Mimar Sinan Üniversitesi'ni Dereceyle Bitirip Garsonluğa Başlayan Gencin İsyanı ve Bazı Örnekler

1.6bPAYLAŞIM

Twitter'da Mimar Sinan Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra garsonluğa başlayan gencin paylaşımı Türkiye'deki işsizlik ve eğitim sorununu tokat gibi yeniden yüzümüze vurdu. Biz de hem bu gencin isyanını hem de bazı örnekleri sizler için derledik.

Okumuş işsizler ordusunun çalışanları geçtiği bir süreç yaşıyoruz. Birçok üniversiteden mezun olan genç insan ya iş bulamıyor ya da istediği işte çalışamıyor.

Siz çok iyi üniversitelerden derecelerle mezun olsanız da ne yazık ki bunun Türkiye'de bir karşılığı yok. Başarılı insanlarımızı da böylelikle yok ediyoruz. Liyakatsizliğe kurban ediyoruz.

E durum böyle olunca da en ihtiyaç duyduğumuz insanların yurt dışına kaçışlarını izliyoruz.

Ülkenin Kanayan Yarası Beyin Göçüyle Yurt Dışına Giden Doktorların Çokluğu Herkesi Endişelendirdi - onedio.com
Ülkenin Kanayan Yarası Beyin Göçüyle Yurt Dışına Giden Doktorların Çokluğu Herkesi Endişelendirdi - onedio.com

Yukarıda bahsettiğim gibi ya iş bulamıyoruz ya da alanımız olmamasına rağmen karın tokluğuna başka işlerde çalışmak zorundayız. Öznur Aydın isimli kullanıcı da onlardan biri. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nden mezun olmuş fakat garsonluk yapmak zorunda...

@oznurrraydin

Elbette garsonluk küçümsenecek bir meslek değil. Mesele bu da değil. Mesele, insanların ilmek ilmek işlediği emeklerinin hiçbir işe yaramaması.

Bu kullanıcılar da diğer bazı örnekler...

Biz belki sosyal medya aracılığıyla birkaç tanesini görüyoruz fakat bir markete ya da mağazaya gidin bakın. Çoğu üniversite mezunudur.

Şu yazılanlar gerçekten insanın içini parçalıyor. Ne umutlarla, hayallerle okumuşlardır değil mi?

Ben de bu arkadaşlardan biriydim. Mezun olduğumda sırf ailemi zor durumda bırakmamak için servis hostesliği, bebek bakıcılığı yaptım. Asla da utanmıyorum bu işleri yaptığım için ama neden buna mecbur bırakılıyoruz? Sorunun bende ya da sizde olmadığını biliyorum. Peki kimde?

Eminim ki aranızda da bu bu durumları yaşayanlarınız vardır. Ne hissediyorsunuz? Bu karanlık nasıl aydınlığa çıkar? İnsanlar ne zaman ve nasıl sevdikleri, istedikleri, emek verdikleri işleri yapabilecek?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
klemenjero

turizm sektörü eleman arıyor bilginize. :)

filiz1.

bir diğer sorun da işsizliği sadece üniversitelerin fazla olmasına bağlamak. öyle bir konuşuyorlar ki sanki üniversiteleri azaltsan işsizlik tümden çözülecek. insanlar o kadar okuyor madem okutmasınlar falan diyorlar hep. üniversite okumadan işsiz kalsa en azından emek vermediği için haketmiş mi olacak yani işsiz kalmayı.millet okumasa bu sefer esnaf sayısı fazla gelmeye başlamayacak mı. o kadar insanımız var demek ki doluyor kontenjanlar. bu en azından ben okumuş halimle kendimi kurtarayım okumaya aklı yetmeyen işsiz kalsa da haketmiş olur en azından demek. çok bencilce.ki üniversiteleri azaltsalar bu konuşan çoğu insan da belki kazanamayacak. şunun bir planlama sorunu olduğunu kabul edin.bıktım tek yönlü bakan üniversite fazlacılardan. okumayan insanlar cenneti yaşıyor sanki ülkede.onlar da hiç işsiz kalan yok. o kadar basitse okumamak daha kolay. kimse okumasın sorun çözülsün .bu mudur yani.haksızsınız demiyorum ama sadece bu değil kardeşler.

fbw36

Meslek lisesi, önlisans, lisans, yüksek lisans ve hangi sektör, hangi meslek olursa olsun ülkede çoğu insan eğitim aldığı işi yapamıyor, alakasız işlerle uğraşıyor. Çünkü o kadar uğraşıp eğitim aldığı işten para kazanamıyor ya da bilgisine karşılık maksimum verilen asgari ücret, telefonlara baksa daha fazla maaş alabiliyor bazen. Mobbingler, sömürüler zaten almış başını gitmiş, insan şikayet edip hakkını arasa mimlenip sektörden atılıyor, aramasa psikolojisi çöküyor. Kimse de bu durumu düzeltmeye çalışmıyor, özellikle de işveren kesim. Bir zaman gelecek kaçıp giden gençlere geri dönün denilecek duruma gelinecek ama iş işten geçmiş olacak, yazık ülkedeki gençlerin çektiği ızdıraba, çok yazık.

hellocansuu

öncelikle bu ülkede ne okumuşsun nerede okumuşsun aşırı önemsiz. bunu kabul edelim. torpilin yoksa zaten iş hayatına atılmak için 3-4 sene avarece gezmek zorundayız, o gezme sürecinde biraz pişip olgunlaşıp iş görüşmelerinde bir tık fark yaratabilecek bişeyler söylersen dikkat çekersen okey, o dikkati çekemezsen zaten halasının torununu alcak o işe çokta şey yapmayın, bu arada örnek olur mu bilmem ama kendimi hep şanslı kesimde saydığım hikayem; 5 senelik mühendisliği 8 senede 2,03 ortalamayla bitrdim. diplomamı almadan 1 ay önce iş bulmuştu. 4 senedir çalışıyorum ve 1 gün bile işsiz kalmadım.

hellocansuu

tam olarak kendi işimi yapıyorum diyemem ama saygın ve eğlenceli bir işim, ortalama mühendislerin sahp olduğundan 1,5 kat fazla maaşım var. çok şanslı mıydım ? evet. ilk çalışmaya başladığımda çok çalışkan mıydım ? evet. ilk 1 sene kamyon kullanıp depodan mal taşıdım mı? evet. ama böyle olacağını bu ülkenin bu şartların bu olduğunu bilerek atlamıştım Suya. herkese sahip olduğum şans ve sabrı diliyorum...

lucretia

Ya bir de şöyle bir şey söyleyeceğim lütfen yanlış anlamayın. 2021 yılında işletme mezunu olarak ne bekliyorsunuz ki? Yani ben işletme gibi artık bugünün ve geleceğin dünyasında klasikleşmiş bölümleri okuyanların avrupa'da amerikada vs. bile iş bulabileceğini, bulsa da ortalamanın üstü bir maaş alabileceğini düşünmüyorum. Bölümünüzü aşağılamıyorum lütfen yanlış anlamayın, ama kendi sınıfınıza bakın en az 150-200 kişi. Bölümünüz her üniversitede var, 2 yıllıklara bile indi. Yani böyle 8 dil bilen, işin ordinaryusu olmadıktan sonra nasıl bir iş bulmayı hedefliyorsunuz ki? Belki o bölüm hoşunuza gidiyor biliyorum ama biraz da dünyanın gerçekleri var.

clearbook

Bölümlerde çok öğrenci olsa dert az öğrenci olsa ayrı dert, sizin dünyanız hangi galakside?

Görüş Bildir