taner yıldız Haberleri

taner yıldız ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. taner yıldız ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Köprübaşı'ndaki Uranyum Skandalında Ne Oldu?
Manisa’da Köprübaşı bölgesindeki eski uranyum madeninin yaydığı radyoaktif kirlilik haberinin üstünden iki hafta geçti, fakat yetkililer halen bir önlem almış değil. Haberin ayrıntısı bu sayfalarda da yer almıştı fakat kısaca bu skandal ortaya çıktıktan sonra neler olduğunu özet geçelim: Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Enver Yaser Küçükgül ve EGEÇEP Yürütme Kurulu Üyesi Jeoloji Mühendisi Erhan İçöz , 16 Ocak tarihinde Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde 1970 yılından itibaren on sene boyunca faaliyet göstermiş olan uranyum cevher alanlarında ve işletme tesisinde radyasyon ölçümü yaptılar. Kamuoyunun Evrensel Gazetesi muhabiri Özer Akdemir ’ in haberiyle öğrendiği bu ölçümlerde, bölgede radyasyon seviyesinin 16 mikrosiveret’e , yani normal değerin 140 katına çıktığı tespit edildi. Konunun yankı bulmasının ardından Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK), Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) ile ETİ Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü uzmanları bölgeye gidip inceleme yaptılar. İncelemenin sonucunda “uranyum yatağı olan bölgede doğada olması gereken değerlere rastladıklarını, sağlığa herhangi bir zararı olmadığını, ölçüm sonuçlarının çok yüksek olmadığını” iddia ettiler ve TAEK bu iddiayı savunan bir basın açıklaması yaptı. Herkesin bildiği bir sır Fakat tüm bunlar olurken anlaşıldı ki, bölgedeki altı köyü etkileyen radyasyon miktarı bir süredir sır değildi. Fırat Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şaşmaz , 2008 yılında uranyum madeninin olduğu bölgeye giderek ölçümlerde bulunmuş, ayrıntılı bir rapor hazırlamış, bu rapor da TUBİTAK tarafından yayınlanmıştı. Şaşmaz, yörede toprak, yer altı, yer üstü sularının yanı sıra Gediz nehri ve Demirköprü Barajı ve bitkilerin kirlendiğini belirterek sonuç kısmında “Acil önlem alınmalı” demişti. Resmi makamlarca beş sene boyunca hiçbir işlem yapılmadı. Günümüzden devam edelim, skandal ortaya çıktıktan sonra konu meclis gündemine taşındı; 22 Ocak’ta CHP milletvekili Özgür Özel konunun araştırılmasını talep etti, HDP milletvekili Levent Tüzel ise verdiği soru önergesinde uranyum kirliliğinin boyutu, halk sağlığı ve canlı yaşamına etkileri, alınan, alınması düşünülen önlemler ve tesiste üretilen “sarı pasta”nın akıbeti sordu. Meclis’te bu konuşulurken Köprübaşı’nın AKP’li Belediye Başkanı Zafer Mergen ’in “seçim öncesi bu haberler ilçeye zarar verir” açıklaması yapıyordu. Kılıç: “İnsan müdahalesiyle oluşan radyoaktif kirlilik ve doğal afetler farklıdır” Sonra.. sonrası yok. TAEK’in ikinci basın açıklaması dışında konuyla ilgili resmi yetkililer cenahında bir gelişme yok. Bugün Yeşil Gazete’nin “yorum” köşesinde yayınlanan nükleer fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç ’ın konuyla ilgili kapsamlı makalesini okuyabilirsiniz. Buraya, Kılıç’ın makaledeki çarpıcı tespitlerinden birini almakla yetinelim: TAEK’in söz konusu açıklamasına istinaden Manisa’da yerin altından yüzeye çıkarılmış, yani insan müdahalesi sonucunda radyoaktif kirliliğin oluştuğu bölgedeki durumu, doğal afetler neticesinde kirlenmenin olduğu dünyanın bazı özel bölgeleriyle aynı kefeye koyup “endişelenecek birşey olmadığı” açıklamasını yapmanın tehlikelerini vurguluyor Kılıç. Öktem: “Maden kaynaklı kontaminasyonla nükleer patlamayı karıştırmamak gerekir” Fukuşima’ya giderek ölçümler yapmış radyoloji uzmanı Dr. Alper Öktem de Köprübaşı’nda ölçülen radyasyon ve Fukuşima’nın karşılaştırılmaması gerektiğini vurguluyor: “eğer izotoplar madenden çıkartılırken etrafa yayılmışsa bu nükleer kazada ortaya çıkan nükleer serpinti gibi bir şey. Prof.Şaşmaz 2008 yılındaki araştırmasında madenden uzaktaki yeraltı sularında, toprakta uranyum bulduğunu belirtiyor. Fakat madenden etrafa kontaminasyonla nükleer patlamayı karıştırmamak gerekir. Madenin cevreye etkisine yol acan izotoplar ile Çernobil ya da Fukuşima’da cevreye yayilan radyoaktif izotoplar farklidir. Bunlar biz yüksek doz da desek, düşük doz sınıfına giriyor”. Tek bir aletle dar bir alanda yapılan araştırmanın ipuclari vereceği, ama cevrede toprakta, suda, bitkide uranium ve baskaca radyoaktif izotoplari tesbit etmek icin çok daha kapsamlı bir araştırma yapmak gerektiğini belirtiyor Öktem. Tehlike tüm Gediz Havzasına yayılmış olabilir 2004 yılında Ege üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kumru’nun yaptığı bir araştırma, tehlikenin tahmin edilenden büyük olabileceğini ortaya koyuyor. Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir’deki sanayi kuruluşlarının kirlettiği Gediz’in İzmir Körfezi’ne döküldüğü bölgede radyoaktiviterde yükselmeler görüldüğü ortaya koyuyor. Uranyum, toryum, radyoaktif potasyum, radyum gibi radyoaktif maddelerde yer yer artışlar tespit edilmiş ve kurşun, krom ve bakır elementlerinin ölçüldüğü araştırmada, ağır metallerin toksin özelliğinin körfezdeki canlılar için tehdit oluşturduğu vurgulanmış. Öktem’e gore Körfezde radyoaktivite artışlarının yeniden araştırılarak güncelleştirilmesi ve Köprübaşı maden işletmesiyle baglantısının tartışılmasi gerekiyor. Hayvanların otladığı radyoaktif alan Peki Manisa Köprübaşı’ndaki radyoaktif kirliliğe karşı alınmış herhangi bir önlem var mı? 16 Ocak 2014 tarihinde uranyum alanına giderek araştırma yapan Enver Yaser Küçükgül’in Açk Radyo’da yayınlanan “Açık Yeşil” programının geçen haftaki bölümünde aktardıkları, alınmadığının en açık kanıtı: bölgenin etrafında herhangi bir tel örgü,tabela bile yok, etrafta hayvanlar otlatılıyor. “Radyoaktif madencilik için özel önlemler alınmalı. Manisa’da vahşi madenciliğin bir örneği yaşanmıştır” diyor Kürkçügil. NKP: “yörede sağlık taraması yapıldı mı?” Yeşil Gazete’nin görüştüğü çevre avukatı Arif Ali Cangı, konuyla ilgili sorumlular hakkında soruşturma açmak için Manisa Valiliği’yle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı göreve çağırdıklarını belirtiyor. Köylerde yaşayanların bir kısmının tedirgin olduğunu, çilek ekerek geçimini sağlayan çiftçilerin “bu mevzuyu kışkırtmayın” gibi bir tavır içinde olduklarını aktaran Cangı,“ama çoğunluk, kendini çocuklarının sağlığından sorumlu hissedenler yine de direnecek” diyor. Soruşturma dilekçelerine bir hafta içinde yanıt verilmesi lazım. Fakat hukuki süreç devam ederken 21 örgütten oluşan “Nükleer Karşıtı Platform” boş durmuyor; 30 Ocak tarihinde bir basın açıklaması yapıp “ekosistemin tüm unsurları açısından yörede bugüne kadar önlem almayanların sorumluluğunun tespit edilmesini” talep etti. Açıklamada “Burada, olağanın üzerinde zihinsel ve bedensel engelli olduğu, kanserli hasta sayısının fazla olduğu söylenmektedir. Bu iddialar doğru mudur? Yörede sağlık taraması yapılmış mıdır? Yapılmış ise nasıl bir sonuç alınmıştır?” sorularını yönelten platform bir nükleer santral macerasına sürüklenmekte olan Türkiye’de, radyasyon riskinin böylesine hafife alınmasının son derece kaygı verici olduğunun altını çiziyor. Radyoaktif bölgelerde önlem alınmazken yeni madenler açmak mı? Platform meclisi bir komisyon kurup uranyuma karşı önlem almaya çağırıyor. Peki yıllar önce vahşi madencilik faaliyetleriyle açılan uranyum madenleri hiç bir önlem alınmadan terk edilip gidilirken,bugün devlet kurumlarının konuya bakış açısı nedir? 1 Temmuz 2013 tarihinde çıkan bir haber bir ipucu veriyor gibi: MTA Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 2012 yılına ait Temel Ekonomik Göstergeler Raporunda son sekiz yılda madencilik ve taş ocaklarından 21 milyon 103 bin lira gelir edildiği müjdeleniyor. 9 bin 129 ton uranyum rezervi de dahil pek çok maden cevheri bulunan bulunan “cevher” ülkemizle ilgili öngörüleri eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız açıklıyor: “Türkiye’deki 40 bölgede sıcak nokta var. Bunları enerjiye dönüştürmemiz lazım”. (Yeşil Gazete)
Twitter'da 'Trafoya Kedi Girdi' Geyikleri
Enerji Bakanı Taner Yıldız, yerel seçimlerin yapıldığı 30 Mart'ta yaşanan elektrik kesintileriyle ilgili açıklama yaptı. Bakan Yıldız, 'Espri yapmıyorum trafoya kedi girdi. Bu ilk kez yaşanmadı. Bunu seçime bağlamak yanlış' demesi üzerine sosyal medyada kedilobisi trend oldu. Türkiye'de yasaklı olan Twitter'da espri yağdı. CNN Türk
Türk Siyasi Tarihinde Saldırıya Uğramış Politikacılar
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün mecliste saldırıya uğraması akıllara Türk siyasi hayatında saldırıya uğramış politikacıları getirdi. Kimi zaman sade vatandaş kimi zaman da kendi meslektaşları tarafından saldırıya uğrayan politikacılara kısaca bir göz atalım istedik.
Türkiye'nin İlk 4 Tekerlekli Elektrikli Otomobili
Dokuz Eylül Üniversitesi Güneş Arabaları Ekibince (Solaris) tasarlanıp üretimi gerçekleştirilen, Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli 2 kişilik elektrikli aracı olduğu bildirilen DEMOBİL, törenle tanıtıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güneş Arabaları Ekibince (Solaris) tasarlanıp üretimi gerçekleştirilen, Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli 2 kişilik elektrikli aracı olduğu bildirilen DEMOBİL, törenle tanıtıldı. Proje yürütücülüğünü üstlenen DEÜ Üniversite Sanayi Uygulama ve Araştırma Merkezi (DESUM) Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Bayram, törendeki konuşmasında, akademisyen, girişimci ve öğrencilerden oluşan Solaris'in, bugüne kadar ürettiği güneş arabalarıyla çeşitli yarışmalardan dereceler aldığını belirtti. Solaris'in ilk kez elektrikle çalışan araç tasarladığına değinen Bayram, 'İzmir Kalkınma Ajansı, projemizi destekledi. Üniversite tarihi için önemli olan projeyle farklı fakültelerden akademisyen ve öğrenciler bir araya geldi. DEMOBİL, güneşten elde ettiğimiz elektrik enerjisiyle şarj edilebiliyor. Burada fark yarattık. Bünyesinde kullanılacağı kampüste, şarj istasyonları olacak. Sonraki aşama, güneşten enerji üreten fotovoltaik hücre yapmak.' DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün de son yıllarda atılım içinde olduğunu ifade ettiği üniversite bünyesinde teknoloji geliştirme bölgesi kurduklarını anlatarak, 29 Ekim'de tamamen hizmete girecek DEÜ Biyomedikal Ar-Ge Merkezi'nin, Türkiye, Ortadoğu ve Doğu Avrupa'nın en büyük gen merkezi olması için çalıştıklarını dile getirdi. Konuşmaların ardından DEMOBİL, katılımcılara gösterildi. DEMOBİL'in özellikleri Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli ve 2 kişilik elektrikle çalışan otomobili olduğu bildirilen DEMOBİL, saatte 80-100 kilometre hıza ulaşabiliyor. Dış gövdesi kompozit olan ve karbon fiberden üretilmesiyle çelik kullanılan araca göre ağırlığı 40-50 kilogram civarında azaltılan DEMOBİL'in ağırlığı 250 kilogram. Motor, pil kontrol sistemi, telemetri ve maksimum güç noktası takipçilerinin Solaris tarafından tasarlanıp üretildiği DEMOBİL'in menzili de ortalama 80 kilometre. Güneş enerjisiyle panellerden şarj edilmesi yaklaşık 2 saat süren DEMOBİL'in, şebeke elektriğiyle şarj edilmesi ise 4 saati buluyor. DEMOBİL'in 3 araç için yatırım maliyetinin 100 bin lira olduğu, bunun yerli kaynakların kullanımının artmasıyla daha da aşağıya çekilebileceği kaydedildi. Geçen hafta düzenlenen Bursa Bilim Şenliği'nde ilk kez görücüye çıkan otomobil, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından kullanmıştı. Emre Umurbilir/AA
Soma'daki Facia Uluslararası Basında
Uluslararası basında faciaya ilişkin detaylara geniş yer verilirken, milli yas ilan edilmesine ve Başbakan Erdoğan’ın Arnavutluk ziyaretini iptal etmesine vurgu yapıldı.Soma’da meydana gelen maden faciası, uluslararası basında geniş yer bulurken, haberlerde arama kurtarma çalışmalarına ilişkin fotoğraf ve görüntülere geniş yer verildi. Haberlerde ülkede 3 günlük milli yas ilan edilmesine ve Başbakan Erdoğan’ın Arnavutluk ziyaretini iptal etmesine vurgu yapıldı. Dünyada en çok maden ve iş güvenliği kazasının yaşandığı ülkelerin başında gelen Çin'in ulusal basınında Soma'da yaşanan maden faciası önemli yer buldu. Çin resmi ajansı Şinhua'nın haberlerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın faciayla ilgili açıklamalarına yer verilirken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyaretlerini iptal ederek bölgeye gideceği aktarıldı. Facia, ülkede Çince ve İngilizce yayın yapan birçok gazetede de ilk haber olarak verilirken, Soma'da devam eden arama kurtarma çalışmalarına ilişkin fotoğraflar gazetelerde geniş olarak kullanıldı. Haberlerde ayrıca, Türkiye'de geçmiş yıllarda yaşanan maden facialarına ilişkin bilgi verildi. Almanya Almanya'nın Bild gazetesi, 'Anneler ve eşler maden ocağının girişinde ağlıyor' başlıklı haberinde, Türkiye'deki maden ocağında meydana gelen felakette 200’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini yazdı. Facia için Süddeutsche Zeitung gazetesi 'Kurtarma ekipleri madende mahsur kalan işçileri kurtarmak için çalışıyor', Die Welt gazetesi ise 'Maden faciasında 200'den fazla insan hayatını kaybetti' başlıklarını kullandı. 'Sendika, meydana gelen maden faciasını 'katliam' olarak nitelendiriyor' başlığını atan Spiegel Online ise yüzlerce kişinin yerin altında mahsur kaldığını belirtti. Frankfurter Rundschau gazetesi, 'Yüzlerce ölü ve kayıp' başlığıyla duyurduğu haberde, Soma'da yaşanan olayın Türkiye'deki en büyük iş kazalarından biri olduğunun altı çizildi. Tagesspiegel gazetesi ise 'İşçilere yapılan bir katliam' başlığını kullanarak, maden işçileri, sendikalar ve muhalefetin olayla ilgili hükümeti suçladığını belirtti. İngiltere İngiliz yayın kuruluşu BBC, faciaya ilişkin gelişmeleri canlı yayınlarla aktardı. Ölü sayısının artmasının beklendiğini bildiren BBC, gece boyunca ailelerin çaresizce yakınlarından haber beklediğini, kurtarma çalışmalarının devam ettiğini kaydetti. İngiliz Sky haber kanalı da maden faciasını bültenlerinde ilk sırada verdi. Sky, ölü sayısının artmasının beklendiğini ve mahsur kalan yüzlerce madencinin ailelerinin umutlarının tükenmekte olduğunu bildirdi. Haber kanalı ayrıca, facianın ardından Başbakan Erdoğan'ın Arnavutluk ziyaretini ertelediğini ve Soma'ya gideceğini belirtti. Sky, kurtarma çalışmaları sırasında madene oksijen verildiğini aktardı. Facia, İngiliz gazetelerinde de geniş yer buldu. Guardian gazetesi, 'Türkiye'deki maden faciasında 200'den fazla kişi öldü' başlığını atarken, Daily Telegraph gazetesi 'Türkiye'deki maden ocağında meydana gelen patlamanın ardından yüzlerce madenci hayatını kaybetti', Independent gazetesi 'Maden faciasında en az 200 kişi öldü', Financial Times gazetesi de 'Madendeki patlamada en az 201 kişi öldü' başlıklarını kullandı. Hollanda 'Kömür madenindeki patlamada 201 kişi hayatını kaybetti' başlığıyla yangını haber yapan Hollanda yayın kurumu NOS televizyonu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız’ın açıklamalarına yer verdi. Kurtarma çalışmalarının devam ettiğine vurgu yapılan haberde, Başbakan Erdoğan’ın Arnavutluk’a yapmayı planladığı ziyaretini iptal ettiğine dikkat çekildi. Ülkenin en yüksek tirajlı gazetesi De Telegraaf ise “Maden ocağı faciası” başlığıyla duyurduğu haberde, patlamada çok sayıda kişinin öldüğünü, ölü sayısının artmasından endişe edildiğini bildirdi. Gazete, Türkiye’de şimdiye kadar en büyük maden faciasının 1992 yılında Zonguldak’ta yaşandığını ve o zaman 263 kişinin hayatını kaybettiğini yazdı. Volkskrant gazetesi, ölü sayısının artmasından endişe edildiğini ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız’ın “Sayı endişe ettiğimiz noktaya doğru gidiyor” açıklaması kullanılan haberde, kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğüne işaret edildi. İspanya Soma'daki maden faciasını haber ajanslarından aldıkları bilgilerle derleyip ilk sayfalara taşıyan İspanyol basını, bir patlama sonrası maden yatağının çökmesi sonucunda çok sayıda işçinin öldüğünü duyurdu. 'Türkiye'de maden trajedisi' başlığını atan El Mundo gazetesi, 1992 yılında Zonguldak'ta 270 maden işçisinin hayatını kaybettiği kazadan sonra ülkedeki en büyük maden kazasının meydana geldiğine dikkat çekti. Faciadan dolayı Başbakan Erdoğan'ın ve ana Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Soma'ya gitmek için programlarını iptal ettiklerini vurgulayan İspanyol gazetesi, Türkiye'deki sendikaların ise başta tecrübesiz işçi çalıştırılması olmak üzere, maden işçilerinin çalışma koşulları ve madenlerin denetimiyle ilgili tepkili olduklarını yazdı. El Pais gazetesi de haberinde, 200 metre derinlikteki maden yatağının çökmesi sırasında içeride 780'den fazla işçi olduğunu belirtti. El Pais, Türkiye'deki maden işçileri sendikalarının Avrupa'da en sık maden kazasının kendi ülkelerinde olduğunu söyleyip, güvenlik ve ekipman eksikliğinden yakındıklarını bildirdi. Ülkedeki diğer önemli gazetelerden ABC ve La Vanguardia da benzer ifadeleri sayfalarına taşırken, İspanyol televizyonları da haber bültenlerinde Soma'daki maden faciasına yer verdi. Fransa Fransız Le Figaro gazetesi, dün olayın yaşandığı saatlerde sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından flaş geçerken, gün boyu kazaya ilişkin gelişmeleri yakından takip etti. Olay yerinden fotoğraflar paylaşan gazete, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız'ın açıklamasına yer verdi. Le Monde gazetesi ise madenciliğin Soma halkının geçim kaynağı olduğunu yazdı. Faciayla ilgili üç gün yas ilan edilmesi haberi ise birçok Fransız haber sitesinde flaş gelişme olarak yer aldı. Danimarka Soma'daki maden faciası, İskandinav basınında da geniş yer buldu. Danimarka'daki televizyon kanalları ve gazetelerin hemen hemen hepsinde faciayla ilgili olarak Türkiye'deki basın organlarının verdiği bilgiler kaynak gösterildi. DR televizyonu, yüzlerce işçinin hala mahsur olduğunu öne çıkarırken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın ölü sayısını 205 olarak açıkladığını aktardı. Televizyon kanalı, Türkiye'deki muhabirlerinin Soma'ya doğru yolda olduğunu bildirdi. Ekstra Bladet gazetesi ise 'en az 200 ölü 400 kişi mahsur' başlığıyla verdiği olayla ilgili olarak mahsur kalan işçiler için zamanla yarıştığını aktardı. Gazetenin internet sitesi, olay yerinden canlı internet yayınına geçti. BT gazetesi ise 201 kişinin hayatını kaybettiğini ve yüzlerce insanın yaşam mücadelesi verdiğini yazdı. Türk medyasındaki haberleri kaynak gösteren gazete, ölü sayısının net olmadığını bildirdi. Politiken gazetesi, olayın gelişimine geniş yer vererek yaşanan acı nedeniyle üç günlük yas ilan edildiğini aktarırken, Jyllands Posten, ailesini kaybeden genç bir kızın fotoğrafıyla verdiği haberde genç kızın 'Biz bir aileydik ama bugün ailemiz yok oldu' ifadelerine yer verdi. İsveç İsveç basını da haberlerinde olaya geniş yer verdi. Gazetelerden Svenska Dagbladet, Soma'daki madende patlama nedeniyle yangın çıktıktan sonra yüzlerce işçinin mahsur kaldığını, ölümlerin karbonmonoksitten kaynaklandığını belirtti. Son olarak ölü sayısının 205 olarak açıklandığını yazan gazete, ocağa oksijen pompalandığını ancak ölü sayısının artmasından korkulduğunu belirterek Türkiye'de üç günlük yas ilan edildiğini kaydetti. Norveç Norveç gazetesi Verdens Gang, maden kazasında ölü sayısının artmaya devam ettiğini ve kazanın 1992'den bu yana ülkede meydana gelen en büyük maden kazası olduğunu bildirdi. Gazete, yüzlerce işçinin hala mahsur olduğunu olay nedeniyle Türkiye'de üç günlük yas ilan edildiğini duyurdu. NRK televizyonunun internet sitesinde ise DİSK Başkanı Kani Beko'nun 'Patlama sonrasında yaşananlar bir işçi katliamıdır. Orada paravan şirketlerden işçi çalıştırılıyor. Bu da işçilerin haklarının belirsizliğine yol açıyor' dediği aktarılırken, Metal-İş sendikasının açıklamasına yer verildi. Dagbladet gazetesi ise itfaiyecilerin içeride mahsur kalan işçilere temiz hava ulaştırmak için molozların içine oksijen sıktığını belirtti. TV2 televizyonu, Türkiye'de 1941 yılından bu yana 3000 kişinin maden kazalarında hayatını kaybettiğini ve Türkiye'nin iş kazalarında Avrupa lideri olduğunu ileri sürdü. Yunanistan Yunan basını ise maden ocağı önünde bekleyen işçi yakınlarının fotoğraflarına yer vererek, olayı ''Gergin Bekleyiş' şeklinde duyurdu. Kathimerini gazetesi, fotoğraflı verdiği haberinde, facianın ardından üç günlük yas ilan edildiğini yazdı. ''Türkiye'nin yüreği yandı'' ifadesini kullanan gazete, facia nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Arnavutluk ziyaretini iptal ettiğini duyurdu. İmerisia gazetesi, 'Ulusal trajedi' başlığıyla duyurduğu haberinde, yetkililerin ölü sayısının artmasından endişe duyduklarını ifade etti ve Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın olay yerinde yaptığı açıklamalara yer verdi. Gazete, arama çalışmaların aralıksız devam ettiğini bildirdi.AA
7 Soruda Soma Faciası
Soma'da 232 kişinin ölümüne neden olan maden faciasının üzerinden neredeyse 24 saat geçti. 'Facia neden yaşandı?', ' Kim suçlu?', 'İçeride kaç kişi var?' sorularına The Wall Street Journal Türkiye uzmanlarla konuşarak cevap aradı... Soma madeninde 238 işçinin ölümüne neden olan facia neden yaşandı? Soma Holding'in işlettiği linyit madeninde trafonun patlaması sonucu yangın çıktı. Trafo patlayınca elektrikler de kesildi. Asansör çalıştırılamadı. Bu da madenin tahliyesini çok yavaşlattı. Yangın nedeniyle oluşan karbon monoksit, kazayı bir faciaya dönüştürdü. 238 kişi yaşamını yitirdi. .İşçilerin tamamına neden hala ulaşılamadı? Madendeki yangın devam ediyor. Maden mühendislerinin verdiği bilgilere göre normalde madende böyle bir yangın çıkması durumunda yapılacak ilk şey madene giden oksijeni ve hava akımını kesmek. Ancak, bu kez bunu yapmak mümkün değil. Çünkü içeride tahliye edilememiş çok sayıda işçi var ve onların oksijene ihtiyacı var. Yani oksijenin etkisi hem yaşamsal, hem de negatif. Bir yandan yangının durmasını engellerken diğer yandan da yaşam umudunu artırıyor. İçeride kaç işçi var? Enerji Bakanı Taner Yıldız her ne kadar bu rakamı özel sektörden aldığı gerekçesiyle açıklamak istemese de bunun ipuçlarını aslında dün verdi. Taner Yıldız daha önce yaptığı açıklamada UMKE ve AFAD rakamlarına göre kendi imkanlarıyla ya da ilk müdahalede 363 işçinin tahliye edildiğini, olay sırasında madende 787 işçinin çalıştığını belirtmişti. Bu durumda ilk etapta yapılan tahliyeler sonrasında madendeki işçi sayısı 424 oluyor. Ancak daha sonra yapılan tahliyelerin ardından 232 kişinin yaşamını yitirdiği 60'a yakın da yaralı olduğu ifade edildi. Tüm bu rakamları göz önünde bulundurunca şu an madende 130'a yakın işçi olduğu tahmin ediliyor. Bu işyeri güvenli miydi? Sektör temsilcilerine göre evet güvenliydi. Konuştuğumuz hiçbir sektör temsilcisi hatta muhalefet bile işyerinin güvensiz olduğunu söylemiyor. Ancak, bu kez söz konusu olan kaza Türkiye'de bugüne kadar maden kazası denildiğinde akla grizu patlaması değil. Trafo'dan çıkan yangın. İşyerinin böyle bir yangına ne gibi önlemler aldığı henüz net değil. Bunun netleşmesi için önce tahliyelerin tamamlanması, ardından da inceleme yapılması gerekiyor. 2005 yılında maden alanının işletmesini alan şirkete ise tepki büyük. Bakanlık denetim raporlarını da, küçük yaşta işçi çalıştırıldığı konusundaki iddiaları da inceliyor. Tepkilere önlem olarak şirketin Levent'teki ofisinin önünde bir TOMA bekliyor. Daha önce böyle bir olay yaşandı mı? Evet yaşandı. Hem de yine Soma'da bundan sadece kısa bir süre önce yine bir yangın meydana geldi. 20 Ekim tarihinde yaşanan bu yangında da 1 kişi yaşamını yitirdi. Hatta bu olay üzerine CHP'li Manisa Milletvekili Sakine Öz, o işyeri konusunda bir yazılı soru önergesi de verdi. Uyar madencilik hakkında verilen bu önerge Bakan Taner Yıldız tarafından cevaplandı. Yıldız bu cevabında madenlerin her yıl denetlendiğini ifade etti. Uyar adlı şirket hakkında daha önce yapılan denetimlerin sonuçlarını yayınladı. Bu sonuçlara göre yapılan denetimlerde Uyar'da 33 yılda 80'in üzerinde noksan tespit edilmişti. İçerideki işçilerin kurtulma umudu var mı? Olayın üzerinden 23 saat geçti ve hala içeride işçiler var. Bugün sabah saatlerinde bir işçi yürüyerek çıktı. Bu onun büyük ihtimalle madende oksijen olan bir alana sığınabilmiş olduğunu gösteriyor. Ancak, bulunduğu alanda yoğun karbon monoksite maruz kalan bir işçinin kurtulması çok zor. Bu durumda kalan insan önce uykuya dalıyor, sonra bilincini ve hayatını kaybediyor. Bu Türkiye'nin bugüne kadar yaşadığı en büyük maden kazası mı? Net ölü sayısı henüz belli değil. Türkiye'de, 1941 yılından bu yana maden ocağı kazalarında 3 bini aşkın kişi hayatını kaybetti. En fazla kayıp verilen kaza, 1992'de 263 kişinin yaşamını yitirdiği Zonguldak'ın Kozlu ilçesindeki grizu patlaması oldu. 2010 yılı Tepav raporuna göre 1991 yılından itibaren maden kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda 13087 kişi sürekli iş göremez durumunda. Ayşegül Akyarlı Güven | WSJ Türkiye
Soma Kömür Ocağı Faciası: 205 İşçi Öldü, 80 İşçi Yaralı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Soma'da maden ocağında çıkan yangında ölenlerin sayısının 205'e yükseldiğini bildirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Soma'da maden ocağında çıkan yangında ölenlerin sayısının 205'e yükseldiğini bildirdi. Eynez bölgesindeki maden bölgesinde çalışmaları takip eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, gazetecilere yaptığı açıklamada, madene kurtarma amaçlı giren ve dumandan etkilenen bazı kişilerin de yaralılar arasında sayılmış olabileceğini söyledi. Zamanın işlediğini, daha da kritik bir döneme girildiğini dile getiren Yıldız, kurtarma çalışmalarının ara verilmeden tüm hızıyla sürdüğünü vurguladı. Bakan Yıldız, gazetecilerin soruları üzerine 'İhmal varsa biz buna hiçbir yerde kayıtsız kalmadığımız gibi burada da kalmayız' dedi. Personel listesi üzerinde çalışma yapıldığını, adli tıp kurumu ve savcılıkla görüştüklerini, hukuki işlemlerin hızlı şekilde yürütülmesi için uğraş verdiklerini aktaran Yıldız, şunları kaydetti: 'Sayı endişe ettiğimiz noktaya doğru gidiyor. Yarının hazırlıklarını, organizasyonu da bir yandan yapmamız gerekiyor. Cenaze işlemleriyle ilgili bir boşluk olmaması için çalışmamız lazım. Bakan yardımcısı, milletvekili arkadaşlarımızla görev dağılımı yaptık, yüreğimizde büyük bir acıyla bunları yapıyoruz.' Bakan Yıldız, soru üzerine madeni işleten şirketin yetkilileriyle görüştüğünü de bildirdi. Yangın devam ediyor Yıldız, Eynez bölgesindeki madende çıkan yangına ilişkin en son yaptığı açıklamadan bu yana özellikle teknik olarak, içeride tersine hava akımlarıyla alakalı çalışmalara devam edildiğini söyledi. Yıldız, şöyle konuştu: 'Bu sayının artmasından endişe ediyoruz. 80 yaralımız var demiştik. 60 yaralımız madencilerimizle ilgiliydi, diğer 20'si de kurtarma ekiplerinden gelenlerden gazdan etkilenen ve zarar görenlerdi. Şu anda 4 tane ağır yaralımız var, durumları da yine hastanelerimizde kontrol altına alınıyor. İlk etapta çıkan ve çıkartılan 363 madencimiz olduğunu söylemiştik. En son geldiğimiz noktada vefat eden 72 madencimizin otopsisi tamamlandı. Bunlarla alakalı işlemleri Balıkesir Valimizin başkanlığında bir heyetle beraber takip ediyoruz. Cenaze teslimlerini de bizim aradığımız cenaze yakınlarıyla beraber başlatacağız. Herhangi bir karmaşaya yol açmamak açısından. Bir yandan da içeride kurtarma faaliyetleriyle alakalı ümitlerimizin azaldığını söylemem lazım. Ama son noktaya kadar da arkadaşlarımız çalışmalarına devam edecekler.' Bakan Yıldız, kaç madencinin mahsur olduğuna ilişkin soruya içerideki tüm işçiler çıkmadan herhangi bir sayı söylemelerinin doğru olmayacağı yanıtını verdi. Kurtarma faaliyetlerinde bulunan ekiplerin herhangi bir riske girmemesi için oradaki duman ve karbonmonoksit seviyelerinin düşürülmesiyle uğraşıldığını aktaran Yıldız, '460'tan fazla kurtarma ekibiyle beraber çalışıyoruz, farklı bir sıkıntı yaşanmadan bu süreci yönetmemiz lazım' dedi. Bakan Taner Yıldız, bir gazetecinin yangının devam ettiğinin söylendiğini belirtmesi üzerine de 'Yangın devam ediyor evet' cevabını verdi. Yıldız, ulusal yas ilanı ile ilgili de 'Sayın Başbakanımız geldiğinde kendisine sunacağız. Birazdan da kendisiyle görüşeceğim. Ondan sonra arkadaşlarla bu konuyu irdeleyeceğiz' diye konuştu. Mahsur kalan 6 işçi 18 saat sonra çıkarıldı Madende arama kurtarma çalışmalarını yürüten ekipler, 18 saat sonra 6 işçiyi madenden çıkardı. Sedye ile çıkarılan işçiler, ocağın giriş bölgesinde hazır bekleyen ambulanslara konularak gönderildi. Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, maden sahasına gelerek ocağın giriş bölgesinde bulunan arama kurtarma ekipleriyle görüştü. İlgililerden bilgi alan Bakan Yıldız, daha sonra maden sahası çıkışında bekleyen ailelerin yanına gitti, kısa bir görüşmenin ardından alandan ayrıldı. Kurtarma çalışmaları sabaha kadar sürdü Maden ocağında çok sayıda kurtarma ekibi gece boyunca çalışmalarına devam etti. Çalışmalara farklı illerden gelen ekipler de destek verdi. Mahsur kalan işçilerin yakınları geceyi uykusuz geçirdi. Yakınları henüz ocaktan çıkarılamayan vatandaşlar çalışmaların olduğu alandan ayrılmadı. İşçilerin yakınlarının yanı sıra olay sırasında madende olmayan mesai arkadaşlarının endişeli bekleyişi devam ediyor. Çok sayıda ambulans alanda hazır bekletiliyor. Ocaktan çıkarılan işçiler ambulanslarla çevredeki hastanelere gönderildi. Bazı işçilere ilk müdahale ocağın sağlık biriminde yapıldı. Polis, arama kurtarma ve sağlık ekiplerinin işlerini kolaylaştırmak için işçilerin yakınları ile çıkarılan işçilerin ambulanslara konulduğu alan arasına barikat kurdu. Madenin havalandırma bacasından içerinde tahliye edilen dumanların yükseldiği gözlendi. Türk Kızılay'ı da alana kurduğu çadırlardan hem işçi yakınlarına hem de görevlilere yiyecek ve içecek servisi yaptı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da geceyi maden sahasındaki TKİ Kurumu Eli Müessesesi Müdürlüğü Eynez Yeraltı Kontrol Şube Müdürlüğü'nde geçirdi. Müdürlükte kurulan kriz merkezinde Sağlık Bakan Yardımcısı Agah Kafkas ve diğer yetkililerle gelişmeleri takip etti. Öte yandan bazı yabancı basın kuruluşları da çalışmaları izledi. Cenazelerin bazıları yakınlarına teslim edilmeye başlandı Arama kurtarma ekipleri tarafından maden ocağından çıkarılan cesetler, ambulanslarla Kırkağaç ilçesindeki Kayadibi Mahallesi'nde bulunan soğuk hava deposuna getirildi. Yetkililer kimlik tespiti için isimleri okuyarak işçilerin yakınlarını deponun içine aldı. Kimlik tespitinin ardından cesetler, yakınlarına teslim edilmeye başlandı. Değişik illerden yaklaşık 80 cenaze aracı ile soğutucu özelliği bulunan 4 tır da ilçede hazır bekletiliyor. Aileler umutla bekliyor Dünden bu yana Soma Devlet Hastanesi'nin bahçesinde bekleyen aileler, yetkililerden yakınlarının hayatta olup olmadığını öğrenmeye çalışıyor. Madenden yaralı olarak çıkarılan işçiler ise sağlık durumlarına göre çevre il ve ilçelerdeki hastanelere sevk ediliyor. Yaralı yakını Sema Korkmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, madende 8 yıldan bu yana kül ustası olarak görev yapan eşine yangının ardından ulaşamaya çalıştıklarını ancak başarılı olunamadığını söyledi. Eşinin birlikte çalıştığı arkadaşının ekipler tarafından kurtarıldığını ifade eden Korkmaz, 'Henüz kocamdan haber alamadık. Birlikte çalıştıkları arkadaşı kurtarıldı ve şu an hastanede. Kocamla birlikte olduğunu fakat havasızlık nedeniyle bayıldığını bize söyledi. İnşallah ona da en kısa sürede ulaşılır' dedi. Bu arada Kızılay ekipleri kurtarma çalışmalarının yürütüldüğü maden alanında yakınlarından haber almak için bekleyişlerini sürdüren işçi aileleri için çadır kurdu. Bazı GSM operatörleri de bölgedeki baz istasyonlarından sinyal alan abonelerinin hatlarına, ücretsiz konuşma ve mesaj paketi tanımladı. Cenazelerin kimlik tespit çalışmaları sürüyor Maden ocağından çıkarılan bazı işçilerin cenazeleri, Kırağaç ilçesindeki Kayadibi Mahallesi'nde bulunan soğuk hava deposuna getirildi. Cenazelerin Kırkağaç'a gönderildiği bilgisini alan pek çok aile de depo önünde beklemeye başladı. Ölenlerin kimliklerinin belirlenmesi için çalışmalara başlandığı ve bu çalışmanın öğle saatlerine kadar sürmesinin beklendiği bildirildi. Öte yandan Manisa Müftülüğü'nde görevli farklı ilçelerden 80 din görevlisi de tesise geldi. TSK başsağlığı mesajı yayımlandı Genelkurmay Başkanlığının internet sitesindeki mesajda, 'Dün Manisa ili Soma ilçesinde vuku bulan, milletçe hepimizin yüreğini kanatan ve acıya boğan müessif maden ocağı yangınında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diler, kederli ailelerinin acısını yürekten paylaşır, kendilerine başsağlığı ve sabır temenni eder, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar dileriz. Milletimizin başı sağolsun' ifadelerine yer verildi. Türk Kızılayı Genel Başkanı Akar Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, Soma'daki maden ocağında yaşanan olayın haberini alır almaz kurtarma çalışmalarına iki yönlü destek verdiklerini belirtti. Öncelikli olarak kan temini konusunda tedbir aldıklarını dile getiren Akay, 'Yaralı kurtulup kan ihtiyacı yaşayabilecek insanlarımızın olacağını düşündük ve gereken tedbirlerimizi aldık. Çok şükür böyle bir ihtiyaç duyulmadı. Halen daha arkadaşlarımız teyakkuz halinde bekliyorlar. İkincisi ise lojistik açıdan bir sistem oluşturduk. Olayın yaşandığı bölgede çadırlar kurduk' diye konuştu. Akar, olayın yaşandığı yerde çok sayıda arama kurtarma ekibinin bulunduğuna işaret ederek, bunların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik de faaliyet gösterdiklerini ifade etti. Psiko-sosyal destek elemanları bölgede İşçi yakınları ve olaydan dolayı travma yaşayan diğer insanların psiko-sosyal desteğe ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Akar, bu amaçla Ankara'dan 20 psiko-sosyal destek elemanının bölgeye geldiğini söyledi. Ailelerine maaş bağlanacak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkan Yardımcısı Mustafa Kuruca ise Soma'daki kömür madeninde çıkan yangında hayatını kaybeden madencilerin eş ve çocuklarına ölüm geliri olarak bin liraya yakın aylık bağlanacağını bildirdi. SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan'ın Soma'ya hareket ettiğini belirten Kuruca, 'Bu iş kazası olayıdır. Hayatını kaybedenlerin eş ve çocuklarına ölüm geliri olarak bin liraya yakın aylık bağlanacak' diye konuştu. Madende 18 yaşından küçük bir işçinin de ölü olarak çıkartıldığı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Kuruca, İş Kanuna göre 18 yaşın altındaki erkeklerin ve her yaştaki kadınların yer altı ve su altı işlerinde çalıştırılmasının yasak olduğuna dikkati çekerek, bu iddiayla ilgili soruşturma başlatılacağını bildirdi. Muhabir: Halil Şahin, Ufuk Kırabalı, Soner Kılınç | AA