Psikolojiye Göre En Büyük Gizli Gücünüzü Ortaya Çıkaran 5 Soru
İş görüşmelerinin değişmeyen sorusu bellidir: 'En güçlü yönünüz nedir?' Çoğumuz 'detaycıyım' ya da 'takım oyuncusuyum' deyip geçeriz. Psikolog Alice Boyes ise güçlü yönleri bambaşka bir yerde aramayı öneriyor: Başkalarının yapmaya hiç yanaşmadığı ama sizin gözünüzü kırpmadan üstlendiğiniz işlerde. Boyes'a göre bunu ortaya çıkarmanın yolu da kendinize soracağınız beş basit sorudan geçiyor.
Kaynak: Vice
Mülakattaki o klasik soruya herkes aynı cevabı veriyor
Bir iş görüşmesinde sıra güçlü yönlere geldiğinde cevaplar çoğu zaman birbirinin kopyası gibidir: 'Dikkatliyim', 'çalışkanım', 'ekip çalışmasına yatkınım'... Karşınızdaki kişi bu cümleleri muhtemelen o gün üçüncü kez duyuyordur ama ilk kez duyuyormuş gibi gülümseyip başını sallar.
Sorun bu özelliklerin yanlış olması değil, hemen herkeste az çok bulunması. Psikolog Alice Boyes'a göre insanı gerçekten farklı kılan şey, çoğu zaman özgeçmişe yazılacak kadar parlak görünmeyen, hatta kişinin kendisinin bile güç olarak saymadığı alışkanlıklarda saklı.
Asıl güç, insanların yüzde 95'inin yapmaya yanaşmadığı şeylerde saklı
Boyes, Psychology Today'de yayımlanan yazısında güçlü yönlere farklı bir pencereden bakmayı öneriyor: İnsanların yüzde 95'inin yapmaya razı olmadığı ama sizin rahatlıkla yaptığınız şeyler neler?
Verdiği örneklerden biri, yeni bir fikrini masaya koymadan önce altı ay boyunca ofisteki dengeleri, kimin sözünün nerede geçtiğini sabırla çözen bir yönetici. İş arkadaşlarının da aslında aynı şeyi yapacak kapasitesi var. Ama çoğu, bu kadar uzun bir süre bununla uğraşmak yerine kendi işine bakmayı tercih ediyor.
Kağıt üzerinde sıradan görünen beceriler de güç sayılıyor
Bu bakış açısıyla bazı güçlü yönler hiç de göz alıcı durmuyor. Dört ayrı resmi kurumdan evrak toplamak için kapı kapı dolaşmaktan yılmayan ya da ofiste herkesin uzak durduğu kendini beğenmiş iş arkadaşıyla sinirleri bozulmadan çalışabilen insanları düşünün.
Başkaları da aynı şeyleri yapabilecek durumda olabilir. Fark şu ki onların bu becerileri kullanmaya hiç niyeti yok. Boyes'a göre kişinin en ayırt edici gücünü ortaya çıkaran şey de tam olarak bu isteklilik farkı.
Güçlü yönünü her gün kullananların işine bağlılığı 6 kat artıyor
Peki güçlü yönünüzü bilmek ne işe yarıyor? Gallup'un araştırmasına göre güçlü yönlerini her gün kullanan çalışanların işlerine bağlı olma ihtimali altı kat daha yüksek. Aynı kişilerin yaşam kalitelerini 'mükemmel' olarak tanımlama olasılığı da üç kat fazla.
Yani kendi gücünüzü tanımak yalnızca mülakatta iyi bir cevap vermek için değil, işte ve gündelik hayatta daha tatmin olmuş hissetmek için de önem taşıyor.
Boyes'un önerdiği 5 soru giderek zorlaşıyor
Boyes, bu gizli güçleri bulmak için kendinize her biri bir öncekinden biraz daha zor beş soru sormanızı öneriyor:
- İnsanların yüzde 50'sinin yapmaya yanaşmadığı neyi ben yapmaya razıyım?
- İnsanların yüzde 70'inin yapmaya yanaşmadığı neyi ben yapmaya razıyım?
- İnsanların yüzde 90'ının yapmaya yanaşmadığı neyi ben yapmaya razıyım?
- İnsanların yüzde 95'inin yapmaya yanaşmadığı neyi ben yapmaya razıyım?
- İnsanların yüzde 99'unun yapmaya yanaşmadığı neyi ben yapmaya razıyım?
İlk sorulara verilen cevaplar genellikle tanıdık gelir. Yüzde 50 seviyesinde akla 'ayrıntılara dikkat etmek' gibi pek çok kişide görülen bir özellik gelebilir. Asıl ilginç cevaplar ise listenin sonuna doğru çıkmaya başlıyor.
Yüzde 99'a gelindiğinde başkalarını yoran alışkanlıklar ortaya çıkıyor
Yüzde 95 ve yüzde 99 sorularına gelindiğinde karşınıza başka insanların yorucu bulduğu alışkanlıklar çıkıyor. Örneğin aynı işi tekrar tekrar yapmaktan nefret eden biri, o işten kurtulmak için saatlerce uğraşıp kestirme bir yol icat edebiliyor.
Bu da madalyonun iki yüzü gibi: Ortaya çıkan yöntem bütün ekibin zamanını kurtarabilir ya da tüm ofisi çileden çıkarabilir. Her iki durumda da o kişinin, çoğu insanın gözünü korkutan bir uğraşa katlanabildiği ortada.
Kendinize 'dayanıklı' gibi hazır etiketler yapıştırmayın
Boyes ayrıca 'dayanıklı' ya da 'risk almayı seven' gibi kalıp tanımlardan uzaklaşmayı, bunun yerine somut davranışlara bakmayı öneriyor.
Örnek olarak ticari gayrimenkul sektöründe çalışan bir kadını anlatıyor. Bir anlaşmayı tehlikeye atan her yeni engel, onu yıldırmak yerine heyecanlandırıyor. Çoğu insan böyle bir anda bilgisayarı camdan fırlatmak isterken o çoktan bir sonraki hamlesini düşünmeye başlamış oluyor. 'Dayanıklı' kelimesi bu durumu tam anlatmıyor; asıl güç, engelle karşılaşınca hissedilen o heyecanda.
Cevap hemen gelmezse endişelenmeyin
Bu sorulara ilk anda bir cevap bulamamak da gayet normal. Boyes, soruları bir süre zihinde taşımayı ve önümüzdeki birkaç ay boyunca nelere katlanmaya gönüllü olduğunuzu gözlemlemeyi öneriyor.
Belki de en büyük gücünüz, yıllardır herkesin yapabildiğini sandığınız bir şeydir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın