Atletico Madrid Haberleri

Atletico Madrid ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Atletico Madrid ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Real Madrid, Barcelona ve Manchester City Ve...
Real Madrid, Barcelona ve Manchester City gibi Avrupa’nın önde gelen kulüplerinin üst sıralarda bulunduğu listede, 3 golün üzerine çıkmayı başaran Olympiakos ve Moldova temsilcisi Sheriff ilk iki sırada yer aldı. Yunanistan Birinci Futbol Ligi’nin en fazla şampiyon olan takımı Olympiakos, Avrupa’da devre aralarına kadar geçen periyotta sezonun en yüksek gol ortalamasını yakalamayı başardı. Ligde 17 haftalık ilk devre sonunda rakip filelere 53 gol gönderen Olympiakos takımı, bu karşılaşmalarda kalesinde 6 gol görürken maç başına 0,35 ortalamayla en az gol yiyen takım unvanına da sahip. İlk devreyi 16 galibiyet ve 1 beraberlikle namağlup tamamlayarak 49 puan toplayan Olympiakos, en yakın rakibi PAOK’un 10 puan önünde ligin zirvesinde yer alıyor. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ise 6 maçta 10 gol atan Yunan temsilcisi, 10 puan topladı ve grubunu ikinci bitirerek bir üst tura çıkmayı başardı. Fenerbahçe listenin 10. sırasında Spor Toto Süper Lig’de yoluna doludizgin devam eden Fenerbahçe, ilk devre sonunda maç başına 2,52′lik ortalamayla Avrupa’nın en golcü takımları listesinde 10. sırada bulunuyor. Sarı-lacivertliler 7. haftada sahasında oynadığı Trabzonspor karşılaşması dışında ligde bu sezon hiçbir maçı boş geçmezken, rakip filelere 43 gol göndermeyi başardı. Süper Lig’de 17. haftanın sonunda 13 galibiyet ve 2 beraberlikle 41 puana ulaşan Fenerbahçe, Galatasaray’ın 8 puan önünde zirvede yer alıyor. Sheriff liginde söz sahibi Moldova Birinci Futbol Ligi’nde son 13 yılda 12 şampiyonluk yaşayan Sheriff, bu sezon da iddiasını sürdürüyor. Ligde 19 hafta geride kalırken, rakip filelere 58 gol gönderen Sheriff, maç başına 3,05 gol ortalamasıyla en golcüler listesinde ikinci sırada bulunuyor. Sheriff 16 galibiyet elde ettiği ligde 50 puan toplarken, en yakın rakibi Tiraspol’ün 11 puan önünde zirvedeki yerini koruyor. UEFA Avrupa Ligi’nde ise 6 maçta 5 gol atabilen Sheriff, 6 puanda kalarak grubunu üçüncü tamamladı ve elenmekten kurtulamadı. Salzburg fırtına gibi esiyor Avusturya Birinci Futbol Ligi’nde başarılı bir grafik çizen Salzburg, 20 hafta sonunda maç başına tutturduğu 2,9′luk gol ortalamasıyla Avrupa liglerinin en golcü takımlarından biri oldu. Salzburg, ligde aldığı 14 galibiyet ve topladığı 46 puanla, Grödig’in 11 puan önünde şampiyonluğun en büyük adayı durumunda. UEFA Avrupa Ligi’nde de başarılı performansını sürdüren ve grupta birinci olarak tur atlayan Salzburg, 6′da 6 yaparak 18 puan toplarken, bu maçlarda rakip fileleri 15 kez havalandırdı. Devler gol bulmakta zorlanmıyor Avrupa’nın üst düzey liglerinden en golcüler listesine ilk sıralardan giriş yapan takımlar İspanyol devleri Real Madrid ve Barcelona oldu. İspanya Birinci Futbol Ligi’nde (La Liga) bu sezon 49′ar gol kaydeden lig lideri Barcelona ve üçüncüsü Real Madrid, 17 hafta geride kalırken maç başına 2,88′lik gol ortalaması yakaladı. İspanyol devlerinin ardından İngiltere Premier Lig’de başarılı bir performans sergileyen ve ilk devreyi ikinci sırada bitiren Manchester City, rakip filelere gönderdiği 54 gol ve 2,84′lük ortalamasıyla listenin üst sıralarında kendisine yer buldu. Sezonun üst düzey performans gösteren bir başka takımı Atletico Madrid, Barcelona ve Real Madrid gibi iddialı rakiplerine ayak uydurmayı başardı. Milli futbolcu Arda Turan’ın forma giydiği Atletico Madrid, averajla ikinci sırada yer aldığı İspanya Ligi’nin en az gol yiyen takımı olmasının yanında, kaydettiği 46 golle maç başına 2,70′lik ortalama tutturdu. Bundesliga lideri Bayern Münih ise ligde çıktığı 16 maçta kaydettiği 42 gol ve yakaladığı 2,62′lik ortalamayla rakiplerini takip etti. Şampiyonlar Ligi’nde de gol yollarında zorlanmıyorlar Liglerinde yüksek gol ortalamasıyla oynayan Barcelona, Real Madrid, Atletico Madrid, Manchester City ve Bayern Münih, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de gol bulmakta zorlanmıyor. Real Madrid’in 20 golle rakip filelere en fazla gol gönderen takım olduğu Şampiyonlar Ligi’nde, grup maçları sonunda Manchester City 18, Bayern Münih 17, Barcelona 16, Atletico Madrid ise 15 gol kaydetti. Avrupa liglerinde en yüksek gol ortalamalarına sahip takımlar şu şekilde: Takım Lig Ortalama 1- Olympiakos Yunanistan 3,11 2- Sheriff Moldova 3,05 3- Salzburg Avusturya 2,9 4- Barcelona İspanya 2,88 Real Madrid İspanya 2,88 5- Manchester City İngiltere 2,84 6- The New Saints Galler 2,77 7- Atletico Madrid İspanya 2,70 8- Bayern Münih Almanya 2,62 9- Sparta Prag Çek Cumhuriyeti 2,56 10- Fenerbahçe Türkiye 2,52 11- Shakhtar Ukrayna 2,5 12- Trencin Slovakya 2,47 13- Debreceni Macaristan 2,41 14- Astra Romanya 2,36 15- Sporting Lizbon Portekiz 2,35 16- Litex Lovech Bulgaristan 2,34 17- Heerenveen Hollanda 2,33 Vitesse Hollanda 2,33 Dinamo Tiflis Gürcistan 2,33 18- Liverpool İngiltere 2,31 Paris Saint-Germain Fransa 2,31 Turnovo Makedonya 2,31 19- Juventus İtalya 2,29 20- Ajax Hollanda 2,27 Twente Hollanda 2,27 Portadown Kuzey İrlanda 2,27
Arda Turan, Sinem Kobal'ın Tüm Eşyalarını Gönderdi
Evlilik oyunlarıyla magazin dünyasının en çok konuşulan çifti olan Sinem Kobal ve Arda Turan cephesinde sular durulmuyor. 4 yıllık aşklarını geçtiğimiz aylarda bitiren ikiliden Arda Turan, yeşil sahalarda fırtınalar estirirken, Sinem Kobal ise oyunculuk kariyerine tam gaz devam ediyor. İddialara göre İspanya'nın Atletico Madrid takımında futbol oynayan Arda Turan ile Sinem Kobal arasında artık hiç bir bağ kalmadı. ARDA, SON GOLÜ ATTI Aşkı kafasında tamamen bitiren Turan, evinde adeta Sinem temizliği yaptı. Futbolcu, İspanya'nın La Finca bölgesindeki evinde bulunan eski nişanlısına ait bütün eşyaları kargoyla İstanbul'a gönderdi. Evine gelen paketleri görünce büyük bir şok yaşayan Kobal'ın ağlama krizine girdiği öğrenildi. Konuşulanlara göre güzel oyuncuyu, Arda'nın attığı bu golden sonra yakın arkadaşları teselli etti. iDDiALAR YALANMIŞ Ayrılık sonrası Arda'nın Sinem Kobal'ın peşinden koştuğu ve barışmak istediği konuşulmuştu. Ancak futbolcunun bu iddiaları yalanladığı konuşuluyor. Gecce
Dünyanın En İyi Futbol Takımları Listesi Açıklandı
Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu'nun (IFFHS) 'Dünyanın En İyi Futbol Takımları' ocak ayı değerlendirmesinde Türk takımları arasında en üst sırada yer alan ekip Trabzonspor oldu. IFFHS'nin, kulüplerin ulusal ve uluslararası organizasyonlarda oynadığı maçları baz alarak yaptığı değerlendirmede, 1 Şubat 2013 ile 31 Ocak 2014 tarihleri arasındaki son bir yıllık süreyi kapsayan rapor açıklandı. Bu sezon UEFA Avrupa Ligi'nde başarılı bir performans çizen Trabzonspor, ocak ayı değerlendirmesinde 193 puanla 25. sırada yer aldı. Fenerbahçe, 182 puanla 33. olurken, Galatasaray ise topladığı 153 puanla 55. sırada yer buldu. Beşiktaş ise ilk 200 takım içine giremedi. Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki rakibi İngiltere temsilcisi Chelsea, 275 puanla 3. sırada yer alırken, Trabzonspor'un UEFA Avrupa Ligi'ndeki rakibi İtalyan ekibi Juventus ise 203 puanla 18. oldu. Bayern Münih zirvede IFFHS'nin 'Dünyanın En İyi Futbol Takımları' değerlendirmesinde Alman ekibi Bayern Münih zirvede yer aldı. Bayern Münih, 370 puanla en yakın rakibi İspanya'nın Real Madrid takımına 78 puan fark attı. Chelsea ise 275 puanla üçüncülüğü elde etti. Arda Turan'ın formasını giydiği Atletico Madrid de 253 puanla 4. sıraya yerleşti. İlk 10 ve Türk takımları- IFFHS'nin aylık olarak yayımladığı 'Dünyanın En İyi Futbol Takımları' raporunun ocak ayı değerlendirmesinde ilk 10 sırada yer alan takımlar ile Türk ekiplerinin sıralaması şöyle: Sıra Takım Ülke Puan 1 Bayern Münih Almanya 370 2 Real Madrid İspanya 292 3 Chelsea İngiltere 2754 Atletico Madrid İspanya 253 5 Barcelona İspanya 247 6 Paris Saint Germain Fransa 244 7 Tottenham İngiltere 240 8 Basel İsviçre 239 9 Atletico Minerio Brezilya 238 10 Rubin Kazan Rusya 223,5 25 Trabzonspor Türkiye 193 33 Fenerbahçe Türkiye 182 55 Galatasaray Türkiye 153CNN TÜRK
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... ENİNDE SONUNDA BOŞANACAKLAR  Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında evlenen Tolga Güleç ve Yeliz Şar çifti, geçtiğimiz günlerde sürpriz bir şekilde boşanma kararı almıştı. Ayrılığa daha fazla dayanamayan ünlü çift sorunlarını konuşarak çözdü ve boşanmaktan vazgeçti. Kişisel Instagram hesabından açıklama yapan Güleç, 'Önce bu zor günlerimizde yanımızda olan ailelerimize, sonra tüm 'gerçek' dostlarımıza teşekkürler. Karım yanımda, Midyat'ta sıkıntı yok' notunu paylaştı. Çift, boşanma kararı öncesi sürekli birbirlerine ne kadar âşık olduklarını sosyal medyadan ilan ediyordu. Bir anda boşanma kararıyla gündeme gelip yine aynı hızla barıştıkları ortaya çıktı. Bunun altında bir şey aramalı mıyız? Boşanma olayı reklam mıydı? Evlilik kararını da çok çabuk almışlardı, boşanma kararını da yine aynı hızla aldılar. Kimse istemez bir yuvanın dağılmasını ama bu çift eninde sonunda boşanacaktır. Benim iddiam bu yönde. Çünkü ilk kavgada boşanma kararı aldılar, bir anda köprüleri yıktılar. Sonrasında ise bir baktık barışmışlar. Geçtiğimiz haftalarda oyuncu çift Melisa Sözen ile Alican Yücesoy'un da boşanma kararını konuşmuştuk. Resmen boşandılar. Onlar da evlilik kararını çok erken almışlardı. Gençler artık ya hiç evlenmiyor birlikte yaşıyorlar, ya da çok çabuk evlilik kararı alıyorlar. Ben Tolga ile Yeliz'in bir sonraki kavgalarında yine boşanma kelimesini kullanacaklarını düşünüyorum. Hatta bu çift hakkında sürekli boşanıyorlar haberlerini duyacağız. BERKAY ARTIK ERKİN ÇİFTİNİ RAHAT BIRAKSIN  Fenerbahçeli futbolcu Caner Erkin ve eşi Asena Erkin, önceki akşam Cihangir'deki Mona'daydı. Ünlü çiftin eğlencesi, mekâna Asena Erkin'in adının aşk dedikodularına karıştığı popçu Berkay'ın gelmesiyle yarım kaldı. Mutfak kapısından mekânı terk eden ünlü çift, yine de objektiflere yakalanmaktan kurtulamadı. Gazetecilerin, 'Berkay Bey geldiği için mi mekânı arka kapıdan terk ediyorsunuz?' sorusuna ünlü futbolcu 'Sizi ilgilendiriyor mu?' diye karşılık verdi. Erkin, 'Biz işimizi yapıyoruz' diyen muhabirleri, 'Ben size işinizi yaptıracağım' diye tehdit etti. İkili, araçları ile uzaklaştıktan beş dakika sonra tekrar mekânın önünden geçti. Direksiyondaki Caner Erkin, flaşların patlaması üzerine aracını gazetecilerin üzerine sürdü. Bir arkadaşının yaş gününü kutladıklarını söyleyen Berkay ise şunları söyledi: 'Kimseyi takip etmiyorum. Hanımefendi ve beyefendiyi görmedim. Yedi aydır birlikte olduğum kız arkadaşım var; aşığım ben.' Son günlerde Erkin çiftinin sık sık Berkay'la pişti olmaları üzerine Berkay'ın Asena'yı takip ettiğine dair dedikodular çıkmıştı. Böyle bir durum var mı? Berkay, Asena Erkin'i takip mi ediyor? 'Sevgilim var, aşığım' açıklaması samimi mi? 'İstanbul'da belli yerler var, o yüzden de illa ki karşılaşıyoruz, ne yapalım' diyor ünlüler ancak ben bunu kendilerine bir bahane olarak kullandıklarını düşünüyorum. İstanbul'da tonla mekân var. Karşılaşmak istemeyen karşılaşmıyor. Berkay sürekli haber olmayı, gündemde kalmayı çok sevdi. Bu olayın peşini bırakmaya da hiç niyeti yok. Berkay, Asena ile Caner'i takip ediyor. İstanbul'da o kadar mekân varken, sürekli karşılaşmalarının başka bir açıklaması olamaz. İlk günden beri Caner'in tavrını takdir etmişimdir. Hata da yapsa karısına sahip çıktı. Onun kararıdır, saygı duymak lazım. Caner'in bu tavrına karşılık Berkay'ın da artık onlardan uzak durması, onları rahat bırakması gerekiyor. Berkay, daha önce pek tanınan biri değildi. Şöhret, sürekli gündemde olmak hoşuna gitti. Reklam olsun da ne olursa olsun düşüncesinde. Ancak kendini ne duruma düşürdüğünden bir haber durumda. UZUN BİR SÜRE İKİSİ DE EVLENMEZ  Harun Tan-Ebru Şallı çifti, Temmuz ayında boşanmıştı. Şaşkınlık yaratan bu olaydan kısa bir süre sonra Şallı, kalbini Sinan Akçıl'a kaptırmış, Harun Tan ise sessizliğe bürünmüştü. Kendisini spora veren Harun Tan da, nihayet aşka kapılarını yeniden açtı. Ünlü işadamı, önceki akşam ismi öğrenilemeyen esmer sevgilisiyle Zincirlikuyu'da polis kontrolüne takılınca yakayı ele verdi. Tan, büyük panik yaşadı. Boşanma sonrası kimseyle görüntülenmeyen ve aşka küstüğü konuşulan Harun Tan, yeniden kalbinin kapılarını açtı. Ünlü işadamı eski eşinin önüne geçip bir evlilik kararı alır mı? Sizce Harun Tan böyle bir sürprize imza atar mı? Ben Harun'un geç bile kaldığını düşünüyorum. Genelde bu tarz ayrılıklarda hızlı davranan erkek tarafı olur. Bu kez farklı oldu, Ebru hayatına çok kısa süre sonra birini aldı. Harun'un adını bugüne kadar kimseyle duymamıştık. Hatta bu görüntülendiği kişinin de sevgilisi olup olmadığından emin değiliz. İsteyerek de görüntülenmedi. Polis kontrolüne takılmasa yine görüntülenmeyecekti. Onun ağzından duymadığımız sürece bilemeyiz tabi yanındaki kişinin sevgilisi olup olmadığını. Belki de Harun'un hayatında birileri oldu ama biz duymadık. Biri ile el ele ortaya çıktığında da şaşırmamak lazım çünkü bundan normal bir şey olamaz. Adam bekâr, istediğini yapar. Ancak yeniden evlenme kararını kısa zamanda alacağını düşünmüyorum. Ebru'nun da yakın zamanda evleneceğine ihtimal vermiyorum. EVLİLİK KURUMUNA SAYGISIZLIK ETTİLER  Bulut Köpük'le boşanma davası devam eden Tayanç Ayaydın, yabancı uyruklu öğretmen sevgilisi Sally Ghalayini ile nişanlandı. Köpük de oyuncu Devrim Evin'le yeni bir aşka yelken açtı. Eski çiftin, boşanma davaları devam ederken yeni birlikteliklerini gizleme gereği duymadığı ve sosyal medyada sık sık paylaşımlarda bulunduğu ortaya çıktı. Genelde bu gibi durumlarda çiftler, yeni sevgililerini saklamaya uğraşır. Ancak bu kez çok farklı bir durum var ortada. Sizce bu rahatlığın nedeni nedir? Resmen boşanmadan başkalarıyla ortaya çıkmak moda oldu. Alican Yücesoy da Melisa Sözen'den boşanmadan başkasıyla yakalanmış, 'Arkadaşlar lütfen yazmayın, ben halen evliyim' demişti. En azından onun davranışı, bu çifte göre bir nebze daha iyi. Tayanç Ayaydın yeniden nişanlanmak için boşanmayı beklemedi bile. Resmi nikâhlı eşi de yeni bir aşka yelken açtığını saklama gereği duymuyor. Bu rahatlığa bir anlam veremiyorum. Muhtemelen biri diğerine ihanet etti. Sonrasında da böyle karşılıklı nispet yapmalar başladı. Bu yaşananları kesinlikle doğru bulmuyorum. Evlilik kuruma olan saygıyı yerle bir ettiler. Resmen boşanana kadar beklemeleri gerekirdi. Hayatlarına birilerini alsalar dahi, bunu saklamaları lazımdı. Fakat yaptıkları çok normal bir şeymiş gibi bir de sosyal medyada bunu ilan ettiler. Gençlere de kötü örnek oluyorlar. Evlilik kurumuna saygısızlık ettiler. Çok büyük bir ayıp bu. ARDA TURAN-SİNEM KOBAL AŞKINDA SÜRPRİZ GELİŞME  Geçtiğimiz aylarda ayrılan Arda Turan ve Sinem Kobal'ın yeni gözdesi ev partileri. Zor günlerini yakın arkadaşlarıyla atlatmaya çalışan Sinem Kobal, yeni evinde partiler vermeye başladı. Kız arkadaşlarını evine toplayan Kobal, kendi elleriyle yaptığı tiramisuyla dostlarına sürpriz yapmıştı. Atletico Madrid'de top koşturan Arda Turan ise ayrılığın ardından ailesi ve yakınlarıyla vakit geçiriyor. Madrid'deki evi arkadaşlarıyla dolup taşan ünlü futbolcu, yakınlarıyla hasret gideriyor. Annesi Yüksel Turan, babası Adnan Turan ve kardeşi Okan Turan'ın Madrid'e gitmesiyle keyifli zamanlar geçiren futbolcu, arkadaşlarını da evine davet etti. Hep birlikte toplanıp farklı bir akşam yemeği yemek isteyen grup, kokoreç yapmak için kolları sıvadı. Ünlü futbolcunun bir arkadaşı kokoreç yaparken, herkes mutfağa geçip ona yardım etti. İkilinin, birlikte oldukları dönem gibi ayrıldıklarından beri de her yaptıkları haber oluyor. Bundan sonra Turan ile Kobal, birbirlerine nispet olarak yaptıkları şeylerle mi gündemde olacak? Halk bu çifti birbirine çok yakıştırdı. Onları evli görmek istedi. Ancak beklenen olmadı, ayrıldılar. Bu saatten sonra yapacakları her hareket haber olacak. Eğer ikisinden birinin hayatına yeni biri girerse de büyük manşet olur. O kişiyi bütün gazeteler manşetine taşıyacak. İkisi de Türkiye'nin yakından tanıdığı isimler. Biri oyunculukta diğeri ise yeşil sahalarda adından söz ettiren kişiler. Son zamanlarda sosyal medya üzerinden birbirlerine nispet yapıklarını görüyorum. Biri tiramisu yapıyor, diğeri kokoreç partisi veriyor. Sık sık kalabalık arkadaş gruplarıyla eğleniyorlar. Bunca yıllık tecrübeme dayanarak söylüyorum; eğer bu ayrılık döneminde ikisinin de hayatına kimse girmezse büyük ihtimalle barışacaklardır. Yeniden devam kararı alırlarsa da kimse şaşırmasın. MERVE'Yİ İKNA ETMEK İÇİN HER YOLU DENİYOR  Oyuncu Merve Boluğur ihanete uğradı. Murat Dalkılıç, ünlü oyuncuyu 10 Şubat Pazartesi gecesi aldattı. Olay, ünlü popçunun bir etkinlik için gittiği Uludağ'da gerçekleşti. Etkinlik kapsamında konser veren Dalkılıç, iş bitimi kaldığı otele döndü. Ardından kalabalık arkadaş grubuyla odada parti verdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde Dalkılıç, grupta yer alan manken Seda Canbolat ile yakınlaştı. İkili, o gece 801 no'lu odada 03.00'ten 07.00'ye kadar beraberdi. Ancak o gece, Dalkılıç'ın Seda Canbolat'ın bacağında yatarken çekilen fotoğraf ihaneti açığa çıkardı. Yazdan beri birlikte olan Murat Dalkılıç ile birlikte olan Merve Boluğur, ihanet haberlerinden sonra sessizliğe gömüldü. Boluğur gibi Dalkılıç da olayla ilgili hiçbir açıklama yapmadı. Sizce Boluğur'un tepkisi ne olacak? Merve Boluğur-Murat Dalkılıç olayında durum çok vahim. İkisi de birbirlerine kör kütük âşık. Bu yüzden de ne yapacaklarını bilemiyorlar. Murat'ın çok pişman olduğunu duydum. Yaşadığının bir gecelik hata olduğunu düşünüyormuş. Bu hatayı telafi etmek ve Merve'yi buna ikna etmek için de her yolu deniyormuş. Kendisini affettirip affettiremeyeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak duyduğum kadarıyla Merve de köprüleri yıkma taraftarı değilmiş. Murat, Merve'yi bir tatile götürmek için zaman kolluyormuş. Çiftin bir basın açıklaması yapacaklarını duydum ancak vazgeçmişler. Yakında iyi haberlerini duyacağız gibi görünüyor. 'İSPATLAYAN OLURSA MESLEĞİ BIRAKIRIM'  Adı rol arkadaşı Çağatay Ulusoy'la anılan Serenay Sarıkaya'nın, hâlâ eski sevgilisi Murat Süğlün'ün Levent'te bulunan bir rezidansın ikinci katındaki dairesinde oturduğu iddiası, geçtiğimiz haftaya damgasını vurmuştu. Evin kirasını da Süğlün'ün ödediği iddialar arasındaydı. Haber üzerine her iki taraftan da konuyla ilgili bir açıklama gelmedi. Bunun yanı sıra Ulusoy ile Sarıkaya, rol aldıkları dizinin çekimleri için gittikleri Uludağ'da samimi görüntüler verdi. Aşk yaşadıkları konuşulan çiftin arasında hiçbir sorun olmaması, kafaları iyice karıştırdı. Çağatay Ulusoy, Sarıkaya'nın o evde oturmasından nasıl oluyor da rahatsız olmuyor? Bu olayla ilgili önemli bir gelişme var. Serenay aradı. Hayatı boyunca Kanyon'da oturmamış. Rumelihisarı'ndaki evinde oturduğunu söyledi. Henüz küçük yaşta olmasına rağmen çok büyük paralar kazandığını, bu paraların ne kadar olduğunu da yapımcıların çok iyi bildiğini belirtti. Kimsenin, evinin kirasını ödemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Bir de 'Eğer böyle bir şeyi ispat edecek biri olursa mesleğimi bırakırım' dedi. Geçtiğimiz haftalarda bu konuyla ilgili konuşmuştum. Ancak şunu da belirtmek isterim ki, ben bu iddia üzerine bir yorum yapmıştım. İşin doğrusunu öğrenir öğrenmez de yine bunu okuyucularla paylaşmak istedim. Serenay'ın anlattıkları böyledir. Görünen o ki Çağatay Ulusoy ile de ilişkileri sorunsuz bir şekilde devam ediyor. FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Dünyanın En İyi Futbol Takımları Belli Oldu
Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu'nun ''Dünyanın En İyi Futbol Takımları'' mart ayı değerlendirmesine göre, Türk takımlarından Trabzonspor yerini korurken, Galatasaray ve Fenerbahçe düşüşe geçti. IFFHS, kulüplerin, 1 Nisan 2013 ile 31 Mart 2014 tarihleri arasındaki son bir yıllık süreçte ulusal ve uluslararası organizasyonlarda oynadığı maçları baz alarak yaptığı raporu açıkladı. Değerlendirmede, bu sezon Spor Toto Süper Lig'de istediği sonuçları alamasa da UEFA Avrupa Ligi'nde son 32 takım arasına kalan Trabzonspor, mart ayı sonunda 185 puan toplayarak, şubat ayında olduğu gibi 31. sırada kendisine yer buldu. Geçen ay 56. sırada yer alan Galatasaray, 16 sıra geriledi ve 147 puanla 72. oldu. Türk takımları içinde en büyük düşüşü, lig lideri Fenerbahçe yaşadı. Geçen ayın sıralamasında 59. olan Fenerbahçe, mart ayı sonunda topladığı 136,5 puanla 29 basamak birden düşerek, 88. sıraya yerleşti. Ocak ayı değerlendirmesinde 33. sırada bulunan sarı-lacivertliler böylece son 2 ayda 55 sıra düşmüş oldu. Beşiktaş ise ilk 200 takım içinde yer almadı. Bayern Münih zirvede Almanya Birinci Futbol Ligi'nde (Bundesliga) bitime haftalar kala şampiyonluğunu ilan eden Bayern Münih, 370 puanla listenin zirvesindeki yerini korudu. Bayern Münih'i, 301 puanla İspanyol kulübü Real Madrid, 277 puanla da bir diğer İspanyol takımı Barcelona izledi. İlk 10 ve Türk takımları IFFHS'nin ''Dünyanın En İyi Futbol Takımları'' mart ayı değerlendirmesinde, ilk 10 sırada yer alan takımlar ve Türk ekiplerinin sıralamadaki yerleri şöyle: Sıra        Takım          Ülke         Puan 1 Bayern Münih Almanya 3832 Real Madrid İspanya 3013 Barcelona İspanya 2774 Chelsea İngiltere 2685 Atletico Madrid İspanya 2676 Basel İsviçre 2507 Paris Saint-Germain Fransa 2478 Atletico Nacional Kolombiya 239,59 Fiorentina İtalya 23810 Lanus Arjantin 23531 Trabzonspor Türkiye 18872 Galatasaray Türkiye 14788 Fenerbahçe Türkiye 136,5Eurosport
Messi'nin Koşu Mesafesi Şaşırttı
Şampiyonlar Ligi'nde Atletico Madrid'e elenen Barcelona'da Messi, İspanya'nın gündemine oturdu. Şampiyonlar Ligi'nde Atletico Madrid'e elenen Barcelona'da Messi, İspanya'nın gündemine oturdu. Dünyanın en iyi futbolcusu olarak gösterilen ve Barcelona'nın en önemli oyuncusu konumunda olan Arjantinli yıldız İspanya'da en çok konuşulan isim oldu. İspanyol medyasında hiç uğramadığı eleştirilere mağruz kalan Messi'nin konuşulmasına neden olan olay ise oldukça şaşırtıcı. Arjantinli oyuncunun dün akşam sahada 90 dakika kalmasına rağmen yalnızca 6.8 km koşmuş olması dikkat çekti. Messi'nin, Barcelona kalecisi Pinto'dan sadece 1.5 km fazla koşması İspanya'da günün en çok konuşulan konusu oldu. Yıldız oyuncu, Diego Simeone'nin Atletico Madrid'in başına geçmesinden sonra, Madrid ekibine karşı oynadığı 6 maçta gol atamayıp, asist yapamaması şaşırtıcı bir istatistik olarak değerlendiriliyor. Yıldız oyuncu bu maçlarda bir de penaltı kaçırdı. L'Equipe gazetesi Messi'nin dün akşamki performansına 10 üzerinden 3 verdi.Eurosport
Ünlü Futbolcuların Arabaları
Real Madrid ve Atletico Madrid'in yıldız isimleri sahada oldukları kadar caddelerde de kullandıkları otomobillerle adeta birbirleri ile yarışıyorlar. 2 takımında otomobilleri ile en dikkat çeken isimleri ise Lamborghini kullanan Ronaldo ve Ferrari'si ile Arda Turan.
"Türk Futbolu İçin Çok Umutlu Değilim"
Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı.Bu akşam Atletico Madrid formasıyla Chelsea karşısında yarı final rövanş maçına çıkacak Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı. İspanya Ligi’nde şampiyonluğu hayal dahi edemeyeceğini belirten milli oyuncumuz şampiyonlar ligi’ndeyse sezon başında final oynama hedefinin olduğunu söyledi. Arda ayrıca gece yastığa başını koyduğunda eğer çok geç olmadan bir gün Türkiye’ye dönmesi durumunda Avrupa’da kupa kazandıracak bir kadronun içinde yer alabileceğini ve o takıma liderlik edebileceğinin hayalini kurduğunu belirtti. “Bu halimi seviyorum” diyor Arda. Kısa saç ve uzun sakal... “Böyle havalı bir şey oldu. Kendime geldim.” Arda’nın çeşitli ve her biri olay yaratan saç stillerinden sonra denediği bu imajı, 300 Spartalı filmiyle birlikte anılmıştı. Taraftarlar, Arda’yı Atletico Madrid’in Real Madrid’i 14 yıl aradan sonra mağlup ettiği maçın ardından filmdeki “Kral Leonidas” karakterine benzettiler. Gerard Butler’ın hayat verdiği bu karakter, gerçek bir öykünün kahramanıydı ve klasik antik çağda var olmuş Sparta Uygarlığı’na komuta ediyordu. Küçük devletini düşman işgaline karşı savunan ve sayıca çok üstün Pers Krallığı’na boyun eğdiren Spartalılar, bunu Kral Leonidas’ın o damarı sayesinde başarmışlardı: İnatçı, risk almayı seven ve korkusuz... Kralın 300 kişilik orduyla Persleri alt etmesi için sihire ihtiyacı vardı. Tıpkı Arda Turan gibi... 'Gözümün korktuğu şeyden korkmam' Kral Leonidas’ın tüm bu vasıfları, Arda Turan’ı ona benzetenlerin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Gözümün gördüğü bir şeyden korkmam” diyor Arda. Barcelona’ysa çıkar oynarız. Real Madrid’se çıkar oynarız. Evet, dünyanın en iyi takımları, en büyük takımları... Ama öyle kimseden korkacak bir durumumuz yok!” Kral Leonidas, Atletico Madrid forması giyse, muhtemelen o da Real ve Barça için aynı şeyleri söylerdi. Atletico Madrid’le 2017 yılına kadar sözleşmesini uzatan Arda, Madri’de oldukça mutlu... Bu sezon İspanya’ya ve Avrupa’ya damga vuran takımdan ayrılmak gibi bir düşüncesi yok. Elbette kimse sezon başında ligde Atletico Madrid adına böyle bir senaryoyu hayal etmiyordu. Arda da öyle... Açıkçası iyi bir peformans sergileyip ligi ilk dört sırada bitireceğimizi tahmin ediyordum” diyor. Ama asla son haftalara girilirken Real Madrid ve Barcelona’nın önünde puan farkıyla lider olacağımızı düşünmemiştim.” Ligdeki insanüstü” performansa şaşırmış olsa da Şampiyonlar Ligi için büyük” düşünüyordu. Hayallerimi çok fazla söylemiyorum çünkü bazen kendim gibi gülüyorum. O kadar büyük hayallerim var ki...” diyor ama artık Avrupa’nın bir numaralı organizasyonu için sezon başında düşündüklerini rahat rahat söyleyebilir. Sezon başında Şampiyonlar Ligi’nde finale gitmek gibi bir hayalim vardı.” Arda, Atletico Madrid’in sahası Vicente Calderon Stadı’nın çimlerinde FourFourTwo’nun sorularını içtenlikle yanıtladı. Takım olarak bu sezon çok yoğun bir fikstürde mücadele ettiniz. Fiziksel olarak ne durumdasın? Yıprandık... Vücut olarak hepimizin yıprandığı aşikâr. Bizim oynadığımız sistemde biz topa sahip olan değil, topun arkasında duran bir takımız. Savunma üzerine kurulu bir sistemimiz var. O yüzden özellikle benim gibi ikinci bölgenin kenarlarında oynayan oyuncular için çok sıkıntılı bir sistem bu. Çok fazla efor sarfedilen bir sistem. Ama sezon sonuna kadar elimizden ne geliyorsa yapacağız. Simeone senin için “İspanyolca bilmiyor ama onunla bakışarak, vücut diliyle anlaşıyoruz” demişti. Aranızda nasıl bir iletişim var? Biz onunla sahanın içinde bazen bir bakışla bile anlaşıyoruz. Bakışıp gülüşüyoruz... Mesela Şampiyonlar Ligi müziği çaldığında dönüp bana bakar ya da büyük maçlarda seramoniye çıkarken gelip kulağıma bir şey fısıldar... Beni çok fazla geliştirdiğini, çok yönlü bir oyuncu yaptığını düşünüyorum. Beni benden daha iyi tanıyor ve çok iyi kullanıyor. Enerjimi, gücümü ve zekâmı maksimum seviyede kullanabilecek ender hocalardan biri. Onun yönetiminde daha fazla efor sarfedip daha az gole gidip atağı organize ediyorum. Tamamıyla hocanın istedikleri doğrultusunda hareket ediyorum. Zaten doğrusu da bu... Real Madrid ve Barcelona’yla baş edip, onları alt etmek nasıl bir duygu? Barcelona ve Real Madrid’in çok özel oyuncuları var. Messi ve Ronaldo’nun durumu, Neymar’ın ve Bale’in durumu... Çok özel oyunculara sahipler. Ama onlarla savaşmak hoşumuza gidiyor. Finansal güçleri, taraftar sayıları, global değerleri ortada. Ama bizim kendi halinde, taraftarıyla bütünleşmiş, birbiri için savaşan, daha özel bir halimiz var. İnsanların gözünde daha sempatiğiz. Bu güçle, her şeyi kazanabiliriz. Peki sence Atletico Madrid’in başarısı sürdürülebilir olacak mı? Bence Atletico Madrid transfer politikasını çok iyi sürdürebilen bir kulüp. Zaten bu seviyeyi korursak yayın gelirlerinde payımız artacaktır. Tabii ki kulüp olarak Real Madrid ve Barcelona’nın seviyesine ulaşmak çok zor. Zaman alacaktır. Ama Atletico Madrid İspanya’da bu konuda potansiyeli olan en büyük kulüp. Diğer taraftan yeni stat geliyor, yeni tesisler geliyor... Her sene Şampiyonlar Ligi’nde kalıp ligde şampiyonluğu kovalayabilecek bir durumumuz var. O yüzden her şey olabilir. Bir röportajında “Fiziksel olarak Messi ve Ronaldo kadar iyi olmam mümkün değil” demiştin. Senin için zirve noktası neresi? Açıkçası 27 ile 31 yaş arasında sahip olduğum potansiyeli daha fazla açığa çıkarabileceğimi düşünüyorum. Eğer Atletico Madrid gibi dünya devleriyle yarışan, uluslararası arenada boy gösteren bir takımın oyuncusuysam içimde çok büyük bir potansiyel var demektir. Sadece bunu daha sürekli bir hale getirmeliyim. Ama bunu tabii lafta bırakmamak, çok çalışmak lazım. Özellikle Atletico Madrid kariyerine bakınca “çalışmak” kelimesinin senin için anahtar kelime olduğunu söyleyebilir miyiz? Kesinlikle… Mesela bizim takımda Raul Garcia muhteşem bir örnek. Bir gün kitap yazarsam kitabımda muhteşem bir yeri olacak. Yüzde 30 yetenek, yüzde 70 çalışmadır. Çalışırsan oynarsın. Gerçekten kitap yazacak mısın? Evet yazacağım. Çok laylaylom bir kitap olmayacak. Herkesi eleştiren, gerçekleri söyleyen bir kitap olacak. Basının önünde her şeyi söyleyemiyorsun, politik davranıyorsun. Atletico Madrid’e gittiğin ilk aylarda TFF’nin Tam Saha dergisine verdiğin röportajda “Burada insan olarak bir birey olduğumu hatırladım” demiştin. Hala böyle mi düşünüyorsun? Çok büyük laf etmişim be! Doğru laf etmişim ama... Hâlâ arkasındayım! Mesela biraz önce antrenman bitti, bundan sonra hayat bana ait. Kimsenin hatrı gönlü yok. Türkiye’de sürekli birilerini ziyaret etmeniz gerekiyor. Kırılanlar var, bozulanlar var, dedikodular var. Dedikodulara cevap vermek zorundasın... Galatasaray taraftarıyla arandaki buzlar eridi mi? Galatasaray camiasının her zaman altın çocuğu oldum. El bebek gül bebek yetiştik. Tabii ki sorunlar oldu, ağladık sızladık falan. Ben de Galatasaray’a karşı elimden gelenin en iyisini vermeye çalıştım. Sadakatli davranmaya çalıştım. 24 yaşına kadar hep Avrupa takımları isterken Galatasaray’da kaldım. Bu da gözardı edilmemeli. ‘Bırakıp kaçtı’ diyenler var. Ben bırakıp kaçmadım. Takım sekizinciyken iğneyle çıkıp oynadım. Doktorlar orada... Takım yeni sezonda muhteşem bir kadro kurmuştu, şampiyon olacağı belliydi, ben o zaman gittim. Bırakıp kaçmak o zamanlar ben sakatım deyip oynamamaktı. Herkes Manisa’da nasıl oynadığımı biliyor. Öyle üç kuruşa beş köfte yok. Peki bu süreçte suçlu Galatasaray taraftarı mıydı? Taraftar suçlu olur mu? Arda Turan diye stadı inletirken iyiydi. Şimdi kötü mü olacak? Ve sen de kafana koydun ve Atletico Madrid’in yolunu tuttun… Çünkü yaşam alanı bırakmadılar bana... Eğer yaşam alanı verilseydi Selçuk, Burak, Sabri, o zaman Caner de bizdeydi; bu kadroyla Şampiyonlar Ligi olmasa da en azından Avrupa Ligi’nde şampiyon olabilirdik. Hâlâ bazen yatarken eğer çok geç olmadan bir gün dönersem Avrupa’da bir kupa kazandıracak kadronun içinde yer alabilirim diye düşünüyorum. Madrid’de mutlu musun? Burada kendime ait vaktim oldu. Kendimi bıraktım. Düşünme fırsatı buldum. Kafam temizlendi. Geçen gün okuyorum, Selçuk’la Burak’ın stattan arabalarıyla ayırlmaları bile problem. Kardeşim nolur ya! Maç bitmiş, ne istiyorsa yapsın futbolcu. İstiyorsa yürüyerek gitsin. Burada biz maça iki saat kala otomobillerimizle geliyoruz, herkes de otomobiliyle ayrılıyor. Kız arkadaşıyla maça gel, ne var bunda? Profesyonel futbolcu milyon dolarlar kazanıyor. İşyerine ihanet edecek kadar aptal mı? İhanet eden zaten üç gün sonra kendini sahada belli eder. Şikayetçi olduğun hiç mi bir şey yok? Bütün gün uyuyorlar (gülüyor). Geç yemek yiyorlar. Benim de bu yüzden kilo problemim oluyor, moralim bozuluyor. Saat 21:30’da yemek daha yeni başlıyor! Karnını nasıl doyuruyorsun? Her kültürün yemeğini yiyebiliyorum. Dünya mutfağını da seviyorum. Çin yemeği seviyorum ama çok kızartma işi var. Çünkü biz küçükken Bayrampaşa’da arka tarafta Çin restoranı vardı, hep oraya gider yerdik (gülüyor). Paella seviyorum. Deniz mahsullerinden böcekleri çok seviyorum. Şimdi ‘Ne havaya girmiş’ diyecekler ama çok seviyorum, ne yapayım. Sonradan görme olduğum için bunların hepsini çok seviyorum (gülüyor). Galatasaray’daki süreci de takip ediyor musun? Futbolcular da baskı altında... Çok fazla takip etmiyorum çünkü canım sıkılıyor, üzülüyorum. Arkadaşlarımın hepsi özel oyuncular, korunmaya ihtiyaçları yok. Sonuçta son iki senenin şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi çeyrek finali var. Birazcık saygı diyorum. Mancini’yi başarılı buluyor musun? Mancini zaten durumu açıkladı. ‘Ben buraya yeni takım kurma hedefiyle geldim’ dedi. O tabii Avrupa’da görmediği tarzda şeyler gördüğü için yadırgaması, sinirlenmesi çok normal. Ama Türkiye şartları böyle, alışması lazım. Hedefinin bu sene olmadığını söyledi. Beklemek lazım... Manchester City’de, Inter’de yıldız oyuncuları idare etmek ve başarılı olmak... Bunlar büyük işler. Mancini büyük bir hoca. Sana göre Türkiye’den Avrupa’ya gidebilecek oyuncular kimler? Gökhan Gönül ve Caner Erkin oynayabilir. Selçuk İnan, Burak Yılmaz ve Semih Kaya da öyle... Arda, Olcan Adın’ın da büyük potansiyeli olduğunu düşünüyor. Trabzon’da bütün yük ona kalıyor. Salih Uçan’ın, Emre Çolak’ın, Muhammed Demirci’nin ve Muhammed Demir’in kendini geliştirmesi lazım. Cenk Tosun’da iyi bir potansiyel var. Oyuncularımızın potansiyeli var ama bu potansiyel yetmeyebilir. Çalışmak, üzerine koymak lazım çünkü buralar başka bir seviye. “Arda Turan’ın başarısı, Türk futbolunun başarısı değildir.” Bu görüşe katılıyor musun? Yüzde 100 katılıyorum. Şansım çok yanımda oldu. Ben Mleda Boleslav maçında böyle olmasam... Millet bana şımarık falan diyor ya, öyle olmasam bugünlere gelemezdim ki! Ben nasıl oynayacağımı çözdüm, biraz Şam şeytanlığı yaptım. Böyle oynarsam formayı alırım diye kendi yolumu buldum. Sana bir süpergüç verip, “Türk futbolunda bir şeyi değiştirebilirsin” deseler neyi değiştirirsin? Bir hakkım olsa bütün kulüplerin altyapı tesislerini değiştiririm. Yataklı, eğitmenli, psikolojik danışmanlı, özel hocalı, İngilizce eğitmenli... Muhteşem çim sahalar... İşin temeli burada. Altyapı hocasına 2-3 bin lira maaş verirsen bu iş olmaz. Kulüp, altyapılarına kaynak ayıracak ki orası maddi olarak tatmin olunan bir yer olsun. Böylece eski futbolcu yorumculuğa kaçmayıp o işe odaklansın. Maalesesf altyapı hocalığını önemsizleştirdiler, itibarsızlaştırdılar. Kulüplerin altyapı hocaları kendi statlarında maç bile izleyemiyorlar! Türk futbolunun geleceği için umutlu musun? Çok umutlu değilim, çok da endişeli değilim. İpin üzerinde gidiyoruz. Fatih hoca bunun planlarını yapıyor. Sadece onun değil, altında çalışan herkesin aç olması lazım. Mesela bu ülke Abdullah Avcı’yı kaybetmemeli. Abdullah hoca bir gün tekrar bu milli takımın başına gelebilmeli. Bir kere olmadı diye vazgeçmemeliyiz.