Şehirlerimizin Üstü Başı Kirli Azizleri Onlar... "Deli Hayvanseverler" ile İlgili Bilmeniz Gereken Hayata Dair Gerçekler

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Hayvanları çok seviyorsunuz, değil mi? Kim sevmez ki?! Onlar pofuduk pofuduk, masum, sadece sevgi isteyen canlılar sonuçta! Ayrıca sokaklarımızda hayvan besliyor olmamız, kültürümüzün dünyanın her yerinde hayranlık uyandıran ve bizi gururlandıran bir parçası! 

Ama işin iç yüzü pek de sandığınız gibi değil... Zira hayvanların rahatını sağlamak ve onları kurtarmak ciddi anlamda emek istiyor.

Belki onlardan birisiniz, belki onları tanıyanlardan biri, belki de alakanız bile yok... Bu içerikte bazen "deli" gözüyle bakılan, bazen de alkışlanan o hayvanlara ömrünü adamış insanlara dair bilmeniz gerekenleri derledik. Tabi bir de onlara destek olmak adına yapabileceklerinizi!

İlk kez işlerini güçlerini bırakıp o hasta hayvanı veterinere yetiştirmeye koşuşturduklarında, mahallede adlarının "deli"ye çıkacağını biliyorlardı.

Zira aktif bir hayvansever olmak insanların gözüne her zaman "sevimli" gözükmez. İlk sokak hayvanları aktivistlerimizden Emel Hanım'ı hatırlayın mesela... "Panter Emel" lakabı ile önce küçümsenmiş, ardından dalga geçilmişti medyada bolca... Onun gibi tek amacı hayvanlara yardım etmek olan insanların değerini anlamamız en az bir on yılı alacaktı neredeyse.

Bu bir önyargı, aktif bir hayvanseverseniz, arkanızdan "deli" denecektir. Desinler.

Gerçek hayat çok farklı! Sosyal medyada genelde övgü ve takdir görseler de; sokaklarda destekten çok engellemeler ile karşılaşıyorlar!

Hala Türkiye'nin çoğu yerinde, hayvanseverlere pek sempatik yaklaşılmıyor. Bir insan sabahın köründe kedi ve köpeklere mama koymaya çalışırken görüldüğünde, tebrikler yahut "like"lar almıyor onlar; aksine çoğunlukla tepkilerle karşılaşıyorlar. Hatta dayak yiyenlerin haberlerini dahi bolca görüyoruz! Garip ama gerçek, Türkiye'nin bazı şehirlerinde kedi köpek için su kabı koymak hala büyük ayıp! (!)

Şehir dışındaki hayvanların bakımı ise daha da ayrı bir boyut!

Çünkü insanlar satın aldıkları o hayvancıklardan bıkınca ne yapıyorlar? Geri gelemeyecekleri kadar uzaktaki köy yollarına, ormanlara terk ediyorlar. Bir kuru ekmeği bile bulamayan o hayvanların hayatta kalmalarının tek sebebi yardım için her sabah oralara giden bu "deli" hayvanseverler işte! 

Adeta mesaili bir iş gibi! 

Önce en eski püskü kıyafetler giyilir, rota belirlenir,

Varsa mama bağışı; yoksa da belirli fabrika ve iş yerlerinin yiyecek artıklarını almak için yola konur,

Uzuuun uzun bir yol vardır önünüzde, köpeklerin olduğu bölgeler bellidir. Teker teker durup mama verilir, su verilir ve her durakta en az bir hasta hayvan görürsünüz. Can dayanmaz, tedavilerini yaptırmak için yanınıza alırsınız. Neredeyse akşama kadar sürer bu besleme. Ertesi gün hayvanlar gene acıkacaktır.

"Ah keşke ben de onlar gibi tüm gün kedilerle, köpeklerle oynasam" mı diyorsunuz? İnanın, o kedileri, köpekleri sevmeye dahi vakitleri olmuyor.

Kedi köpek sevmek her ne kadar insanı mutlu eden bir eylem gibi görünse de; her gün o açlığa, sefalete ve hastalığa tanık olmak da o derece yıpratıcı!

"Ay ben bakamam" diye kafanızı çevirdiğiniz derecede kanlı sahnelere sadece bakmakla kalmıyor, çoğu zaman o yaralı hayvanları kucaklayıp bizzat ilgileniyorlar.

Çünkü hayvan ambulansları her yerde ulaşılabilir değil ve her zaman da hayvanseverlerin ulaşım araçları olmuyor. Evet, bu iş için hassas bir kalp lazım ama aynı zamanda da çelik gibi sinirler ve sağlam bir mide de şart!

Hiç kolay bir iş değil, hiç!

Bağış meselesi ise onları hem her türlü iftiraya karşı savunmasız hale getirirken; bir taraftan da bazı bağışçılardan sanki bizzat onlara "sadaka" veriyormuş muamelesi görüyorlar.

"Zorunda kalıyorlar" diyoruz çünkü bağış yapılması demek her an her türlü iftira riskine açık olmak demek. 

Bağışların yerine ulaştığını kanıtlamak için bolca video ve fotoğraf paylaştınız diyelim, "gösteriş yapmak, şov yapmak" ile itham edilebilirsiniz.

Oysa keşke herkes sadece tek bir hayvanı beslediğinde dahi sosyal medyada paylaşım yapsa ve insanları teşvik etse, gençler de özenecekse böyle paylaşımlara özense!

Kısacası insanlar ne yaparsanız yapın, eleştiriyorlar!

Veterinerler ikinci adrestir, çünkü kısırlaşma olmadığı sürece bu adeta kısır bir döngü!

Bir köpek yahut kedi, her sene bir kere hamile kalsa ve her seferinde en az beş yavru doğursa... Bu rakamlar korkunç boyutlara varabiliyor. Dolayısıyla beslemelerden ve acil müdahale gerektiren vakalardan vakit buldukça veterinerlere kısırlaştırmaya gidiyorlar. 

E tabi bu da para, para, para demek...

Bazı barınaklar hayvanların rahatı için canla başla çalışsa da, bazı barınakların hali perişan...

Sadece maddi yetersizliklerden de değil... Hayvanları "uyutmayı" sıkça gerçekleştiren bazı barınaklar var örneğin. Yahut teslim aldıkları köpekleri hayatları boyunca birer metrekarelik yerlere hapsedenler...

Bu noktada "barınak" da çözüm olmuyor maalesef. Hem köpek nüfusunun hepsi barınağa zaten sığmaz; sığsa bile orada iyi muamele göremez. O yüzden, belli başlı barınaklar (özellikle Yedikule Hayvan Barınağı) hariç, çoğu barınak hayvanların başına gelebilecek en kötü şeylerden!

Asla bir hobi değil; hayat tarzı haline gelir... O eve doldurduğunuz kedi ve köpekleri, sırf kendi zevkiniz ve eğlenceniz için almadığınızı insanlara bir türlü anlatamazsınız!

Burçin'i en son bıraktığımızda evinde 40 küsür kedi vardı örneğin! Peki bunları sırf "evde kedi olsun, bakarız, severiz" diye mi alıyordu sizce? Elbette ki hayır...

Çoğu sokak hayvanında, en ufak temasta dahi diğer hayvanlara bulaşabilecek fakat insanlara karşı etkisiz hastalıklar, virüsler var. Engelli hayvanlar var, sokakta yaşaması imkansız olanlar var. Dolayısıyla bu hayvanları, sokaklardan uzak tutmak lazım. Nasıl? Mecbur birinin o elleri taşın altına koyması gerekiyor işte... Onlar da "hayvanseverler" oluyor.

Düşünün, bunca hayvanın beslemesini, temizliğini, aşılarını, bakımlarını her gün ama her gün yaptığınızı...

İnsanlar bir noktadan sonra size "Pet Shop" muamelesi yapmaya başlarlar... "Siyam cinsi kedi arıyorum da... Pomerian köpeğiniz var mı??" gibilerinden...

Ya sabır çeker, yine de moralinizi bozmamaya çalışırsınız. Sizin dışarıda bir başına bırakmaya kıyamadığınız pofuduk çomar köpek yavrularını sahiplenmek istemezler çünkü Instagram'da pek iyi görünmüyorlardır...

Telefonunuz gece gündüz asla susmaz. Herkes iyi niyetle sizi aralar ve yardım ister: "Eskişehir yolunda yaralı köpek var!"

Çünkü o köpek orada yaralı bir şekilde can çekişirken sizin kıçınızı dönüp uyuyamayacağınızı bilirler. Uyuyamazsınız da zaten. Söylene söylene de olsa yine koşturursunuz...

O insanlar mı? Onların işi vardır, onların imkanları yoktur, vesaire vesaire... Sizin işiniz yok mu? Elbette var. Ama öncelik meselesi işte...

Bir noktadan sonra mesele sadece kedilerden ve köpeklerden çıkar... At, keçi, baykuş falan kurtarmaya giderken bulursunuz kendinizi! 😂

Artık ok yaydan çıkmıştır zaten. Napalım!

Belki yorgun olursunuz, belki öfkeli, belki de kirli... Yine de yatağa yattığınızda, kafanızı çevirip görmezden gelerek geçmemiş olmanın gönül rahatlığıyla en iyi uykuyu siz çekersiniz.

İyi ki varsınız! 

Onlara desteğimizi sadece sosyal medyadan değil; maddi olarak da göstermeyi unutmayalım!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
futuristik-kakalak

ben bu insanlara kanatsız melek diyorum. Hepsi bu görev için dünyaya gönderilmişler. İnstagram'da mavi saçlı melek Gökçe Erdoğan hesabını takip edin, voddiri kullanıcı adı.

vivimortuis

Bu listenin ilk sıralarında Sokakların Sesi Erkan Şahin olmalıydı.

bademlicikolatta

onedıo bu içeriklerine bayılıyorumm. hep devam. vicdanlı insan konulu içerikler. biz de bu dünyaya böyle güzel birşeyler bırakabilirsek böyle ne mutlu bize.

elif-dicle-eser

Bizim gibi insanları diğer insanlara anlatma, insanların bizi anlayabilme çabasını gösterdiğiniz için çok teşekkürler onedio!

alperen-a.kaya

valla bu bir emek ve merhamet göstergesi gerisi hikaye yok şöyle demiş yok böyle demiş zaten bizim toplumda ne hikmetse orta yaşlı bekar kadın gördü mü kedi köpekle ilgilenen hemen deli der koasızlık başına vurmuş ondan kedi köpekle ilgileniyor der mantıklarını siktiklerim bunu diyenlere de iyi bakın ağzından din lakırdısı düşmez her türlü yolda mutlaka vardır.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

EskişehirInstagramhamileyiyecek
Görüş Bildir