O, Sinemanın Yetiştirdiği Tehlikeli Beyinlerden Biri! Lars von Trier Sinemasından Mutlaka İzlemeniz Gereken 9 Kafa Yakan Film

-

1956 Kopenhag doğumlu ünlü yönetmen,  Nudist Yahudi bir ailenin çocuğu. Trier, genç yaşında sinemayı, hayata dair birçok şeyi öğrenmek üzere dış dünyaya açılan bir kapı olarak gördü. Kendisine çocukken hediye edilen Super 8 kamera belki de bu kapının ilk anahtarlarından biriydi. Gerek sahip olduğu farklı sinema tarzı, gerek her filminde yargılamaktan hiç çekinmediği toplumsal değerlerle, kendisine has hayran kitlesini oluşturmayı başardı. Kendisi toplumsal yargılar ve genel kabul gören doğrular konularına yoğunluk veren ve eleştirel gözle bakan ne ilk yönetmen ne de son yönetmen olacak. Fakat bunu yaparken takındığı kasvetli üslup, seyirciyi kendisine hayran bırakma sürecinde önemli rol oynadı. Bizler de sinema dünyasında hem sevilen hem de istenmeyen adam olan Lars von Trier sinemasından kafa yakan 9 filmi sizler için bir araya getirdik.

Not: Film yorumları beyazperde.com'den derlenmiştir.

1. Dalgaları Aşmak (1996) Breaking the Waves

IMDb: 7.9

Film, 1970’lerin dünyasında Kuzey İskoçya’da ufak bir kasaba geçiyor. Yabancıların hoş karşılanmadığı ve yaşanan her günün Tanrı’nın isteği doğrultusunda yaşanıldığına inanılan tutucu bir kasabada Bess, kendisinin bile hayal edemeyeceği bir güzellikte aşk yaşar.Danimarkalı bir petrol işçisi Jan’a aşık olan Bess hızlı bir şekilde evlenir ve hayat onun için kusursuz hale gelir. Aşkla beraber öğrendiği seksin de korkutucu hiçbir yanı olmadığını anlayan, hatta dünyadaki en güzel duyguları yaşamaya başladığına inanan genç kadın, her gün daha fazla Tanrı’ya dua etmeye başlar. Bir gün, petrol kulesindeki işine dönen Jan ağır bir kaza geçirip boynunu kırar. Tamamen felç geçiren Jan’la Bess arasında hiçbir cinsel bağ kalmamıştır. Jan karısından kendisine yeni bir sevgili bulmasını ve onunla sevişirken yaşadıklarını anlatmasını ister. En başta bu fikirden ürken Bess, zamanla tüm bunların Tanrının buyruğu olduğuna inanmaya başlar.

2. Gerizekalılar (1998) Idioterne

IMDb: 6.8

1998 yapımı olan Gerizekalılar, kışkırtıcı bir yönetmen olan Trier’in Dogma 95 kurallarına göre çektiği, tartışmalı bir başyapıt. Birlikte yaşayan bir grup zeki insan zihinsel özürlü taklidi yaparak, toplumun değerlerini sarsmayı amaçlar. Sık sık toplumun arasına karışıp rollerini gerçekleştirirler. Zaman zaman aralarına yeni isimler de katılmaktadır ve kendilerini aşacak yeni oyunlar keşfetmekte zorlanmazlar.

3. Karanlıkta Dans (2000) Dancer in the Dark

IMDb: 8.0

Selma Jezkova, derme çatma bir karavanda 10 yaşındaki oğluyla beraber hayatını sürdürmeye çalışan bir kadındır. Genetik ve kalıtsal bir hastalığı nedeniyle görme yetisini tamamen kaybetmek üzereyken bir gün kendi hastalığının kalıtsallığı nedeniyle oğlunun da bu hastalıktan muzdarip olacağını bilmektedir. Bu nedenle kazandığı tüm geliri oğlunu ameliyat ettirmek üzere biriktirmeye başlar. Ancak hayatın seyri, bu ikiliyi hiç olmadık bir uçuruma doğru itmek üzeredir.

4. Dogville (2003)

IMDb: 8.0

Amerika'da 1930'ların karanlık dinginliği yaşanmaktadır. Peşinde olan mafyadan kaçan güzel bir kadın olan Grace, barınmak amacıyla küçük bir köye sığınır. Kasaba halkı geçmişinden kaçan bu güzel kadını kısa zamanda bağrına basar ve onun için üzülür. Köyde geçirdiği güzel günlerin ardından her şey değişmeye başlar. Kadının varlığı, köy halkı için büyük bir tehdit oluşturmaya başlar ve köy halkı bu tehlike karşısında temkinli davranmak zorunda kalır. Grace günden güne bu köyün karanlık yüzünü keşfeder...

5. Manderlay (2005)

IMDb: 7.4

Yönetmen Lars Von Trier’in bir üçleme olarak planladığı filmin ikincisi olan Manderlay, 1993 yılında geçiyor. Dogville’den daha iyi bir yerde yaşamak isteği ile ayrılan Grace ve babası, Güney taraflarında değişik yerlerde dolaşmaktadırlar. Bu sırada kölelik konusunun son derece hakim olduğu bir köye gelirler. Burası bir şeyleri değiştirmek adına son derece doğru bir yerdir. Grace, burada yaşananlarla mücadele etmek ister ve karşısına çıkabilecek zorlukları göze alarak köye yerleşmeye karar verir.

6. Deccal (2009) Antichrist

IMDb: 6.6

Sinemanın asi yönetmeni Lars von Trier’in başı, Cannes Film Festivali’nde yaptığı “Ben de bir Naziyim” gafıyla ciddi anlamda derde girmişti. Yönetmenin hayatındaki bu çalkantılı dönem yavaş yavaş geride kaldı. Ancak bu durum Lars von Trier’in sinemasında da sözünü sakınmayan tavrının altını çizen olaylardan biri oldu. Lars von Trier’in hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmen koltuğunda oturduğu Antichrist’te Willem Dafoe ve Charlotte Gainsbourg’u izliyoruz. Bir anne-babanın sevişirken oğullarının bir başka odada camdan düşerek ölmesinin acısıyla olan mücadele, filmin temelini oluşturuyor.

7. Melankoli (2011) Melancholia

IMDb: 7.1

Yeni evlenen çift Justin ve Micheal evliliklerini Justine'nin ablası Claire'nın malikanesinde, görkemli bir davet ile kutlarlar. Fakat bu iki kız kardeş yapı itibariyle birbirlerine ters karakterdedirler. Justine depresyona, drama ve melankoliye yakın ve yatkın bir kadınken, Claire kız kardeşine göre daha normal olan taraftır. Justine'nin düğün gününde ise ailede herkesin kendine has arızaları bir bir ortaya çıkmaya başlar. 
Tam da bu kutlama esnasında Melankolia adlı bir gezegen, şimdiye kadar güneşin arkasında saklı kaldığı yörüngeden çıkarak dünyaya doğru gelmektedir. Şimdi herkesin kıyameti kendisine göredir... 
Filmini "Bu bir düğün, melankoli ve psikolojik bir felaket filmi." sözleriyle nitelendiren sıra dışı yönetmen Lars Von Trier'in son işi olan Melankolia'nın başrollerini Cannes'da bu filmdeki oyunculuğu ile En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü alan Kirsten Dunst oynuyor.

8. İtiraf 1-2 (2013) Nymphomaniac 1-2

IMDb: 7.0

Nemfomanyak bir kadın olan Joe'yu merkeze alan film, baş karakterinin doğumundan 50 yaşına kadar olan hayatına, özellikle de cinsel serüvenlerine odaklanıyor. Soğuk bir kış gecesi yakışıklı bir bekar olan Seligman, yolda dövülmüş halde Joe'yu bulur. Onu evine getirip, yaralarını sarar. Joe bu adamın evinde dinlenirken kendi hikayesini de anlatmaya başlar... Filmin oyuncu kadrosu ise Charlotte Gainsbourg, Stellan Skarsgård, Stacy Martin, Shia LaBeouf, Jamie Bell, Christian Slater, Uma Thurman ve Willem Dafoe gibi pek çok sürpriz ismi bir araya getiriyor.

9. Jack'in Yaptığı Ev (2018) The House That Jack Built

IMDb: 7.1

Her filminde izleyiciyi zorlayıp kışkırtan Lars Von Trier, Cannes’da dünya prömiyerini yapan son filminde çıtayı iyice yükseltti. 2013 tarihli Nymphomaniac’tan bu yana sessiz kalan Von Trier’in önce bir televizyon dizisi olarak planladığı Jack’in Yaptığı Ev, parlak oyuncu kadrosuyla göz kamaştırırken dehşet verici hikâyesi ve görselliğiyle izleyicileri ve eleştirmenleri ikiye böldü. 1970’lerde geçen film, 12 yıl boyunca bir seri katili izliyor ve işlenen korkunç cinayetleri katilin kendi gözünden perdeye yansıtıyor. Katil Jack rolünü üstlenen Matt Dillon’ın muhteşem performansıyla yükselen film, Von Trier’in her zamanki muzip ve sivri tarzıyla seri katil türünün kurallarını yıkıp geçiyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bbbbb

Dogville, tiyatro sahnesinde çekildiği için bana gerçek bir etki veremez diye kaç kez başlayıp yarım bırakmıştım. Ama bir gün izleyip bitirince ''keşke daha önce izleseymişim'' dedim. Kesinlikle izleyin ve insanların nasıl da iyi ve saf görünüp ellerine fırsat geçince şeytanlaştığına şahit olun.

moondark

Dancer in the Dark

polaris

Salo ya da Sodom'un 120 Günü filmine bak edi.Sapkınlık ve sanat'ın farkını gör.

ozturk-sadri-alisik

2. filmi görünce biri bana sesleniyo sandım bi an, neyse aramızda kalsın

gzm-ynklr

İlginç filmler.

Başlıklar

Cannes Film FestivaliKatilSinemaanneaşk
Görüş Bildir