Atatürk’ün “Bütün Ümidim Gençliktedir!” Sözüyle Aslında Kastettiği 10 Şey
Hepimizin ezbere bildiği Gençliğe Hitabe'de anlatmıştı aslında Ulu Önder Atatürk gençlikten beklentisini. Fırsat bulduğu her an gençliğin ne kadar önemli olduğundan bahsetti, 'Bütün ümidim gençliktedir!' dedi.Biz de Atatürk'ün ümitle baktığı gençlikten aslında ne beklediğini bu içerikte anlatalım istedik.
Ulu Önder Atatürk’ün Gençlere En Çok Değer Veren Lider Olduğunun 7 Kanıtı
Dünyada milletine en çok değer vermiş gelmiş geçmiş en büyük lidere sahip olmanın onurunu hep yaşıyoruz.Fakat o öyle bir lider ki; fikirlerini, eserlerini, geleceğe dair umutlarını en çok gençlere armağan etmiş, gençlere sonsuz bir değer vermiş ve onun gençlere açmış olduğu bu yol hala gençlere ışık saçmaya devam ediyor.
100. Yılında 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramının Önemi
19 Mayıs 1919, her Türk vatandaşının az çok bildiği bir tarihtir. Bu tarih, Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a ayak basarak, ülkenin ve ordunun durumu üzerine ilk gözlemlerini yaptığı ve bugünlerin temelinin atıldığı bir tarihtir. Aynı zamanda Atatürk'ün eseri Nutuk da bu tarihte başlar. Biz bu yazımızda, 19 Mayıs tarihini ve bayramını çok fazla teferruata girmeden, herkesin anlayabileceği biçimde, önemli noktalarıyla ele almaya çalışacağız.Bütün vatandaşlarımızın 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını kutlar, nice bayramları birlik ve beraberlikle kutlamayı temenni ederiz.
14 Madde ile Bir Kurtuluş Mücadelesinin Başladığı Gün: 19 Mayıs 1919
Ülkemiz, Osmanlı İmparatorluğu topraklarında gözü olan Avrupa devletleri tarafından bahanelerle işgal edilmeye başlanmıştı... Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kurtuluşun Anadolu topraklarında olduğuna inanıyordu. Bu sebeple 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Samsun’a doğru yola çıktı. 19 Mayıs 1919 Samsun’a ayak bastı.
Siyasi Parti Reklamları Hakkında Onedio’dan Kamuoyu Açıklaması
Bir süredir 31 Mart Yerel Seçimleri'nden önce bazı siyasi parti reklam içeriklerini yayınladığımız için eleştiriliyoruz. Bu durumlar için kendi içimizde kullandığımız tabir “hücum”. Sıklıkla kullanılan linç sözüyse, kavramın çıplak anlamına direkt maruz kalanların ödediği ağır bedeller düşünüldüğünde kullanmayı tercih etmediğimiz bir söz.Uğradığımız hücumdan elbette memnun değiliz ama şikayet de etmiyoruz. Şikayet etmiyoruz çünkü takipçilerimizin olmamız gereken yere ilişkin hassasiyeti, sırtımızda hissetmekten rahatsız olmayacağımız bir sopa.Elbette çok fazla yalan ve yanlış iddia, gerçekliği sorgulanmadan doğru kabul edilenler üstünden yapılan ağır ithamlar, aşırı bilgi eksikliği, yüksek paylaşım alma ve dijital personası için moral üstünlük kurma şehveti de var. Her türlü sosyal medya hücumunun bu şekilde geliştiğinin bilincindeyiz. Bu bize özel yapılmıyor, her hücumun temel dinamikleri bunlar. Bizi bu dijital ortam, kültür büyüttü ve yine bu ortam, ne yazık ki, böyle işliyor. Bu hücum nedeniyle kimseye dava açacak halimiz yok. “Biz bu kaldırımların emzirdiği çocuğuz'.Evet, geçtiğimiz seçim sürecinde, ilk kez, siyasi partilerin reklamlarını kabul ettik. Bu içeriklerin hepsi 31 Mart'tan önce yayına girdi, 31 Mart'ta yayından kalktı. Siyasi partiler de markalar reklamlarında ne yapıyorsa onu yaptı: Kendilerini övdüler. Biz de içeriklerin başında bu içeriklerin editoryal içerik olmadığını açıkça belirttik ve sonuna özellikle uyarılarımızı ekledik. Kampanya bitince de tüm içerikleri yayından kaldırdık. Yani 31 Mart'tan sonra bu içeriklere site içinden erişim kapatıldı. Seçim yenilenme kararı alındı, ama hiçbir içerik tekrar yayına alınmadı. Yani sosyal medyada dolaşan görseller, yayından kalkmış içeriklere ait. Bu, bizim her türlü reklam/içerik çalışmamızda standart olarak uyguladığımız prosedür.Bizim kırmızı çizgimiz ırkçılık ve şiddet karşıtlığı, insan hakları, kadın hakları, ekolojik sürdürülebilirlik, cinsel yönelim özgürlüğü, ifade özgürlüğü, eşitlik, aydınlanma idealleri ve hayvan haklarıdır. Bu değerlerle çelişen içerikleri ve reklamları yayınlamayız. Bütün siyasi partiler de bu prensibimiz çerçevesinde hareket edebilecekleri alanları kullandılar.