Son Sözü Kadınların Söylediği, Geleneklerine Sıkı Sıkıya Müslüman Bağlı Topluluk: Tuareglerin Hikâyesi
Sahra'da 4-5 milyon kişilik nüfusuyla yaşayan Tuaregler, son sözün kadında olduğu Müslüman topluluklardan biri olarak biliniyor. Soy anne üzerinden ilerliyor, çadır ve içindeki eşyalar kadının mülkü sayılıyor, peçeyi ise kadınlar değil erkekler takıyor. Berberi kökenli bu topluluğun birbirine sıkı sıkıya bağlı gelenekleri, kadının toplumdaki yerini dünyanın pek çok yerinden farklı kuruyor.
[Kaynak: Wikipedia, Encyclopedia.com]
Tuaregler yalnızca tek bir ülkenin değil, Sahra boyunca uzanan koca bir kuşağın insanları.

Berberi dillerinden Tamaşek'in lehçelerini konuşan Tuaregler, Nijer, Mali, Burkina Faso, Libya, Cezayir ve Moritanya'ya yayılmış durumda. Wikipedia'daki tahminlere göre Nijer'de yaklaşık 2,79 milyon, Mali'de ise 705 bin kadar Tuareg yaşıyor.
Bin yılı aşkın süredir develerle çölü aşan topluluğun kendine ait bir yazı sistemi de var: Tifinagh.
Soy zinciri anne kolundan yürüyor, çadır da içindeki her şey de kadının mülkü sayılıyor.
Tuareg toplumunda bazı haklar, statüler ve mülkler hâlâ anne soyundan geçiyor. Özellikle develer ve diğer sürüler annenin tarafından kızlara miras kalıyor; kadın evlenirken bunları çeyiz olarak getiriyor ve ömür boyu kendi malı sayıyor.
Çadır da kadının. İçindeki eşyalar da. Evlilik biterse çadırı terk eden erkek oluyor, kadın ise malını mülkünü olduğu yerde tutuyor. Wikipedia'ya göre bu düzenin üzerine zamanla İslam'ın ataerkil değerleri eklenmiş, ancak anne soyuna dayalı yapı tamamen silinmemiş.
Bir zamanlar tamamen göçebe olan halk, bugün yarı göçebe bir hayata geçmiş durumda.
Bin yılı aşkın süre Sahra'nın kum denizinde kafilelerle yol alan Tuaregler, günümüzde çoğunlukla mevsime göre yer değiştiren yarı göçebeler olarak yaşıyor. Hayvancılık ve kervan ticareti hâlâ hayatın bir parçası; ancak kalıcı yerleşimler de artık olağan.
İslam'ı Orta Çağ'da benimseyen Tuaregler bugün büyük oranda Maliki mezhebinden Sünni. Yine de topluluğun gündelik hayatındaki kadın ağırlığı, bölgedeki komşularından belirgin biçimde ayrışıyor.
Kadınlar değil, erkekler peçe takıyor: Sahra'nın 'mavi adamları'.
Tuareg erkeklerinin başına ve yüzüne sardığı, çoğunlukla çivit mavisi renkli kumaşa tagelmust deniyor. Genç bir erkek için bu örtüyü ilk kez takmak, erkekliğe geçişin ve evlenmeye hazır olmanın simgesi sayılıyor. Çivit boyası ciltte de iz bıraktığı için topluluk 'Sahra'nın mavi adamları' olarak anılıyor.
Kadınlar ise yüzlerini örtmüyor. Antropologların nedenini sorduğu erkeklerin yanıtı kısa: 'Güzel olan kadınlar. Yüzlerini görmek istiyoruz.'
Boşanmada her şey kadında kalıyor, erkek yalnızca devesini alıp annesinin evine dönüyor.
Develer Sahra'nın en değerli varlığı. Araştırmacıların aktardığına göre boşanma kararı verildiğinde çadır ve ev eşyaları kadında kalıyor, erkeğin yanına alabildiği tek şey devesi oluyor ve adam annesinin evine bu hâliyle dönüyor.
Boşanmış bir kadın toplum içinde dışlanmıyor. Ailesi bazı topluluklarda 'boşanma partisi' düzenleyip kızının yeniden evlenebileceğini herkese duyuruyor.
Soylu, vasal, zanaatkâr: Katmanlı bir toplumda bile kadınların mülk ve miras hakkı sürüyor.
Geleneksel Tuareg toplumu soylular, vasallar, zanaatkâr kastı, çiftçiler ve eskiden köle statüsündeki gruplardan oluşan katmanlı bir yapıya sahip. Fotoğraftaki gibi zanaatkâr kastından kadınlar da bu düzenin ayrılmaz bir parçası.
Wikipedia'ya göre kabile liderliği çoğunlukla amcadan değil, kız kardeşin oğluna, yani anne soyuna geçiyor. Yönetim erkeklerin elinde görünse de miras çizgisini belirleyenler kadınlar oluyor.
Sürüler kadının çeyizi ve geçim kaynağı: Keçi de deve de anne soyundan kızlara geçiyor.
Tuareg ailelerinin geçimi büyük oranda sürülere dayanıyor. Kadınlar, annelerinden gelen hayvanlara evliliklerinde de sahip çıkıyor ve bunlar boşanma durumunda da onların malı olarak kalıyor.
Bu ekonomik bağımsızlık, kadının sözünün neden bu kadar güçlü olduğunu da açıklıyor: Evlenip evlenmeyeceğine, kimle yaşayacağına ve ne zaman ayrılacağına karar verecek maddi güce sahip.
Libya'dan Mali'ye uzanan çöl kuşağında Tuareg kimliği, ortak dil ve ortak gelenekle ayakta duruyor.
Libya'da yaşayan Tuareglerin sayısının 100 bin ile 250 bin arasında olduğu tahmin ediliyor. Sınırlar, farklı devletler ve yüzyıllık çatışmalar topluluğu parçalasa da dil, giyim ve aile yapısı gibi unsurlar Tuareg kimliğini bir arada tutuyor.
Bu ortak miras içinde kadının yeri, topluluğun kendini tarif ederken en çok öne çıkardığı özelliklerden biri. Erkeklerin okuryazar olduğu toplulukta kadınlar da yine annelerinden öğrendikleri alfabeyi kullanıyor.
Misafirperverlik her şeyin önünde: Çay ocağı yanan çadırda kimse aç ya da susuz kalmıyor.
Tuareg çadırlarında çay yalnızca içecek değil, bir buluşma ritüeli. Misafire çay hazırlamak, çölün sert koşullarında karşılıklı güvenin ve saygının göstergesi sayılıyor.
Çadırın sahibi kadın olsa da kapı herkese açık. Sahra'nın ortasında develerini yanına alıp yola çıkan bir erkeğin sığınabileceği yer de çoğu zaman bir kadının çadırı.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın