article/comments
article/share
Haberler
Yerin 200 Metre Altına İnşa Etmişlerdi: 7 Dev Türbini Kilitleyen İnanılmaz Hata

Yerin 200 Metre Altına İnşa Etmişlerdi: 7 Dev Türbini Kilitleyen İnanılmaz Hata

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Yeni Zelanda’nın milli park sınırları içinde, yerin 200 metre altına inşa edilen ülkenin en büyük hidroelektrik santrali Manapōuri, mühendislik tarihine geçecek büyük bir hata ile sarsıldı. Yan yana kurulan 7 dev türbin tam kapasite çalıştırılmak istendiğinde, hesaplanamayan basit bir fizik kuralı neredeyse tüm tesisi sular altında bırakıyordu.

Kaynak

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Yeni Zelanda'nın Güney Adası'ndaki Fiordland Milli Parkı'nda yer alan ve 1971 yılında tamamlanan Manapōuri Hidroelektrik Santrali, döneminin en çılgın mühendislik projelerinden biriydi.

Yeni Zelanda'nın Güney Adası'ndaki Fiordland Milli Parkı'nda yer alan ve 1971 yılında tamamlanan Manapōuri Hidroelektrik Santrali, döneminin en çılgın mühendislik projelerinden biriydi.

Sert kayalar oyularak yerin tam 200 metre altına inşa edilen bu dev yeraltı santrali, 850 megavatlık (MW) kurulu kapasitesiyle ülkenin sanayisine yön vermek üzere tasarlandı. Ancak mühendislerin hesaba katmadığı küçük bir detay, dev tesisi adeta kilitledi.

1964 yılında inşasına başlanan ve o dönem için astronomik bir rakam olan 135,5 milyon dolara mal olan projede tam 8 milyon çalışma saati harcandı. Yapım sürecinde 18 işçinin hayatını kaybettiği devasa makine dairesini inşa etmek için yer altından tam 1,4 milyon ton kaya çıkarıldı.

Mühendisler, 111 metre uzunluğunda, 18 metre genişliğinde ve 39 metre yüksekliğinde dev bir yeraltı salonu yarattılar ve buraya tam 7 adet devasa türbin-jeneratör yerleştirdiler.

Mühendisler, 111 metre uzunluğunda, 18 metre genişliğinde ve 39 metre yüksekliğinde dev bir yeraltı salonu yarattılar ve buraya tam 7 adet devasa türbin-jeneratör yerleştirdiler.

Plan kusursuz görünüyordu: Manapōuri Gölü’nden dikey borularla düşen su bu 7 türbini döndürecek, ardından 10 kilometrelik dev bir deşarj (kuyruk suyu) tüneliyle denize (Deep Cove) dökülecekti.

Santral 1972 yılında tam kapasiteyle devreye alındıktan kısa bir süre sonra mühendisler korkunç bir gerçeği fark etti. 7 türbin birden çalıştırıldığında, tünelden tahliye edilen su ile tünelin kaya duvarları arasındaki sürtünme gücü beklenenden çok daha yüksek çıkmıştı.

Bu durum şu ölümcül sonuçları doğurdu:

Bu durum şu ölümcül sonuçları doğurdu:
  • Hidrodinamik Basınç Düştü: Aşırı sürtünme nedeniyle suyun tahliye hızı yavaşladı ve tüneldeki su seviyesi yükselmeye başladı.

  • Su Baskını Riski: Eğer santral tasarlanan 700 MW tepe kapasitesine çıkarılsaydı, geri tepen sular yeraltındaki dev makine dairesini tamamen sular altında bırakacaktı.

  • Kapasite %16 Düştü: Mühendisler sistemi korumak adına santralin çıkış gücünü güvenli sınır olan 585 MW seviyesinde sabitlemek zorunda kaldı. Dev tesis, kendi hatası yüzünden tam kapasiteyle çalışamaz hale geldi.

Aslında hükümetin bu tıkanıklığı aşmak için bir B planı vardı: Göl seviyesini 8 metre yükselterek suyun basıncını (düşüş yüksekliğini) artırmak.

Aslında hükümetin bu tıkanıklığı aşmak için bir B planı vardı: Göl seviyesini 8 metre yükselterek suyun basıncını (düşüş yüksekliğini) artırmak.

Ancak bu plan, Yeni Zelanda tarihinin en büyük çevre hareketini başlattı. 'Manapōuri'yi Kurtarın' kampanyası kapsamında gölün doğal yapısının bozulmasına karşı tam 264.907 imza toplandı. 1972 yılında geri adım atan hükümet, göl seviyesini yükseltmeme kararı aldı. Bu karar, hem doğayı kurtardı hem de mühendisleri tünel sorunuyla baş başa bıraktı.

Mühendislik hatası yüzünden onlarca yıl kısıtlı kapasiteyle çalışan santrali kurtarma operasyonu ancak 1997 yılında başlayabildi. Çözüm basitti ama uygulaması bir o kadar zordu: İkinci bir tahliye tüneli açmak.

2002 yılında tamamlanan, 10 metre çapındaki ve yine 10 kilometre uzunluğundaki ikinci tahliye tüneli sayesinde suyun çıkış yolu rahatlatıldı.

2002 yılında tamamlanan, 10 metre çapındaki ve yine 10 kilometre uzunluğundaki ikinci tahliye tüneli sayesinde suyun çıkış yolu rahatlatıldı.

Sürtünme direnci kırılınca hidrodinamik yük arttı ve türbinler daha fazla su harcamadan çok daha yüksek verimle çalışmaya başladı. Bu sayede santralin kapasitesi nihayet 850 MW seviyesine ulaştı.

Yaşadığı tüm tasarım krizlerine ve çevre mücadelelerine rağmen Manapōuri Hidroelektrik Santrali, Yeni Zelanda'nın en büyük mühendislik başarılarından biri kabul ediliyor. Bu devasa yeraltı tesisi, geçtiğimiz yıllarda Yeni Zelanda Mühendislik Kurumu tarafından 'Mühendislik Mirası' listesine alınarak onurlandırıldı.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
Erciyes Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunuyum. Mezuniyetimin ardından medya ve içerik üretimi alanında çeşitli eğitimler alarak kendimi geliştirdim. 2020 yılından itibaren editörlük ve muhabirlik gibi farklı pozisyonlarda çalışarak medya sektöründe aktif rol aldım. 2024 yılı itibariyle de Onedio'da görev alıyor, gündemin en çok konuşulan konularını en hızlı ve en doğru şekilde okuyucularla buluşturmayı hedefliyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın