Tanju Özcan: "İster Öcalan Serbest Kalsın, İsterlerse Mültecileri Doldursunlar Evimde Kedi Gibi Oturacağım"
Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Tanju Özcan, 4'ü tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yaptı. Duruşma, mahkeme salonuna dönüştürülen Sosyal Bilimler Lisesi'nde görülürken Özcan, Ankara Sincan Cezaevi'nden SEGBİS ile bağlandı. Özcan'ın savunmasının son bölümünde söyledikleri ise dikkat çekti.
Bolu soruşturmasında 19 sanık yargılanıyor.
Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 28 Şubat sonrasında farklı tarihlerde düzenlenen operasyonlarda Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Sarıyıldız ve Aydan Özdemir, Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal, belediyenin Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve Bolu Manavlar Odası Başkanı Mustafa Altındal tutuklandı. Dava sürecinde Leyla Beykoz, Aydan Özdemir, Naim Ayhan ve Cihan Tutal tahliye edildi.
Bolu 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın üçüncü duruşması bugün başladı. Duruşma, mahkeme salonuna dönüştürülen Sosyal Bilimler Lisesi'nde yapılırken Tanju Özcan ile Süleyman Can, tutuklu bulundukları Ankara Sincan Cezaevi'nden SEGBİS ile uzaktan bağlandı.
Savcı Özcan için 217 yıla kadar hapis istedi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianamede Özcan'ın her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle 6 kez icbar suretiyle irtikap, 3 kez irtikaba teşebbüs, 34 kez nitelikli dolandırıcılık ve 1 kez rüşvet suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can için 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, BOLSEV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız için ise 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis istendi.
Geçen ay görülen ikinci duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, Özcan için 32 mağdura karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak zincirleme icbar suretiyle irtikap, icbar suretiyle irtikapa teşebbüs ve rüşvet alma suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası talep etti. Mütalaada diğer 18 sanık için de değişen oranlarda hapis cezası istenirken, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamı talep edildi.
Özcan savunmasında belediyenin büyüdüğünü söyledi.
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapan Özcan, duruşmaya ısrarla gelmek istemesine rağmen getirilmediğini ve yüz yüze savunma hakkının elinden alındığını belirtti. Özcan, belediyenin kendi görev süresinde dolar bazında yüzde 109 büyüdüğünü, yedi yıllık başkanlığında yalnızca bir kez yurt dışına çıktığını ve her zaman en başarılı belediye başkanı seçildiğini söyledi.
BOLSEV Vakfı'nı da görevinin dışında bir şeyler yapabilmek için kurduklarını anlatan Özcan, vakıf aracılığıyla yüzlerce öğrenciye burs verdiklerini ve para biriktirip huzurevi yapmayı planladıklarını belirtti. Özcan, vakfın paralarının nereden geldiğinin ve kimin için harcandığının belli olduğunu, bir kuruşunun bile cebine girdiğini söyleyen olmadığını ifade etti.
Belediyeye karşı algı operasyonu yapıldığını savunan Özcan şu sözleri kullandı:
'MASAK'a sormuşlar, gözaltına alındıktan sonra tutuklu ve tutuksuz olanların hesap kayıtlarına bakmamış ve şüpheli hesap hareketi yok. Bu neden iddianamede yok? Zenginden alıp fakire verdik. Türkiye'nin en kirli belediyelerinden biri olarak gösteriliyoruz. 10 tane operasyon yapılıp algı yapılıyor, belediye çalışamaz hale getiriliyor.'
Özcan market ve kurban iddialarını reddetti.
Marketlerden vakıf için para alındığına ilişkin iddialara da yanıt veren Özcan, belediyede yapılan toplantının iddianamede ve mütalaada tarihinin net olmadığını söyledi. Özcan'a göre reklam bedelleri market sahiplerine dağıtılmış, öğrencilere yardım yapılacağı söylenmişti. Özcan, BOLSEV için reklam anlaşması yaptıklarını kabul ederek marketlerin reklam verdiğini, kendilerinin de reklam pastasından pay almak istediğini belirtti ve savcının irtikap iddiasına şu sözlerle karşılık verdi:
'İrtikap yapacaksınız ve bunu yazılı şekilde yapacaksınız. İcbar edilecek insan var, edilmeyecek insan var. Biz onlara üst yönetimlere teklifimizi iletin diye verdik. Burada icbardan söz etmek mümkün değil. İrtikap suçunda 2 gram sinekten 5 kilo yağ çıkarmaya çalışmış savcı.'
Öğleden sonraki oturumda BOLSEV adına toplanan kurban bağışı iddiasını da değerlendiren Özcan, kendisinin bu olayla bağının Ali Sarıyıldız'ın ifadelerinden kaynaklandığını, Sarıyıldız'a talimat vermediğini ve telefon kaydı bulunmadığını söyledi. Özcan, 13 bin TL için 15 yıl ceza istendiğini, 34 mağdurun hiçbirinin şikayetçi olmadığını belirterek şunları kaydetti:
'Türkiye'de hiç şikayetçisi olmayan dolandırıcılık davası var mı? Burada dolandırıcılık suçunun unsurları yok. 20 milyar dolar fon vurgunu yapanların hala dolandırıcılık mı SPK kanununa muhalefet mi diye tartışılıyor. Burada beraat verilmesi gerekirken yargılanıyoruz.'
Özcan serbest kalırsa evde oturacağını söyledi.
Özcan, savunmasının son bölümünde serbest kalmak istediğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
'Serbest kalmak istiyorum. Oğluma kız istemek istiyorum. Suya sabuna dokunmadan evde kedi gibi oturacağım. İsterse Öcalan'ı çıkarsınlar isterlerse mültecileri doldursunlar umurumda değil. Evimde kedi gibi hiçbir şeye karışmadan oturacağım.'
Savunmasının başında da 'Ortada suç yok, beraat kararı vereceğinize inanıyorum' diyen Özcan'ın ardından avukatları savunma yaptı. Duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın