İstanbul Sözleşmesi'nin Feshedilmesiyle İlgili Parti Seçmenlerinin Görüşlerinin Yer Aldığı Şaşırtan Araştırma

309PAYLAŞIM

Bu sözleşmeye halk karşı değilse neden iptal edildi?

Kaynak: https://twitter.com/metropoll/status/137...

Birçok tartışmayla birlikte yıllarca yürürlükte kalan fakat uygulanmasında sorunlar yaşadığımız İstanbul Sözleşmesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 20 Mart gecesi feshedilmişti.

Amacı sadece kadınları her türlü şiddetten korumak, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak, kadına yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirme yolu da dahil olmak üzere kadınlarla erkekler arasında maddi (fiili) eşitliği sağlamak olan bu sözleşme ne yazık ki topluma yönelik bir tehdit, ahlaksızlığı meşrulaştıran bir belge olarak görülüyordu.

Sadece kadınları yaşatan bu sözleşmenin aile kurumunu yıktığı, eşcinselliğe teşvik ettiği ve erkekleri mağdur ettiği yönünde söylemler üretiliyordu.

Toplumun bir kesiminin kabul edemediği bu sözleşme artık yok. Zaten yürürlükte olsa da uygulamaya koyulmuyordu. Yine kadınlarımız erkeklerin kaderine mahkum edilmişti.

Sözleşme, politik bireyleri uzmanları ve kadınları çoğu zaman karşı karşıya getirse de sokaktaki halk içeriğinden bi' haberdi. "İstanbul Sözleşmesi Nedir?" sorusu sorulduğunda içeriğine dair doğru tek bir cevap bile verilmiyordu. Hala daha bu böyle.

İnsanlar neye karşı geldiklerini bile bilmiyor maalesef. Böyle bir topluluğun talebiyle de bu sözleşme iptal edildi. Geldiğimiz noktayı siz düşünün artık!

MetroPOLL Araştırma Şirketi de hükümetin ’İstanbul Sözleşmesi’nden’ çekilmesi kararını onaylayıp onaylamadıklarını parti seçmenlerine sormuş.

Biz de ortaya çıkan verileri sizinle paylaşacağız.

Araştırmaya göre AKP seçmeninin %47,4'ü onaylıyorum, %27,2'si ise onaylamıyorum cevabını vermiş. %11,4'ü fikrim yok derken %10,3'ünün de İstanbul Sözleşmesi'nden haberi yok. Bu öyle küçük bir oran değil.

Yukarıda bahsetmiştim insanların haberi olsa da içeriğini bilmiyorlar.

CHP'de ise %5,9'u onaylamış %88,2'si de onaylamamış. Bu beklenecek bir sonuçtu zaten. İstanbul Sözleşmesi'nden haberi olmayanların oranı da %2,8. AKP'ye göre daha çok bilgi sahibi CHP'liler.

İYİ Parti'ye baktığımızda da %7,9'unun onayladığını %79,1'inin de onaylamadığını görüyoruz. %5,2'sinin de sözleşmeden haberi yok.

HDP'de de %5,4'ü onaylamış, %80'i de onaylamamış. İstanbul Sözleşmesi'nden haberi olmayanların oranı ise %6,2. CHP ve İYİ Parti'den daha fazla bu sonuç.

MHP'de ise %44,4'ü onaylarken; %31,5'i onaylamamış. Çok büyük bir fark yok arada. %10,5'inin de sözleşmeden haberi yok.

Saadet Partisi'nin sonuçları da açıkçası şaşırttı. %81,3'ü sözleşmenin iptalini onaylamadığını söylemiş. Bu oran İYİ Parti ve HDP'den fazla. %18,8'lik kesimi de onaylamış.

Yönetim ve seçmenin bu konuda ayrıştığını görmüş olduk. Çok ilginç...

Ortalamaya göre de araştırmaya katılan seçmenlerin %52,3'ü Sözleşmesi'nin iptal edilmesini onaylamıyor. %26,7'lik küçük bir kısmı da iptal kararını destekliyor.

Buradan da tablolu haline bakabilirsiniz;

Böylelikle de toplumun büyük bir kesiminin İstanbul Sözleşmesi'ne karşı olmadığını görmüş olduk. Peki "Kimler dinlendi de bu sözleşme iptal edildi?" sorusunu da sormak istiyor insan...

www.cumhuriyet.com.tr
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
aysssun

Her haltı halk istiyor diye yapanlar bunu da referanduma götürsünler de bir görelim gerçekten halk ne istiyor?

gokberk

Şahsım diyecek. Çiftlik burası

Gizli Kullanıcı

6. Özel Sektör ve Medya ile İşbirliği Madde 17, Taraf devletlerin, özel sektör, bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü ve medya ile kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadın onuruna duyulan saygının arttırılması için işbirliği yapmasını öngörmektedir[80].

Gizli Kullanıcı

VII. DEVLETİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ Sözleşme’deki yükümlülükler, önlemeye; koruma ve destek sağlamaya; hukuki ve cezai yaptırımlar öngörme ve uygulamaya ve uluslararası işbirliğine ilişkin yükümlülükler olarak sınıflandırılabilir.

Gizli Kullanıcı

1.2. Zihniyet Değişikliğinin Sağlanması Şiddet ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması için, zihniyet değişikliğinin sağlanması son derece önemlidir. Sözleşme’deki bu konudaki iki önemli düzenleme, farkındalık artırmaya ve toplumsal cinsiyet eğitimi verilmesine ilişkindir.

Gizli Kullanıcı

1.2.1. Farkındalık Artırma Taraf devletler, gerektiğinde, Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddetin farklı tezahürlerinin, bunların çocuklar üzerindeki sonuçlarının ve bu tür şiddetin önlenmesi gerektiğinin, toplum içinde anlaşılması ve buna ilişkin farkındalığın arttırılması amacıyla başta kadın örgütleri olmak üzere, ulusal insan hakları kurumları ve eşitlik organları, sivil toplum ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde, düzenli aralıklarla ve her seviyede farkındalık yaratma kampanyaları ve programları geliştirmek veya yürütmekle yükümlüdür (m.13/1).

Gizli Kullanıcı

Taraf devletler, Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet eylemini önlemek amacıyla mevcut önlemlere ilişkin bilginin kamu genelinde yaygınlaştırılmasını sağlayacaklardır (m.13/2). Bu maddenin amacı, genel kamuoyunun, kadınların düzenli olarak maruz kaldıkları çeşitli şiddet biçimleri ve ev içi şiddetin farklı tezahürleri konusunda tam olarak bilgilenmesini sağlamaktır. Bu, toplumun tüm üyelerinin bu tür şiddet fiillerini teşhis etmesine, buna karşı çıkmasına, mümkün ve uygun olduğunda ise şiddet mağdurlarının komşuları, arkadaşları, akrabaları veya meslektaşları olarak desteklenmelerine katkıda bulunacaktır.

Gizli Kullanıcı

Yükümlülük, aynı zamanda, bu konuları toplumsal cinsiyete duyarlı biçimde ele alıp açıklayacak genel farkındalık yaratma kampanyalarının veya programlarının düzenli olarak yürütülmesini de içerir. Farkındalık yaratma çalışmaları kapsamında, kadın erkek eşitliği, kalıplaşmış olmayan toplumsal cinsiyet rolleri ve kişisel uyuşmazlıklarda çözüm yöntemleri gibi konulara ilişkin bilgiler yaygınlaştırılmalıdır. Dahası, metni hazırlayanlar, kadınlara yönelik şiddetin ve ev içi şiddetin çocuklar üzerindeki doğrudan veya dolaylı etkilerinin ve olumsuz sonuçlarının da herhangi bir kampanyada işlenmesinin önemini vurgulamışlardır.

Gizli Kullanıcı

1.2.2. Toplumsal Cinsiyet Eğitimi Sözleşme, Taraf devletlere, öğrenciler dahil genel olarak toplumun ve profesyonellerin toplumsal cinsiyet konusunda eğitilmesi yükümlülüğü getirmektedir. Madde 14 uyarınca, Taraf devletler, gerektiğinde, öğrencilerin gelişen kapasitesine uygun olarak, kadın erkek eşitliği, kalıplaşmamış toplumsal cinsiyet rolleri, karşılıklı saygı, kişisel ilişkilerdeki çatışmalarda çözüm yolları, kadına yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kişisel bütünlük hakkı gibi konulara ilişkin öğretim materyallerinin resmi müfredata ve eğitimin her seviyesine eklenmesi için gerekli adımları atacaktır.

bmod1

ülkeyi mevcut iktidarın değilde muhalefetin yönettiğine ekonominin batırılmasının sorumlusununda cehape olduğunu söyleyen kesimden güzellemeler,cehalet boşuna korunup kollanmıyor eğitim boşuna darmadağın edilmiyor..

rbt

bu anket cahillerin kime oy attığını net göstermiş

Görüş Bildir