Kendine Has Tarzıyla Kitleleri Peşinden Sürükleyen Michael Haneke'nin En İyi 12 Filmi

89PAYLAŞIM

Filmlerini sebepsiz şiddet, yabancılaşma, iletişimsizlik, burjuvazinin çürümüşlüğü gibi temalar üzerine inşa eden Haneke Avrupa ve dünya sinemasında kendine sağlam bir yer edinen yönetmenlerden. Seyircinin rahat koltuğuna yaslanmasına izin vermeyen Haneke'nin hayranları, yönetmenin filmlerini diken üstünde izlemelerine rağmen bu büyük sinemacıya asla toz kondurmaz. "Haneke'nin en iyi filmleri hangileri?" sorusuna "Hepsi" diye cevap verebilirler. Dolayısıyla Haneke'nin en iyi filmleri sıralaması yapmak zor olsa da IMDb puanlarına bakmak bir çözüm olabilir. İşte IMDb puanlarına göre sıraladığımız Michael Haneke filmleri...

12. Ölümcül Oyunlar (Funny Games) - 2007 - IMDb: 6,6

Haneke, 1997'de Almanca ve Avrupalı oyuncularla çektiği filmi on yıl sonra bu kez Amerikalı oyuncularla İngilizce çeker. İlk filmin neredeyse birebir tekrarı olan bu filmle Haneke, ne kadar sıra dışı bir yönetmen olduğunu bir kere daha kanıtlıyor. Hollywood yıldızları Naomi Watts, Tim Roth ve Michael Pitt'in yer aldığı bu versiyon, oyuncularından dolayı daha çok ilgi görse de Haneke hayranlarının favorisi ilk versiyon oluyor.

11. Şato (Das Schloss) - 1997- IMDb: 6,6

Bir TV filmi olarak çekilse de Haneke sinema estetiğinden ödün vermediği bu yapımda Kafka'nın romanını uyarlıyor. Romanda olduğu gibi kadastro memuru K. bir kasabaya gelerek handa kalır. Resmi olarak davet edilmesine rağmen ne işe başlayabilir, ne şatoya girebilir ne de kasabada huzur bulabilir.

10. Kurdun Günü (Le Temps Du Loup) - 2003 IMDb: 6,6

Bir kır evine tatile gelen dört kişilik bir ailenin babası öldürülür. Dışarıda dünyanın sonu gelmiştir ve anne çocuklarını alarak kaçmaya başlar. Paranın geçmediği bu yeni dünyada o zamana kadar öğrendikleri bir işe yaramayacaktır. Bu filmle Haneke kendine özgü bir distopyayı perdeye yansıtıyor.

9. Benny'nin Videosu (Benny's Video) - 1992 - IMDb: 7,2

"Duygusal Buzlaşma" üçlemesinin ikincisi olan filmde 14 yaşındaki Benny ailesine ve hayata giderek yabancılaşır. Şiddet içerikli videolar izleyen ve odasının camından çekimler yapan Benny'nin gerçeklik algısı değişmeye başlar. Bir domuzun parçalanmasını gösteren videodan etkilenerek kendi ev yapımı videosunu çekmeye karar verir. Ailesinin olmadığı bir hafta sonu kız arkadaşını eve davet eder.

8. Tesadüfi Bir Kronolojinin 71 Parçası (71 Fragmente Einer Chronologie Des Zufalls) - 1994 - IMDb: 7,2

1993 yılında Avusturya'da bir bankada parasını çekemeyen bir genç, silahını çıkartır ve üç insanı vurduktan sonra kendini de öldürür. Bu yaşanmış olaydan yola çıkan film, o günün 2-3 ay öncesine gidiyor ve bankada bulunanların hayatına yakından bakıyor. "Duygusal Buzlaşma" üçlemesinin sonuncusu olan bu filmde Haneke yine yabancılaşma üzerine eğiliyor.

7. Bilinmeyen Kod (Code Inconnu: Récit Incomplet De Divers Voyages / Code) - 2000 - IMDb: 7,2

Paris'te yaşayan bir grup sıradan insanın birbirleriyle kesişen hayatlarının anlatıldığı film, yoldan geçen bir adamın bir dilenci kadının avucuna sıkıştırdığı kağıtla başlar. Bu kağıtta yazılanlar sinema oyuncusu Anne, dilenci Maria ve müzik öğretmeni Amadou'yu birbirine bağlar.

6. Saklı (Caché) - 2005 - IMDb: 7,3

Bir televizyon kanalında çalışan Georges, karısıyla beraber huzurlu bir hayat sürerken kimden geldiği belli olmayan bir paket alır. Paketten Georges ve ailesinin gizlice çekilmiş görüntülerinin olduğu bir video kaset çıkar. Gelmeye devam eden kasetlerin gizemini çözmek için Georges, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

5. Piyanist (La Pianiste) - 2001 - IMDb: 7,5

Haneke, Elfriede Jelinek'in Piyano Öğretmeni romanından beyazperdeye uyarladığı bu filmde; konservatuvarda öğretim görevlisi olan, otoriter, orta yaşlı bir kadın üzerine eğilerek Batı Avrupa değerlerine yakından bakıyor. Karanlık arzuları ve saygıdeğer öğretmen kişiliği arasında bir ikilem yaşayan Erika Kohut, annesiyle de sevgi ve nefret karışımı bir ilişki içindedir. Porno film gösteren sinemalara giden, parkta sevişen çiftleri gizlice izleyen Erika sevgiyi bulamamakta ve tatminsizlik içinde kıvranmaktadır. Öğrencilerinden birinin kendisine ilgi göstermesiyle beraber hayatı değişmeye başlar ve görünen kişiliğiyle arzuları arasındaki duvar giderek yıkılır.

4. Ölümcül Oyunlar (Funny Games) - 1997 - IMDb: 7,6

Gösterime girdiği yıl birçok ödül alan film "aşırı sert" olduğu için birçoğunu da kazanamadı. On yıl sonra neredeyse birebir olarak Amerikalı oyuncularla tekrar çekeceği bu filmde Haneke sebepsiz şiddeti işlerken yine burjuva sınıfına bir göz atıyor. Anna ve George, küçük oğullarıyla beraber tatil için göl kıyısındaki evlerine gelirler. Komşularının yanında gördükleri genç bir erkek, arkadaşıyla birlikte yumurta istemeye geldiğinde Anna olacaklardan habersiz kapıyı açar. Genç adamın eve adım atmasıyla beraber ev sahiplerinin kaçma şansının olmadığı, şiddet dolu ölümcül bir oyun başlar.

3. Yedinci Kıta (Der Siebente Kontinent) - 1989 IMDb: 7,7

Haneke'nin ilk filmi olan Yedinci Kıta aynı zamanda yönetmenin "Duygusal buzlaşma" üçlemesinin de birincisi. George ve Anna çifti kızları Eva ile birlikte sıradan, sessiz bir hayat sürmektedirler. Monoton giden hayatlarını, kızları Eva'nın ilgi çekmek için kör taklidi yapmasıyla birlikte değiştirmeye karar verirler. Herkese tatile gittiklerini söylemelerine rağmen evlerine kapanırlar ve evin eşyalarıyla birlikte anılarını da birer birer yok etmeye başlarlar. Bu davranışla beraber evlerinde oluşturdukları "yeni kıta" içinde bir felakete doğru sürükleneceklerdir.

2. Beyaz Bant (The White Ribbon) - 2009 IMDb: 7,8

Her sahnesi bir tabloyu andıran ve resim öğrencilerine ders olarak gösterilen film siyah beyaz çekilmiş. Filmin hikayesi Birinci Dünya Savaşı arifesinde 1913 yılında Almanya'nın kuzeyinde Protestan bir köyde geçiyor. Din, gelenek, eğitim temaları etrafında gezinen film, baskı ve cezalandırma sistemini de ele alıyor. Çocukların çaresizliği ve ortaya çıkan suçluluk psikolojisi çarpıcı sahnelerle anlatılıyor. Haneke bu filmle faşizmin köklerine bir bakış atıyor.

1. Aşk (Amour) - 2012 - IMDb: 7.9

Haneke'nin Altın Palmiye ödüllü bu filmi başyapıt olarak değerlendiriliyor. Filmlerinde genellikle erkek başrole Georges, kadın başrole Anna ismini veren Haneke burada da geleneği bozmuyor. Seksen yaşlarındaki Georges ve Anna uyum içinde yaşayan emekli müzik öğretmenleridir. Anna, hafıza kaybı belirtileri göstermeye başlar ve ardından kalp krizi geçirir. Georges, boynundan aşağısı felç olan ve yatalak olan karısının bakımını tek başına yapmakta ısrar eder. Annesinin hastalığı üzerine eve gelen Eva, babasına kendi çözümünü dayatsa da kabul görmez. Bir süre sonra Anna'nın isteği ve Georges'un bu istek karşısında alacağı karar seyirciyi aşk ve sevgi üzerine düşünmeye sevk edecektir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir