Görüş Bildir

Yaşam Enerjinizi Sömüren Toksik Aşk ve Arkadaşlık İlişkilerini Tespit Etmenin Yolları

Anasayfa > Keşfet

Sosyal ve duygusal destek sağlayan arkadaşlar, yalnızlığı hafifletir. Başınızı güvenle yaslayacağınız bir sevgili ise hayattan daha fazla zevk almanızı sağlar. Şimdi, madalyonun diğer yüzünü çeviriyor ve zehirli ilişkileri mercek altına alıyoruz. Sizi kum torbası gibi kullanan bir dosta veya sevmek için sürekli sizi değiştirmeye çalışan bir sevgiliye sahipseniz üzgünüz; ancak toksik bir ilişki yaşıyorsunuz. Bu enerji vampirleri, ruhunuz bile duymadan tüm neşenizi sömürebilir. Bununla da yetinmeyip her zaman daha fazlasını sadece kendileri için isterler. Şüpheleniyor ancak emin olamıyorsanız toksik bir ilişki yaşadığınızı gösteren işaretlere ihtiyacınız var. İşte, 'Kapı açık, arkanı dön ve çık!' diye haykırmanızı gerektiren ve toksik ilişkileri ele veren o işaretler...

Takılıyorum canım, alınmıyorsun değil mi?

Takılıyorum canım, alınmıyorsun değil mi?

Hiç sanmıyoruz. Şaka görünümlü, aşağılayıcı sözlerle sizi adeta yere seren bir arkadaşınız varsa bu, zehri damardan alıyorsunuz demek. Üstelik bir de bu küçümseyici sözleri kanıksamaya başladıysanız arkadaşlığınız kesinlikle sağlıklı değil. Unutmayın gerçek bir arkadaş, en zıt düştüğünüz durumlarda bile sizi içten ve nazik bir şekilde uyarıp ardından aldığınız karara saygı duyar. Kendini daha iyi hissetmek için üzerinize basarak yükselmez.

Üzgünüm ama sen de çok abartıyorsun!

Üzgünüm ama sen de çok abartıyorsun!

Toksik arkadaşlar, davranışlarından duyduğunuz rahatsızlığı dile getirdiğinizde omuz silker. İncindiğinizi her ifade edişinizde özürlerini bir 'ama' cümlesi takip eder. 'Böyle hissedeceğini bilmiyordum, pardon ama bu aralar sen de biraz hassas mısın?' gibi cümleler ile suçu sizin üstünüze yıkmaya çalışırlar. Benzer şekilde, bu sağlıksız arkadaşlık ilişkisinde sınırlarınıza da saygı duyulmaz. Eşyalarınız sizden izinsiz kullanılır, ödünç alınanlar kaybedilir.

Kusura bakma, arayamadım.

Kusura bakma, arayamadım.

Hani 'kara gün dostu' diye bir deyim var ya; işte, toksik arkadaşlar bunun tam tersini hissettirir. Bu arkadaşlar işleriniz yolundayken, neşe içinde hayatı yakalıyorken hep yanınızda olur. Yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmez, eğlencede sınır yoktur. Zor bir anınızda, desteğe ihtiyaç duyduğunuzda ise onlara ulaşamazsınız. Aramadıkları gibi ölü taklidi yaparak buhar olurlar. Daha beteri, olur da nasıl olduğunuzu sorarlarsa yaşanır. Siz konuşmaya başlamadan önce büyük bir ustalıkla konuyu kendilerine çevirir, son dönemlerde ne kadar zorlandıklarından bahsederler. Toksik davranış biçimine sahip arkadaşlar, ortak bir özellik taşır. Bu kişiler için hayat, ben merkezli yaşanır.

Bence böyle giyinmemelisin, şu saçlardan kurtulmanın zamanı gelmedi mi?

Bence böyle giyinmemelisin, şu saçlardan kurtulmanın zamanı gelmedi mi?

Neden arkadaşlığa ihtiyaç duyarız, hiç düşündünüz mü? 'İnsan, sosyal bir varlık' klişesinin bir adım ötesini düşünmeye çalışın. Ortak noktaları paylaşmak güzel olsa da insanlar farklılıklar sayesinde gelişir. Gerçek bir arkadaş, sizi olduğunuz gibi sever. Arkadaşlar kendinize zarar verdiğinizi düşündüklerinde müdahale eder elbette; ancak kişiliğinizden ödün vermeniz için baskı yapmaz. Düzeltilmeye ihtiyacınız olduğunu düşünerek sürekli kusurlarınızdan bahsetmez, olmadığınız biri gibi davranmanızı istemez. Bu, toksik insanların arkadaşlığı yeterince zor değilmiş gibi bir de sevgili varyasyonları mevcut ama onları da şıp diye tanıyabilirsiniz.

Kendinizi kayıp hissediyor musunuz?

Kendinizi kayıp hissediyor musunuz?

Manipülasyon bir okul olsaydı toksik sevgililer, kesinlikle üstün başarı ile mezun olurdu. Her şeyi planlayan ve kontrol eden bu sevgili için, kendi istekleri ön plana çıkar. Bu zehirli aşk hikayesinde kendinizi sürekli birini mutlu etmek için hoşlanmadığınız şeyleri yaparken bulabilirsiniz. Gitmek istemediğiniz yerlere gider, hoşlanmadığınız insanlarla vakit geçirirsiniz. Aslında iç sesiniz 'Ne yapıyorum ben?' diye sizi uyarır. Ancak kuruntu yaptığınıza ikna edilirsiniz. Ne de olsa malum kişi bir ikna ustası, öyle değil mi? Şimdi aynanın karşısına geçmenin zamanı geldi. Gözlerinizin içine bakın ve şu soruları dürüstçe yanıtlayın:

Bu ilişkide değer görüyor muyum? İsteklerim önemseniyor mu? Alınan kararlarda bir hükmüm var mı, yoksa sadece onaylıyor muyum?

Bir öfke bulutu içinde yaşıyor olabilir misiniz?

Bir öfke bulutu içinde yaşıyor olabilir misiniz?

'Aman, tadımız kaçmasın Ali Rıza Bey' repliği hayat mottonuz olmasın. Sağlıklı çatışma, ilişkiyi güçlendirir. Ancak her yaptığınız sevgilinizi/eşinizi çileden çıkarıyor, öfke krizlerine sokuyorsa aman dikkat! Kronik kızgın bir sevgili için sürekli darbe emici rolü oynuyor olabilirsiniz. Bunun yanı sıra üzerinizde kurulan hakimiyet ve kırıcı sözlerle sıkça eleştirilme, sizde de öfke yaratabilir. Bastırdığınız bu öfke içten içe sizi yiyip bitirir. Tanıdık geldi mi?

"Bakışarak anlaşmayı geçtim, konuşamıyoruz bile!" diyor musunuz?

"Bakışarak anlaşmayı geçtim, konuşamıyoruz bile!" diyor musunuz?

Kabul ediyoruz bitmek bilmeyen konuşmalar kavgaya dönüşerek ilişkileri tüketir. Ancak iletişim kuramamak da ilişkinin temeline bir dinamit yerleştirir. Baş başa kaldığınız zamanlarda, uzun sessizliklerde kafa sesiniz hiç susmuyorsa Elvis binayı çoktan terk etmiş olabilir. Ayrıca toksik ilişkilerde nezaket, erkenden son kullanma tarihini doldurur. Toksik davranışlar gösteren sevgiliniz, konuşmak istediğinizde 'anlat canım dinliyorum ben' tavrı takınabilir. Cep telefonunu kurcalarken gerçekten tüm dikkatini size verdiğinden emin misiniz? Özellikle duygularınızdan bahsetmeye çalıştığınızda sıkılıyorsa, dikkat sensörünüz alarm vermeli. Alaycılık ve eleştiri içeren sözlere düşmanca tavırlar eşlik ediyorsa, bu ilişkiyi ciddi ciddi gözden geçirmeniz gerekli.

Nereden buluyorum bu arızalı tipleri ben?

Nereden buluyorum bu arızalı tipleri ben?

İçinizi kemiren bu soruyu yüksek sesle sorabiliyorsanız tebrikler! Toksik ilişki biçimine bağımlı olduğunuzun farkına varıyorsunuz. Hepimiz çocukluğumuzda gördüğümüz ilişki biçimlerinin izini süreriz. Sağlıksız ilişkileri örnek alarak büyüdüyseniz arızalı tipleri tercih ediyor olabilirsiniz. Çalışmadan tüm gününü video oyunlarının başında geçiren bir koca, muhtaç ve korunmasız görünerek bağımlı kalan bir eş hayatınızı işgal edebilir. Biraz da iğneyi kendinize batırmanın zamanı geldi. Uyuyan güzeli uyandıran prens ya da saçını süpürge eden cefakâr ana rolünü benimsemiş olabilirsiniz. Otomatik olarak yerleşen seçimleriniz, sizi toksik ilişkilere sürüklüyor olabilir. Bu sağlıksız rollerde takılıp kalmaya devam ederseniz, hayat veren ve karşılıklı destekleyen bir ilişki yaşamanız zor. Kendi değerinizi bilin ve bu değere layık olan insanlara hayatınızda yer açın.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
2
1
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?