Termal Maksimum olarak adlandırılan kitlesel ölümü örnek gösterdi. Fosil kayıtları, organizmaların yeniden çoğalması için asit oranının 100 bin yıl sonra normale döndüğünü ortaya koymuştu.Araştırmacılar, yaklaşan tehlikeye karşı özellikle sıcak denizlerin tehdidi altında olan tropikal mercan kayalıklarının korunması gerektiğini belirtti. Yaklaşık 400 milyon insanın, bu tür yaşam alanları sayesinde hayatta kalabildiği vurgulandı.Küresel ısınmanın okyanuslar üzerindeki etkileri hakkında birçok çalışma yapmaları gerektiğini belirten araştırmacılar, artan pH seviyesinin bazı türler için olumlu olurken diğerlerini yok edebileceğine de dikkat çekti. Okyanuslardaki kimyasal değişimin ise atmpsfer sıcaklığını daha da artırabileceğinden endişe ediliyor Al Jazeera
Üç Boyutlu Yazıcı ile İki Günde Otomobil Ürettiler
Üç boyutlu yazıcıların kullanım alanı, otomotiv sektörüne de sıçradı. ‘Strati’ ismi verilen bir otomobilin motoru dışındaki tüm parçaları 3 boyutlu yazıcı ile üretildi.Dünyanın ilk 3D basılmış otomobili olarak görülen ve dikkatleri üzerine çeken Strati’nin arkasında ABD merkezli Local Motors şirketi var. İki günden daha az bir sürede üretilen araç, 11 bin sterline (yaklaşık 17 bin dolar) mal oldu. Saatte 60 kilometre hız yapabilen ve iki kişilik kapasitesi bulunan araç, geçtiğimiz ay Chicago’da düzenlenen Uluslararası Üretim Teknolojileri Fuarı’nda da gün yüzüne çıkmıştı. Şirketin genel müdürü John Rogers, arabanın koltuklarından gövde ve kaportasına kadar pek çok şeyin 3D teknolojisiyle hazırlandığı bilgisini veriyor. Bu yönüyle sektörde bir ilki başardıklarına dikkat çeken Rogers, kariyeri boyunca böyle heyecan verici bir ürün ortaya çıkardığı için mutlu olduğunu belirtiyor. Rogers, bu projenin arkasında yüzlerce kişi olduğunu ve onlar olmadan böyle bir başarıya ulaşamayacaklarını söylemeden de edemiyor. Buna benzer araçların gelecek yıllarda yollarda görülmesi bekleniyor.Zaman
Bu Hafta 5 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta dram, bilim-kurgu, aksiyon ve romantik komedi türünde 5 film vizyona girecek.'Ölümcül Oyun'Başrollerinde Kate Hudson, James Franco ve Anna Friel'in bulunduğu 'Ölümcül Oyun' izleyici ile buluşacak.Marcus Sakey'in aynı adlı kitabından beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Henrik Ruben Genz var.Gerilim türündeki filmde, senelerce tüm maddi birikimlerini çocuk tedavisi için kullanan ve maddi anlamda zor günlerden geçen Tom ve Anna çifti, ölü bulunan kiracılarının apartman dairesinde buldukları parayı borçları için kullanma konusunda tereddüt etmez. Ne var ki bu karar, adım adım belaya bulaşma süreçlerini tetikleyen ilk adım olur.'Evrim'Johnny Depp, Rebecca Hall, Paul Bettany, Cillian Murphy ve Oscar ödüllü oyuncu Morgan Freeman'ın oynadığı 'Evrim' bilim-kurgu meraklılarını sinema salonlarına çekmeye aday.Filmin yönetmenliğini 'Kara Şövalye', 'Başlangıç', 'Kara Şövalye Yükseliyor' gibi başarılı yapımların ünlü yönetmeni Wally Pfister üstleniyor.Bilim-kurgu rollerinde pek oynamayan Johnny Depp'in başrolünde olduğu filmin senaryosu Jack Paglen'e ait. Dr. Will Caster rolünde izleyici karşısına çıkan Depp, insan duygularının etkilendiği tüm bilgiler ve hareketlerin bir bilgisayar tarafından da yapılabilmesi için yapay zeka çalışmaları yapan ünlü bir bilim adamını canlandırıyor. Radikal grupların bir numaralı hedefi haline gelen Caster, bir terörist grubun saldırısına uğrar ve cinayete kurban gider. Kendisi gibi bilim adamı olan eşi Evelyn, Will’in beynini gelişmiş bir süper bilgisayara entegre eder. Fakat terörist grup, Will'in hala hayatta olduğunu fark edince super-bilgisayarı yok etmek için harekete geçer.'Kayıp Kız'Ben Affleck, Rosamund Pike, Neil Patrick Harris ile Tyler Perry’nin oynadığı 'Kayıp Kız' filminin yönetmen koltuğunda David Fincher var.Fincher'ın, satış rekorları kıran Gillian Flynn'in gerilim romanından beyaz perdeye uyarladığı film, modern medya kültürümüzdeki güvenilmez sözler ve kaçınılmaz aldatmalar arasındaki bir Amerikan evliliğini konu alıyor.Hikayenin merkezindeki çift, eski bir New Yorklu yazar olan Nick ve karısı 'havalı kız' Amy. Beşinci evlilik yıldönümlerinde Amy kaybolur ve evlilikleri bir gizeme dönüşür. Nick, şüphe uyandırıcı davranışları yüzünden bir numaralı şüpheli olur. Amy ise ölü ya da diri bulunmak üzere ilham arayışındaki dünyanın gözleri önünde medya çılgınlığının övülen malzemesi haline gelir.'Sihirli Ay Işığı'Woody Allen'ın yönettiği ve Emma Stone, Colin Firth ile Marcia Gay Harden’ın oynadığı 'Sihirli Ay Işığı' romantik komedi türünde bir film.1920'lerin Güney Fransa kıyılarında geçen film, usta bir sihirbaz tarafından sahtekarlıkla suçlanan bir medyumun öyküsünü anlatıyor. Hikayenin 1920’lerde geçmesinin yarattığı romantizm ve Fransa’nın güneyindeki yerlerin ışıl ışıl görüntüsü, filme doğal bir sihir katıyor.'Seçilmiş'Jeff Bridges, Meryl Streep, Brenton Thwaites, Alexander Skarsgard, Katie Holmes ile Taylor Swift'in oynadığı 'Seçilmiş' rahat ve mutluluk dolu bir dünyada yaşayan genç bir adam olan Jonas’ın (Brenton Thwaites) etrafında dönüyor.'Gerçeği arayan özgürlüğü bulur' sloganıyla yola çıkılan yapımın yönetmen koltuğunda 'Ajan Salt', 'Dead Calm', 'Tehlikeli Oyunlar', 'Açık Tehlike' ve 'Kemik Koleksiyoncusu' gibi filmlerin yönetmeni Phillip Noyce var.Fantastik ve bilim-kurgu türündeki film, Lois Lowry’nin aynı adı taşıyan genç yetişkin romanından uyarlama. 1994’te 'Newberry Madalyası' kazanan roman, dünya çapında 10 milyondan fazla satmıştı.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Reklam
Enerji Devriminin Öncüsü: Mavi LED
Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülen Japon bilim insanları İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ve Shuji Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED, aydınlatma teknolojilerinde dünyanın aradığı enerji tasarrufuna cevap vermesinin yanı sıra, elektriğe erişimi olmayan 1.2 milyar insanı da aydınlatacak teknoloji olarak ortaya çıkıyor.Nobel Komitesi, 'aydınlatma teknolojisinde temel bir dönüşüme kapı aralayacağını' belirttiği mavi LED teknolojisini geliştiren üç Japon bilim insanını Nobel Fizik Ödülü'ne layık gördü. İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ile Shuji Nakamura, ilk kez 1980'li yıllarda binlerce deneme yaparak yarı iletkenlerden mavi ışık elde etmeyi başardı. Üç bilim insanı, 90'lı yıllarda mavi LED teknolojisini daha da ileriye götürdü. Kırmızı ve yeşil LED üretilmesinin ardından geliştirilen mavi LED sayesinde, yarı iletkenlerle beyaz ışığın oluşturulmasının önünü açıldı.Enerji tasarrufunun öncüsüAkasaki, Amano ve Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED teknolojisinin insanlığa en büyük katkısı, beyaz LED aydınlatmaları mümkün kılması. LED, yani 'ışık yayan diyot' teknolojisi, enerjinin büyük kısmını ısıya çevirmeden doğrudan ışık elde etmesiyle önemli bir enerji tasarrufu imkanı sağlıyor.Enerjinin sadece yüzde 2'sini ışık olarak yayan geleneksel ampuller watt başına 16 lumen, floresan lambalar ise 70 lm/W ışık yayarken, mevcut LED aydınlatmalar 300 lm/W gibi etkileyici bir performansa sahip. Dünya genelinde üretilen elektriğin dörtte birinin aydınlatma için harcandığına dikkat çeken Nobel Komitesi, LED teknolojisi sayesinde ciddi ölçüde tasarruf sağlanacağına inanıyor. Bugün ABD'nin ürettiği enerjinin yüzde 17'si aydınlatma için harcanıyor.LED teknolojisinin gelecekte elektriğe erişimi olmayan yaklaşık 1.2 milyar insanı da karanlıktan kurtarması ümit ediliyor. Güneş enerjili LED aydınlatmaların, gaz lambalarından doğada yakılan odun ateşine kadar farklı kaynakların kullanıldığı aydınlatmaların yerini alması bekleniyor. Temiz aydınlatma teknolojileri geliştiren Lumina Project ağının kurucusu Evan Mills'e göre, bir kiraz büyüklüğündeki LED, çok düşük enerjiyle 100 gaz lambasına eşit aydınlık oluşturabilir.Aydınlık için fosil yakıtlardan yararlanılması, her yıl 4 milyon insanın ölümüne neden olan hava kirliliğine neden oluyor. LED'lerin az gelişmiş ülkelerde bu sorunun önüne geçebilmesi için, hızla düşen LED fiyatlarının daha da azalması bekleniyor. Gelişmiş ülkelerdeki gibi enerji altyapısına sahip olmayan ülkeler, güneş enerjili LED sayesinde gündüzleri bataryalarda depolanacak enerjiyle geceleri beyaz LED ile aydınlanacak.Akıllı ev ve şehirlerin ana ürünü olacakSıvı kristal ekran (LCD) teknolojisinin gelişmesini sağlayan LED, mobil cihaz ve televizyon gibi elektronik ürünlerde çok büyük gelişim yaşanmasını sağladı. Akıllı telefonlarda kullanılan flaştan televizyon aydınlatmalarına ve dekor ışıklarına kadar yayılan LED, hayatı kolaylaştırmasının yanı sıra elektronik cihaz tasarımlarında da etkin bir rol oynadı.ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin verilerine göre LED'ler ampullere oranla 30 kat daha uzun ömürlü. Mevcut LED ampullerin birçoğu, 25 bin saatten uzun kullanım süresine sahip. Bu süre, her gün 4 saat açık tutulması halinde bir ampulün 17 yıl kullanılabileceği anlamına geliyor.Enerji etkinliğini ve yeşile uyumu esas alan binalarda kullanılan LED, yavaş yavaş sokak aydınlatmalarının da yerini alıyor. Araştırma firması Navigant'a göre, 2014'te şehirlerin aydınlatılması için 13.2 milyon LED ampul kullanılırken, bu sayının 2023'te 116 milyona çıkması bekleniyor. Şehir planlaması ve yeni nesil konutlardaki öneminin artması, LED'in enerji kullanımını optimum kılacak ve elektrik hırsızlığının önüne geçecek akıllı şebekelerle uyumunu da güçlendirecek.Yeşil enerji etkisiLED teknolojisi, su kaynakları giderek azalan ve geri dönüşüme giderek daha fazla ihtiyaç duyacak olan dünyanın geleceğini güvenliğe alabilir. Nobel Komitesi, morötesi LED'lerin bakterilerin, virüslerim ve mikroorganizmaların DNA'sını yok edebildiğini, böylece kirli suların temizlenmesinde geleneksel yöntemlere göre çok daha büyük rol oynayacağını belirtti.Bilim insanları, bilgisayarlar aracılığıyla LED'lerin ışığını kontrol edebilmeleri sayesinde, bitki büyümesini tetikleyen belli spektrumları da ortaya çıkarabiliyor. Bu sayede seralarda daha etkin üretim yapılırken, bitki büyümesi kontrollü yapılabilmesini sağlıyor.Fiyatların düşmesi gerekiyorEnerji maliyetlerinin düşmesi ve elektriği bulunmayan 1.2 milyar insanın aydınlanmasını sağlamak için LED fiyatlarının düşmesi büyük önem taşıyor. LED alanında yapılan yatırımların artması, fiyatların da hızla düşmesine yardımcı oluyor.IHS Technology tarafından hazırlanan rapora göre, LED adaptasyonu 2014 yılında en yüksek seviyeye çıkmış durumda. Enerji tasarrufuna duyulan büyük ihtiyaç ve geri dönüşümün güçlenmesi, LED'lerden elde edilen aydınlık arttıkça fiyatların da düşmesini sağlıyor. Devletlerin de teşvikiyle, LED lambaların diğer teknolojilere kıyasla en yüksek bireysel gelire sahip ürün halini alması bekleniyor.Kaynak: Newsweek, Vox, National Geographic
Reklam
TÜBİTAK'ın Beğenmediği Proje Dünya Birincisi Oldu
etiket
Özel MEF Lisesi 12’nci sınıf öğrencisi İlayda Şamilgil, “First Step To Nobel Prize In Physics” yarışmasında, 70’e yakın ülkeden 5 bin fizik projesini geçerek dünya birincisi oldu. Daha önce TÜBİTAK’ın yarışmasına da gönderdiği projenin, burada dereceye giremediği öğrenildi. İlayda Şamilgil, Polonya’da bu yıl 22’ncisi düzenlenen yarışmaya, üzerinde 1 yıldır çalıştığı “Sıvılardaki Su Oranını Mıknatısla Ölçebilen Ucuz, Hızlı ve Taşınabilir Bir Sistem” adlı projesi ile katıldı. Şamilgil, fizik alanında dünyanın en prestijli fizik proje yarışması olarak kabul edilen yarışmanın dünyaca ünlü akademisyenlerden oluşan jürisinden tam puan aldı.BULUŞ NE İŞE YARAYACAK?Şamlıgil, “Bu projede suyun manyetik özelliğinden yararlandım. Suyun içine bir mıknatıs yerleştirdiğinizde suyun üzerinde gözle görülemeyecek deformasyonlar oluşur. ‘Ne kadar deformasyon varsa o kadar su olur’ tezinden yola çıkarak yaptığım deneylerde sonuca ulaştım” dedi. Buluşunun tarım ve gıda endüstrisinde rahatlıkla kullanılabileceğini düşünen Şamilgil, buluşu sayesinde günlük hayatta tükettiğimiz süt, meyve suyu ve benzeri sıvıların içindeki su miktarının kolayca tespit edilerek kalite-fiyat dengesinin kurulmasına yardımcı olacağını söylüyor.NOBELE İLK ADIMİlayda’nın kısa öğrencilik hayatı başarılarla dolu. Geçen yıl İstanbul’daki bazı metro istasyonlarında kanserojen radon gazı ölçümü yapan İlayda Şamilgil, topladığı verileri İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne sunmuş. Öğretmenleri, İlayda’nın Stanford Üniversitesi’ne kabul edileceğine inandıklarını söyledi.Serkan AKKOÇ / HT GAZETE
Bilim, Kansere Karşı Başlattığı Savaşı Adım Adım Kazanıyor
Tıbbi gelişmelerin hızla arttığı çağımızda, en çok sorulan sorulardan birisi 'eğer bilim ve tıp bu kadar geliştiyse, neden insanlar hala kanser yüzünden ölüyor?' oluyor. Bu sorunun cevabı oldukça karmaşık, fakat bir o kadar da kesin: Bilim, kansere karşı başlattığı savaşı kazanmak üzere.
Reklam
Yayından Kaldırılmasına Anlam Veremediğimiz 25 Dizi
2517 yılında bir uzay gemisinde görev alan 9 kişinin maceralarını anlatan, Joss Whedon imzalı dizi bir çok kesim tarafından TV tarihinin en iyi bilim-kurgu dizisi kabul edilmesine rağmen 14. bölümün sonunda yayından kaldırıldı. Dizinin Serenity adlı bir devam filmi de bulunmakta.
Nobel Kimya Ödülü Nanoskopi Araştırmasına Gitti
Nobel kimya ödülü iki Amerikalı ve bir Alman araştırmacıya gitti.Bilimadamları, dokuların moleküler yapısına inen süper güçlü bir mikroskop geliştirdikleri için ödüle layık görüldü.Ödülü paylaşacak olan 54 yaşındaki Eric Betzig ABD'nin Virginia eyaletinde Howard Huges Tıp Enstitüsü'nde, 61 yaşındaki William E. Moerner California'da Stanford Üniversitesi'nde ve 51 yaşındaki Stefan Hell ise Almanya'nın Göttingen kentinde yer alan Max Planck Biyofizik Kimya Enstitüsü'de ve Heidelberg'deki Alman Kanser Araştırmaları Merkezi'nde görevli.Nobel jürisi, üç bilimadamının geliştirdiği mikroskop sayesinde hastalıkların araştırılması ve ilaç tasarımında devrim niteliğinde bir ilerleme sağlandığını açıkladı.Jüri, çığır açan çalışmanın mikroskop teknolojisini ''nano-boyuta'' taşıdığını söylüyor.Nanoskopinin günümüzde dünya çapında kullanılır hale geldiğini söyleyen Nobel jürisi üç araştırmacının çalışmasından bütün insanlığın her gün faydalandığını belirtiyor.Ayrı ayrı çalışan üç bilimadamı optik mikroskoplardaki teorik limiti aşmayı başardı. Geliştirdikleri aletten önce bilim dünyası bir görüntünün çözünürlüğünün 200 nanometreyi (bir metrenin 200 milyarda birini) geçemeyeceğine inanıyordu.Üçlünün geliştirmeyi başardığı nanoskopik görüntüler ise bundan daha derinlemesine inen bir çözünürlük sunuyor.Nanoskopi sayesinde bilimadamları yaşayan hücrelerin içinde tek bir protein molekülünü gözlemleyebiliyor.Sekiz milyon İsveç kronou (1,1 milyon Amerikan doları) tutarındaki ödül üçlü arasında paylaşılacak.Nobel geleneği uyarınca sahipleri şimdi açıklanan ödül, Alfred Nobel'in ölüm yıldönümü olan 10 Aralık'ta resmen takdim edilecek.BBC Türkçe
Reklam
Google Glass Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Özellik
Google Glass dünya devi Google tarafından geliştirilen muhteşem bir teknoloji ürünü. Google Glass sadece bir gözlüğün çok ötesinde. Henüz piyasaya çıkmadan bu yeni teknolojik oyuncak hakkında bilmeniz gerek 10 önemli özelliği sizler için araştırdık.Gözlükten esinlenilerek dizayn edilen Google Glass’ta bir hoparlör, kamera ve görüntü izlemeye yarayan bir görüntü haznesi mevcut. Teknik özellikleriyle teknoloji sevenlerin yüzünü güldüren bu cihaz, 5 mega piksel kamera, 16 GB dahili hafıza, Wifi, Bluetooth gibi özelliklere sahip. Pil ömrü yaklaşık 24 saattir. Google Glass’ın en fantastik yönü kulaklığa gerek duymadan duyma imkanı sağlamasıdır çünkü bilim insanlarının gerçekleştirdiği teknolojik bir buluş sayesinde ses kafa kemiklerine çarparak iç kulağa kadar ulaşabilmektedir.Bu daha başlangıç… Google Glass’da bunlardan çok daha fazlası var. Neler mi? Cevapları aşağıda;1. Küçük (ama güçlü) DonanımProject Glass mühendislerinin bu kadar özelliği bu denli küçük bir aygıta nasıl yükleyebildikleri gerçekten inanılmaz! Google Glass bu küçük kasasında bluetooth, Wi-Fi, GPS, speaker, kamera, mikrofon ve touchpad gibi özellikler barındırıyor. Ayrıca istediğiniz veriyi size gösteren parmak büyüklüğünde bir ekran mevcut.2. Sesli Komut Alabilme ÖzelliğiTüm bu donanım bir araya gelmesi elbette bir sebep yüzünden. O da sesli komut özelliği. Google Glass’ı en ilgi çekici yapan özelliklerinden birisi bu. Google Now ile bağlantıda olan tümleşik mikrofonu sayesinde her hangi bir sorunuz arama motoruna sorgu olarak gönderilebilir.Google Now özelliğini aktive etmek için “Okay Glass” demeniz gerekiyor. (Ne yazık ki şu anda Türkçe desteklenmiyor). Google Now ile sesli komut alma özelliğini aktifleştirdikten sonra istediğiniz komutu söylüyorsunuz. Söyleyeceğiniz komut sadece arama motoru için bir sorgu olmak zorunda değil. Video veya fotoğraf çekmek de sesli komut özelliği ile mümkün. Daha fazla komutun sürekli olarak ekleneceği söyleniyor.3. Hayatı Donduran TeknolojiGoogle Glass sayesinde insanların an’ı dondurabilecek ve harika fotoğraflar ve videolar çekebilecekler. O mükemmel an’ı yakaladıktan sonra etrafta fotoğraf makinesi arama derdi artık yok. Sadece “Take a Photo” demeniz yeterli. Gözünüzlü o anda gördüğünüz kareyi ölümsüzleştirmek bu kadar kolay. Hayal gücünüzü zorlarsanız bu özelliğin altında daha çok şey çıkar.4. Konferans Görüşme ve WebcamVideo kaydetme özelliği bulunan Google Glass aynı zamanda bir webcam görevi de görebiliyor. Akıllı telefonunuzun veya her hangi bir yerde bulunan data bağlantısını kullanarak Google Glass’ı bir webcam’e çevirebilir ve örneğin Google Hangout ile grup görüşmesi gerçekleştirebilirsiniz. Üstelik bir masada oturmanıza gerek kalmadan. Ayrıca sesli komut özelliği ile söylediklerinizi yazıya çevirip bir text mesajı olarak gönderebilirsiniz.5. Kaybolmanız İmkansızGoogle Glass, üzerinde gelen GPS özelliği sayesinde Google Maps’ı kullanarak sizi istediğiniz yere götürebilir. Akıllı telefonlarda da bulunan bu özelliği Google Glass ile çok daha rahat kullanabilirsiniz çünkü arabada seyir halindeyken veya yürürken ve hatta bir dağa tırmanırken sadece gözünüzdeki ekrana bakmanız yeterli.6. Yabancı Yerleri KeşfedinGoogle arama motorunun gücünü kullanarak hiç bilmediğiniz yabancı bir ülkede, dilini konuşamasanız bile Google Glass size yardımcı olacaktır. Döviz veya her hangi bir birim çevirici ve İngilizce olarak sorduğunuz her hangi bir soruyu bulunduğunuz ülkenin diline çevirme özelliklerini kullanabilirsiniz. Ayrıca bulunduğunuz bölgedeki en iyi restoranlara, gezilecek yerlere veya bölgenin tarihine birkaç sorguyla ulaşabilirsiniz.7. Canlı BildirimlerGoogle Now sizi bundan böyle evinizden iş yerinize doğru çıkarken karşılaşacağınız kötü trafik konusunda uyarabilir veya tuttuğunuz takımın maç sonucunu anında size söyleyebilir. Ayrıca Google Now size uçuş biniş kartınızı, bir sonraki toplantınızı, otel veya restoran rezervasyonunuzu gösterebilir veya eşinizin doğum gününü hatırlatabilir.8. Farklı Platformlarla UyumlulukGoogle Glass sadece Anroid telefonlarla değil aynı zamanda iphone ile de çalışabiliyor. İçerisindeki GPS üzerinden alınabilecek veriler dışında Google Glass ile veri almak veya göndermek için kablosuz veya mobil bir bağlantıya ihtiyacınız var. Akıllı telefonunuzla Google Glass’ı pair yaparsanız sosyal medya hesaplarınıza gelen bildirimleri Glass ile anında alabilirsiniz. Bu sayede elinizdeki başka bir işle uğraşırken, akıllı telefonunuzu kontrol etmenize gerek kalmaz ve konsantrasyonunuz bozulmaz.9. Tasarım Harikasıİyi bir teknoloji iyi bir tasarım olmadan ne işe yarar? Google Glass sadece 36 gram ve harika bir tasarıma sahip. Shale, Tangerine, Charcoat, Cotton ve Sky adında 5 farklı renk seçeneği mevcut. Tüm yüz tiplerine uyabilmesi için malzemesinin esneyebilme kabiliyeti oldukça yüksek. Özellikle ekran ve lens bölümlerinde değişiklik yaparak cihazı farklılaştırmak mümkün. Şimdiden gözlük sektöründeki dünya markaları, Google Glass tasarımını kendilerine özgü hale getirmeye çalışıyorlar.10. Çıkmasına Çok Az Kaldı (fiyatı ne olacak?)Google firması Glass’ı ilk olarak Google I/O konferansında yazılım geliştiricilere sundu. Belirlenen fiyat ise1500 dolar civarındaydı. 2014 yılının sonunda son kullanıcı için beklenen fiyat da bu seviyelerde. Şu an için yazılım geliştiriciler dışında Glass satılmıyor.
Reklam
Nobel Fizik Ödülü Mavi LED Işıklarına
2014 Nobel Fizik Ödülü, mavi LED ışıklarını icat eden üç Japon profesöre verildi.'Işık yayan diyot' (LED) ışıkları, Profesör Isamu Akasaki, Hiroşi Amano ve Şuji Nakamura tarafından icat edildi.Ödülü kazanan bilim insanlarına yaklaşık 2 milyon 450 bin Türk Lirası tutarında ödül verilecek.Haberi Japonya'da uyanır uyanmaz aldığını söyleyen Profesör Şuji Nakamura, basın toplantısında 'Bu inanılmaz bir his' şeklinde konuştu.Nobel Vakfı, icadın kullanışlılığını dikkate alarak ödüle layık görüldüğünü belirtti.Pazartesi günü açıklanan Nobel Tıp Ödülü beynin yer belirleme sistemini keşfeden araştırmacılar Profesör John O'Keefe ile May-Britt Moser ve Edvard Moser'a verilmişti.BBC Türkçe
Nobel Tıp Ödülü Sahiplerini Buldu
ABD'li John O'Keefe ile Norveçli araştırmacı çift May-Britt ve Edvard Moser, bu yıl Nobel Tıp Ödülü'nü paylaştı. Bilim insanları beyinde dâhili navigasyon sistemi işlevi gören hücreler keşfetmiş, sözkonusu hücrelerin yön tayininde önemli rol oynadığı kanıtlanmıştı. Nobel Tıp Ödülü'nün bu yıl 870 milyon euro değerinde olduğu belirtildi. 2014 Nobel ödüllerini kazananlar, bu hafta içinde duyuruluyor. Yarın fizik, çarşamba günü kimya, merakla beklenen barış ödülünün sahibi ise cuma günü açıklanacak.Haftaya pazartesi günü ekonomi ödülünün sahibi belli olacak. Edebiyat ödülünün açıklanacağı gün henüz kesinleşmedi. Gözlemciler bu alandaki ödülün sahibinin geleneklere uyularak perşembe günü belli olmasını bekliyor.Nobel Ödülleri, Alfred Nobel'in ölüm tarihi olan 10 Aralık'ta törenle sahiplerine sunulacak.  Nobel tıp ödülüne geçen yıl insan hücrelerindeki temel taşıma işleminin veziküller (kesecikler) yardımıyla gerçekleştirildiğini saptayan Alman Thomas Südhof ile Amerikalı meslektaşları James E. Rothman ve Randy W. Schekman layık görülmüştü.Deutsche Welle Türkçe
Optik İllüzyon ile Görünmezlik!
“Görünmezlik” pek çok bilim kurgu öğesine ilham olmuştur: casus filmleri, bilgisayar oyunları ve çizgi filmler gibi. University of Rochester’dan araştırmacılar tam olarak görünmezliğin sırrını keşfetmeseler de optik illüzyonlar sayesinde benzeri bir sistem elde etmeyi başardılar.Basitçe anlatmak gerekirse, normal lenslerden bir düzenek kuran bilim adamları iki lens arasına girin cisimlere giden ışık dalgalarını büküp cismin etrafından dolaşmasını sağlayarak cismi “arka plan görünmesine rağmen” görünmez kılmayı başardılar. Elbette bu hal sadece lenslerin içinden bakarken geçerli.Videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Reklam