Cumhuriyet Bayramı Haberleri

Cumhuriyet Bayramı ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Cumhuriyet Bayramı ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

2027'de 5 Gün İzinle 35 Gün Tatil Yapabilirsiniz: İşte 2027 Resmi Tatil Takvimi!
Yazın sonuna gelirken gelecek yılın tatil heyecanını şimdiden yaşayanlardan mısınız? Takvimi doğru okuyanların kazanacağı 2027'de, resmi tatiller hafta sonlarıyla mükemmel bir şekilde birleşiyor! Sadece 5 gün yıllık izin kullanarak toplam 35 gün tatil yapmak mümkün. Peki, 2027 resmi tatilleriyle kaç gün izin yapılır?  İşte çalışanların şimdiden ajandasına eklemesi gereken 2027 tatil formülü!
2013 Yılına Damga Vuran Olaylar
2013'e damga vuran Haziran ayı Taksim Gezi Parkı protestolarının kitleselleştiği, polis şiddeti ve protestoların dozunun arttığı bir ay oldu 2013 yılında Türkiye ve dünyada birçok önemli gelişmeler ve olaylar yaşandı. Türkiye için yıla damgasını vuran gelişme ise Taksim Gezi Parkı olaylarıyla başlayan süreçti. Parktaki ağaçların sökülmesini protesto amacıyla Mayıs ayının son gününde başlayan gösteri yurt geneline yayıldı. Türkiye dışında da ses getiren olaylar, bütün bir yılı etkisi altına aldı. İşte Milliyet'in derlediği 2013 almanağından, Türkiye ve dünyada yılın olayları   Ocak: Ustalara veda Türkiye ocak ayında basın, sanat ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini sonsuzluğa uğurladı. Şarkıcı Şenay Yüzbaşıoğlu, edebiyatçı Metin Kaçan, dünyaca ünlü Türk ressam Burhan Doğançay, usta gazeteci Mehmet Ali Birand, 'Deprem dede' lakaplı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, yazar İsmet Kür ve sanatçı Ferdi Özbeğen'in ölüm haberleri ocak ayında peş peşe geldi. Yine ocak ayı içinde avukatlar için başörtüsü yasağı kalktı. Çözüm süreci kapsamında BDP Heyeti ilk kez İmralı'da Abdullah Öcalan'la görüştü.  Şubat: Amerikalı Sierra cinayeti Ankara'da ABD Konsolosluğu'ndaki canlı bomba saldırısı Şubat ayına damga vurdu. İstanbul Zeytinburnu'nda bulunan ABD'li Sarai Sierra cinayeti Türkiye gündeminden uzun süre düşmedi. Cumartesi annelerinin simgeleşen ismi Berfo Ana'yı (105) da yine bu ay kaybettik. Ay içerisinde Milliyet'te Namık Durukan imzası ve 'İmralı tutanakları' başlığıyla yayınlanan haber Türkiye'nin gündemini belirledi.  Mart: Öcalan'ın 'çekilin' çağrısı Mart ayına damga vuran en önemli olay Diyarbakır'da yapılan Nevruz Şenliği'nde Abdullah Öcalan'ın mesajının Türkçe ve Kürtçe olarak okunması ve Öcalan'ın PKK'ya yaptığı 'çekilin' çağrısı oldu. Bu çerçevede PKK'nın kaçırdığı 8 kamu görevlisi Kuzey Irak'a giden bir heyet tarafından Türkiye'ye getirildi. Geçirdiği kalp ameliyatının ardından uzun süre yoğun bakımda kalan Müslüm Gürses'in ölümü hayranlarını üzüntüye boğdu. Tiyatrocu Metin Serezli de Mart ayında yaşamını yitirdi.  Nisan: Akil insanlar Nisan ayının birinci gündem maddesi 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti'nin açıklanması ve 9'ar kişilik grupların 7 bölgede ziyaretlere başlaması oldu. İsrail, Mavi Marmara saldırısıyla ilgili Türkiye'den özür diledi ve tazminat görüşmeleri başlatıldı. Susurluk davasından hükümlü eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, denetimli serbestlik çerçevesinde 1 yıl tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edildi. Piyanist ve besteci Fazıl Say hakkında dini değerleri aşağıladığı iddiasıyla açılan davada 10 ay hapis ile cezalandırılması kararı çıktı. Hüküm 5 yıllık denetimli serbestlik şartıyla geri bırakıldı.  Mayıs: Reyhanlı ve Gezi Mayısta Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri gerçeklişti. Hatay Reyhanlı'da belediye önünde patlatılan bomba yüklü iki araç nedeniyle 52 kişi yaşamını yitirdi. Mayıs ayının son günü ise Taksim Gezi Parkı'nda ağaçların sökülmesini protesto ile başlayan Türkiye geneline yayılan kitlesel olayların fitili ateşlendi. Çevik Kuvvet'in 30 Mayıs'ta Gezi Parkı'nda eylem yapan protestoculara müdahalesiyle başlayan olaylar yaz sonuna kadar sürdü.  Haziran: Gezi Parkı olayları Haziran ayı Taksim Gezi Parkı protestolarının kitleselleştiği, polis şiddeti ve protestoların dozunun arttığı bir ay oldu. Eylemcilerden 27 yaşındaki kaynak işçisi Ethem Sarısülük, Kızılay Güvenpark'taki gösteriler sırasında polisin açtığı ateş sonucu kafasından kurşunla vurularak yaşamını yitirdi. Ataşehir'de ise bir sürücünün otomobiliyle protestocuların arasına dalması sonucu Mehmet Ayvalıtaş yaşamını yitirdi. Eskişehir'de de 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, sopalı saldırıya uğradı. Kafasına aldığı darbeler nedeniyle 38 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Korkmaz'ın dövüldüğü ana ilişkin güvenlik kameraları görüntüleri ülke genelinde tepkilerin artmasına neden oldu. Hatay'daki protestolar sırasında da Abdullah Cömert, kafasına aldığı darbe sonucu hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu, Cömert'in, gaz fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybettiğini belirledi. İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneğinin açtığı davada, belediyenin projesinin yürütmesini durdurduğunu açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da Gezi Parkı'nda AVM projesinden vazgeçildiğini ve buraya bir kent müzesi yapılmasının düşünüldüğünü açıkladı. Protestolar devam ederken, Okmeydanı'nda evinden ekmek almaya çıkan 16 yaşındakiBerkin Elvan, gaz bombasının kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Diyarbakır'ın Lice ilçesinde karakol yapımına tepki gösteren çevre köylerden BDP'li grup ile güvenlik güçleri arasında çıkan arbedede Medeni Yıldırım öldü.  Temmuz: 5. yüz nakli Gezi Parkı eylemlerinin etkisi devam etti, birçok ilde eylemlere katılan kişilerle ilgili kimlik tespitleri ve gözaltılar yapılmaya başlandı. Türkiye'nin 5'inci yüz nakli ameliyatı, Akdeniz Üniversitesi'nde yapıldı. Muğla'da beyin ölümü gerçekleşen Polonyalı turist Andrzej Kucza'nın yüzü ve çenesi, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan başkanlığındaki ekip tarafından, 1 yıldır nakil bekleyen 26 yaşındaki Recep Sert'e nakledildi.  Ağustos: Ergenekon davası Başbakan Erdoğan Başkanlığı'nda toplanan Yüksek Askeri Şura'da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni komuta kademesi belirlendi. Öcalan'ın avukatlarının, 'yeniden yargılanma' ve 'cezasının infazının durdurulması' talebiyle yaptıkları başvuru Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddedildi. Yıllarca süren Ergenekon davasında karar açıklandı. Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ müebbet hapis cezasına mahkum edilirken CHP milletvekili Mustafa Ali Balbay toplam 34 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. CHP Milletvekili Mehmet Haberal ise cezası açıklandıktan sonra tahliye edildi.  Eylül: Suriye ile helikopter krizi   Eylül ayına damga vuran olay Türkiye'nin sınır ihlali yapan bir Suriye helikopterini düşürmesi oldu. M-17 tipi Suriye helikopteri TSK tarafından düşürüldü. Hükümet Eylül ayı sonunda Demokratikleşme Paketi'ni açıkladı. Bingöl M Tipi Ceza İnfaz Kurumundan aralarında terör örgütü mensuplarının da bulunduğu 18 tutuklu ve hükümlü tünel kazarak firar etti. Firariler ertesi gün kırsalda yakalandı. Alkollü içkilerin 22.00 - 06.00 saatleri arasında perakende satışını yasaklayan düzenleme yürürlüğe girdi. Sinema ve tiyatro sanatçısı Tuncel Kurtiz vefat etti. Kurtiz'in ölümü büyük bir üzüntü yarattı. 'Şu Çılgın Türkler' kitabının yazarı Turgut Özakman da hayatını kaybetti.  Ekim: Maramaray açıldı Ekim ayında kamuda başörtüsü yasağı ve okullarda Andımız uygulaması kalktı. İstanbul'da iki kıtayı denizin altından birleştiren Marmaray projesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda açıldı. Kamuoyunu uzun süre meşgul eden Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili davada rekor tazminat kararı çıktı. Garipoğlu ailesinin 37 bin 500 lira maddi, 1 milyon 250 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verildi. Gölcük'te bayram tatilinde Hatay'a giden annesi tarafından evde bırakılan bebek öldü. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü Ahmet Kaya'ya verildi.  Kasım: Kızlı - Erkekli evlere denetim tartışması   Kamuda başörtüsü yasağının kalkmasıyla AKP milletvekilleri Meclis'e başörtüleriyle geldi. Meclis'te grubu bulunan partilerin kadın milletvekillerinin yaptığı konuşmalar güne damgasını vurdu. Öğrenci evleriyle ilgili 'kızlı - erkekli' tartışması başladı. 10 Kasım'da Anıtkabir'i 1 milyon 89 bin 615 kişi ziyaret etti ve bir rekor kırıldı. Uzun süredir gırtlak kanseriyle mücadele eden gazeteci Savaş Ay ile tiyatrocu Nejat Uygur hayatını kaybetti.  Aralık: Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu Aralık ayına 17 Aralık'ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu damgasını vurdu. Soruşturma kapsamında AKP hükümetinin bakanlarının adı yolsuzluğa karıştı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in çocukları gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimlerden Güler ve Çağlayan'ın oğlu tutuklandı, Bayraktar'ın oğlu serbest bırakıldı. işadamları, bürokratlar ve devlet memurları hakkında da kara para aklama, rüşvet ve altın kaçakçılığı suçlaması getirildi. Soruşturmayla ilintili olarak 3 bakan istifa ederken Bakanlar Kurulu'nda da büyük revizyon gerçekleşti ve 10 yeni isim girdi. CHP Milletvekili Mustafa Balbay tahliye edildi. İzmir'deki askeri tersanede bakımı yapılan römorkör suya indirildiği sırada alabora olarak yan yattı ve 8'i asker 10 personel yaşamını yitirdi.  Sanat dünyasında yaşananlar Picasso'nun 'Le Reve' isimli tablosu 155 milyon dolara satılarak, bugüne kadar ABD'li bir koleksiyonerin satın aldığı en pahalı eser unvanını aldı. Fahrelnissa Zeid'ın 'Atom Patlaması ve Bitkisel Hayat' isimli tablosu 2 milyon 741 bin dolara satıldı. Zeid, Ortadoğu'nun en yüksek fiyatla satılan eserini resmeden kadın sanatçı unvanını kazandı. Dan Brown'ın 'Cehennem'i, ilk haftasında 369 bin kopya satarak bir rekora imza attı. 4 yıl süren protestolara rağmen tarihi Emek Sineması, kamuya ait olmasına rağmen yerine AVM yapılmak için özel inşaat firması Kamer tarafından yıkıldı.  2013'te dünyada yaşananlar   Haiyan Tayfunu: Filipinler'i 8 Kasım'da vuran tayfun 10 bin kişinin ölümüne neden oldu. Bangladeş'te fabrika faciası: Başkent Daka'daki fabrika çöktü, 1100 işçi öldü. NSA sızıntısı: ABD'li Edward Snowden, Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi'nin (NSA) tüm dünyayı gizlice nasıl izlediğini kanıtlayan belgeleri sızdırdı. Mısır'da askeri darbe: Mısır'ın Genelkurmay Başkanı el Sisi komutasındaki Mısır Silahlı Kuvvetleri yönetime müdahale etti. İran'ın nükleer anlaşması: İsviçre'nin Cenevre kentinde İran'la yürütülen nükleer müzakerelerde 24 Kasım'da anlaşma sağlandı. Mavi Marmara için özür: İsrail Başbakanı Netanyahu 22 Mart'ta, Mavi Marmara baskını nedeniyle Türkiye'den özür dilediğini açıkladı. Rusya'ya meteor düştü: Saatte 60 bin kilometre hızla hareket eden meteor Çelyabinsk'te patladı. İngiltere kraliyet bebeği: İngiltere Prensi William ve eşi Düşes Kate'in oğulları George 22 Temmuz'da doğdu. Curiosity Mars'ta su buldu: Mars'a gönderilen keşif robotu Curiosity su izine rastladı. Tarihi değiştiren kemik bulundu: Bilim insanları 400 bin yıllık bir insan iskeletinde DNA buldu. Yapay et: Hollanda'da üretilen yapay et 'tatsız' bulundu. Kansere mucize tedavi: Bilim insanları, kanserle mücadele için 'immünoterapi'yi seçti. Papa istifa etti: Papa 16. Benediktus, ilerleyen yaşını gerekçe göstererek istifa etti. 'Selfie' sözlüğe girdi: 'Telefonla kendi fotoğrafını çekmek' anlamına gelen 'Selfie' kelimesi Oxford sözlüğüne girdi. Rusya'da Greenpeace krizi: Eylül ayında, Kuzey Buz Denizi'nde Rus Gazprom firmasına ait petrol platformunu protesto ettikten sonra tutuklanan Türk aktivist Gizem Akhan ve 29 Greenpeace aktivisti yıla damga vurdu. 63 gün tutuklu kalan Akhan Türkiye'ye döndü. Boston maratonu saldırısı: Saldırıyı Çeçen Çarnayev kardeşler gerçekleştirdi. Pistorius sevgilisini öldürdü: Güney Afrikalı paralimpik atlet Sevgililer Günü'nde sevgilisi Reeva'yı öldürdü. İspanya'da tren kazası: 80 kişinin öldüğü olay ülkede son 40 yıldaki en büyük kaza oldu. Kenya'da AVM baskını: Başkent Nairobi'deki alışveriş merkezinde meydana gelen silahlı saldırıda 67 kişi hayatını kaybetti.  2013'te en çok konuşulan isimler Yıl boyunca dünya çapında en çok konuşulan magazinel isim ABD'li şarkıcı Miley Cyrus oldu. Ilımlı tavırlarıyla birçok farklı dinden insanın sempatisini kazanan Papa Francesco ve İran'ın yeni cumhurbaşkanı Hasan Ruhani en çok konuşulan liderler arasında...  2013'ün en çok ses getiren ünlü isimleri Miley Cyrus: ABD'li şarkıcı Cyrus, yılın en çok konuşulan ismi oldu. Time dergisinin 'Yılın Kişisi' listesinde zirveyi zorlayan Cyrus, MTV Müzik Ödülleri'nde yaptığı dansla tarihe geçti. Papa Francesco: Arjantinli Jorge Bergoglio 13 Mart tarihinde yeni Papa olduğunu ilan etti. Papa Francesco göreve geldiğinden bu yana eşcinsellere ve ateistlere karşı ılımlı yaklaşımıyla takdir topladı. Time dergisi de Papa Francesco'yu yılın kişisi seçti. Malala Yusufzay: Pakistanlı insan hakları aktivisti 16 yaşındaki Malala ülkesindeki kızların okula gitmesi için sürdürdüğü mücadele nedeniyle Taliban tarafından başından vuruldu. İyileşen Malala yıl boyunca yaptığı konuşmalarla kendisinden söz ettirdi. Hasan Ruhani: İran'ın yedinci Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani göreve geldiği 8 Ağustos tarihinden bu yana ılımlı yaklaşımlarıyla konuşuluyor. Ruhani, ABD Başkanı Barack Obama ile de telefonda konuştu. Jennifer Lawrence: ABD'li aktris Lawrence Hollywood'a farklı bir ses getirmesiyle konuşuldu. Lawrence, 'Silver Linings Playbook' (Umut Işığım) filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ını kazandı.  2013'te hayata veda eden dünyaca ünlü isimler 2013 yılında birbirinden önemli isimler birer birer yaşama veda etti. Güney Afrika'nın efsanevi lideri Nelson Mandela ve Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez bunlardan sadece ikisi... Nelson Mandela: Güney Afrika'da Apartheid rejimine son veren ülkenin ilk siyasi lideri, 5 Aralık'ta 95 yaşında öldü. Hugo Chavez: Venezuela Devlet Başkanı 5 Mart'ta kansere yenik düştü. Chavez, 58 yaşındaydı. Margaret Thatcher: İngiltere tarihinin tek kadın başbakanı Margaret Thatcher 8 Nisan tarihinde 87 yaşındayken meydana gelen felç sonrasında hayata veda etti. James Gandolfini: 'Sopranos' dizisi ile yıldızlaşan Amerikalı aktör, 19 Haziran'da Roma tatili sırasında hayatını kaybetti. Kalp krizi geçiren aktör 51 yaşındaydı. Doris Lessing: 2007'de Nobel Ödülü alan İngiliz yazar, 17 Kasım'da 94 yaşında hayatını kaybetti. Paul Walker: 30 Kasım'da 'Hızlı ve Öfkeli' filminin yıldızı, 40 yaşında araba kazası sonucu öldü. Mikhail Kalaşnikof: Rus silah tasarımcısı 94 yaşında hayatını kaybetti. T24
Türkiye'nin İlk Yerli Otomobili 'Devrim Arabaları' Neden İptal Edildi?
Türkiye’nin ilk yerli otomobili olan Devrim’in hikayesini duymuşsunuzdur. 2008′de sinemaya da uyarlanan Devrim arabalarının hikayesinin sonunu herkes başarısızlıkla bilir. Aslında otomobil yapılmıştır ama sonrasında mühendislerin benzin koymayı unutmalarından dolayı araba yolda kalmıştır ve sonunda Türklerin araba sevdası hüsrana uğramıştır. Tabi durum bu olunca her zamanki gibi ağzımıza sakız olmuş bir lafı otomobil üretimi konusunda da sıkça tekrar etmeye başlamışız: Türkler otomobil yapamaz. Siz de hala Devrim arabalarının başarısız olduğunu zannediyorsanız, olayın iç yüzünü bir de derlediğimiz bu yazımızdan okuyun. BANA BİR OTOMOBİL YAPIN Sene 1961. Cemal Gürsel cuntası işbaşındadır ve Menderes’in idamının üzerinden henüz çok kısa süre geçmiştir. Çeşitli firmalarda çalışan 23 tecrübeli Türk mühendisi, kendilerine gönderilen ayrı ayrı mektuplarla “mühim bir konuyu istişare etmek üzere” Ulaştırma Bakanlığı’na davet edilirler. Mühendislerin bazıları yurt dışında görev yapmaktadır; ancak mesajı alan herkes “devletin isteği başımız üstüne” diyerek işini gücünü bırakıp Ankara’ya gelir. 16 Haziran 1961 günü Bakanlıkta biraraya gelen mühendislere, toplantıya başkanlık eden Genel Müdür Yardımcısı Emin BOZOĞLU, bizzat Cemal Gürsel’den gelen “çok gizli” damgalı bir yazıyı okur. Yazıda : “Bu yılın Cumhuriyet Bayramı törenlerinde halkımızın görüş ve takdirlerine sunulmak üzere, hem tasarımı hem de malzeme olarak tamamen yerli malı bir otomobil üretmenizi istiyorum.” Mesajı vardır. Ayrıca mektupta bu görevin TCDD İşletmesine verildiği ve bu amaçla dönemin rakamlarıyla 1.400.000.-TL ödenek ayrıldığı da yazmaktadır. O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri “Türk insanının makûs talihine karşı bir meydan okuma” olarak algılarlar. En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır. Çalışma mekanı olarak Devlet Demiryolları’nın Eskişehir’deki Cer Atölyesi seçilir. Zaman müthiş dardır, Cumhuriyet Bayramı’na kadar yalnızca 129 günü vardır ekibin… TÜRKİYE’NİN İLK YERLİ OTOMOBİLİ HANGİ ŞEHİRDE ÜRETİLDİ ? İşyeri olarak seçilen atölyenin hazırlanması için Eskişehir’e talimat verilir ve otomobili olanların 19 Haziran’da Eskişehir’ de bulunmaları istenir. Atölyenin bulunduğu Dökümhane binası zemini, lokomotif kazanlarında kullanılmak üzere alınan saç levhalarla döşenir. Kapının üzerine, kocaman rakamlarla kaç gün kaldığını gösteren bir levha asılır ve projenin bitimine dek bu levha, her gün bir azalarak, proje sonuna kadar orada kalır. Atölyede bir baş üstü gezer vinç, çeşitli bankolar ve birtoplantı masası bulunmaktaydı. Yakınında bir de çay ocağı bulunan bu masa dört ay süreyle hem toplantılar, hem dinlenme, hem de gerektiğinde çalışma masası olarak kullanıldı. Atölyede yapılan ilk toplantıda “Yönetim Grubu” açıklandı. Genel Müdür Yardımcısı Emin BOZOĞLU başkanlığında, Fabrikalar Dairesi Başkanı Orhan ALP, Cer Dairesi Başkanı Hakkı TOMSU, Cer Dairesi Başkan Yardımcısı Nurettin ERGUVANLI, Eskişehir Demiryol Fabrikaları Müdürü Mustafa ERSOY, Adapazarı Demiryol Fabrikası Müdürü Celal TANER, Ankara Demiryol Fabrikası Müdürü Mehmet NÖKER’den oluşan grupta iki de emekli subay vardı: Genel Müdürlük Müşaviri Hüsnü KAYAOĞLU ve Necati PEKÖZ. Ardından çalışma grupları belirlendi: Dizayn, motor-şanzıman, karoseri, süspansiyon ve fren, elektrik donanımı, döküm işleri, satın alma işleri ve maliyet hesapları grupları. Bu arada tüm ülkede, Üniversiteden basınına, bir avuç sanayicisinden politikacısına, sesi duyulabilen herkes ne otomobil ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyordu. Görüşlere aldırış etmeyen ekip atölyede ki yapılaşmayı kurdu. İlk çalışmalara önce otomobilin ana hatları saptanarak başlandı. Dört ila beş kişilik, toplam 1000-1100 kg-ağırlığında, orta boy denilebilecek bir tip üzerinde mutabık kalındı.Motor 4 zamanlı ve 4 silindirli olmalı, 50-60 BG vermeliydi. Karoseri için hazırlanan 1:10 ölçekli maketlerden seçilen birinin 1:1 ölçekli alçı modeli yapıldı. Karoserin damı, kaput ve benzeri saçları, bu modelden alınan kalıplarla yapılıp beton bloklara çekilmek ve çekiçle düzeltilmek suretiyle tek tek imal edildi. Bir yandan da Willy’s Jeep, Warswa, Chevrolet, Ford Consul, Fiat 1400 ve 1100 motorlarınınincelenmesinden sonra Warswa motoru örnek alınarak yandan supaplı bir 4 silindirli motorun gövde ve başlığı Sivas Demiryolu Fabrikasında dökülüp,Ankara Demiryolu Fabrikasında işlendi. Piston, segman ve kolları Eskişehir’de yapıldı. Motor Ankara Demiryolu Fabrikasında monte edildi. Frenlemede 40 BG’den fazla güç alınamayan bu motora alternatif olarak Ankara Fabrikasıaynı gövde ve krank milinden yola çıkarak başka bir tip geliştirdi. B motoru adı verilen üstten supaplı bir üçüncü motorda Eskişehir’de imal edildi. Süspansiyon grubu ön takımlar için ”Mc Pearson” sistemini önerdi ve numuneye göre Eskişehir’de imal edildi. Eylül sonlarına doğru ön ve arka camları piyasada bulunabilenlere intibak ettirme zorunluluğu nedeniyle modele göre biraz değiştirilmiş, iki gövde çakılmış ve biri A, öteki B tipinden iki ayrı motor hazırlanmış bulunuyordu. Şanzımanlar, Ankara Fabrikasınca tümü yerli olarak yapılmıştı. Montaja geçildiğinde karşılaşılan en büyük sorun, gövde-motor uyumunu sağlamak, debriyaj, gaz ve fren kumanda mekanizmalarını yerleştirmek ve direksiyonun en uygun konumunu bulmaktı. Ayarlı direksiyon önerisi ise kabul edilmedi. ( İki yıl sonra Cadillac bunu bir yenilik olarak getiriyordu .) Nihayet Ekim ortalarında Devrim otomobillerinden ilki tecrübeye hazır duruma gelebildi. Elektrik donanımı ile diferansiyel dişlileri, kardan istavrozları ve motor yatakları ile cam ve lastikleri dışında tüm parçaları yerli idi. Ekip günde sadece birkaç saat uyuyarak ve bu süre zarfında tesislerden hiç ayrılmaksızın, modeli tümüyle kendilerine ait olan, tüm parçaları el işçiliğiyle üretilmiş, 4 silindirli ve direksiyondan vitesli harika bir “aile otomobili” üretir. Hem de bir tane değil, tam üç tane! Üç araç da insanüstü bir çabanın sonucunda 28 Ekim’in akşam saatlerinde tamamlanmıştır. Araçlara “Devrim 1“, ”Devrim 2” ve “Devrim 3” isimleri verilir. Mühendislerden biri Cumhurbaşkanı’nın alternatif bir renk isteyebileceğini de düşünerek, araçlardan birinin siyah olmasını teklif eder. Böylelikle, iki otomobil krem rengi kalırken, üçüncüsüise onu 29 Ekim geceyarısı Ankara’ya götüren “Karakurt” treninde binbir güçlük içinde siyah renge boyanır. Depolarında, trendeki güvenlik kuralları gereği hiç benzin bulunmayan Türkiye’nin ilk yerli otomobili devrim arabaları, o zamanlar Sıhhiye semtinde bulunan Ankara Demiryolu Fabrikası’na indirildi. Manevra imkanı sağlamak için depolarına yalnızca birkaç litre benzin kondu. Asıl ikmal sabahleyin Sıhhiye’deki Mobil Benzin İstasyonundan yapılacak, sonra da Meclis’e gidilecekti. 29 Ekim sabahı, Devrim arabaları motosikletli oldukça kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskortun arasında yola çıktı. Çıktı ama, eskorttakiler, benzin alma işinden haberdar olmadığı için, Mobil’e uğramadan yola devam ettiler. Meclis’in önüne gelindiğinde durum anlaşıldı, alelacele getirilenbenzin ilk otomobile kondu. İkinci otomobile benzin konacağı sırada Cemal Paşa Meclis’in önüne gelmiş ve Anıtkabir’e gitmek üzere 2 numaralı benzini henüz konamamış Devrim otomobiline binmişti. Yola çıkıldı. Fakat 100 m. kadar sonra motor öksürerek durdu. Cemal Paşa’nın ”Ne oluyor ?” sorusuna direksiyondaki Yüksek Mühendis Rıfat SERDAROĞLU sıkılarak ”Paşam, benzin bitti.” cevabını verdi. Paşa’dan özür dilenilerek 1 numaralı Devrim arabasına geçmesi rica edildi. Buna uyan Cemal Paşa Anıtkabir’e bu otomobil ile gitti. Cemal Paşa Anıtkabir’de araçtan inerken “Garp kafasıyla araba yapıyorsunuz, ama Şarklı olduğunuz için benzin koymayı unutuyorsunuz” diyerek hışımla aracı terkeder. Oysa, o aracı yapmayı başaranlar deposuna benzin koymayıda bilmektedirler elbette. Fakat, kimse aksiliğin yaşanan panikten kaynaklandığını cunta liderine anlatamaz veTürkiye’nin ilk yerli otomobili devrim arabaları daha doğdukları gün bizzat devlet eliyle öldürülürler. Arkalarında, kendilerine doğru düzgün bir teşekkür bile edilmemiş 23 tane gözüpek mühendisi bırakarak… Devrim Otomobili Nerede ? Ulaşım ve ziyaret 1961 yılında üretilen Devrim otomobillerinden sadece birisi günümüze kadar ulaşmıştır. Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. Tülomsaş / Eskişehir bahçesinde, özel olarak yapılan camlı garajda muhafaza edilen Devrim otomobili halen çalışır durumdadır. Devrim Otomobili’nin sergilendiği fabrikaya ulaşım ve ziyaret gayet kolaydır. Şehir içinden geçen 19 ve 23 numaralı minibüslerle Porsuk Meslek Yüksekokulu istikametine çalışan otobüsler buraya ulaşımı sağlamaktadır. Ayrıca kent merkezindeki her hangi bir noktadan da buraya yürümek mümkündür. Otomobili görmek ücretsiz olup mesai saatleri içinde ziyaret mümkündür.teknolojioku
Erdoğan'ın Eli Havada Kaldı
30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle Ankara Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) resmi geçit töreni düzenlendi. Törene Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez katılan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki tokalaşma krizi damgasını vurdu. Törende ayrıca çok sayıda ilk yaşandı.30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle AKM'de düzenlenen törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bakanlar, milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı. MUHALEFET KOLTUKLARI BOŞ KALDI, YENİ KABİNEYE GİREN BOZKIR DA PROTOKOLDEYDİ Erdoğan ve Davutoğlu törene eşleriyle birlikte geldi. Törende MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş için ayrılan koltuklar boş kaldı. Törende dün açıklanan yeni kabinede AB Bakanı olarak yer alan Volkan Bozkır, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu gibi isimler de yer aldı. Ayrıca Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Ali Babacan da protokol tribününde yerlerini aldı. Kabineden gelen diğer bakanlar ise Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker oldu. ERDOĞAN, İLK KEZ GÜL'ÜN KULLANDIĞI 1957 MODEL ARAÇLA SELAMLADI Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen törende; tören birliklerini, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile birlikte 1957 model Cadillac marka üstü açık aracın üzerinden selamladı. Söz konusu araç ilk kez 11. Cumhurbaşkanı Gül tarafından kullanılmıştı. Gül, 2013 yılındaki törende; cumhurbaşkanı veya Genelkurmay başkanı olarak Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk ve Kenan Evren gibi Türk siyasetinin yakın dönemindeki önemli aktörlerin kullandığı bu aracın üzerinden birlikleri selamlamıştı. 1957 model araç DP iktidarı döneminde Celal Bayar'ın cumhurbaşkanlığı sırasında Cumhurbaşkanlığı'na makam aracı olarak alındı. Üstü açık makam aracı,1969 yılına kadar Köşk'te cumhurbaşkanlarının makam aracı olarak kullanıldı. Araç, 1970'li yılların başından itibaren 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda tören aracı görevini ifa etti. TOKALAŞMA KRİZİ, DAVUTOĞLU EŞİ İLE YER DEĞİŞTİRDİ Erdoğan, bu araçla gelerek gelerek tören birliklerini ve halkı selamlamasının ardından protokol tribününe geçti. Erdoğan protokole gelişi sırasında ön sıradakilerle tek tek tokalaştı. Erdoğan, ön sırada bulunan Kılıçdaroğlu'na elini uzattığı sırada ise askeri komut verildi. Bunun üzerine Erdoğan, Kılıçdaroğlu ile tokalaşamadı. Erdoğan, tören bitiminde ise Kılıçdaroğlu ile yine tokalaşmadı. Erdoğan geldikten sonra Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu'nun ise yerlerini değiştirdiği görüldü. ŞEHİT TEĞMEN EMRE AS ANILDI Tören öncesinde en genç teğmenlerin yaptığı açılış konuşmasında Van'da yaklaşık 10 gün önce şehit olan Teğmen Emre As da anıldı. PARAŞÜTÇÜLER İLK KEZ CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNU TAŞIDI Erdoğan'ın tribündeki yerini almasının ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören, 2 bin 500 metre yükseklikten yapılan paraşütlü atlayışlarla başladı. Bu yıl önceki yıllardakilere farklı olarak paraşüt birlikleri, Cumhurbaşkanlığı forsunun da olduğu bir bayrağı taşıdı. TÜRK YILDIZLARINDAN YENİ GÖSTERİLER Törende, askeri bandonun yanı sıra askerleri birliklerin, tankların, süvarilerin geçişi izlendi. Erdoğan, geçit törenini sonuna kadar ayakta izledi. Sancakların geçişini ise tüm izleyiciler ve protokol ayakta selamladı. Törende Kurtuluş Savaşı, Kore ve Çanakkale şehitlerini temsilen o günkü teçhizatları canlandıran takımın geçişi ile dünyanın ilk ve en eski askeri bandosu olan mehteran takımının geçişi ilgiyle izlendi. Helikopterlerin, F-16 ve F-4 Fantom uçaklarının gösteri uçuşunun ardından Türk Hava Kuvvetleri'nin akrobasi ekibi 'Türk Yıldızları'nın gösteri uçuşu izleyenlerin büyük ilgisiyle karşılandı. Daha önceki yıllardaki gösterilerine ek olarak farklı gösteriler yapan Türk Yıldızları, seyircilerden büyük alkış aldı. İBRAHİM VARLIK
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Sağır' Ofis
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçeceği Ankara'da Atatürk Orman Çiftliği'nin içinde yapımı süren ve 'Ak Saray' olarak da anılan yerleşkenin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılması planlanıyor. Binada Beyaz Saray’daki Oval Ofis benzeri bir oda da düzenlendi. Bu oda dinlemelere karşı son teknoloji kullanılarak 'sağır oda' olarak tasarlandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Söğütözü’nde yapımı süren ve 'Ak Saray' olarak da anılan yerleşkenin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılması planlanıyor.Kanal D Ana Haber’de Serdar Cebe’nin Mimar Şefik Birkiye ile yaptığı röportaj yayınlandı. Bina, 2 bin 500 futbol sahası büyüklüğüne denk gelen 300 bin metrekare.Yerleşkede idari binadan, Cumhurbaşkanı’nın kabullerini yapacağı binaya, misafirlerin ağırlanacağı ayrı komplekslere, kış bahçelerine, botanik parklarına, dev kongre merkezine kadar bölümler bulunuyor.Erdoğan’ın çalışma odasının duvarında dev Atatürk posteri yer alacak.Binada Beyaz Saray’daki Oval Ofis benzeri bir oda da düzenlendi.Bu oda dinlemelere karşı son teknoloji kullanılarak 'sağır oda' olarak tasarlandı.Odada hiçbir priz bulunmazken, burada konuşulanları dinlemek, böcek yerleştirmek imkansız hale getirildi.CNN Türk
Ankara'da Adresler Değişiyor
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı döneminde kiralanan konuttan Başbakanlık Resmi Konutu'na taşındı. Erdoğan da bu ay sonu 'Ak Saray' olarak anılan yeni Cumhurbaşkanlığı binasında çalışmaya başlayacak.Devlet yönetiminin sembol mekanlarını kullanma geleneği 3 Kasım 2002'de başlayan AK Parti iktidarıyla birlikte değişmeye başladı. Tayyip Erdoğan Başbakanlık görevine başladıktan sonra da Ankara’nın Keçiören semtindeki Subayevleri Mahallesi’nden ayrılmadı. Başbakanlık Konutu’na taşınmayan Erdoğan, eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in de yaptığı gibi, bu binayi resmi kabulleri dışında kullanmadı. Erdoğan komşularıyla, mahalle esnafıyla yakın temas kurduğu bu evden Cumhurbaşkanı seçildiği için ayrılmak zorunda kalışını “Türkiye vizyonunu“ gerekçe göstererek şu sözlerle anlattı:“Ev konusunda da herhalde Subayevleri olmaz. Zira artık gelenimizle gidenimizle olay değişik bir yerde. Bu Türkiye'nin vizyonudur, burada temsil mevzubahis. Mevcut yerde eşim daimi müzakerelerini resmi konutta yapmıştır, biz de orayı kullanmadık fakat bütün resepsiyonlarımızı dar şartlar altında orada verdik. Bundan sonraki süreçte olay değişik olacak. Gerek başbakanın koşulları, gerek reisicumhurun koşulları daha değişik olması gerekli. Zira bu Türkiye'nin vizyonudur.Erdoğan “Türkiye vizyonu”na uygun olmayacağını söylediği Subayevleri semtinden taşındı. Ancak adresi Cumhurbaşkanlığı Köşkü olmadı. Erdoğan, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olduktan sonra kalmaya devam ettiği ve Çankaya Köşkü’nün hemen karşısında bulunan Dışişleri Konutu’nda ikamet ediyor. Bu bina 2009 yılında Dışişleri ve Cumhurbaşkanlığı arasında imzalanan protokolle Cumhurbaşkanlığına tahsis edilmişti.Çankaya Köşkü yerine “Ak Saray”Erdoğan Cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra, yapımına 2012 yılında başlanan ve yeni Başbakanlık binası olarak inşasına devam eden mekandaki çalışmalar son sürat devam etti.Atatürk Orman Çiftliği arazisinde yer alan ve çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının başvurularıyla inşaatıyla ilgili durdurma kararı çıkan bu yüksek güvenlikli binanın çalışmalarıyla Erdoğan bizzat ilgilendi. Zaman zaman binanın inşaatına da giden Erdoğan’ın yakın ilgisi nedeniyle binayı “Başkanlık Sarayı” olarak kullanma niyetinde olduğu yorumları yapıldı.Siyaset çevrelerinde “Ak Saray” olarak anılmaya başlanan binanın yeni Cumhurbaşkanlığı binası olarak kullanılacağı, kapısına Cumhurbaşkanlığı forsunun asılmasıyla resmileşti. Binanın açılışı içinse sembolik bir tarih seçildi: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Gelenekselleşen resepsiyon için gönderilen davetiyelerde adres Cumhurbaşkanlığı olarak belirtildi. Ancak adresin ‘akla ilk gelen’ mekan olmadığını anlatmak için, parantez içinde yeni mekanın bulunduğu semt olan “Beştepe” notu düşüldü.Erdoğan'ın yerleşkedeki inşaatın tamamlanmasının ardından sadece çalışma ofisi olarak değil ikâmet için de bu binayı kullanması bekleniyor.Gül de Köşk’te ikâmet etmedi11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül Çankaya Köşkü yerine Dışişleri Konutu’nda ikâmet etmeyi tercih etmişti. Abdullah Gül, 2003 yılında Dışişleri Bakanı olduktan sonra, Dışişleri Konutu olarak kullanılan ve Köşk yerleşkesinin hemen karşısında bulunan binaya yerleşti. Gül, 2007'de Cumhurbaşkanı seçildikten sonra da buradan ayrılmadı. Köşk, Gül’ün resmi kabulleri için kullandığı bir alan olarak kaldı. Aynı dönemde Köşk’te başlatılan tadilat nedeniyle de Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül Dışişleri Konutu’nda ikametlerine devam etti.Davutoğlu için bina kiralandıAbdullah Gül bu tercihi nedeniyle Dışişleri Bakanlığı döneminde Ahmet Davutoğlu için yeni mekân arayışına girildi. Tercih edilen konut, hem Köşk’e hem de resmi Dışişişleri Konutu’na çok yakın bir sokaktaydı.Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı döneminde kiralanan bu konutta ikamet etti. Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı döneminde bu kiralık konutta ikâmet etti, yabancı konuklarının büyük kısmını da yine bu binada ağırladı.Başbakanlık Resmi Konutu’nun yeni sahibi DavutoğluDışişleri Bakanlığı döneminde “kiralık konut”ta ikâmet eden Ahmet Davutoğlu artık “Resmi” konutunda çalışmalarına başladı. Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde sadece resmi kabuller için kullandığı mekân artık Davutoğlu ailesinin yeni adresi olarak kullanılacak. Davutoğlu, 15 Ekim Çarşamba gecesi katıldığı televizyon programının ardından ilk kez “Kırlangıç Sokak”taki evine değil Başbakanlık Resmi Konutu’na geçti. Davutoğlu bu sabah günlük programı için ilk kez Resmi Konut’tan ayrılırken görüntülendi.Kaynak: Al Jazeera
Ak Saray'daki İlk Resepsiyon İptal
Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni cumhurbaşkanlığı sarayında ilk kez düzenlenecek Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunu Ermenek'teki maden kazası nedeniyle iptal etti. Erdoğan Karaman'a gidecek.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bu akşam yapacağımız resepsiyonu Karaman'daki elim maden ocağı kazası sebebiyle iptal kararı aldık' dedi.Erdoğan, Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla tebrikleri kabulünün ardından, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.Ermenek'teki elim kaza nedeniyle, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunun iptal edilmesine karar verdiklerini bildiren Erdoğan, 'Bu resepsiyonu bu akşam tümüyle iptal ediyoruz. Yapmayacağız. Çünkü kazadaki tüm ailelerin, kardeşlerimizin yürek acısının devam ettiği bir dönemde, biz böyle bir resepsiyon yapmayı değerlerimiz, geleneklerimiz açısından doğru bulmuyoruz. Onun için bu sene bu resepsiyonu yapmaktan vazgeçtik' diye konuştuKazayla ilgili gelişmeleri takip ettiğini ifade eden Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ardından kendisinin de Karaman'a gideceğini söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, kazayla ilgili olarak ise 'Hala beklentimiz, umudumuz kesilmiş değil. Arkadaşlarımız, bakanlarımız orada çalışmalarını sürdürüyorlar, gayretler devam ediyor' dedi.AA