Erzincanlı Çoban 200 Dolarla Gittiği Amerika’da Milyoner Oldu! Zach Erdem’in İlham Veren Hikayesi

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

On bir yaşındayken bir gazetede Amerika'da bir yerin fotoğrafını gördü, hayran oldu ve inanılmazı başardı. Erzincanlı çoban Zeynel ‘Zach’ Erdem, 200 dolarla gittiği Amerika’da bugün iki restoran, iki gece kulübü ve bir otelin sahibi… 

Yılda on milyon dolar ciro yapan ve ünlüleri ağırlayan Zach Erdem’in ilham veren hayat hikayesine yakından bakalım…

Kaynak

Erzincan’ın bir köyünde dünyaya gelen Zeynel Erdem’in ailesi hayvancılıkla geçiniyordu ve koyun otlatma görevi ondaydı.

Beş erkek kardeşi vardı ve çobanlık yaptığı için her gün isyan ediyordu.

“Buradan gitmezsem çoban olarak öleceğim.”

Ufak siyah çantasına annesinin her gün koyduğu peynir, ekmek ve domatesle karnını doyuruyor ama bunun böyle gitmeyeceğini her gün kendine hatırlatıyordu: “Buradan gitmezsem çoban olarak öleceğim” diyordu.

11 yaşındaydı ve bir gün koyunları yaylaya götürürken tren rayında bir gazete gördü; yüksek binaların olduğu bir fotoğraf vardı. Gazeteyi aldı, adeta hayran oldu görüntüye ve sakladı.

Gazetedeki o fotoğraf Zeynel Erdem’in adeta kaderi oldu. Manhattan’ın gökdelenlerinin olduğu fotoğrafa kilitlenen ve kendine bir yol çizen genç çoban, isteyince her şeyin başarılabileceğinin kanıtı oldu.

Askerlik dönüşü İstanbul’a yerleşen abisinin peşi sıra o da gitti ve liseyi inşaatlarda çalışarak okudu. Ardından Trakya Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünü kazandı ve bir yıl devam etti.

Hem okuyor hem de üç yıldızlı bir otelde barmenlik yaparak iş öğreniyordu. Odasının her yerini Manhattan fotoğraflarıyla süslemişti: “Sanki gerçek Manhattan, dışarısı kurguydu.”

Hayallerinden asla vazgeçmeyen ve pasaport çıkarttırıp hedeflediği yola bir adım daha yaklaşan Erzincanlı çobanla arkadaşları dalga geçiyordu: “Pasaport çıkarıp Erzincan’a mı gideceksin?”

Ve üniversite ikinci sınıftayken vize almak üzere Taksim’de bir ajansa gitti. En ucuz okulu seçti ve vizeyi aldı! Abisinin kendisine kızmasını umursamadı, “Dil bilmezsin, iz bilmezsin, ölürsün oradalarda” demesine aldırmadı ve uçağa atladığı gibi Amerika’ya gitti.

Yıl 2002’yi, 21 yaşındaydı, cebinde tam 200 dolar vardı ama telefonu, İngilizcesi ve konuşacak kimsesi yoktu. Hayatında ilk kez uçağa binmişti: İki gün boyunca havalimanından dışarı adımını atamadı ve üçüncü gün cesaretini topladı.

“13,50 dolarlık biletle bir otobüse bindim. 42. Cadde’de, Grand Central’ın orada indim Öyle kaldım. O sokakta, bu sokakta yatıyorum. Bir süre sonra Central Park’ı keşfettim. Oraya yerleştim! Ama tekin değil. İzleyen 6 ay boyunca parkta yaşadım. Bazı insanlar yardım etti, Mersinli bir çocuk vardı. Onun çok yardımı dokundu. Bana oturma salonlarında yer verdi. Bir süre orada kaldım. İş arıyorum kimse iş vermiyor. Bu böyle aylarca sürdü. Çok perişan günlerdi.”

Uzun süre iş aradıktan ve aç gezdikten sonra Bronx’ta, Dunkin Donuts’ta iş buldu ama iki gün sonra işten çıkarıldı. Çalışma izni yoktu, Mersinli arkadaşından aldığı 60 dolarla Hampton’a gitti.

Orada iş bulacağını düşünüyordu; ilk hedefi zincir restoran McDonald’s’ı bulmaktı ama 75 Main’i gördü ve içeri girdi. “Barın arkasında bir adam. ‘Bana iş verin, ne iş olsa yaparım’ dedim. Biraz İngilizcem de var artık. Adam restoranın menajeriymiş meğer. Mucize oldu, bana iş verdiler. Restoranda her işi yaptım.”

Üç ay içinde terfi ederek barmen olan ve para biriktiren, ismini de kolay söylendiği için ‘Zach’ olarak değiştiren Erzincanlı çoban ardından Miami’ye gitti. Tüm şartları zorlayarak çalıştıktan sonra yeniden New York’a döndü ve adeta aldı yürüdü.

“New York’taki Nello yılların klasiği ve en ünlü restoranlardan, biliyorsunuz. 75 Main’de çalışırken, ‘Nello’nun yazlığı açılıyor’ dediler. Gidip iş başvurusu yaptım. Nello beni işe aldı. Kısa sürede genel müdür yaptı. 300 kişilik restoran, bahçesi, özel odaları var. Çok zorlandım. Uykusuz çalıştım. Bunun üzerine beni 62. Cadde Madison Aveanue’daki ana Nello’ya getirdi. 6 yıl çalıştım. Yöneticisi olarak. Aylık maaşım 10 bin dolardı. Bir kuruş harcamazdım. Nello’nun deposunda yatıp kalkıyordum. Yeterli birikimim vardı artık. Amacım zaten hep vardı.”

Ve tren rayında gördüğü bir fotoğrafın büyüsüyle gittiği Amerika’da tuvaletlerini temizlediği iki mekanı da satın alarak imkansız diye bir şey olmadığını kanıtladı.

"300 bin dolarım vardı artık. Hampton’a geri döndüm. 75 Main’e yemeğe gittim. Sahibi yaşlandığını ve restoranı satmak istediğini söyledi. 7 saat içinde anlaşmayı yaptım. Balıkçıya, tedarikçilere 'Param kalmadı, bana bir ay süre tanıyacaksınız. İşler iyi giderse ödeyeceğim, yoksa batacağım' dedim. Borçluyum, malzeme alacak kuruşum yok. Güvenip malzeme verdiler."

Cebindeki 200 doları, milyonlara çevirdi ve şimdi Leonardo Di Caprio, 50 Cent, Jenifer Lopez, Hugh Jackman, Sophia Vargara, Justin Bieber, Beyonce, Jay Z gibi isimleri ağırlıyor...

Yıllık on milyon dolar ciro yapan ve yeni açılacak mekanıyla bunu otuz milyon dolara çıkarmayı hedefleyen Zach Erdem, gece hayatını bambaşka bir yere getirecek bir mekan açmaya hazırlanıyor.

1960'lı yıllarda popüler olan bir gece kulübünü canlandırmaya ve New York'ta gece hayatının trendlerini belirlemeye hazırlanan Zach Erdem, kardeşi Ali'nin desteğiyle dünyaya açılmayı istiyor.

"Hampton’da 4 mekanım var şimdi. Restoranlarım; 75 Main, Kozu, Summer House ve Am Southhampton adlı iki de gece kulübü, bir de Hotel ZE adlı butik otelim var. Eski Başkan Yardımcısı Joe Biden her yaz Hampton’a bir haftalığına gelir ve bizde kalır. Hampton Bodrum gibi bir yer, üç ay sezon. Yanımda 320 kişi çalışıyor. Önemli aileler çocuklarını kulübe almam, göz kulak olmam için beni arıyorlar şimdi."

“Restoranın karşısındaki bankta oturup ağlıyordum, burası gerçekten benim mi diye…”

"İşler patladı adeta. Rezervasyon alamıyorduk. Şehrin en iyi İtalyan restoranı seçildik. Restoranın karşısındaki bankta oturup ağlıyordum, burası gerçekten benim mi diye... Benim olduğunu şişen banka hesabımdan anlıyordum. Günde bin insan girip çıkıyordu mekana."

Hayat hikayeni okuyan pek çok gence ilham kaynağı olacaksın Zach! Bravo 👏👏👏

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
nankurunaisaa

Valla helal olsun ne diim. Öyle başını alıp gitmekte göt ister.. Ama gidince de böyle yol alıyorsun işte. Bi ben gidemiyorum zaten anasını satim anca goy goy

demistid

biz burada götümüzü yırtıp özel eğitim merkezi açıyoruz, çalışıp didinip büyütüyoruz sgk dan bir karar çıkıyor, ödemeler dengesizleşiyor, çalışıp çabaladığıız herşey elimizden gidiyor, yılmıyoruz özel sektöre girelim diyoruz, kendimizden yaşça küçük deneyimsiz insanlar amirimiz oluyor.... yine tutunamıyoruz, dil öğrenip amerikalı hatun yapıyoruz, o da olmuyor... sikerim böyle şansı...

bbbbb

Yine hiçbir şeyi beğenmeyen, bok atan tayfa toplanmış. Adam azimle çalışmış ve hayallerini gerçekleştirmiş. Evet şans da önemli fakat bu başardığı gerçeğini değiştirmiyor. Hele daha küçükken böyle bir vizyona sahip olması bile büyük bir şey.

ben_trajedi

bilemedim şevket, adam hayalini ne kadar gerçekleştirdi? Ama vizyon genişliği yok, ufuk açıcı bir şey yok ortada, memleketindeki kendinden çok da derin yaşadığını düşünemiyorum şu an ki kendinin... Parasını kazanmış onu da yemekte gibi geldi bana. Kars'lı Zümran Ömür teyzenin yaptığı kıyaslanamayacak kadar vizyoner mesela... :) bu haber başlığı altında bakınız #Tüm Türkiye'yi Kendisine Hayran Bıraktı ve Gençlere Cesaret Verdi! Kars Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı Zümran Ömür

murat-arslan22

valla bende gaza gelip istabul'a gitmiştim. sinema aşkına cebimde 100 tl ile bir şekilde eve çıktım sonra evden atıldım hostellerde kalmaya başladım hastalandım. en önemlisi aç kaldım. bir tane bisküvi alıp 2 3 gün yemeye çalışıyordum. kimse çıkıpta elimizi tutmadı arkadaş. ne yapsaydık bizde mi amerikaya gitseydik.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

BeyonceBodrumİstanbulJustin BieberLeonardo DiCaprio
Görüş Bildir