Tarık Akan'ın 'Yol' Filmi Setindeki Atla Yaşadığı Anısı ve Filmden Çıkarılan Sahne

Sanat-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Türk sinemasının en cesur filmlerinden biri olan ve sinemamıza ilk Altın Palmiye'yi kazandıran filmdir Yol. Bu anıyı ister sadece bir Tarık Akan hayranı olarak okuyun, ister bir hayvan sever olarak, hem filmde hem de bu anıda en net olan, dönemin ağır şartları.

Tarık Akan, sahne gereği atı öldürecek ve donmamak için atın içine girecekmiş.

Fakat, set sırasında atla fazla vakit geçirmiş ve aralarında duygusal bir bağ oluşmuş.

Atın vurulacağı sahne çekilecekken ata uyuşturucu iğne yapılmış ama at çok zor düşmüş.

Sıra atın vurulma sahnesine gelince Tarık Akan "İmkanı yok yapamam" diyerek çekimi durdurmuş.

Atı gerçekten vurması gerekiyormuş.

Yılmaz Güney'in yeğeni Tarık Akan'ın kıyafetlerini giyerek onun yerine geçmiş ve o sahne Yılmaz Güney'in yeğeniyle çekilmiş.

Dönem siyasi açıdan oldukça karmaşık olduğundan kurşun sıkmak için izin almaları gerekmiş. Bu sebeple, gözetim altında sıkılmak üzere tek bir kurşun verilmiş.

Fakat at tek kurşunla ölmemiş. Atın acı çektiğini gören Tarık Akan iyice gerilmiş.  Hem Tarık Akan'ın hem de yöre halkının ısrarıyla ekibe 3 kurşun daha verilmiş ve at öldürülmüş.

Başta Tarık Akan olmak üzere tüm ekibin çok kötü bir gün geçirmesine sebep olan bu sahne filmden çıkarılmış.

Çünkü sahne hava kararmak üzereyken çekilmiş, görüntü fazlasıyla karanlıkmış. Gece de kurtlar atı parçalayacağından çekimi bir sonraki güne bırakamamışlar. 

Sette yaşananlar da film kadar kalp acıtıyormuş.

Gerçekten esin kaynağı olmuş mudur bilemiyoruz ama buradaki at maketmiş :)

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
balthazar

Yılmaz Güney'in oyunculuktan yönetmenliğe geçişi Türk Sineması için olumsuz anlamda dönüm noktasıdır.

jsy

Neden ?

balthazar

Lütfi Akad, Metin Erksan, Ömer Kavur gibi Avrupalı yönetmenlere kafa tutabilecek yönetmenler varken oyunculuğundan gelen şöhretinden yararlanıp saçma ideolojisini abartılı şekilde yansıttığı için. Ayrıca ironiktir Türk Sinemasına sade oyunculuğu getiren adam yönetmen ve senarist olarak çok abartılı bir dil kullanmış.

jsy

Teşekkürler paylaştığın için ama ben öyle düşünmüyorum.

balthazar

Senin düşüncen nedir?

jsy

Yılmaz Güney normal bir yönetmen değildi. Hayatı gibiydi sanat yaşamı da. Sert ve gerçek. Saçma ideolojisini abartılı yansıtıyordu diyorsun mesela, filmlerinde yansıttığı acılar ne eksik ne de fazladır. Amacı hayatın içindeki acıyı birebir yansıtmak olduğu için bulacağın şey de budur. Ha o gerçekler sana abartılı gelmiş olabilir, belki çok görmemişsindir şahit olmamışsındır. Güney'in kimliğinden ve agresif tarzından dolayı bir antipatin olabilir orasını bilemem. En prestijli ödüllerden bir tanesi olan Altın Palmiye almış bir insan sonuçta. Bu da senin eleştirilerini evrensellikten uzak ve bireysel arzularına dayalı hale getiriyor.

balthazar

Yaptığım eleştiriler bireysel zevklerimden bağımsız değil tabi ki ama ödüllerin o kadar da ciddiye alınacak bir yanı yok. O zaman hep önceliği ödüllü filmlere verelim ilk onları izleyelim. Hem film yönetmene aittir düşüncesine göre Yol filmi Şerif Gören filmi. Kurtlar vadisini eleştirirsin bunlar Türkiye'nin gerçekleri denir. Samanyolu dizilerini eleştirirsin hayatın gerçekleri denir. Ama benim ilgilendiğim gerçekleri yansıtma biçimi. Yılmaz Güney'in anlattığı yerlerde doğdum orayı da insanlarını da her şeyi nasıl abarttıklarını da iyi bilirim.

jsy

Açıkcası karşımda bilgili birisi var diye düşünmüştüm ta ki Yol filmine Şerif Gören filmi diyene kadar.

jsy

Yılmaz Güney hapiste yazmış ve hapisten yönetmiştir. Şerif Gören O'nun gözü kulağı olmuştur Yılmaz Güney'in isteği doğrultusunda çekmiştir filmi. Filmin son işlerini ise hapis sonrası halletmiştir Güney.

balthazar

Açık buldum saldırayım diyorsun yani. Dediğim gibi bir yapımın ödüllü olması benim için çok önemli değil. İzlediğim filmlere hiç ödül almış mı diye bakmıyorum. Açık konuşayım dediğim gibi ben de doğu tarafında doğdum bir süre yaşadım da bu insanların konuşmalarını dert yanmalarını falan bilirim. Adam karşımda konuşuyor. Agresif, doğru düzgün konuşamıyor zaten kelime dağarcığı da çok zayıf. Ee bir de bir ton duygu sömürüsü falan filan. İşte Yılmaz Güney filminde tam olarak o havayı seziyorum. Ne zaman bir Yılmaz Güney filmi izlesem tepemde biri zırvalıyormuş gibi hissediyorum.

jsy

İyi böyle devam et ne diyebilirim ki..

balthazar

Bir şey deme sinema konusundaki cehaletini aş.

jsy

: )

miralay-ra

sizin çekeceğiniz filmi sikiim ben orospu çocukları..o karın kışın soğuğun ortasında zavallı yorgun argın hayvana kendini kilometrelerce taşıt bağ kur güvenini sevgisini kazan sonra sikik bir film için kafasına tek kurşun sıkıp can çekişerek ölememesini izle..yapacağınız filmin makarasını sikeyim

Başlıklar

AltınTarık AkanUyuşturucu
Görüş Bildir