Tanzanya Devlet Başkanı Magufuli, Halkını "Beyaz Adamın" Aşılarına Karşı Uyardı
İSTANBUL (AA) - Tanzanya Devlet Başkanı John Magufuli, halkı yabancı devletlerin ürettiği yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılarına karşı uyararak, 'Eğer beyaz adam aşı bulabiliyor olsaydı şimdiye kadar AIDS için aşıyı bulmuş olmalıydı.' dedi. The Citizen gazetesinin haberine göre, Geita bölgesindeki kent ormanının açılışında konuşan Magufuli, herhangi bir toplu aşılamaya başlama kararının ciddi şekilde düşünmeden alınamayacağını, bu aşıların ancak Tanzanyalı uzmanlarca onaylandıktan sonra kullanılabileceğini söyledi. Ülkesinde Kovid-19 salgını olmadığını yineleyen Magufuli, 'Aşılar tehlikelidir. Eğer beyaz adam aşı bulabiliyor olsaydı şimdiye kadar AIDS için aşıyı bulmuş olmalıydı, veremin aşısını, sıtmanın aşısını...' ifadesini kullandı. İsmini vermediği bir ülkede rahim kanseri olmaması için küçük kız çocuklarının aşılandığını ve bu kişilerin sonrasında kısır kaldığını ileri süren Magufuli, 'Sağlık Bakanlığı, her aşının ülkemiz için iyi olmadığını bilmek zorunda. Tanzanyalılar, aşı denemelerinde kullanılmama konusunda dikkatli olmak zorunda.' dedi. Kovid-19 vakalarına ilişkin verileri kamuoyuyla paylaşmayan Tanzanya, Madagaskar'ın Kovid-19'a karşı geliştirdiği bitkisel ilacı satın alan ilk ülkelerden biriydi.Magufuli'nin daha önce laboratuvara gizlice insan isimleri vererek hayvan, meyve ve yağ örnekleri gönderdiğini ve bir papaya ve keçinin sonuçlarının pozitif çıktığını söylemesi ülkede gündem olmuştu.
Uğur Batı Yazio: Küreselcilerin Yeni Ortak Dili, ‘Esperantosu’ Markalar Olabilir mi?
etiket
Bir efsane anlatılır. Efsaneye göre çok eski zamanlarda dünyada ırk farklılıkları bulunmuyormuş. Öyle ki, bütün kavimler aynı dili konuşur, bunların aralarında kavga, dövüş de olmazmış. Kader ortaklıklarının bir simgesi olarak tüm bildikleri ve sırlarını saklayacak kutsal bir bilgi kaynağı yapmak istemişler ve bir sözlük yaratmışlar. Böylece her bir kavim diğerlerinin bildiği sırları da bilir olmuş. Devamında kavimlerin bilgisi o kadar artmış ki neredeyse tanrıların bildiği her şeyi bilir olmuşlar. Tanrılar bu duruma çok kızmışlar. Tüm tanrılar gazaplarını kavimlerin üzerine yağdırmışlar. Sonuçta her bir kavim farklı bir dili konuşur olmuş, hiçbir kavim diğerinin söylediği şeyi anlayamaz hale gelmiş. Ayrıca, her bir kavmi diğerinden ayıran bir görüntü farklılıkları oluşmuş; kimisi sarı tenli, kimisi kara tenli, kimisi çekik gözlü, kimisi renkli gözlü olmuş. Birbirlerine dertlerini anlatamayan kavimler aralarında yüzlerce yıl süren savaşlar yapmışlar.
Özgür Akın Yazio: Pandemi Dönemindeki Aşı Teknolojileri ve Geliştirme Çalışmaları
etiket
Değerli Onedio okurları, dünya genelini etkisine alan koronavirüs salgını bizleri hiç alışık olmadığımız yaşam biçimlerine zorlarken, hayatımızın birçok açıdan değişimine neden oldu. Sokağa çıkma kısıtlamaları, karantina, maske ve sosyal mesafe tedbirleri virüsün küresel yayılım hızını yavaşlatmada yeterli olmadı. Herkesin gözü salgından kurtulmanın yolu olarak görülen aşı çalışmalarına çevrilirken birçok kuruluş bu alanda çalışmalara başladı.
Tunç Akkoç Yazio: Havadan mı Sudan mı? - Kovid mi Kolera mı?
etiket
Yüzyıllar boyunca hastalıklar tarihe yön vermiştir. Porfiri ve Hemofili gibi çeşitli “miras hastalıkları” kraliyet ailelerinin nüfuslarını korumalarını engellemiş ve politik liderlerin iktidarlarını kaybetmesine neden olmuştur. Buna en güzel örnek olarak Monarşi ile yönetilen İskoçya’da Kraliçe Mary’nin 1570 yılında ağır ataklar geçirdiği porfiri hastalığı verilebilir. İspanya dışında İngiliz ve Rus kraliyet aileleri, Almanya ve Birleşik Devletler de siyasal açıdan kalıtım hastalıklarından nasiplerini almışlardır.  O dönemlerde genetik hastalıkların (doğuştan hatalı genlerin) tedavisi konusunda yeterli bilgi olmadığı için yıllar boyunca milyonlarca insanın yaşamı sona ermiştir.
Dsö: Remdesivir Ve Hidroksiklorokin Kovid-19 Ölümlerini Veya Hastanede Kalış Sürelerini Azaltmadı
CENEVRE (AA) - Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 'Remdesivir' adlı antiviral ilaç, hidroksiklorokin ve AIDS tedavisinde kullanılan lopinavir/ritonavir bileşiminin, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı ölümler ve hastanede kalış süreleri üzerinde çok az etkisi olduğunu veya hiç etkisi olmadığını bildirdi.DSÖ'den yapılan yazılı açıklamada, örgüt tarafından koordine edilen Kovid-19 terapötiklerinin değerlendirildiği Dayanışma Denemesi'ne ilişkin bilgi verildi.Açıklamada, ilaç denemelerinin, 30 ülkede bulunan toplam 405 hastanede 11 bin 266 hasta üzerinde yapıldığı ifade edildi.Dayanışma Denemesi'nin geçici sonuçlarına göre, Kovid-19 hastaları üzerinde denenen Remdesivir, hidroksiklorokin ve AIDS tedavisinde kullanılan lopinavir/ritonavir bileşiminin, Kovid-19 hastalarının hastanede kalış süreleri veya hayatta kalma şansları üzerinde çok az etkisi oldu veya hiç etkisi olmadı.Hidroksiklorokin' denemelerinin, 25 Mayıs'ta, 'güvenlik endişeleri' nedeniyle geçici olarak askıya alındığını bildiren Örgüt, 3 Haziran'da ilacın denemelerini yeniden başlatmış, 3 Temmuz'da ise denemeler ikinci kez sonlandırmıştı.DSÖ'den Remdesivir'e yeşil ışık yakmıştıDSÖ Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan, 4 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, 'Remdesivir' adlı antiviral ilacın Kovid-19 tedavilerinde kullanılmasına ilişkin bir soruya 'İlacın potansiyel kullanımı için orada (ABD'de) umut sinyalleri var.' yanıtını vermişti.İlacı üreten Amerikan Gilead ilaç şirketiyle DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus'un en üst düzeyde doğrudan görüştüğü bilgisini aktaran Ryan, ilacın küresel çapta 'dayanışma' denemelerinin başlayacak olmasından memnuniyet duyduklarını kaydetmişti.ABD Başkanı Donald Trump, ABD Gıda ve İlaç İdaresinin (FDA), Kovid-19 tedavisi için Amerikan Gilead ilaç şirketinin ürettiği 'Remdesivir' adlı antiviral ilaca 'acil durum onayı' verdiğini duyurmuştu.